|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Tahare |
''Sünnet Yerleri
Birleştiği Zaman Gusül Vacib Olur" Diyenler
934. Hz. Aişe dedi ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Erkek, kadının dört şu'besi (iki
bacak ve kalçaları) arasında oturup sonra (aletinin) sünnet yerini (kadının)
sünnet yerine yapıştırdığı zaman gusül vacib olur" buyurdu.
Tahric: Ahmed, Müsned
(6/47), Tirmizi, Sünen (109, "hasen sahih")
935. Hz. Aişe dedi ki:
Sünnet yeri, sünnet yerine geçtiği (duhul olduğu) zaman gusül vacib olur. Ben
ve Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bunu yapmışız ve
gusletmişizdir.
Tahric: Ahmed, Müsned
(6/161), Tirmizi, Sünen (108), Nesai, Sünen (196), İbn Mace, Sünen (608), İbn
Hibban, Sahih (1176)
936. Ebu Hureyre'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Erkek, kadının
dört şu'besi (iki bacak ve kalçalan) arasında oturup sonra onu harekete
geçirirse (duhul ederse), gusül vacib olur" buyurdu.
Tahric: Buhari (291), Müslim
(1/271:87), İbn Mace, Sünen (610)
937. Ebu Hureyre'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Erkek,
kadının dört fercleri üzerine oturup, sonra yorarsa (duhul ederse) inzal olsun
veya olmasın gusül vacib olur" buyurdu.
938. Hz. Ali dedi ki:
"Sünnet yeri sünnet yeriyle karşılaştığı (duhul olduğu) zaman gusül vacib
olur."
939. Hz. Ömer:
"Erkek, hanımıyla ilişkiye girdiği zaman gusül vacib olur" dedi.
940. Hz. Aişe:
"Sünnet yeri sünnet yeriyle karşılaştığı (duhul olduğu) zaman gusül vacib
olur" dedi.
941. Hz. Aişe:
"Sünnet yeri sünnet yeriyle karıştığı (duhul olduğu) zaman gusül vacib
olur" dedi.
942. Ebu Hureyre:
"Aletin sünnet edilen başı, kaybolduğu zaman gusül vacib olur" dedi.
943. Abdullah (b.
Mes'ud) dedi ki: "Ben hanımımdan buna ulaştığım (duhul yaptığım zaman)
guslederim."
944. Hz. Ali dedi ki:
"Sünnet yeri sünnet yerine geçtiği (duhul olduğu) zaman gusül vacib
olur."
945. Hz. Ömer: "ilişki
kurduktan sonra boşalmadığı için yıkanma gereği duymayan erkeği mutlaka ağır
bir cezaya çarptırırım" dedi.
946. Ebu Cafer
(el-Bakır) der ki: Hz. Ebu Bekr, Ömer, Ali ve Muhacirler iki haddi; yani
celdeyi (100 sapa) ve taşlanmayı (recmi) gerektiren durumların yıkanmayı da
gerektirdiği hususunda icma ettiler. (Yani zina hükmü verilirken failin boşalıp
boşalmadığına bakılmadığı gibi cenabet için de boşalma şartı yoktur)
947. Eyyub dedi ki:
ikrime'nin "(ilişki kurup ta boşalmayan) katli ve recmi gerektiriyor da,
bir kap suyu gerektirmez mi?" dediğini işittim.
948-949. (Kadı) Şureyh
dedi ki: "(Evli olmayan çiftler oynaştıkları zaman boşalma vaki olmasa da
ceza olarak) dört bini zorunlu kılıyor da, bir kap suyu gerektirmez mi?!"
950-951. İbn Sirin dedi
ki: Ubeyde'ye "Guslü gerektiren şey nedir?" diye sordum.
o da: "Cima ve
meninin tazyikle çıkmasıdır" karşılığını verdi.
952. Rifa'a b. Rafi'
anlatıyor: Bir ara biz Ömer b. el-Hattab'ın yanındaydık. O sırada bir adam
içeri girdi ve: "Ey Müminlerin Emiri! Şu Zeyd b. Sabit cenabetten dolayı
gusül hakkında kendi görüşüyle mescidde insanlara fetva veriyor" dedi.
Bunun üzerine Ömer:
"Onu bana getirin!" dedi.
Zeyd geldi. Ömer onu
gördüğü zaman: "Ey nefsine düşman olan kişi! insanlara kendi görüşünle fetva
verecek seviyeye ulaştın mı? " diye azarladı.
Zeyd: "Ey
Müminlerin Emiri! Allah'a yemin ederim ki ben yapmadım. Ancak amcalarımdan Ebu
Eyyub, Ubey b. Ka'b ve Rifaa b. Rafi yoluyla işittiğim hadisi haber
verdim" dedi.
Ömer, Rita'a b. Rafi'ye
yöneldi ve: "Sizden biriniz hanımıyla yattığı zaman boşalmadığı taktirde
yıkanmıyar mu?" diye sordu.
Rifaa b. Rafi':
"Biz bunu Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında
yapıyorduk. Bu hususta bize Allah tarafından bir haram kılma gelmedi. Yine bu hususta
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) tarafından bir yasak ta gelmedi"
dedi.
Ömer: ''Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) bunu biliyor muydu?" diye sorunca Rifa'a
''Bilmiyorum" dedi.
Ömer, Ensar ve
Muhacirlerin toplanmasını emretti. Ömer ıçın toplandılar.
Onlarla istişare etti.
insanlar bu hususta Muaz ve Ali haricinde bu durumda guslün gerekmediği yönünde
görüş beyan ettiler.
Muaz ve Hz. Ali ise:
''Sünnet yeri sünnet yerini geçtiği zaman gusül vacip olur" diyorlardı.
Bunun üzerine Ömer:
"Siz Bedir ashabı olduğunuz halde bu hususta aranızda görüş ayrılığı
meydana geldi. Sizden sonrakiler daha çok ihtilafa girmezler mi i" dedi.
Bunun üzerine Hz. Ali:
''Ey Müminlerin Emiri! Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu konu ile
ilgili tutumunu hanımlarından daha iyi bilen biri yoktur" dedi. Bu durum
karşısında Hz. Ömer (kızı) Hafsa'ya birini gönderdi.
Hafsa: "Bu konuda
benim bir bilgim yok" haberini yolladı.
Aişe'ye birini gönderdi.
Hz. Aişe: "Sünnet yeri sünnet yerini geçtiği zaman gusül vacip olur"
dedi.
Bunun üzerine Hz. Ömer:
"Böyle yapan (boşalmadığı için yıkanmayan) bir adamı işitirsem canını
yakarım" dedi.
953. Ubey (b. Ka'b) dedi
ki: ''Sünnet yerlerinden sonra gelen karşılaşma yerleri birleştiği zaman gusül
vacip olur."
954. Mahmud b. Lebid
anlatıyor: Zeyd b. Sabit'e ilişki kurduğu halde boşalmadığı için yıkanmayan
adamdan sordum.
Zeyd: "Onun üzerine
gusül gereklidir" dedi.
Mahmud b. Lebid, Zeyd'e:
"Fakat Ubey (b. Ka'b) bu durumda bir sakınca görmüyordu" deyince
Zeyd: ''Ubey ölmeden önce bu görüşünden döndü" karşılığını verdi.
955. Tavus dedi ki: İbn
Abbas'ın: "Ben ailemle ilişkiyle girdiğim zaman guslediyorum"
dediğini işittim.
956. İbn Ömer dedi ki:
"Sünnet yeri sünnet yerini geçtiği zaman gusül vacip olur."
957. Sehl b. Said dedi
ki: Ensar'ın "Su (gusül) ancak sudan (meniden) dolayı icap eder" sözü
islam'ın ilk yıllarında ruhsattı. Daha sonra gusül vacip oldu.
958. Hz. Ömer dedi ki:
"Sünnet yeri sünnet yerini geçtiği zaman gusül vacip olur."
959. Ebu Abdillah
eş-Şamı dedi ki: Nu'man b. Beşir, ilişkiye girip inzal olmayan adam hakkında
"Gusleder" dediğini işittim.
960. Hanzale dedi ki:
Kasım'a: "Ensar sadece sudan (boşalmadan) dolayı guslediyor" denildi.
Kasım: "Bunu yapmaktan Allah'a sığınırız" karşılığını verdi.
961. Amr b. Şuayb,
babasından, o da dedesinden bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) "Sünnet yeri sünnet yeriyle karşılaştığı ve aletin başı içinde
kaybolduğu zaman gusül vacip olur" buyurdu.
Tahric: Ahmed, Müsned
(2/178), İbn Mace, Sünen (611)
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
"Su (Gusül),
Sudan (Meni Gelmesinden) Dolayı icap Eder" Diyenler