m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Namaz

 

Namazı Eksik veya Fazla mı Kıldığını Bilmeyen Kişi Hakkında

 

4435. İbn Mes'ud anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bize bir namaz kıldırdı. Namazı eksik ya da fazla kıldırdı. Selam verdikten sonra yüzüyle cemaate dönünce: "Ya Resulallah! Namazda bir şey mi oldu?" diye sordular. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Nedir o?" diye sorunca "Namazı şu kadar kıldın" dediler. Bunun üzerine ayaklarını bükerek iki (sehiv) secde(si) yaptı. Sonra selam vererek yüzüyle cemaate döndü ve şöyle buyurdu: "Namazda (kısalma gibi) bir şeyolsa bunu size haber veririm. Ancak ben de bir beşerim. Sizin unuttuğunuz gibi ben de unuturum. Unuttuğumda bana hatırlatırsınız. Sizden biri namazında yanıldığında doğrusunu araştırsın ve bunun üzerine namazı tamamlasın. Selam verdiğinde ise iki defa (yanılma) secde(si) yapsın."

 

Tahric: İbn Ebi Şeybe, Müsned (181), Buhari (401), Müslim (1/400:89, 90, 96), Ebu Davud (1012), Tirmizi (392), Nesai (1252) ve İbn Mace (1203, 1205,1211,1212). Ayrıca 4475'e bakın.

 

 

 

4436. Ebu Said el-Hudri'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Sizden biri namazında (kaç re ki at kıldığında) şüpheye düşerse, şüphe edileni atsın (kılınmamış kabul etsin) ve namazını kesin bildiğine (az olana) göre tamamlasın. Namazın tamam olduğuna kesin kanaati hasıl olunca da iki kez secde yapsın. Eğer (şüphelendiği ile birlikte) namazı tamam idiyse, (ilave ettiği) rek'at ve secdeler onun için nafile olur. Buna karşılık namazı noksan idiyse (ilave) rek'at, namazını tamamlayıcı olur; secdeler ise şeytanı rezil eder." 

 

Tahric: Malik (1/95:62), Ahmed (3/72, 83, 84), Müslim (1/400:88), Ebu Davud (1016, 1018), Nesai (584, 585), İbn Mace (1210), İbn Huzeyme (1023, 1024) ve İbn Hibban (2664)

 

 

 

4437. Avn b. Abdillah, babasından bildiriyor: Hz. Ömer'le beraber öğleden önce evinde dört rek'at namaz kıldık. Şöyle dedi: "Rek'atlarda şüpheye düştüğünde ziyade tarafında ol. Noksanlık tarafında olma. (Üç mü dört mü kıldığında şüphe edersen üç kıldığını varsay)"

 

4438. Hz. Ali diyor ki: "Namaz kılan kişi, ziyade ya da noksanlıkta şüpheye düştüğünde bir rek'at fazla kılsın. Çünkü Allah, namazdaki ziyadeden dolayı azap etmez. Eğer namazı tam ise fazla kıldığı rek'at kendi lehinedir. Eğer fazla ise yine kendi lehinedir."

 

4439. Hz. Ali diyor ki: "Rek'at sayısında şüphe edip de kaç rek'at kıldığını bilmiyorsan gerçekten tamamlarsın ya da tamamlamazsın. Şüphe ettiğin sürece (bir rek'at daha kılmak suretiyle rek'at sayısını) tamamla. Çünkü Allah, namazdaki ziyadeden dolayı azap etmez."

 

4440. İbn Mes'ud diyor ki: "Sizden biri namaz (ın rek'atların)da şüphe ettiğinde zannı galibini araştırıp onun üzerine namazını bina etsin. Eğer zannı galibi üç rek'at kıldığı yönünde ise bir rek'at daha kılıp iki (sehiv) secde(si) yapsın. Eğer zannı galibi dört kıldığı yönünde ise (şüphesini telafi için sadece) iki (sehiv) secde(si) yapsın."

 

4441. İbn Mes'ud dedi ki: "(Zannı galibini) araştırır ve iki (sehiv) secde (si) yapar."

 

4442. Nafi'nin bildirdiğine göre İbn Ömer şöyle derdi: "Noksan olduğu zannedilen rek'atları araştırır ve tamamlar.''

 

4443. (Abdullah b. Ömer'in oğlu) Salim diyor ki: "Sizden biri şüphe edip de kaç rek'at kıldığında şüpheye düşer, üç mü kıldım, yoksa dört mü kıldım diye tereddüt ederse şüpheyi atsın ve iki secde yapsın." (Yahya) dedi ki: "Bunu Kasım'a söyledim. "Ben de öyle diyorum, ben de bu görüşteyim" karşılığını verdi.

 

4444. Ata b. Yesar anlatıyor: Abdullah b. Amr'a ve Ka'b'a namazında şüphe ederek, "Üç mü kıldım yoksa dört mü kıldım?" diye tereddüt eden kişi hakkında sordum. ikisi de şöyle dediler: "Kalksın ve fazladan bir rek'at daha kılsın, sonra namaz kılarken oturarak iki (sehiv) secdelsi) yapsın."

 

4445. İbrahim(-i Nehai) dedi ki: "(Zannı galibini) araştırır ve iki (sehiv) secde (si) yapar."

 

4446. (Abdullah b. Ömer'in oğlu) Salim dedi ki: "Zannına göre tercihi ne ise onun üzerine namazını bina eder." Salim'e: "Peki, iki (sehiv) secdelsi) yapar mı?" diye sorulunca: "Evet" dedi.

 

4447. Mekhul'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: " Sizden biri namazında şüphe ederek fazla mı, yoksa eksik mi kıldığını bilmez se baksın: Eğer bir mi kıldım, iki mi diye şüphe ettiyse onu bir kabul etsin ki hata ziyadede olsun. Sonra oturarak selam vermeden önce iki (sehiv) secde(si) yapsın, ardından selam versin."

Muhammed (b. ishak) ekledi: Hüseyn b. Abdillah (b. Ubeydillah b. el-Abbas) bana: "Bu hadisi Mekhul sana müsned olarak mı bildirdi?" diye sorunca ben:

"Bunu ona sormadım" dedim. Bunun üzerine Hüseyin dedi ki: "Çünkü o bunu, Mekhul an Kureyb an İbn Abbas kanalıyla şu ifade ile nakletti: Hz. Ömer ile İbn Abbas bu meselede münakaşa ettiler. Derken Abdurrahman b. Avf geldi ve:

"Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu hadisi ben işittim" dedi. 

 

Tahric: Ahmed (1/190, 193), Tirmizi (398), İbn Mace (1209), Ebu Ya'la (835, 839), Tahavi (1/433) ve Hakim (1/324, 325).

 

 

 

4448. Abdülkerım'in bildirdiğine göre Said b. el-Müseyyeb ile Ebu Ubeyde, namazlarında yanılıp üç mü, dört mü kıldım diye tereddütte kaldıklarında selam vermeden önce iki (sehiv) secde(si) yaparlardı.

 

4449. imran b. Husayn bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bize ikindi namazını kıldırdı. Üçüncü rek'attayken selam verdi. Sonra içeri girdi. Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) doğru Hirbak adında bir adam yöneldi. Adam: "Ya Resulallah" diyerek Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yaptığı şeyi kendisine anlattı. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) içeriden kızgın bir şekilde çıktı ve adamın ridasından çekerek onu insanların yanına götürdü. "Şu adam doğru mu söylüyor?" diye insanlara sordu. insanlar: "Evet" deyince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), (eksik bıraktığı) o rek'atı kıldı ve iki (sehiv) secde(si) yaptıktan sonra selam verdi.

 

Tahric: Ahmed (4/427, 431, 440, 441), Müslim (1/404, 405:101, 102), Ebu Davud (1010), Tirmizi (395), Nesai (576, 607), İbn Mace (1215) ve İbn Huzeyme (1954).

 

 

 

4450. Enes ve Hasan(-ı Basri) derler ki: "(Bu durumdaki kişi) vehminin sonuna ulaşır (zannı galibince hareket eder) ve iki (sehiv) secde(si) yapar."

 

4451. İbn Ömer der ki: "Gücün yettiğince doğrusunu hesaplamaya çalış ve (tamamını) iade etme."

 

4452. Abdülaziz b. Suheyb'in bildirdiğine göre Enes b. Malik, üçüncü rek'atta oturdu. Bunun üzerine onu "Sübhanallah!" diyerek uyardılar. O da kalkarak namazı dörde tamamladı. Selam verince iki (sehiv) secdelsi) yaptı. Sonra cemaate yüzüyle dönerek: "Yanlış yaptığınızda siz de böyle yapın'' dedi.

 

4453. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: liSizden biri fazla mı, eksik mi kıldığını bilmezse oturur haldeyken iki (sehiv) secde(si) yapsın.''

 

 

 

"Şüphe Ettiğinde Kaç Rek'at Kıldığını Bilmezse Namazı iade Eder" Diyenler

 

4454. İbn Ömer dedi ki: "Ben, kaç rek'at kıldığımı bilmediğimde namazı baştan tekrar kılarım."

 

4455. İbn Ömer, üç mü, dört mü kıldım diye şüphe ederek kaç rek'at kıldığını bilmeyen adam hakkında dedi ki: "Kaç rek'at kıldığını belleyinceye kadar namazı iade eder."

 

4456-4457. Şa’bi ile Said b. Cübeyr dediler ki: "Namazı kılıp ta yerinden ayrıldığında tek mi, çift mi kıldığını bilmezse namazı tekrar kılsın."

 

4458. Mansur bildiriyor: Said b. Cübeyr'e namazdaki şüpheyi sordum. Şöyle dedi: "Beni soracak olursan, farz namazda şüphe ettiğimde ben namazımı tekrar kılarım.''

 

4459. Ebu Miclez anlatıyor: Şeytan taşlarken kaç taş attığımda şüphe ettim.

Bunu İbn Ömer'e sorunca bana bu konuda bir cevap vermedi. (Hz. Ali'nin oğlu) ibnu'I-Hanefiyye geçerken bu mes'eleyi ona sordum. Şu karşılığı verdi: "Ey Abdullah! (Taşlamayı başından) tekrar yaparsın. Şöyle ki bize göre namazdan daha büyük bir şey (ibadet) yoktur. Bu nedenle bizden biri unuttuğunda namazını iade eder.'' ibnu'I-Hanefiyye'nin sözünü İbn Ömer'e hatırlatınca bana: "Onlar, anlayış yeteneği verilmiş Ehl-i Beyt'tir" dedi.

 

4460. ismail b. Ebi Halid bildiriyor: Şa’bi şöyle demiştir: "Namazı tekrar kılar."

Bunu Ebu'd-Duha'ya söyleyince şöyle dedi: ''(Kadi) Şurayh da ''iade eder'' derdi.''

 

4461. Tavus diyor ki: "Namaz kıldığında kaç rek'at kıldığını hatırlamazsan namazı bir kereliğine iade et. Eğer bu karışıklık başına bir kere daha gelirse iade etme.''

 

4463, Diğer rivayette Ata şöyle demiştir: "Bir kereliğine iade eder."

 

4464. Abdülkerım, Said b. Cübeyr ve Meymun, namazda yanıldıklarında namazı baştan tekrar kılarlardı.

 

 

 

Nafile Namazda Yanılan Ne Yapar?

 

4465. Şa’bi ve Said b. Cübeyr şöyle dediler: "Nafile namazda (da) sehiv secdesi vardır."

 

4466. Hasan(-ı Basri), nafilelerde sehiv secdesini gerekli görürdü.

 

4467. Said b. el-Müseyyeb şöyle demiştir: "Farz namazlarındaki iki sehiv (yanılma) secdesi gibi nafile namazlarında da iki sehiv (yanılma) secdesi vardir."

 

4468. İbn Avn anlatıyor: Muhammed (b. Sirin)'e nafile namazlarındaki yanılgıyı sordum. Şöyle dedi: "Yanılgının yerini bilmiyorum." Ben: "Nafiledeki yanılmadan sonra sehiv secdesi yapayım mı?" diye sorunca: "Sen bunu farz namazına mı benzetiyorsun? Ben olsam sehiv secdesi yapmam" dedi.

 

4469. Said b. Ebi ArObe'nin bildirdiğine göre Katade, nafile namazında sehiv secdesini gerekli görmezdi.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Sehiv Secdesi Yapıldığında Selam, Secdeden Önce midir, Yoksa Selamdan Sonra mı?