|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Namaz |
Cemaatin
Terkeditmesine Ruhsat Tanınan Durumlar
6319. Abdullah b. Ömer
dedi ki: Yağmurlu gece ya da şiddetli fırtınanın bulunduğu gecelerde Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) münadiye şöyle seslenmesini emrederdi:
"Namazlarınızı evlerinizde kılın!"
Tahric: Malik Muvatta'
(1/73: LO), Buhari (666), Müslim (1/484: 22), Ebu Davud (1056), Nesai (1618),
İbn Mace (937).
6320. Ebu'l-Melih'in
babası (Usame b. Şerik) anlatıyor: Hudeybiye ya da Huneyn senesinde Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraberdim. Ayakkabılarımızın
altlarını ıslatmayan bir yağmura tutulduk. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) münadisi şöyle seslendi: "Namazlarınızı evlerinizde kılın."
Tahric: Tayalisi (1320),
Ahmed (5/74, 75), Ebu Davud (1050), Nesai (927), İbn Huzeyme (1658) ve İbn
Hibban (2081, 2083).
6321. Ebu Reca
anlatıyor: İbn Abbas zamanında bir Cuma günü yağmura tutulduk. İbn Abbas'ın
emriyle bir münadi: "namazlarınızı evlerinizde kılın!" diye çağrıda
bulundu.
6322. Ebu'l-Melih
anlatıyor: Yağmurlu bir gece mescide gittim. Geri dönünce kapıyı çaldım. Babam:
"Kimdir o?" diye sorunca "Ebu'I-Melih" dediler. Bunun
üzerine babam şöyle dedi: "Andolsun ki Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) ile beraber Hudeybiye senesinde bulunduğumuz aklıma geldi. Gökyüzü
ayakkabılarımızın altını ıslatmayacakderecede yağmur yağdırmıştı. (Buna rağmen)
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) münadisi: "Namazlarınızı
sığınaklarınızda kılın!" diye seslendi.
Tahric: İbn Ebi Şeybe
Müsned (899), Ahmed (5/24, 74), Buhari, et-Tarihu'l-Kebir (2/1554), Ebu Davud
(1052), Nesai (927), İbn Mace (936), İbn Huzeyme (1657), İbn Hibban (2079) ve
Hakim (1/293).
6323. Semure bildiriyor:
Huneyn günü yağmurlu bir gündü. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
münadisine şöyle seslenmesini emretti: "Namazlar sığınaklarda kılınacak.
''
Tahric: Ahmed (5/8, 13,
15, 19,22, 74), Taberani M. el-Kebir (7/6821-6822), Buhari, et-Tarıhu'lKebir
(1/615) ve Bezzar, Keşfu'l-Estar (464).
Yağmurlu Gecede iki
Namazın Cem edilmesi (Bir Arada Kılınması)
6324. Nafi' anlatıyor:
Valilerimiz yağmurlu gecede akşam namazını geciktirip yatsıyı şafak kaybolmadan
önce erkenden kıldırırlardı. Abdullah b. Ömer onlarla beraber namaz kıldığı
halde bunda bir sakınca görmezdi.
Ubeydullah dedi ki:
"Kasım ve Salim'in de böyle bir gecede onlarla beraber namaz kıldıklarını
gördüm."
6325. Abdurrahman b.
Harmele diyor ki: "Said b. el-Müseyyeb'in akşam ile yatsıyı cemettikleri
yağmurlu bir gecede imamlarla beraber namaz kıldığını gördüm."
6326. Hişam b. Urve
anlatıyor: Eban b. Osman'ın yağmurlu bir gecede akşam ve yatsı namazlarını
cemettiğini gördüm. Urve b. ez-Zübeyr, Said b. el-Müseyyeb, Ebu Bekr b.
Abdirrahman ve Ebu Seleme b. Abdirrahman da onunla beraber namaz kılıyorlar,
Eban'a karşı çıkmıyorlardı.
6327. Ebu MevdOd
Abdilazız b. Ebi Süleyman anlatıyor: Ebu Bekr b. Muhammed ile beraber akşam ve
yatsı namazını kıldım. iki namazı yağmurlu bir gecede cemetti.
6328. Nafi' anlatıyor:
Abdullah b. Ömer, (Medine valisi) Mervan (b. el-Hakem) ile beraber namaz
kılardı. Mervan, yağmurlu gecede akşam ve yatsı namazlarını cemeder, Abdullah
b. Ömer de onunla beraber bu namazları kılardı.
"Güneşin Zevalinden
(Tepe Noktasından Batıya Kaymasından) Gecenin Karanlığına Kadar (Belli
Vakitlerde) Namazı Kıl" (isra Sur. 78) Mealindeki Ayet Hakkında
6329. İbn Abbas,
"Güneşin zevalinden (öğle vaktinde batıya kaymasından) gecenin karanlığına
kadar (belli vakitlerde) namazı kıl" (isra Sur. 78) mealindeki ayet
hakkında: "(Cisimlerin) batı tarafında gölgeleri ortaya çıktığında"
ve "Geceye ve içinde topladıklarına yemin olsun ki" (inşikak Sur. 17)
mealindeki ayet hakkında ise: ''Geceye ve içinde topladıklarına yemin olsun
ki" tevilinde bulunmuştur.
6330. Abdullah b. Ömer
der ki: ''Güneşin düluk etmesi, (zevali) gündüzün yarısından sonra batıya
kaymasıdır."
6331. İbn Abbas,
"Güneşin zevalinden (öğle vaktinde batıya kaymasından) gecenin karanlığına
kadar (belli vakitlerde) namazı kıl" (isra Sur. 78) mealindeki ayet
hakkında şöyle dedi: ''Güneşin düluk etmesi, batmasıdır."
6332. Tavus, Güneşin
zevalinden (öğle vaktinde batıya kaymasından) gecenin karanlığına kadar (belli
vakitlerde) namazı kıl" (isra Sur. 78) mealindeki ayet hakkında şöyle
dedi: ''Güneşin düluk etmesi, batmasından öncedir.''
6333. Mücahid diyor ki:
Efendim Saib kör olduğu zamanlarda ona rehberlik yaparken bana şöyle dedi: ''Ey
Mücahid! Güneş düluk etti mi? (Tepe noktasından batıya doğru kaydı mı?)"
diye sordu. Ben: ''Evet'' deyince kalkıp öğle namazını kıldı.
6334. Esved anlatıyor:
Abdullah (b. Mes’ud) ile beraber evinde oturuyordum.
Güneş kaybolunca
Abdullah: "Güneşin zevalinden gecenin karanlığına kadar (belli vakitlerde)
namazı kıl" mealindeki ayeti okuyarak şöyle dedi: ''Kendisinden başka ilah
olmayan Allah'a yemin olsun ki bu vakit, oruçlunun iftar açtığı vakittir. Bu
namazın (akşamın) vakti tamam oldu."
6335. Abdullah b. Ömer
dedi ki: "Güneşin dülUku, (tepe noktasından) batıya doğru
kaymasıdır."
6336. Cafer b.
Ebi'l-Muğire diyor ki: "Güneşin dülUku, zevali (tepe noktasından batıya
doğru meyletmesi)dir."
6337. Şa’bi diyor ki:
"Güneşin düluku, zevalidir."
6338. Mücahid dedi ki:
"Güneşin dülUku, batıncaya kadar devam eder. Ayette geçen ğasaku'l-leyl
("gecenin karanlığı") ise güneşin batmasıdır."
6339. İbn Abbas ve İbn
Mes'ud: "Güneşin dülUku, battığı zamandır" yorumunu yaptılar.
6340. Hz. Ali diyor ki:
"Güneşin dülUku, batmasıdır."
Gözünden Rahatsızlanıp
da (Hekim Tarafından) Sırtüstü Yatması Söylenen Kişi
6341. Kasım anlatıyor:
Ubeydullah b. Abdillah b. Utbe, gözleri görme yetisini kaybettikten sonra bir
tabibe gitti. Tabip ona şöyle dedi: "Yedi gün boyunca sırtüstü yatman
suretiyle seni tedavi edeceğim. namazlarını yan tarafına yatarak
kılacaksın." Ubeydullah, tabibin bu dediğini kabul etmedi ve hoş
karşılamadı.
6342. Asım'ın
bildirdiğine göre Ebu Vail'in gözlerine katarakt indiğinde kendisine:
"Yedi gün sırtüstü yatmalısın" denilince bundan hiç hoşlanmadı.
6343. Müseyyeb b. Rafi'
anlatıyor: İbn Abbas, gözlerini kaybedince yanına bir adam gelerek ona:
"Bana sabredip yedi gün boyunca namazlarını sırtüstü yatarak kılarsan seni
tedavi eder ve gözlerinin iyileşmesini umarım" dedi.
Bunun üzerine İbn Abbas,
Aişe, Ebu Hureyre ve Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından bir
takım kişilere adam göndererek bunu sordurdu. Hepsi şöyle diyordu: "Söyle
bakalım, bu yedi gün içerisinde ölsen namazlarını nasıl yapacaksın?" Bunun
üzerine İbn Abbas, gözlerini o şekilde bıraktı ve tedavi olmadı.
6344. Ebu'd-Duha
anlatıyor: İbn Abbas'ın gözlerine katarakt indi. Ona: ''Yedi gün sırtüstü
yatıp, namazlarını sadece sırtüstü kılmalısın'' denilince bunu sorması için
Aişe ve Ümmü Seleme'ye birini gönderdi. ikisi de İbn Abbas'a bunu yasakladı.
"Hava Bulutlu
Olduğu Zaman Öğleyi Acele Kılın, ikindiyi Tehir Edin" Diyenler
6345. Hz. Ömer dedi ki:
''Hava bulutlu olduğunda ikindiyi acele kılın ve öğleyi tehir edin."
6346. Abdülazız b.
Rufey'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurmuştur: "Bulutlu günde gündüz namazını kılmada acele edin, akşamı
tehir edin."
Tahric: Ebu Davud,
el-Merasil (13).
6347. İbn Mes’ud diyor
ki: ''Hava bulutlu olduğunda öğleyi acele kılın, ikindi ve akşamı tehir
edin."
6348. Ebu'I-Muhacir
anlatıyor: Bir gazvede Bureyde el-Eslemi ile beraberdik.
Şöyle dedi: Ben,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu işittim:
"Bulutlu günde
namazı kılmada acele edin. Çünkü ikindi namazını kaçıran kişinin bütün ameli
boşa gitmiştir."
Tahric: Ahmed (5/361),
İbn Mace (694), İbn Hibban (1470).
6349. Ebu'l-Melih
kanalıyla Bureyde'den Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yukarıdaki
hadisinin aynısı nakledilmiştir.
Tahric: Tayalisi (810),
Buhari (553, 594), Nesai (364), Ahmed (5/349, 357, 360) ve İbn Huzeyme (336).
6350. Bekr b. Maiz'in
bildirdiğine göre Rebi' b. Huseym, müezzinine şöyle demiştir: "Hava
bulutlu olduğunda akşamı geciktir.''
6351. Hişam'dan rivayet
edildiğine göre, bulutlu günde öğleyi tehir edip ikindiyi acele kılmak Hasan(-ı
BasriYnin hoşuna giderdi.
6352. Ebu Salih diyor
ki: "Bulutlu günde ikindi acele kılınır, akşam geciktirilir.''
6353. İbrahim(-i Nehai)
diyor ki: "ikindi acele kılınır, akşam geciktirilir.''
6354. Hasan(-ı Basri)
ile İbn Sirin'den bunun benzeri rivayet edilmiştir.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |