m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Namaz

 

Akşamdan Önce İki Rek'at (Nafile) Namaz Kılanlar

 

7456- Zir der ki: Abdurrahman bin Avf ile Ubey bin Ka'b'ı müezzin akşam ezanını okuduğu zaman ikisinin kalkıp ve iki rekat namaz kıldıklarını gördüm.

 

7457- Humeyd der ki: Enes'e akşam'dan önceki iki rekat (nafile) namaz'dan sorulunca şu karşılığı verdi: ''Ben onları (sahabe) gördüm; müezzin ezanı okuduğu zaman (mescidin) sütunları arasına hemen dağılarak (mafile) namaz kılarlardı.''

 

7458- Ebu Fezara der ki: Enes'e akşam'dan önceki iki rekat namaz hakkında sordum. ''Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında bu iki rekat namazı kılmakta acele ederdik.'' cevabını verdi.

 

Tahric: Ahmed 3/129; Buhari 503, 625; Müslim 1/573:303; Ebu Davud 1276; Nesai 1646 ve İbn Mace 1163

 

 

 

7459- Hakem der ki: ''İbn Ebi Leyla'yı akşam'dan önce iki rekat namaz kılarken gördüm.''

 

7460- İbn Ebi Leyla der ki: ''Muhammed'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabına yetiştim; her ezan okunduğunda namaz kılıyorlardı.''

 

7461 - 7462- Abdullah bin Muğaffel der ki: ''Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Her iki ezan (ezan ile kamet) arasında namaz vardır, her iki ezan arasında namaz vardır, her iki ezan arasında dileyen kişi için namaz vardır" buyurdu.

 

Tahric: Buhari (624, 6274, Müslim (1/573: 304), Ebu Davud (1277), İbn Mace (1162), Tirmizi (185) ve Nesai (1645).

 

 

 

7463. Yezid b. İbrahim der ki: Temim b. Sellam - veya Sellam b. Temim Hasan(-ı Basri)'ye akşamdan önceki iki rek'at (nafile) için ne dersin?" diye sorunca: ''Bu iki rek'at, onunla Allah'ı murat eden kişi için iki güzel hasenedir" cevabını verdi.

 

7464. Said b. el-Müseyyeb der ki: ilAkşamdan önce Sa'd b. Ebi Vakkas'tan başka namaz kılan din bilgini görmedim."

 

7465. Tavus der ki: İbn Ömer'e akşamdan önceki iki rek'attan sordum. Kılmamı yasaklamadı.

 

 

 

Namaz Kılanla Yüz Yüze Gelmeyi Mekruh Sayanlar

 

7466. Ata b. Vesar der ki: ''Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Yüz, yüze yönelmesin" buyurdu.

 

7467. İbn Avn bildiriyor: İbrahim(-i Nehai), sırtı kıbleye yönelik olarak oturdu ve bir kişi de ona doğru (yüzünü dönerek) namaza durdu. Bunun üzerine İbrahim, şu taraftan ve bu taraftan eliyle ondarT korunmaya çalıştı.

 

7468. Tavus'un bildirdiğine göre bir adam Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) alnına secde etmeyi adamıştı. Nihayet O'nun yanına geldi. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kıbleye yönelerek oturduktan sonra adamı arkasına yerleştirdi ve alnını gösterdi. Adam bulunduğu konumda ona doğru secde etti.''

 

7469. Abdullah b. Ma'dan Ebu Ma'dan, Tavus'dan aynı hadisi nakletti.

Yukarıdaki rivayetten farklı olarak Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona: "Sen adağını yerine getirdin" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (5/214, 215,216), Nesai (7630, 7631), İbn Ebi Şeybe Müsned (17) ve İbn Hibban (7149).

 

 

 

Namaza Yetişmek için Acele Edenler

 

7470. İbrahim(-i Nehai)'nin bildirdiğine göre Esved (b. Yezid), namaza (koşmadan) hızlı adımlarla giderdi.

 

7471. İbrahim(-i Nehai) der ki: Abdurrahman b. Yezid'in namaza hızlı bir şekilde gittiğini gördüm.

 

7472. Medineli bir adamın bildirdiğine göre İbn Ömer, namaza (koşmadan) hızlı adımlarla giderdi.

 

7473. Nafi'nin bildirdiğine göre İbn Ömer, Medine'deki Bakı mezarlığında iken namaz için kameti işitince yürüyüşünü hızlandırdı.

 

7474-7475. imran b. Müslim der ki: Said b. Cübeyr'i namaza (koşmadan) hızlı adımlarla giderken gördüm.

 

7476. Abdullah (b. Mes'ud) der ki: "Kendisine koştuğumuz en liyakatli şey namazdır."

 

7477. Asım b. Ubeydillah der ki: Güneş tutulması sırasında İbn Ömer'i ayakkabılarıyla mescide (koşmadan) hızlı adımlarla giderken gördüm.

 

 

 

Namaza Yetişmek için Acele Etmeyi Mekruh Görenler

 

7478. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Namaza geldiğiniz zaman koşarak gelmeyin; sükuneti koruyarak ağır adımlarla gelin. Namazdan ne kadarı na yetiştiyseniz onu kılın; kaçırdığınızı da kaza edin" buyurdu.

 

Tahric: Buhari (632, 908), Müslim (1/420: 155), Tirmizi (329), Nesai (934), Ebu Davud (573).

 

 

 

7479. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ‘‘Namaza sükunet ve ağırbaşlılıkla gelin. Namazdan yetiştiğiniz kadarını kılın, kaçırdığınızı da tamamlayın" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (2/472, 282, 239, 270, 382, 386, 452, 532), Buhari (636), Müslim (1/420: 151), Ebu Davud (573, 574), Tirmizi (327) ve İbn Mace (775).

 

 

 

7480. Ebu Zer der ki: ‘‘Namaz için kamet getirildiği zaman normalolarak nasıl yürüyorsan o şekilde yürü; namaza yetiştiğin kadarını kıl, kaçırdığını ise kaza et.''

 

7481. Ebu Hureyre der ki: ‘‘Namaza çağrıldığınız zaman sükunet ve ağırbaşlılıkla yürüyün; yetiştiğiniz kadarını kılın, kaçırdığınızı ise kaza edin.''

 

Tahric: Müslim (1/421: 154).

 

 

 

7482. Abdullah (b. Mes’ud) der ki: "Namaza yürüyün, adımları (ne hızlı, ne de yavaş) orta yollu atın ve (yürüyüş esnasında) Allah'ı zikredin.''

 

7483. Abdullah (b. Mes’ud) der ki: ''Bizler namaza (ne hızlı, ne de yavaş) orta adımlarla giderdik."

 

7484. Enes b. Malik der ki: "Zeyd b. Sabit ile namaza çıktım; adımlarımı hızlandırdığımda beni men etti."

 

7485. Davud b. Ferahıc bildiriyor: Süfyan b. Ziyad'ın azatlı kölesi bana haber verdi: Ben acele ederek namaza gidiyordum ki Zübeyr b. el-Avvam ile karşılaştım. Bana: "Yürümende mu'tedil ol; çünkü sen bir namaza gidiyorsun ki attığın her adım sebebiyle Allah dereceni yükseltecek ve bu adım ile bir hatanı silecektir" dedi.

 

7486. Beni Abdillah'ın dadısı Buheyye anlatıyor: Namaz için kameti işittim ve namaza yetişmek için acele ettim. (Zeynelabidın) Ali b. Hüseyin'e rastlayınca elbisemden çekerek: "Ağır adımlarla yürü" dedi.

 

74R7. Osman b. el-Esved der ki: Arkadaşımla beraber Mücahid'i ziyaret ettik.

Namaza durulacağı. vakit: "Gidin ve namaz kılın. Sükunetle yürüyün, imamla beraber ne kadarına yetiştiniz ise kılın, neyi kaçırdıysanız onu da tamamlayın" dedi.

 

7488. Muhammed b. Zeyd b. Huleyde der ki: İbn Ömer ile beraber namaza gittim. Şayet onunla beraber karınca yürüseydi karıncayı bile geçmediğini görürdüm.

 

7489. Sabit der ki: Enes elimi tuttu ve namaza ağır adımlarla yürüdü. Sonra adımları çoğaltmamam için bana dönerek: "Zeyd b. Sabit te böyle yapardı" dedi.

 

 

 

Mescidden Bir Şey Alan Adetli Kadın

 

7490. Hz. Aişe der ki: Bana Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Mescidden küçük hasın bana getir" buyurunca: "Ben adetliyim" dedim. Bunun üzerine: ilAdedi olman, senin elinde değil ki" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (6/45, 229, 265), Müslim (1/244, 245: 11, 12), Tirmizi (134) ve Nesai (266).

 

 

 

7491. Hasan(-ı Basri) der ki: İbn Ömer, mescidden bir şeyi' alması veya temiz bir adama bir şey vermesi gereken adetli kadından sorulunca: "Kadının adetli olması kendi elinde değildir" cevabını verdi.

 

7492. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Hayızlı (adetli) kadının mescidden bir şey alması, koyması ve girmesinde bir sakınca yoktur."

 

7493. Ma'mer der ki: "Zührl, adetli kadının mescide dilediği bir şeyi koyması ve almasında bir sakınca görmezdi."

 

7494. Katade der ki: ''Adetli kadın, mescidden bir şeyi alır, fakat koyamaz.''

 

7495. Rebab'ın bildirdiğine göre Osman b. Huneyf: ''Ey cariye! Küçük hasın getir" deyince o: ''Ben namaz kılamıyorum (adetliyim)" dedi. Bunun üzerine Osman: ''Adetli olman senin elinde olan bir şey değildir" dedi.

 

7496. Nafi'nin bildirdiğine göre İbn Ömer cariyesine: ''Mescidden küçük hasın getir" der, cariye de: ''Ben adetliyim" derdi. İbn Ömer ise: ''Adetli olman senin elinde olan bir şey değildir" karşılığını verirdi.

 

7497. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Adetli kadın, mescidden bir şeyi alır da, koyar da."

 

7498. Abdulmelik'in bildirdiğine göre Ata (b. Ebi Rabah)'a: ''Adetli kadın mescidden bir şeyi alabilir mi?" diye soruldu. ''Evet alır, ama Mushaf hariç" cevabını verdi.

 

7499. Eş'as'ın bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), adetli kadının mescidden bir şey almasında da, kaymasında da bir sakınca görmezdi.

 

 

 

Adetli Kadın ile Abdestsiz Adamın Mushaf’a Dokunması

 

7500. Muğire der ki: Ebu Vail, adetli olan hizmetçisini, Mushaf'ı ipinden tutarak Ebu Rezın'e gönderdi.

 

7501. Hasan(-ı Basri) der ki: "Kişinin kabı veya ipi ile birlikte Mushaf'ı almasında bir sakınca yoktur."

 

7502. Kasım el-A'rec der ki: Said b. Cübeyr'i Mushaf'ı okuyup sonra da Mecusi olan kölesine ipiyle tutturup verdiğini gördüm.

 

7503. Eymen b. Nabil der ki: Ata (b. Ebi Rabah)'ın "Adetlinin Mushaf'ı ipiyle tutmasında bir sakınca yoktur" dediğini işittim.

 

7504. Hişam'ın bildirdiğine göre Muhammed (b. Sirin), kişinin abdestli olmadığı halde Mushaf'ın sayfasını çevirmesinde bir sakınca görmüyordu.

 

7505. Galib Ebu'l-Hüzeyl der ki: Ebu Rezın, abdestsiz Mushaf'ı açmamı emretti ve ben de İbrahim'e bunu sordum. O da bunu mekruh gördü.

 

7506. Nafi'nin bildirdiğine göre İbn Ömer, Mushaf'a ancak temiz (abdestli) olarak dokunurdu .

 

7507. Eş'as'ın bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), abdestsiz Mushaf'a dokunmakta bir sakınca görmezdi.

 

7508. Cabir der ki: Amir(-i Şa’bi)'ye abdestsiz Mushaf'a dokunmanın sorunca:

"Bir sakınca yoktur" cevabını verdi.

Muhammed b. Ali, Abdurrahman b. el-Esved, Kasım, Salim ve Tavus, Mushaf'a (abdestsiz) dokunmayı mekruh gördüler.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Doğu ile Batı Arasının Kıble Sayıldığını Söyleyenler (Medinede)