m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Namaz

 

Mushafın Süslenmesi Ve Bazı Konular

 

8888. Muğire'nin bildirdiğine göre İbrahim(-i Nehai), mushafın süslenmesini mekruh görürdü.

 

8889. Mücahid anlatıyor: Abdurrahman b. Ebi Leyla'ya ham (toz) altın getirdim.

"Bununla mushafı süsleyeceğim öyle mi?" dedi.

 

8890. Muhammed (b. Sirin) der ki: "Mushafların süslenmesinde bir sakınca yoktur."

 

8891. Ubey der ki: "Mushafları ve mescidleri süslediğiniz zaman helakınızı bekleyin.''

 

8892. Ebu'z-Zahiriyye'den rivayet edildiğine göre Ebu Umame, mushafların süslenmesini mekruh görürdü.

 

 

 

Sarhoşun imamlik Yapması Hakkında

 

8893. Eş'as'ın bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), cemaate imam olan sarhoş hakkında: "Cemaat rüku ve secdeyi tam yaptığında bu namaz, kendisinin ve cemaatin adına geçerlidir" derken, Muhammed (b. Sirin) ise: "imam ile cemaatin tümü namazı iade ederler" demiştir.

 

 

 

Öldürülme Anında Kılınan Namaz

 

8894. Haris b. Bersa anlatıyor: Hubeyb getirilip Mekke'de satıldı. Sonra (Müşrikler) onu öldürmek için Harem'den çıkardılar. Bunun üzerine: "Beni bırakın da iki rekat namaz kılayım" dedi. iki rekat namaz kıldıktan sonra şöyle dedi: "(Ölümden) korktum (da o yüzden fazla namaz kıldım) diye zannetmeseydiniz daha fazla namaz kılardım."

 

8895. Muhammed (b. Sirin) anlatıyor: (Sahabeden Hz. Ali taraftarı olan) Hucr (b. Adı el-Kindı), Muaviye'ye getirilince: "Selam senin üzerine olsun ey müminlerin emiri!" dedi. Muaviye: "Ben, müminlerin emiri miyim?" diye sorunca Hucr: "Evet" cevabını verdi. Muaviye: "Seni kesinlikle öldüreceğim" dedikten sonra öldürülmesini emretti.

Hucr: "Bırakın da iki rekat namaz kılayım" dedi. iki rekat namaz kıldı ve namazı kısa tuttu. Sonra da: "Korktuğum için iki rekatı kısa tuttuğumu zannetmeyin. Sadece sizin işinizi uzatmayı hoş karşılamadım" dedi ve sonrasında öldürüldü.

 

 

 

''Şafak, Beyazlıktır" Diyenler

 

8896. Mücahid der ki: "Şafak, gündüzdür."

 

8897. Cafer b. Burkan bildiriyor: Ömer b. Abdilazız bize (göndermiş olduğu mektubunda): "Akşam namazını oruçlu if tar ettiği zaman kılın. Bana anlatıldığına göre bazı insanlar akşam ufuğun beyazlığı gitmeden yatsı namazını kılmakta acele ediyorlarmış. Akşam ufuğun beyazlığı gitmeden ve gecenin karanlığı (her tarafı) kaplamadan yatsı namazını kılmayın. Akşam ufuğun beyazlığı gittikten sonra acele edersen (yatsı namazını kılarsan) bu, en güzel ve en doğru olanıdır. Bil ki şu mektubumda sana anlattığım ufuğun beyazlığının gitmesi, yatsı namazının vaktine isabet edilmesinden ve namazın tamamındandır. Çünkü o (ufuğun beyazlığı) gündüzün geri kalanından bir parçadır" diye yazdı.

 

8898. İbn Lebibe der ki: Ebu Hureyre bana şöyle dedi: "Yatsı namazını şafak kaybolduğunda, hava iyice karardığında ve gecenin üçte biri geçince kıL. Ufuğun beyazlığı gittikten sonra acele edersen (yatsı namazını kılarsan) bu daha faziletlidir."

 

8899. Hanzale der ki: "Tavus, yatsı namazını (ufuğun) beyazlığı kaybolmadan önce kılardı."

 

8900. ikrime diyor ki: "Şafak, güneş battığında ufukta beliren kızıllıktır."

 

 

 

imamla Nafile Namaz Kılınır mı?

 

8901. Esved'in bildirdiğine göre Abdullah b. Rabia, Ramazan ayı dışında nafile namazında arkadaşlarına imamlık yapardı.

 

8902. itban b. Malik bildiriyor: Hz. Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ey Allah'ın Resulü! Yağmur suları kavmimin mescidi ile arama giriyor (O yüzden mescide gidemiyorum). Bir gün evime gelip de bir köşesinde namaz kılmanızı istiyorum, böylelikle orayı kendime mescid edinirim" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Yapacağız" buyurdu. Sabah olunca Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ebu Bekr'in yanına giderek onun kendisini takip etmesini istedi. Cenab-ı Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) eve girince: "Nerede (namaz kılmamı) istiyorsun?" diye sordu. Ben de evin bir köşesini işaret ettim. Sonra Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ayağa kalktı. Arkasında saf tuttuk ve bize iki rekat (nafile) namaz kıldırdı.

 

Tahric: İbn Ebi Şeybe (567), Ahmed (4/44), Buhari (424), Müslim (1/455), Nesai (918,1250,10947) ve İbn Mace (754).

 

 

 

Kaç Kişiyle Cemaat Olur?

 

8903. Eba Masa'nın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "İki ve daha fazla olan kişiler, cemaattir" buyurdu.

 

Tahric: İbn Mace (972), Ebu Ya'la (7188=7223), Tahavi (1/308), Darakutni (1/280:1) ve Hakim (4/334). Enes hadisinden: Beyhaki (3/69), Ebu Umame hadisinden: Ahmed (5/254).

 

 

 

8904. İbrahim(-i Nehai) der ki: ''Bir adam, bir adamla beraber namaz kıldığı zaman ikisi cemaat olmuş olur. Onların namazları yirmi beş derece sevapla mükafatlandırılır."

 

8905. Hasan(-ı Basri) der ki: ‘‘Üç kişi, cemaattir."

 

 

 

Rüku'da Elleri Kaldırmak

 

8906. İbrahim(-i Nehai) diyor ki: "Rükada iken vücudundan bir yerini kaşıdığında, elini yerine koyuncaya kadar başını (rükudan) kaldırma."

 

 

 

Namazda ''Ah!" Diyen Kişi

 

8907. Cabir'in bildirdiğine göre Şa’bi, namazda "ah!" diyen kişi hakkında:

"Namazı iade eder" demiştir.

 

8908. Muğire'nin bildirdiğine göre İbrahim(-i Nehai), namazda ahlamayı mekruh görürdü.ı

 

8909. İbn Salim'den nakledildiğine göre Şa’bi, namazda soluğu uzunca çektikten sonra dışarı vermeyi mekruh görerek: "Konuşmaya benziyor" demiştir.

 

 

 

Bir O Süreden, Bir Bu Süreden Okuyan Kişi

 

8910. Said b. el-Müseyyeb anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Bilaı'e rastladı. Bilal bir o sureden, bir bu sureden okuyordu. Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ey BilM! Sana rastladığımda, bir o sureden, bir bu sureden okuyordun!" buyurdu.

Bilal: "Babam sana feda olsun ey Allah'ın Resulü! Ben sadece pak (temiz) olanı pak olanla karıştırmak istedim" deyince Peygamber Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Sureyi kendi hali üzere oku (önce okuduğun sureyi bitir, sonra başka sureye geç)" buyurdu.

 

Tahric: Abdurrezzak (4209, 4210, 4218). EbÜ Hureyre ve EbÜ Katade hadislerinden: EbÜ Davud (1323, 1324) ve Tirmizi (448).

 

 

 

8911. Ebü ishak anlatıyor: Ammar (b. Yasir) bir o süreden, bir bu süreden karıştırıyordu. Ona bunun sebebi sorulunca: "Ondan (Kur'an'dan) olmayan bir şeyi karıştırdığımı görüyor musunuz?" dedi.

 

8912. İbn Avn bildiriyor: Muhammed (b. Sirin)'e bir oradan, bir buradan okuyan adamın durumu sorulunca şöyle cevap verdi: "Bundan sakınsın, farkında olmadan büyük bir günah işlemesin."

 

8913. Velid b. Cumey anlatıyor: Dürüstlüğüne güvendiğim bir adamın bana haber verdiğine göre Halid b. el-Velid, Hıre'de insanlara imam oldu. Farklı farklı sürelerden okudu. Namazdan sonra bize dönerek şöyle dedi: "Cihad, beni Kur'an öğrenmekten alıkoydu."

 

 

8914. Eşas'ın bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), birini bitirmeden diğerine başlamadıkça iki süreden okumayı mekruh görürdü.

 

 

 

Kıraatsız Namaz Kılan

 

8915. Muhammed (b. Sirin) der ki: "Onlar (Ashab-ı Kiram ve Tabiün) kıraatsız namaz kılan adam hakkında ağır söz söylüyorlardı. Ben o sözü söylemeye korkuyorum."

 

8916. Hasan(-ı Basri) der ki: "imam ve arkasındakiler (Kur'an) okumadığı zaman hepsi namazı iade ederler."

 

8917. İbrahim(-i Nehai) diyor ki: "Ben, Kur'an okuduğunu bilmediğim bir adamın arkasında namaz kılsam, namazımı iade derim."

 

 

 

"Namazı Geçirdik" Demeyi Mekruh Gören

 

8918. İbn Avn bildiriyor: Muhammed (b. Sirin) "Namazı geçirdik (kaçırdık)" demeyi mekruh görerek: "Falanca oğullarıyla beraber namaza yetişemedim" derdi.

 

 

 

Rüku'da Dirseklerini Açan Kişi

 

8919. Leys der ki: "Tavus secde ettiği zaman karnını yerden yukarı kaldırır, kollarını yanlarından ayırır, rüku ettiği zaman ise dirseklerini baldırlarından uzaklaştırırdı."

 

8920. Leys diyor ki: "Nati, rüku ettiği zaman dirseklerini baldırlarından uzaklaştırırdı."

 

8921. Leys diyor ki: "Mücahid'in, namazda secde ederken dirseklerini baldırlarının yanlarından uzaklaştırdığını gördüm. Ata'nın da böyle yaptığını gördüm."

 

 

 

Koynunda levhalar Olduğu Halde Namaz Kılan Kişi

 

8922. Amir(-i Şa’bi), Muhammed b. Ali, Ata, Tavus, Kasım (b. Muh.) ve Mücahid dediler ki: "Kişinin, cebinde levhalar ve içinde şiir ve benzeri şeylerin yazılı olduğu sayfalar olduğu halde farz veya başka bir namaz kılmasında bir sakınca yoktur."

 

8923. Ebu Cafer (el-Bakır) diyor ki: "Kişinin, koynunda sahife ve levhalar olduğu halde namaz kılmasında bir sakınca yoktur."

 

8924. İbn Avn'ın bildirdiğine göre Kasım (b. Muh.), kişinin, koynunda dirhemler (para) olduğu halde namaz kılmasında bir sakınca görmezdi.

 

 

 

Namazında Secde Ettiği Zaman Dizlerinden Önce Elleriyle Secdeye inen

 

8925. Şeybanı'nin bildirdiğine göre Yuseyr b. Amr, secde ettiği zaman dizlerinden önce ellerini yere koymazdı.

 

 

 

Mescide Küçük Taşlar Serpmek

 

8926. Urve b. ez-Zübeyr anlatıyor: Hz. Ömer mescid(in zeminin)e küçük taşlar serpmemeyi istemişti. Bunun üzerine Süfyan b. Abdillah es-Se kafi ona (yerdeki bir balgamı) göstererek: "Bilakis, ey müminlerin emiri! Çünkü taşlar, balgamı daha iyi örter ve oturum alanını daha düz yapar" dedi. Bunun üzerine Hz. Ömer: "Küçük taşları serpin" dedi.

 

 

 

Temiz Olmayan Yerde Namaz Kılan

 

8927. Tavus der ki: "Babam, temiz olmayan bir yerdeydi. Namaz vakti girince yere kilim serilmesini emretti. Yere serildikten sonra üzerinde namaz kıldı."

 

8928. Osman b. el-Esved anlatıyor: Mücahid, damda namaz kıldığımız yere su serptiğimi görünce bana: "Su serpme! Çünkü su serpmek, sadece onun kirliliğini arttırır. Ancak secde etmek istediğin yere bak ve oraya üfle" dedi.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Kişinin iki Secde Arasında Yapacağı Dua