|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Namaz |
Teşehüd'de Tahiyyat ve
Okunacaklar'a Dair
Namazda Teşehhüd Duası
(Tahiyyat) Nasıldır?
2999. Kasım b. Muhaymire
bildiriyor: Alkame elimi tutarak bana şöyle dedi:
Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) elimi tuttu ve bana teşehhüd duasını şöyle öğretti:
"Et-tahiyyatu lillahi ve's-salavatu ve't-tayyibat, es-selamu aleyke
eyyuhe'nnebiyyu ve rahmetullahi ve berakatüh, es-selamu aleyna ve ala
ibadillahi'ssalihin, eşhedu en la ilahe illallah, ve
eşhedu enne Muhammeden abduhu ve Resulüh. ("Bütün dualar, selamlar, şükür
ve senalar, bedeni ve malı ibadetler, selamlamaların en güzeli ve her çeşidi, salatın her çeşidi ve sözlerin en temizi, Allah içindir. Ey
Peygamber! Allah'ın rahmeti, bereketi ve selamı üzerine olsun. Selam olsun bize
ve Allah'ın salih kullarına ... Şahitlik ederim ki
Allah'tan başka ilah yoktur; şahitlik ederim ki Muhammed, Allah'ın kulu ve
elçisidir.)"
Tahric: İbn Ebi Şeybe,
MÜsned (203), Ahmed (1/422,450), Darimi (1/352-354:11-14),
EbU Davud (962), Nesai (754-756), Darakutni (1/352:10), Taberani, M. el-Kebir
(10/9923, 9925, 9926), İbn Hibban (1961-1962, 2963). Hadisin diğer tarikleri,
3000 ve 3004'te gelecek.
3000. İbn Mes’ud
bildiriyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) arkasında namaz
kılarken "Es-selamu alallahi kable ibadihi, es-selamu ala Cebrail,
es-selamu ala Mikail, es-selamu ala falan ve filan (Kullarından önce Allah'a
selam olsun, Cebrail'e selam olsun, Mika'i'I'e selam olsun, Falana ve Filana
selam olsun)" derdik. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namazı
bitirince şöyle buyurdu: "Allah hiç şüphesiz Selam'dır. Sizden biri
namazda oturduğunda şöyle desin: Et-tahiyyatu lillahi ve's-salavatu
ve't-tayyibat, es-selamu aleyke eyyuhe'n-nebiyyu ve-rahmetullahi ve-berakatüh,
es-selamu aleyna ve ala ibadillahi's-salihin, eşhedu en la ilahe illallah, ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve Resulüh.''
Tahric: İbn Ebi Şeybe,
Müsned (239), Ahmed (1/439, 440, 464), Buhari (831, 835, 6230), Müslim
(1/302:58), Ebu Davud (960), Nesai (752, 753, 757), İbn Huzeyme (703) ve İbn
Hibban (1949).
3001. Esved kanalıyla
İbn Mes’ud'dan Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) teşehhüd hakkında
Ebu Vail hadisinin (bir önceki hadisin) aynısı rivayet olunmuştur.
Tahric: Abdürrezzak (3061),
Ahmed (1/413, 409), Nesai (748, 754), Taberani, M. el-Kebir (10/9930,9931)
ve İbn Hibban (1950).
3002. İbn Mes’ud
anlatıyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) arkasında oturduğumuzda
"es-Selamu ala Cibrıl, es-selamu ala Mikail, es-selamu ala falan ve falan
(Cebrail'e selam olsun, Mikail'e selam olsun, Falana ve Filana selam
olsun)" derdik. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (namazı
bitirdikten sonra) bize yönelerek şöyle buyurdu: "Hiç şüphesiz Selam,
sadece Allah'tır. Siz şöyle deyin: Et-tahiyyatu lillahi ve's-salavatu
ve't-tayyibat, es-selamu aleyke eyyuhe'n-nebiyyu ve rahmetullahi ve berakatüh,
es-selamu aleyna ve ala ibadillahi's-salihin, eşhedu en la ilahe illallah, ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve Resulüh."
3003. Abdullah b.
Sahbera bildiriyor: İbn Mes’ud'un şöyle dediğini işittim:
Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem), ellerim, ellerinin arasında olduğu halde bana Kur'an'dan
sureleri öğrettiği gibi teşehhüdü şöyle öğretti: "Et-tahiyyatu lillahi
ve's-salavatu ve't-tayyibat, es-selamu aleyke eyyuhe'n-nebiyyu ve rahmetullahi
ve berakatüh, es-selamu aleyna ve ala ibadillahi's-salihin, eşhedu en la ilahe illallah, ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve Resulüh."
Bu duayı, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) aramızdayken böyle okurduk.
Vefat edince şöyle demeye başladık: "Es-selamu ale'n-nebiyyi. .. "
Tahric: İbn Ebi Şeybe,
Müsned (319), Ahmed (1/414), Müslim (1/302:59), Buhari (6265), Nesai (759) ve
Ebu Ya'la (5356=5347, 3797).
3004. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana teşehhüdü şöyle
öğretti: "Et-tahiyyatu lillahi ve's-salavatu ve't-tayyibat, esselamu
aleyke eyyuhe'n-nebiyyu ve rahmetullahi ve berakatüh, es-selamu aleyna ve ala
ibadillahi's-salihin, eşhedu en la ilahe illallah, ve
eşhedu enne Muhammeden abduhu ve Resulüh."
Tahric: Ahmed (1/376),
Taberani, M. el-Kebir (10/9942).
3005. Ebu Musa'nın
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"(Namazda) oturma zamanınız geldiğinde sizden birinizin sözü şöyle olsun:
"Et-tahiyyatu lillahi ve's-salavatu ve't-tayyibat, es-selamu aleyke
eyyuhe'n-nebiyyu ve rahmetullahi ve berakatüh, es-selamu aleyna ve ala
ibadillahi's-salihin, eşhedu en la ilahe illallah, ve
eşhedu enne Muhammeden abduhu ve Resuluh."
3006. Cabir bildiriyor:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (tahiyyatı) şöyle derdi:
"Bismillahi ve
billahi. (''Allah'ın adıyla, Allah'ın yardımıyla başlarım'') Ettahiyyatu
lillahi ve's-salavatu ve't-tayyibat, es-selamu aleyke eyyuhe'nnebiyyu ve
rahmetullahi ve berakatüh, es-selamu aleyna ve ala ibadillahi'ssalihin, eşhedu
en la ilahe illallah, ve eşhedu enne Muhammeden abduhu
ve Resulüh. Es'elullahe'l-cennete ve euzu billahi mine'n-nar. ''(Allah'tan
Cennet dilerim ve Cehennemden Allah'a sığınırım.'')"
Tahric: Tayalisi (1741),
Müslim, Temyiz (188/58), Tirmizi, el-İlelü'l-Kübra (1/227), Nesai (763/1204),
İbn Mace (902), İbn Adiy, Kamil (1/423) ve Hakim
(1/266, 267).
3007. İbn Ömer'in
bildirdiğine göre Hz. Ebu Bekr, çocukların okulda öğretildiği gibi minberden
teşehhüdü insanlara öğretirdi. Şu ibareler ile: "Et-tahiyyatu lillahi
ve's-salavatu ve't-tayyibat, es-selamu aleyke eyyuhe'n-nebiyyu ve rahmetullahi
ve berakatüh, es-selamu aleyna ve ala ibadillahi's-salihın, eşhedu en la ilahe illallah, ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve Resulüh,''
Tahric: Tahavi, Şerhu
Müşkili'I-Asar (1/264). 3016. hadise bakın.
3008. Ebu'l-Mütevekkil
anlatıyor: Ebu Said'e teşehhüd hakkında sordum. Şu karşılığı verdi:
"Et-tahiyyatu lillahi ve's-salavatu ve't-tayyibat, es-selamu aleyke
eyyuhe'n-nebiyyu ve rahmetullahi ve berakatüh, es-selamu aleyna ve ala
ibadillahi's-salihın, eşhedu en la ilahe illallah, ve
eşhedu enne Muhammeden abduhu ve Resulüh." Ebu Said ekledi: "Biz,
Kur'an ve teşehhüdden başka hiçbir şeyi yazıya dökmezdik."
3009. Abdurrahman b.
Abdi'l-Karl anlatıyor: Ömer b. el-Hattab'ın insanlara minberde teşehhüdü
(Tahiyyat'ı) öğrettiği ne şahit oldum. Şöyle diyordu: "Ettahiyyatu lillahi
ve's-salavatu ve't-tayyibat, es-selamu aleyke eyyuhe'n-nebiyyu ve rahmetullahi
ve berakatüh, es-selamu aleyna ve ala ibadillahi's-salihın, eşhedu en la ilahe
illallah ve eşhedu en ne Muhammeden abduhu ve Resulüh."
Tahric: Malik, Muvatta
(1/90:53).
3010. Kasım b. Muhammed
anlatıyor: Hz. Aişe'yi eliyle (Tahiyyat'ın ibarelerini) sayarken gördüm. Şöyle
diyordu: "Et-tahiyyatu et-tayyibatu es-salavatu ezzakiyatu lillahi,
es-selamu ala'n-nebi ve-rahmetullahi, es-selamu aleyna ve ala
ibadillahi's-salihın, eşhedu en la ilahe illallah, ve
eşhedu enne Muhammeden abduhu ve Resulüh." Sonra kendisi için aklına gelen
duaları yaptı.
Tahric: Malik, Muvatta
(1/91:55, 56).
3011. Habıb b. eş-Şehıd
bildiriyor: Muhammed (b. Sirin)'e teşehhüd sorulunca şöyle dedi:
"Et-tahiyyatu es-salavatu et-tayyibat ... " Sonra:
"ibn Abbas, buna ''elberakatu'' kelimesini eklerdi" dedi.
3012. İbrahim(-i Nehai)
anlatıyor: Alkame bir bedeviye teşehhüdü öğretirken şöyle diyordu:
"Es-selamu aleyke eyyühe'n-nebiyyu ve rahmetullahi ve berakatuhu ve
mağfiretuhu." Bedevi ise aynen tekrar ediyordu. Alkame: "Bize de bu
şekilde öğretildi" diye ekledi.
3013. İbn Avn
bildiriyor: İbrahim(-i Nehai)'nin teşehhüdü öğretirken şöyle dediği
işitilmiştir: "Et-tahiyyatu lillahi ve't-tayyibatu ves-salavatu, es-selamu
aleyke eyyühe'n-nebiyyu ve rahmetullahi ve berakatuh, es-selamu aleyna ve ala
ibadillahi's-salihin, eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden
abduhu ve Resulüh."
3014. Nafi bildiriyor:
İbn Ömer, ilk teşehhüdde: "Es-selamu aleyke eyyühe'nnebiyyu, es-selamu
aleyna ve ala ibadillahi's-salihın" demezdi.
Teşehhüdü Öğretenler ve
Öğretilmesini Emredenler
3015. Ebu Musa'nın
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"Bana kelimelerin anahtarları, mühürleri ve cevamiu'l-kelim (az kelimeyle
çok mana ifade etme kabiliyeti) verildi."
Tahric: Ebu Ya'la (7202.
72037).
3016. İbn Ömer diyor ki:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) öğretenlerin çocuklara yazı
yazmayı öğrettiği gibi, bize teşehhüdü öğretirdi.''
Tahric: Ebu Ya'la (5579=5605).
3017. Ebu Abdirrahman
es-Sülemi diyor ki: "Kur'an'dan sureleri öğrendiğimiz gibi teşehhüdü
öğrenirdik."
3018. Esved diyor ki:
"Alkame'nin Abdullah (b. Mes’ud)'dan, Kur'an surelerini öğrendiği gibi
teşehhüd öğrendiğini gördüm.''
3019. İbn Abbas diyor
ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bize Kur'an'dan sureleri
öğrettiği gibi teşehhüdü öğretirdi."
Tahric: Ahmed (1/292,
315), Nesai (1201), Müslim (1/303:60, 61), Ebu Davud (966), Tirmizi (290),
Nesai (762), İbn Mace (900), Taberani (11/11406; 11/10997), İbn Huzeyme (705),
İbn Hibban (1952-1954) ve Darakutni (1/350:3)
3020. İbrahim(-i Nehai)
diyor ki: "Öğrencileri, İbn Mes’ud'un teşehhüdünü ezberler, kelimelerini
harf harf takip ederlerdi."
3021. Abdullah (b.
Mes’ud) diyor ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bize
Kur'an'dan sureleri öğrettiği gibi teşehhüdü öğretirdi."
Tahric: Ahmed (1/394),
Ebu Davud (961), Bezzar (1745), Heysem eş-Şaşı, Müsned (510), Taberani
(10/10426), İbn Hibban (996) ve Hakim (1/265).
3022. Umeyr b. Said
en-Nehai diyor ki: "Babamla beraber İbn Mes’ud'a gittim.
Abdullah (ibn Mes’ud)
bize teşehhüdü öğretti."
3023. İbn Mes’ud diyor
ki: "Biz, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında istihare ve
teşehhüd hadisinden başka hiçbir hadisi yazı dökmedik.''
Tahric: Ahmed, el-İlel
(2/259:2184).
3024. Esved diyor ki:
"Abdullah (b. Mes’ud) bize Kur'an'dan sureleri öğrettiği gibi namazda
okunacak teşehhüdü de öğretirdi. Şöyle ki, bize (es-selamu'daki gibi) elif
(lam) ve (vet-tayyibatu'daki gibi) vavı okutmuyordu."
3025. Ebu'l-Aliye
anlatıyor: İbn Abbas, namaz kılan bir adamı dinledi. Adam oturduğunda teşehhüd
okurken şöyle diyordu: "El-hamdü lillahi et-tahiyyatü lillahi." Bunun
üzerine İbn Abbas adamı azarlayarak: "Elhamdülillah mı!?
Oturduğunda teşehhüde ''Et-tahiyyatü lillahi'' diyerek başla!" dedi.
3026. A'meş diyor ki:
"İbrahim(-i Nehai), bize teşehhüdde "es-Salavatu ve'ttayyibat"
ta geçen vavı söyletmezdi."
3027. İbrahim(-i Nehai)
diyor ki: "Onlar (sahabe ve tabiun), Kur'an'dan sureleri öğrendikleri gibi
teşehhüdü öğrenirlerdi."
Teşehhüdde Bismillah
Diyenler
3028. Cabir'in
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) teşehhüdde:
"Bismillah"
derdi.
3029. Zübeyr dedi ki:
Hz. Ömer teşehhüdde: "Bismillah" derdi.
3030. Haris bildiriyor:
Hz. Ali teşehhüd okuduğunda şöyle derdi: "Bismillahi hayru'l-esmai
ismullahi." (''Allah'ın adıyla (başlarım). isimlerin en hayırlısı Allah'ın adıdır'' )
3031. Müseyyeb b. Rafi'
diyor ki: İbn Mes'ud bir adamın teşehhüdde:
"Bismillah"
dediğini duyunca: "Bu, sadece yemekte söylenir" dedi.
30:32. Hammad'ın bildirdiğine göre Said b. Cübeyr teşehhüdde:
"Bismillah" derdi.
İlk iki Rek'atta Ne
Kadar Oturulur?
3033. İbn Mes'ud'un
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ilk iki rek'atta
oturduğunda sanki ateşte ısıtılmış taş üzerinde oturuyor gibiydi. (Ravi) Ebu
Ubeyde ekledi: Ben (babama): "Kalkıncaya kadar öyle mi duruyordu?"
diye sordum. Babam: "Kalkıncaya kadar öyle dururdu" diye cevap
verdi.
Tahric: İbn Ebi Şeybe,
Müsned (371); Tayalisi: (331), Ahmed (1/386, 410, 428, 436, 460), EbU Davud
(987), Tirmizi: (366), Nesai: (764), Ebu Ya'la (5210=5232), Taberani:
(10/10285, 10284), Hakim (17269) ve Beyhaki: (2/134).
3034. Temim b. Seleme
bildiriyor: Hz. Ebu Bekr, ilk iki rek'atta oturduğunda kalkıncaya kadar sanki
ateşte ısıtılmış taş üzerinde gibiydi.
3035. İbrahim(-i Nehai),
Ebu Bekr'in arkasında namaz kılan birinden bildiriyor: Hz. Ebu Bekr, ilk iki
rek'atta ayağa kalkıncaya kadar ateş parçası üzerinde (oturuyor) gibiydi.
3036. Muğire'nin
bildirdiğine göre İbrahim(-i Nehai), ilk iki rek'attaki teşehüde, teşehhüd
(Tahiyyat) mikdarı kadar oturup acele etmezdi. Sonra ayağa kalkardı.
3037. İbn Ömer der ki:
"ilk iki rek'attaki istirahat, sadece teşehhüd için konmuştur."
3038. Hasan(-ı Basri)
şöyle derdi: "İlk iki rek'atta teşehhüd mikdarından fazla durulmaz."
3039. Şa’bi dedi ki:
"İlk iki rek'atta teşehhüdden fazla oturan kişinin sehiv secdesi yapması
gerekir."
3040. Hz. Aişe
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) iki rek'at(ın oturuşunda
sadece) Tahiyyat okurdu.
Teşehhüdden Sonra
Okunmasına Ruhsat Verilen Dualar
3041. Mus'ab b. Sa'd
bildiriyor: (Babam) Sa'd (b. Ebi Vakkas) teşehhüd okuduktan sonra şu duaları
okurdu: "Sübhanallahi mil'es-semavati ve mil'el-ardi ve ma beynehunne ve
ma tahte'ssera. Ve'l-hamdü lillahi mil'es-semavati ve mil'el-ardi ve ma
beynehunne ve ma tahte's-sera. Vallahu ekber mil'es-semavati ve mil'el-ardi ve
ma beynehunne ve ma tahte's-sera. -Şu'be dedi ki:
Allahu ekber mi önce, yoksa Elhamdü lillah mı, bilmiyorum.- Velhamdü lillahi
hamden tayyiben mübaraken fihi, la ilahe illallahu vahdehu la şerike leh,
lehu'l-mülkü ve lehu'l-hamdu ve hüve ala külli şey'in kadır. innı es'eluke
mine' I-hayri küllihi."
("Gökler ve yer ile ikisi arasındakiler ve yeraltının
dolusunca Sübhanallah. Gökler ve yer ile ikisi arasındakiler ve yeraltının
dolusunca Elhamdülillah. Gökler ve yer ile ikisi arasındakiler ve yeraltının
dolusunca Allahü ekber. Bereketli ve güzel bir şekilde hamdler, Yüce Allah'a
mahsustur. Ortağı bulunmayan tek olan Yüce Allah'tan başka ilah yoktur. Mülk ve
hamd, ona aittir. Onun gücü her şeye yeter. Kuşkusuz ben, hayrın tümünü senden
istiyorum.") Sonra selam verirdi.
3042. Umeyr b. Said
anlatıyor: Abdullah (b. Mes’ud) bize namazdaki teşehhüdü öğretir, sonra şöyle
derdi: Sizden biri namazda teşehhüdü bitirince şöyle desin:
Allahumme innı es'eluke
mine'l-hayri küllihi ma alimtu minhu ve ma lem a'lem,
ve euzu bike mine'ş-serri küllihi ma alimtu minhu ve ma lem a'lem. Allahumme
innı es'eluke min hayri ma seeleke ibaduke's-salihun. Ve euzu bike min şerri ma
aze minhu ibaduke's-salihun. Rabbena innena fağfir lena zünObena ve keffir anna
seyyiatina ve teveffena maa'l-ebrar. Rabbena ve atina ma vaadtena ala rusulike
ve la tuhzina yevme'l-kıyameh, inneke la tuhlifu'l-miad."
("Allahım! Salih olan kullarının senden istediği
hayırları kuşkusuz ben de senden istiyorum. Salih kullarının sana sığındıkları
şerler ne ise onlardan sana sığınıyorum. Rabbimiz! Bizlere dünyada bir hasene,
ahirette de bir hasene ver. Bizi cehennem azabından muhafaza buyur. Rabbimiz!
Kuşkusuz bizler, iman ettik. O halde günahlarımızı bağışla ve işlediğimiz
hataları silip canlarımızı iyilerle birlikte ai. Rabbimiz! Peygamberlerin
aracılığı ile bize vaadettiklerini ver bize. Kıyamet günü bizi rezil etme.
Şüphesiz sen, vaadinden dönmezsin)"
Tahric: Taberani, M.
el-Kebir (10/9941)
3043. Abdullah (b.
Mes’ud) diyor ki: "Namaz kılan kişi teşehhüd duasını okur sonra
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) salat ve
selam getirir ve kendisi için dua eder."
3044. Şa’bi diyor ki:
"Teşehhüdü bitirdiğin zaman ahiretin ve dünyan için aklına gelen duaları
yap."
3045. Hasan(-ı Basri) ve
Şa’bi dediler ki: "Namazında aklına gelen duaları yap."
3046. Osman b. el-Esved
bildiriyor: Mücahid'e:"Farz namazda kendim için dua edeyim mi?" diye
sorunca şöyle dedi: "Teşehhüd okumadıkça kendin için dua etme."
Ata'ya sordum. Şu karşılığı verdi: "istiğfarı çokça getirirsin."
3047. İbrahim(-i Nehai)
der ki: Onlar (saha be va tabiun) imamın teşehhüdden sonra şu beş kapsamlı
kelimeyi söylemesini müstehap görürlerdi: "Allahumme innı nes'eluke
mine'l-hayri küllihi ma alimna minhu vema lem na'!em ve neCızu bike
mine'ş-serri küllihi ma alimna minhu ve ma lem na'lem. (Allahım!
Bilip bilmediğimiz tüm hayırları senden istiyoruz. Bilip bilmediğimiz tüm
kötülüklerden sana sığınıyoruz") (İbrahim)
ekledi: "imam (namazı bitirmekte) ne kadar acele ederse etsin (ona uyan)
şu beş kelimeyi (terk etmek için) acele etmesin."
3048. Abdullah (b.
Mes’ud) dedi ki: "Namazınızda en çok ihtiyacınız olan şey için dua
edin;"
3049. Avn dedi ki:
"Size en çok üzüntü veren ihtiyaçlarınızı namazda dile getirin. Çünkü
namazda yapılan duanın üstünlüğü, nafile (namaz)ın üstünlüğü gibidir."
3050. Ebu Bürde diyor
ki: Ebu Musa (el-Eş'ari) namazını bitirdiği zaman şöyle derdi:
"Allahümmağfir li zenbı ve yessir li emri ve barik li fi rızkı. ("Allahım! Günahımı bağışla, işlerimi kolaylaştır ve
rızkımda bereket ihsan eyle'')
Farz Namazda Kur'an'da
Geçen Dualarla Dua Etmeyi Müstehap Görenler
3051. İbrahim(-i Nehai),
farz namazında Kur'an'daki dualarla dua etmeyi müstehap görürdü.
3052-3054. Tavus ve Mücahid: "Farz namazında Kur'an'daki
dualarla dua edin" demişlerdir.
3055. Hakem b. Atiyye
der ki: Muhammed (b. Sirin)'e namazda yapılan dua hakkında sorulan soruyu
işittim. Şu karşılığı verdi: "Onların (Ashab-ı Kiram'ın) en sevdiği
dualar, Kur'an'a uygun düşen dualar idi."
3056. Muhammed (b.
Sirin), namazda dünya işleriyle ilgili dua edilmesini mekruh görürdü.
3057. Ebu Ma'şer'in
bildirdiğine göre farz namazında Kur'an'daki dualarla dua etmek, İbrahim(-i
Nehai)'nin hoşuna giderdi.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |