|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Namaz |
Namazının Bir Bölümünü
Kıbleden Başka Yöne Doğru Kılan Kişi Hakkında ''Namazl Tekrar Kılar'' Diyenler
3390. Bera b. Azib
anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraber 16 ay namazı
Mescid-i Aksa'ya doğru kıldım. Ta ki "(Ey Müslümanlar!) Siz de nerede
olursanız olun, (namazda) yüzlerinizi o tarafa çevirin" (Bakara Sur. 144)
ayeti inene kadar. Bu ayet, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namaz
kıldıktan sonra indi. Cemaatten biri (daha sonra) Ensarlı insanlardan namaz
kılmakta olan bir topluluğun yanından geçti. Onlara olayı anlattı. Onlar da
(henüz namazda iken) yüzlerini Beytullah tarafına doğru çevirdiler.
Tahric: Buhari (40),
Müslim (1/374:11, 12), Tirmizi (340, 2926), Nesai (945) ve İbn Mace (1010).
3391. Enes b. Malik
anlatıyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) habercisi gelerek
"Kıble, Beytullah'a, Mescid-i Haram'a doğru değiştirildi" dedi. imam
iki rek'at namaz kılmıştı. Hepsi geri döndü ve kalan iki rek'atı Mescid-i Haram
tarafına doğru kıldılar.
Tahric: Müslim
(1/375:15), Bezzar Keşfü'l-Estar ( 421) ve Darakutni (1/274:3)
3392. İbn Abbas
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ve ashabı 16 ay
Beytü'l-Makdis'e doğru namaz kılmıştır. Sonra kıble değiştirildi.
Tahric: Ahmed
(1/250,325,357), Taberani (11/11066) ve Bezzar Keşfü'l-Estar ( 418).
3393. Umare b. Evs
anlatıyor: Beytü'l-Makdis'e doğru namaz kılıyorduk. Biz ve imamımız rüku
halindeyken biri gelip: "Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Kur'an
indi. Kabe'ye dönmekle emredildi. Agah olun, siz de Kabe'ye dönün!" dedi.
Bunun üzerine imamımız rüku halindeyken o ve cemaat Kabe'ye yönelinceye kadar
geri döndüler. Böylelikle namazın bir kısmını Beytü'l-Makdis'e (Kudüs'e) doğru,
bir kısmını da Mescid-i Haram'a doğru kılmış olduk.
Tahric: Ebu Ya'la (1506
= 1509), İbn Sa'd (1/243).
3394. Ukayl'ın
bildirdiğine göre İbn Şihab'a bulutlu bir günde namazı kıbleden başka bir yöne
doğru kılan, daha sonra namazdayken bunun farkına varan cemaatin durumu
sorulunca şöyle dedi: ''Kıbleye dönerler ve (daha önce yanlış yöne doğru)
kıldıklarını geçerli sayarlar. Zira Resululllah'ın (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) ashabı, Beyti Makdis'e doğru namaz kılarlarken Kabe'ye dönmeleri
emredildiği zamanda böyle yapmışlardı. Namazdayken hemen Kabe'ye döndüler.
Böylelikle namazın bir kısmını Beytü'l-Makdis'e doğru, bir kısmını da Kabe'ye
doğru kılmış oldular.
3395. İbn Ömer dedi ki:
liSabah namazında rüku halindelerdi. rüku halindeyken döndüler.''
3396. Nadr b. Arabi
anlatıyor: Mücahid'in "Her nereye dönerseniz Allah'ın yüzü
oradadır’’(Bakara Sur. 115) ayeti hakkında şöyle dediğini işittim: ''Allah'ın
zatı'ndan murad, Allah'ın kıblesidir. Doğu batı her nerede olursanız Kabe'ye
dönün."
3397. Dahhak b. Muzahim,
"Herkesin kendisine yöneldiği bir ciheti vardır" (Bakara Sur. 148)
ayeti hakkında şöyle demiştir: "Herkesin kendisine yöneldiği bir kıblesi
vardır."
3398. İbn Abbas şöyle
demektedir: "Beytullah'tan hiçbir tarafı arkana alma. Tüm vücudunla ona
yöne!."
3399. Ebu'l-Aliye,
" ... (Mescid-i Haram) tarafına" ayetini (Bakara Sur. 144)
"hizasına" diye tefsir etmiştir.
Kıbleden Başka Bir Yöne
Doğru Namaz Kıldıktan Sonra Farkına Varan Kişi
3400. Amir(-i Şa’bi),
kıbleden başka bir yöne doğru namaz kılan kişi hakkında şöyle dedi:
"(Namazı) geçerli olur (kaza ve telafisi gerekmez)."
3401. Haccac anlatıyor:
Ata (b. Ebi Rabah)'a bulutlu bir günde namaz kılıp da sonra kıbleden başka bir
yöne doğru kıldığının farkına varan kişi hakkında soru sordum. Şöyle dedi:
"Bir şey yapması gerekmez."
İbrahim(-i Nehai) ile
Şa'bi'ye bunu soran biri bana onların "Geçerli olur (kazası
gerekmez)" dediklerini bildirdi.
3402. Ka'ka' b. Yezid
anlatıyor: Kıbleden başka bir yöne doğru namaz kıldım. İbrahim(-i Nehal)'ye
bunun hükmünü sordum. "Sana yeterli gelir (telafi ve kazası
gerekmez)" karşılığını verdi.
3403. Mis'ar anlatıyor:
Ata (b. Ebi Rabah)'a, kıbleden başka bir yöne doğru namaz kılan kişi hakkında
sordum. Şu karşılığı verdi: "Geçerli olur (telafi ve kazası
gerekmez)."
3404. İbrahim(-i Nehai),
kıbleden başka bir yöne doğru namaz kılan kişi hakkında: "Geçerli olur
(telafi ve kazası gerekmez)" dedi.
3405. Hammad dedi ki:
(Bu meselede) İbrahim(-i Nehai) "Geçerli olur (telafi ve kazası
gerekmez)" demiştir.
3406. Said b.
el-Müseyyeb dedi ki: "İade etmesi gerekmez."
3407. İbrahim(-i Nehai)
şöyle demiştir: "Bulutlu bir günde kıbleden başka bir yöne doğru namaz
kıldıktan sonra hava açıldığında namazın bir kısmı kıldıysan, kıldığın
rek'atleri hesaba kat. Sonra (olduğun yerde) yüzünle kıbeye yönel (telafi ve
kaza gerekmez)."
3408. Hammad (b. Ebi
Süleyman), kıbleden başka bir yöne doğru namaz kılan kişi hakkında şöyle dedi:
"Namazını tamamlamıştır."
''Bu Durumda Namazı iade
Eder" Diyenler
3409. Muhammed (b.
Sirin) anlatıyor: Humeyd b. Abdirrahman, evimizde namaz kıldı. Ona:
"Kıblemizde sola doğru bir değişme var" dedim. Bunun üzerine namazını
tekrar kıldı.
3410. Tavus dedi ki:
"Namazını iade eder."
3411. Zühri diyor ki:
"Vakit içerisinde kıbleden başka bir yöne doğru namaz kılanın namazı iade
etmesi gerekir. Vakit içerisinde değilse iade etmesine gerek yok."
3412. Hasan(-ı Basri)
dedi ki: "Vakit içerisinde olduğu müddetçe namazını iade eder."
''Kad Kanet es-Salatu
(Namaz Vakti Geldi) " Demeyi Mekruh Görenler
3413. Mersed dedi ki:
Ebu Zabyan, insanların "Namaz vakti geldi" demelerinden hoşlanmazdı.
3414. İbrahim(-i Nehai)
dedi ki: "(Ashab ve tabiun) insanların "Kad haneti's-salatu''
demelerini mekruh görürlerdi.'' İbrahim(-i Nehai) ekledi: "Namaz helak
olmaz. Şöyle deyin: "Namaz hazır oldu.// (Yani kılınma zamanı geldi. )
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |