m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Namaz

 

Büluğa Ermeden Önce çocuğun imamlık Yapması

 

3520. Hemmam'ın (veya Hişam'ın) babasından bildirdiğine göre Eş'as, bir çocuğu imamlığa geçirdi. Bunun sebebi sorulunca: "Ben sadece Kur'an'ı öne geçirdim" dedi.

 

3521. Urve'nin bildirdiğine göre Eş'as gelince bir çocuğu imamlığa geçirdi. Bu sebeple insanlar kendisini ayıplayınca şöyle dedi: "Ben onu imamlığa geçirmedim. Ben sadece Kur'an'ı öne geçirdim."

 

3522. İbrahim(-i Nehai) dedi ki: "Henüz büluğa ermeyen çocuğun Ramazan ayında imamlık yapmasında bir sakınca yoktur."

 

3523. Hasan(-ı Basri) dedi ki: "Henüz büluğa ermeyen çocuğun imamlık yapmasında bir sakınca yoktur."

 

3524. Ömer b. Abdilazız ve Ata (b. Ebi Rabah): "Ne farz namazda, ne de nafile namazda büluğa ermeyen çocuk imamlık yapamaz" dediler.

 

3525. Şa’bi dedi ki: "Çocuk büluğa ermedikçe imamlık yapamaz."

 

3526. Mücahid dedi ki: "Çocuk büluğa ermedikçe imamlık yapamaz."

 

 

 

Namazda Gerinmeyi Mekruh Sayanlar

 

3527. İbrahim(-i Nehai), kadınların yanında ve namazda gerinmeyi mekruh sayardı.

 

3528. Said b. Cübeyr dedi ki: "Gerinmek namazı (n sevabını) eksiltir."

 

 

 

Namazda Omuzları Açık Bırakmak

 

3529-3530. Ebu Hureyre bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) erkeğin omuzlarında bir şey olmadığı halde tek kumaşla namaz kılmasını yasaklamıştır.

 

Tahric: Ahmed (2/243), Buhari (359), Müslim (1/368:277), Ebu Davud (626), Nesai (845) ve İbn Huzeyme (765).

 

 

 

3531. İbrahim et-Tey mı der ki: ''Muhammed'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından biri, namaz kılacağında üst giysi bulamazsa omuzlarının üzerinden iplik ip geçirmek (suretiyle düşmesini önlemek için izarı bağlayarak) öyle namaz kılardı."

 

3532. İbrahim(-i Nehai) dedi ki: ''Onlar (Ashab-ı Kiram ve Tabiun) namazda omuzların açık bırakılmasını hoş karşılamazlardı.''

 

3533. Muhammed b. Ali (el-Bakır) şöyle derdi: ''Erkek sadece omuzları örtülü olarak namaz kılabilir."

 

 

 

Vali ve Devlet Başkanına Namaza Durulacağının Bildirilmesi

 

3534. Mücahid anlatıyor: Hz. Ömer Mekke'ye gelince Ebu Mahzure yanına gitti.

Ezan yeni okunmuştu. Şöyle dedi: "Ey müminlerin emiri! Haydi namaza, haydi namaza, haydi felaha, haydi felaha.'' Bunun üzerine Ömer şöyle dedi: "Yazık sana, deli misin sen? Bu senin bizi çağırdığın davetinde (ezanında) yok mu zaten? Sen bize gelinceye kadar biz sana geliriz!''

 

3535. Muğire anlatıyor: Cemaat geciktiğinde müezzin şöyle derdi: "Eşhedü enne Muhammeden Resulullah, Kad kameti's-Salatu, Kad kameti's-Salatu, Hayye ale's-Salah, Hayye ale's-Salah, Hayye ale'l-Felah, Hayye ale'I-Felah.''

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Yolculuk Esnasında Güneşin (Tepe Noktasından Batıya) Kayıp Kaymadığından Emin Değilsen (Ne Yapman Gerekir?)