|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Oruç |
Ramazan'ın Son on günü
- Zilhicce'nin İlk on Günü
Ramazanın Son On Günü
9602. Ebu Akreb el-Esedi
anlatıyor: İbn Mes’ud'un evine vardığımızda onu evin çatısında bulduk. inmeden
önce: "Allah ve Resulü doğru söylemiştir" dediğini işittik. indiği
zaman ona: "Ey Ebu Abdirrahman! Senin ''Allah ve Resulü doğru
söylemiştir'' dediğini işittik" dedik. O da: "Kadir gecesi, Ramazanın
son yarısında yedinci gündedir. Bunun işareti olarak güneş, o gün beyaz, şuasız
olarak doğar. Ben de güneşe baktım ve haber verildiği gibi o şekilde olduğunu
gördüm. Sonra da tekbir getirdim" cevabını verdi.
9603. Hz. Ömer der ki:
"Siz Kadir gecesi hakkında Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
''Kadir gecesini Ramazan ayının son on gününde arayınız'' buyurduğunu
biliyorsunuz.''
9604. Ubade b. es-Samit
der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Kadir gecesini bize haber
vermeyi murat ettiği halde yanımıza çıktığında iki adam çekişiyordu. Daha sonra
Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ben Kadir gecesini size
haber vermek için çıkmıştım. Falan ve falanca çekişiyorlardı. (Bu nedenle
unuttum) Herhalde bu sizin için hayır olur. O halde Kadir gecesini (son) dokuz,
yedi ve beşinci gecede arayınız" buyurdu.
9605. Abdullah b.
Abdillah b. Hubeyb'in bildirdiğine göre Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) sahabisi Abdullah b. Üneys'e Kadir gecesi hakkında sorulunca;
"Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Onu bu gece arayın''
buyurduğunu işittim. O gece, yirmi üçüncü geceydi" cevabını verdi.
9606. Mersed b. Ebi
Mersed, babasından bildiriyor: Ebu Zer ile beraber Orta Şeytan'ın yanındaydım.
Ona Kadir gecesi hakkında sordum.
Şu karşılığı verdi:
Bundan Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) en çok soran bendim. Ben:
"Ey Allah'ın Resulü! Onu bize haber ver" dediğimde Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Şayet bu hususta bana izin verilseydi,
elbette haber verirdim. Ancak Kadir gecesini iki yedinin birinde (17 veya 27.
gece) arayın. Bu sorun burada kalsın, bir daha sormayasın" buyurdu.
9607. Kannan b. Abdillah
en-Nehmı der ki: Zir b. Hubeyş'e Kadir gecesi hakkında sorunca; "Ömer,
Huzeyfe ve Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından bir takım insanlar,
Kadir gecesinin yirmi yedinci gece olduğunda şüphe etmiyorlardı. O halde sen
ona ara verme (27. geceyi son üç güne birleştir) " cevabını verdi.
(Zilhicce'nin ilk) On
Gününde Ramazanın Kazası Hakkında
9608. Hz. Ömer der ki:
"(Zilhicce'nin ilk) on gününde Ramazanın kazasında bir sakınca
yoktur."
9609. Hz. Ali der ki:
"Herkimin üzerinde Ramazanın kazası varsa onu Zilhicce ayında kaza
etmesin. Çünkü Zilhicce ayı, hac ayıdır."
9610. Ebu Hureyre der
ki: "Farz ile başla. Ramazanın kazasını Zilhicce ayının ilk on gününde
kaza etmende bir sakınca yoktur."
9611. Said b. Cübeyr ile
İbrahim(-i Nehai) dediler ki: "Kişi farz ile başlar. Ramazanın kazasını
Zilhicce ayının ilk on gününde kaza etmesinde bir sakınca yoktur."
9612. Katade der ki:
"ibnu'I-Müseyyeb, Ramazanın kazasını Zilhicce ayının ilk on gününde kaza
etmekte bir sakınca görmüyordu."
9613. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Ramazanın kazasını Zilhicce ayının ilk on gününde kaza etmekte
bir sakınca yoktur."
9614. Ata (b. Ebi
Rabah), Tavus ve Mücahid dediler ki: "Ramazanın kazasını dilediğin zaman
yerine getir."
Said b. Cübeyr:
"Bunda bir sakınca yoktur" ifadesini kullandı.
9615. Hişam'ın
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), böyle yapılmasını mekruh görüyordu.
Kadir Gecesi ve (Hangi
Gün Olduğundaki) ihtilaflar Hakkında
9616. İbn Abbas der ki:
Ramazan ayında ben bir ara rüyadayken götürüldüm. O sırada "Bu gece, Kadir
gecesidir" denildi. Ben de uyku sersemi bir halde kalktım. Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) çadırının kazığa bağlandığı ipe tutunarak yanına
vardığımda namaz kılıyordu. Sonra geceyi araştırdığımda yirmi üçüncü gece
olduğunu anladım.
ibn Abbas: "Kadir
gecesi müstesna, şeytan her gece güneşle beraber doğar.
Bunun (istisnanın) sebebi,
güneşin o gün beyaz ve şuasız olarak doğmasıdır" dedi."
9617. İbn Ömer der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Kadir gecesini Ramazan ayının
son on -veya yedi- gününde arayınız" buyurdu.
9618. Hz. Aişe der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Kadir gecesini Ramazan ayının
son on gününde arayınız" buyurdu.
Tahric: Ahmed (6/56,204)
ve MÜslim (2/828:219).
9619. Sunabihi der ki:
Bilal'e Kadir gecesini sorduğumda; "Yirmi üçüncü gecedir" cevabını
verdi.
9620. Asım, babasından,
o da dayısından bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Şurası muhakkak ki Kadir gecesi bana gösterildi. Fakat sonra bana
unutturuldu. O halde onu (Ramazan ayının) son on gününün, tek gecelerinde
arayınız" buyurdu.
9621. İbn Ömer der ki:
"(Kadir gecesini) Ramazan ayında (arayınız)."
9622. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: "Kadir gecesini son yedi, dokuz, on birinci ve yirmi
dördüncü gecesi arayınız. Çünkü güneş her gün, Bedir sabahı (24. gecesi)
müstesna şeytanın iki boynuzu arasında doğar."
9623, Zir der ki: Ubey
b. Ka'b'ın ''Kadir gecesi yirmi yedinci gecedir'' dediğini işittim.
9624. Havt el-Huzai der
ki: Zeyd b. Erkam'a Kadir gecesini sordum, O da: "Hiç şüphe yok ki, Kadir
gecesi on dokuzuncu gece, hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün (yani
Bedir'de) iki ordunun karşı karşıya geldiği (24.) gecedir" karşılığını
verdi.
9625. Ebu Bekre der ki:
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Kadir gecesini Ramazan ayının
son on gününün, dokuz, yedi, beş, üç veya son gecesinde arayınız"
buyurduğunu işittim.
9626. Zir b. Hubeyş der
ki: Ubeyy'in ''Kadir gecesi, yirmi yedinci gecedir. O gece, Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) bize haber verdiğine göre, Güneş dönerek beyaz
olarak doğar" dediğini işittim.
9627. Rabia b. Gülsum der
ki: Hasan(-ı Basri)'nin ''Kadir gecesi, Ramazan ayının tümünde dolaşır
durur" dediğini işittim.
9628. Ebu Kılabe der ki:
"Kadir gecesi, (son) on gecenin tamamında intikal eder."
9629. Abdullah b. Şerik
der ki: Zir'in "Kadir gecesi, yirmi yedinci gecedir. Kadir gecesi olduğu
zaman, sizden biriniz gusletsin, süt ile iftarını açsın ve iftarını sahura
kadar tehir etsin" dediğini işittim.
9630. Muaviye der ki:
"Kadir gecesi, yirmi üçüncü gecedir."
9631. Cabir b. Semure der
ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Kadir gecesini Ramazan
ayının son on gününde arayınız" buyurdu.
9632. Ebu Said el-Hudri
der ki: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Kuşkusuz Kadir gecesi
bana gösterildi. Fakat (meşgul ettikleri için) bana unutturuldu. Onu (Ramazan
ayının) son on gününün, tek gecelerinde arayınız" buyurduğunu işittim.
Tahric: Ahmed (3/60),
Buhari (813), Müslim (2/824:213), Ebu Davud (1377), Nesai (3342) ve İbn Mace
(1776).
9633. Esved'in
bildirdiğine göre Hz. Aişe, yirmi üçüncü gece ailesini (ibadet için)
uyandırırdı.
9634. Ubeydullah b. Ebi
Yezid der ki: "ibn Abbas'ı yirmi üçüncü gece (uyanmaları için) ailesine su
serperken gördüm.''
9635. İbn Ömer der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Kadir gecesini Ramazan ayının
son on gününde arayınız" buyurdu.
9636. Hasan(-ı Basri)
der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Kadir gecesi, aydınlık
ve yumuşak bir gecedir. (Sabahında) güneşi şuasız olarak doğar" buyurdu.
Ramazanın Son On Günü
Girdiği Zaman Bütün Gücüyle ibadete Yönelenler
9637. Hz. Ali der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ramazanın son on günü girdiği zaman
ailesini uyandırıp mi'zeri kaldırırdı.
Ebu Bekr (b. Ayyaş)'a
"Mi'zer'i kaldırmak ne?" diye sorulunca; "Kadınlardan elini
eteğini çekmektir'' cevabını verdi.
9638. Mücahid der ki:
"ibn Ömer, Ramazanın son on günü girdiği zaman ailesini (ibadet için)
uyandırırdı.''
9639. Abdurrahman b. Sabit
der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Ramazanın son on günü girdiği
zaman ailesini uyandırıp onları harakete geçirirdi (çok ibadet etmeye teşvik
ederdi).
9640. Uyeyne b.
Abdirrahman, babasından bildiriyor: "Ebu Bekre, Ramazan ayında, diğer
senelerde namaz kıldığı gibi namaz kılardı. Son on gün girdiği zaman daha çok
ibadete yönelirdi.''
9641. Hz. Aişe der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ramazanın son on gününde, diğer
zamanlarda ibadet etmediği gibi çok ibadet ederdi.''
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Sene Boyu Ara
Vermeden Oruç Tutmak