m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Oruç

 

Hilal Görüldüğü Zaman Söylenecek Olan Söz

 

9820. Ubade b. es-Samit der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hilali gördüğü zaman: "Allahu Ekber, Allahu Ekber, Elhamdülillah. Ve la-havle ve-la kuvvet e illa billah. Allahümme inni es'eluke hayra haza'ş-şehri, ve euzu bike min şerri'l-kaderi ve min şerri yevmi'l-haşri" ("Yüce Allah, en büyüktür. Yüce Allah, en büyüktür. Hamd, Allah'a mahsustur. Güç ve hareket, ancak Allah ile mümkündür. Allahım! Bu ayın şerrinden sana sığınırım. Ayrıca kaderin ve dirilme gününün şerrinden de sana sığınırım") buyururdu.

 

Tahric: Ahmed (1/162), Abdullah Zevaidu'l-Müsned (5/329), Darimi (1687, 1688), Tirmizi (3451), Taberani (12/13330), İbn Hibban (888) ve Hakim (4/285).

 

 

 

9821. Abdurrahman b. Harmele der ki: Said b. el-Müseyyeb ile beraber geri dönerken "Ey Ebu Muhammed! işte hilal" dedik. Hilali gördüğü zaman: "Amentü billezi halekeke fesevvake fe-adelek ("Seni kusursuz bir şekilde yaradana iman ettim")" dedi. Sonra bana dönerek: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hilali gördüğü zaman böyle derdi" dedi.

 

9822. Hz. Ali der ki: "Sizden biriniz hilali gördüğü zaman başını kaldır(ıp uzun uzadıya onu seyret)mesin. Sizden birinize sadece ''Senin ve benim rabbim Allah'tır'' demesi yeterlidir.''

 

9823. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Hilali gördüğün zaman ''Senin ve benim rabbim Allah'tır'' de!''

 

9824. Ebu ishak'ın bildirdiğine göre Hz. Ali, hilali gördüğü zaman "Allahümme'rzukna nasrahu ve hayrahu ve bereketehu ve fethahu ve nurehu, neuzu bike min şerri ve şerri ma ba'dehu (Allahım! Bu ayı bizlere yardımı, hayrı, bereketi, fethi ve nuru ile rızıklandır. Bu ayın ve sonrasının şerrinden de sana sığınırız)" derdi.

 

9825. Ebu Mes'ud el-Bedrı der ki: "Şu köşkten aşağı düşmem bana onların yaptığı gibi yapmamdan daha hoş geliyor. (Bakıyorum da) sizden birinize hilali gördüğü zaman sanki Rabbini görmüş gibi bir haller oluyor!"

 

9826. Hüseyn b. Ali der ki: Hişam b. Hassan'a, Hasan(-ı Basri)'nin hilali gördüğü zaman ne söylediğini sordum. O da: "Allahümme ic'alhu şehre bereketin ve nurin ve ecrin ve muafatin.

Allahümme inneke kasimun beyne ibadike fihi hayren feksim lena fihi min hayri ma teksimu fihi beyne ibadike's-salihın (Allahım! Bu ayı, bereket, nur, sevap ve afiyet ayı eyle! Allahım! Bu ay vesilesiyle kulların arasında hayır taksimatında bulunuyorsun. O halde bu ayda salih kullarına taksim ettiğin hayırlardan birini de bana ayır!)" cevabını verdi.

 

9827. Ata (b. Ebi Rabah)'ın bildirdiğine göre bir adam çölde hilali gördü.

Sahibi görülmeyen bir kimsenin şu duayı yaptığını işitti: "Allahümme ehillehu aleyna bi'l-emni ve'l-imani ve's-selameti ve'l-islami ve'l-huda ve'l-mağfireti ve'ttevfıki lima terda, ve'l-hıfzl mimma teshatu, rabbı ve rabbikellahu (Allahım! Bu hilal ile birlikte gelecek olan bu ayda bizlere emniyet, iman, selamet, islam, hidayet, bağışlanma ve razı olduğun hususlarda başarı yanında sevmediğin hususlarda muhafaza kılınmamızı nasip et. Benim ve senin Rabbin Allah'tır)" dediğini işitti.

Ravi ekledi: "Bu sözleri o kadar çok söylemeye devam etti ki hiç kimseyi görmediğim halde bunları ezberledim."

 

9828. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Kişinin hilali gördüğü zaman ''Senin ve benim rabbim Allah'tır'' demesi onların (Sahabe ve Tabiunun) çok hoşuna giderdi."

 

9829. Mücahid, hilalin görülmesi anında ateş yakılmasını ve sesin yükseltilmesini mekruh görürdü.

 

9830. Katade'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hilali gördüğü zaman üç defa "Hilalu hayrin ve rüşdin, hilalu hayrin ve rüşdin, amentü billez! halekake, elhamdü lillahillezi zehebe bişehrin keza ve keza" ("Hayır ve doğruluk hilali olsun; hayır ve doğruluk hilali olsun. Seni yaratana iman ettim. Hamd, falanca ayı götüren Allah'a mahsustur") buyururdu.

 

9831. Mücahid'in bildirdiğine göre İbn Abbas, hilal için ayağa kalkılmasını kerih görürdü. Fakat sadece ona dönerek "Allahu ekber, Elhamdülillahi'llezl zehebe bihilali keza ve keza. Cae bihilalin keza ve keza" (Allah, en yücedir. Hamd, falanca ayın hilalini götürüp onun yerine falanca ayın hilalini getiren Allah'a mahsustur) derdi.

 

 

 

Nevruz Orucu

 

9832. Said'in bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri)'ye Nevruz orucundan soruldu.

Hoşlanmayarak "Ona tazim mi ediyorsunuz?" dedi.

 

9833. Hişam der ki: "Hasan'a Nevruz orucundan soruldu. O da "Sizin Nevruz'la ne işiniz oluyor? Ona iltifat etmeyin. O, Acemlere aittir" cevabını verdi.

 

 

 

Kışın Oruç Tutmak

 

9834. Amir b. Mes'ud der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Kışın oruç tutmak, zahmetsiz ganimettir" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (3/75; 4/335), Tirmizi (797), İbn Huzeyme (2145), Beyhaki (4/297), Ebu Ya'la 1056=1061) ve Taberani el-Mu'cemu's-Sağfr (716).

 

 

 

9835. Hz. Ömer "KıŞ, abidin ganimetidir" dedi.

 

9836. Mücahid bildiriyor: Ubeyd b. Umeyr, kış geldiği zaman "Ey ehl-i Kur'an!

Namazınız için geceler uzadı. Orucunuz için de gündüzünüz kısaldı. O halde ganimetlenin" derdi.

 

 

 

Oruçlunun iftar Edeceği Zaman Söyleyeceği Söz

 

9837. Ebu Zuhre der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) oruç tutardı. Sonra if tar ederken "Allahım! Senin için oruç tuttum. Senin rızkın ile if tar ettim" buyururdu.

Ravi ekledi: Rebi' b. Huseym ise: "Bana yardım edip oruç tuttuğum için, bana rızık verip if tar ettiğim için Allah'a hamdolsun" derdi.

 

Tahric: Ebu Davud (2349), Nesai (3329-10131), Hakim (1/422) ve Darakumı (2/185:25).

 

 

 

9838. Enes der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Ehl-i beyti'nin yanında if tar ettiği zaman: "Oruç tutanlar sizin yanınızda if tar etti. İyi kullar sizin yanınızda yemek yedi. Melekler sizin üzerinize indiler" buyururdu.

 

Tahric: Abdurrezzak (7907), Ahmed (3/118, 201, 138), Darimi (1772), Ebu Davud (3850), Nesai (10128-10129, Ebu Ya'la 4306=4320) ve Beyhaki (4/239).

 

 

 

Bir Fakiri Yedirmek ve Bir Gün Oruç Tutmak

 

9839. Hz. Ömer: ''Ramazan dışında bir gün oruç tutmak ve bir fakiri yedirmek, Ramazan'da bir gün oruç tutmaya denktir'' dedi.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Orucu Nasıldı?