|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Cenazeler |
Hasta Ziyareti Ve
Cenazeye İştirak
Hasta Ziyaretinin Sevabı
Hakkında Gelen Hadisler
10937. Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) azatlısı Sevban'ın bildirdiğine göre Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Hasta ziyaretinde
bulunan kişi dönünceye kadar cennet meyvelerini topluyor demektir."
Tahric: Müslim
(4/1989:40) ve Tirmizi (967).
10938. Sevban kanalıyla
Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yukarıdaki hadisin benzeri rivayet
edilmiştir.
Tahric: Ahmed (5/277,
281), MÜslim (4/1989:42) ve Tirmizi (968).
10939. Cabir b.
Abdillah'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurmuştur: "Hasta ziyaretinde bulunan kimse, oturuncaya kadar rahmete
giriyor demektir. Oturduğunda ise rahmete dalar.''
Tahric: Malik
(2/946:17), Ahmed (3/304), Buhari, el-Edebü'l-Müfred (522), Bezzar (775), İbn
Hibban (2956), Hakim (1/350) ve Beyhaki (3/380).
10940. Abdurrahman b.
Ebi Leyla anlatıyor: Ebu Musa, rahatsızlanan Hasan b.
Ali'yi ziyaret etti. Hz.
Ali ona: "Sevinip gülmek için mi geldin, yoksa ziyaret etmek için
mi?" deyince Ebu Musa: "Hayır, bilakis ziyaret etmek için
geldim" dedi. Bunun üzerine Hz. Ali ona şöyle dedi: "Ziyaret etmek
için geldiysen (güzel). Zira ben, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
şöyle buyurduğunu işittim: "Kim hasta olan mümin bir kardeşini ziyarete
giderse oturuncaya kadar cennet meyvelerini topluyor demektir. Oturduğunda ise
rahmet onu kaplar. Sabahleyin giderse akşamlayıncaya kadar yetmiş bin melek ona
dua eder. Akşamleyin giderse sabahlayıncaya kadar yetmiş bin melek ona dua
eder."
Tahric: Ebu Davud
(3091,3092), Nesai (7494), İbn Mace (1442), Ahmed (1/81), Bezzar (620), Ebu
Ya'la (257=;262), Hakim (1/341, 349), Ahmed (1/91, 97, 138), Tirmizi (969).
10941. Alkame b. Mersed
kanalıyla Ebu Musa el-Eş'arı ailesinden birinden şöyle rivayet edilmiştir: Ebu
Musa el-Eş'arı, Hz. Ali'nin yanına gitti. Ali ona: "Seni buraya getiren
nedir, hasta ziyaretinde bulunmak için mi geldin?" diye sordu. Ebu Musa:
"Sizden rahatsızlanan birisi olduğundan haberim yoktu" deyince Ali:
"Evet, (oğlum) Hasan b. Ali" dedikten sonra konuşmasına şöyle devam
etti: "Kim gündüz vakti bir hastayı ziyaret ederse yetmiş bin melek ona
akşamlayıncaya kadar dua eder. Kim gece vakti ziyaret ederse yetmiş bin melek
sabahlayıncaya kadar ona dua eder."
10942. ikrime b. Halid
der ki: Bana, bir kimsenin hasta birini ziyaret ettiğinde rahmete tam olarak
daldığı, (yanına) oturduğunda ise uzun süre rahmette kalmış olacağı bildirildi.
10943. Ebu Ubeyde b.
el-Cerrah'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurmuştur: "Kim bir hastayı ziyaret eder ya da yoldan eziyet veren bir
şeyi giderirse, onun hasenesi on misliyledir."
Tahric: İbn Ebi Şeybe
hadisi 26872' de tekrar irad edecek. 8992'den başka bir bölümdür. Ahmed (1/195,
196), Buhari, et-Tarihu'l-Kebir (7/93), EbÜ Ya 'la (875=878), Bezzar (1286),
Hakim (3/265) ve Beyhaki (9/171).
10944. Ebu Burde
anlatıyor: Ebu Musa, ziyaret etmek için hasta olan Hasan b.
Ali'nin yanına gitti.
Hz. Ali ona: "Normal ziyaret için mi geldin, yoksa hasta ziyaretinde
bulunmak için mi?" diye sordu. Ebu Musa: "Bilakis (normal) ziyaret
için" deyince Hz. Ali şöyle dedi: "Kalbinde olan (niyet) kalbinde
olsa bile (ziyaret niyetiyle gelsen bile) bu durum, şu hadisi sana haber
vermeme engel teşkil etmez:
"Hasta ziyaretine
giden kişi hastayı ziyaret etmek üzere evinden çıktığında tam olarak rahmete
dalar. Hastanın yanına ulaşıp da orada oturduğunda rahmet onu kaplar. Hastanın
yanından döndüğünde yetmiş bin melek gündüzünün tamamında kendisi için istiğfar
ederek peşinden gittiği halde evine döner. Gece olsa sabahlayıncaya kadar yine
aynı konumda olur. Ayrıca onun için cennette meyveler vardır.''
Hasta Ziyaretini ve
Cenazenin Peşinden Gitmeyi Emredenler
10945. Bera b. Azib
şöyle demiştir: fiResulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bize, hastayı
ziyaret etmeyi ve cenazenin peşinden gitmeyi emretti.''
Tahric: Ahmed (4/284,
287, 299), Buhari (1239), Müslim (3/1636), Tirmizi (1760, 2809), Nesai (2066,
4719, 7493,9612,9613) ve İbn Mace (2115,3589).
10946. Ebu Said'in
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
''Hasta ziyaretinde bulunun, cenazenin peşinden gidin ki size ölümü
hatırlatsın."
Tahric: İbnü'l-Mübarek,
Zühd (248), Tayalisi (2241), Abd b. Humeyd (1001), Ahmed (3/32), Buhari,
el-Edebü'l-Müfred (518), Bezzar, Keşfu'l-Estar (822), Ebu Ya'la (1114=1119,
1217=1222) ve İbn Hibban (2955).
10947. Hz. Ali'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"Hastalandığında kendisini ziyaret etmesi ve cenazesinde hazır bulunması
Müslümanın Müslüman üzerindeki hakkıdır.''
Tahric: Hennad, Zühd
(1022), Ahmed (1/89), Darimi (2633), Tirmizi (2736), İbn Mace (1433), Ebu Ya'la
(431=435) ve Bezzar (850).
10948. Cabir anlatıyor:
Biz: ''Ya Resulallah! Nasıl sabahladın?" diye sorduğumuzda şöyle buyurdu:
''Oruçlu olarak sabahlamayan ve bir hastayı ziyaret etmeyen kişilerden daha
hayırlı olarak (sabahladım.)''
Tahric: Buhari,
el-Edebü'l-Müfred (1133), İbn Mace (3710) ve Beyhaki, Şuabu'l-iman
(9197=8763),.
10949. Enes b. Malik
anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabına: "Sizden kim
cenazede hazır bulundu?" diye sordu. Hz. Ömer "Ben" dedi.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yine: "Sizden kim hasta
ziyaretinde bulundu?" diye sordu. Ömer: "Ben" diye cevap verdi.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sizden kim sadaka verdi?"
diye sordu. Ömer: "Ben" diye cevap verdi. Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "Sizden kim oruçlu olarak sabahladı?" diye sordu.
Ömer: "Ben" dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "(Cenneti) hak ettin, hak ettin" buyurdu.
Tahric: Ahmed (3/118),
Bezzar, Keşfu'l-Estar (1043) ve İbn Adiy el-Kamil (3/1180).
10950. Ebu Hureyre'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"Hasta ziyareti ve cenazede hazır bulunmak, müslümanın Müslüman üzerindeki
hakkıdır.''
Tahric: Tayalisi (2342),
Ahmed (2/332, 356, 357, 372, 388, 540), Buhari (1240), Buhari, el-Edebü'lMüfred
(519), Müslim (4/1704:4, 5), Nesai (10049), İbn Mace (1435), Ebu Ya'la
(5908=5934), ve İbn Hibban (239).
Hastaya Nasıl Olduğu
Sorulduğunda Ne Denileceği ve Yanına Girildiğinde Ne Söyleneceği Hakkında
10951. İbrahim(-i Nehai)
diyor ki: "(Ashab ve Tabiun) kendilerine hastanın durumu sorulduğunda önce
''iyiyim'' deyip sonra rahatsızlığını söylemeyi müstehap görürlerdi."
Hastanın Yanında
Durulduğunda Ne Söyleneceği Hakkında
10952. Ümmü Seleme'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"Hastanın ya da ölünün yanında bulunduğunuzda hayır söyleyin. Çünkü
melekler söylediklerinize ''amin'' derler.''
Tahric: Müslim (2/633;
6), Tirmizi (977), Ahmed (6/291, 322), Ebu Davud (3109), İbn Mace (1447) ve
Nesai (1951).
10953, Şa’bi diyor ki:
"Ensar, ölünün yanında Bakara suresini okurlardı."
10954. Hafsa binti Sirin
anlatıyor: Ümmü Seleme'nin yanında durmuş başına bakıyordum. Derken bir insan
gelip: "Falan kişi ölüm döşeğinde!" dedi. Bunun üzerine Ümmü Seleme,
Ümmü'l-Hasan'a şöyle dedi: "Hastanın yanına git, son nefesini verirken
ona: ''Es-selamu ale'l-mürselin. Ve'l-hamdü lillahi Rabbi'l alemin'' de!"
10955. İbn Avn
anlatıyor: Bana bildirildiğine göre Muhammed b. Sirin, ailesinden biri ölüm
döşeğinde olduğu sırada yanında bulunuyordu. Şöyle demeye başladı:
"''Selam'' deyin, ''Selam'' deyin."
10956. Ebu Said'in
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"Hastanın yanına girdiğinizde eceli hususunda onun gönlünü ferahlatın. Bu,
her ne kadar hiçbir şeyi geri çeviremese de hastanın gönlünü rahatlatır."
Tahric: Tirmizi (2087)
ve İbn Mace (1438).
10957. Umeyye el-Ezdı
anlatıyor: Cabir b. Zeyd, ölünün yanında Ra'd suresini okurdu.
10958. Ma'kil b.
Yesar'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurmuştur: "Bu sureyi -Yasın suresini- ölülerinizin yanında
okuyun."
Tahric: Tayalisı (931),
Ahmed (5/26, 27), Ebu Davud (3112), Nesai (10913-4), İbn Mace (1448), İbn
Hibban (3002) ve Taberani (20/511, 541), Hakim (1/565), Beyhaki, Sünen (3/383)
ve Şuabu'l-İman (2457, 2458=2230, 2231).
Ölünün (Yani Ölmek Üzere
Olan Kişinin) Yanında Bulunan Hayızlı Kadın
10959. İbrahim(-i Nehai)
diyor ki: "Onlar (yani Ashab ve TabiCın) ölmek üzere olan kişinin yanında
bulundukları zaman hayızlı kadınları dışarı çıkarırlardı."
10960. İbrahim(-i Nehai)
anlatıyor: Alkame'nin yanına bir kadın gelerek: "Ben bir hastanın bakımı
ile ilgileniyorum. Hayızlı olduğum halde onun yanında durabilir miyim?"
diye sordu. Alkame kadına: "Evet, ama ölümü yaklaştığında onun başından
uzaklaş" dedi.
10961. Eş'as diyor ki:
"H'asan(-ı Basri), hayızlı kadının ölünün başında durmasında bir sakınca
görmezdi."
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Ölmek Üzere Olana
(Kelime-i Şehadet'in) Telkin Edilmesi