m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Yeminler Adaklar Keffaretler

 

Nezrin Kefareti Hakkında

 

12286. Said b. Cübeyr anlatıyor: İbn Abbas, haram olan bir şeyi yapmak ve nezri hususunda yemin eden kişi(nin kefareti) hakkında der ki: "Kendisine karşı katı davranmaya kalkışmasın. (Kefaret olarak) bir köle azat eder, ya da iki ay oruç tutar, ya da altmış yoksulu yedirir." Ravi ekledi: "İbrahim(-i Nehai) ile Mücahid'e bu meseleyi sordum. "Eğer bunları bulamazsa on yoksulu yedirir" karşılığını verdiler.

 

12287. Abdullah b. ez-Zübeyr der ki: "Adaklarınızı yerine getirin."

 

12288. İbn Mes’ud der ki: "Günah olan bir hususta yapılan adağın ifası yoktur.

Kefareti yemin kefareti gibidir.''

 

12289. Cabir der ki: "Bunun kefareti, yemin kefareti gibidir." 

 

12290. Abdülmelik bildiriyor: Ata (b. Ebi Rabah)'a kız ya da erkek kardeşinin yanına gitmemeye nezreden adamın durumu soruldu. Cevaben: "Kardeşinin yanına gider ve on miskini yedirir" dedi.

 

12291. Cabir b. Zeyd der ki: "Nezir (kefaret açısından), yemin (gibi)dir."

 

12292. Tavus der ki: "Nezir (kefaret açısından), yemin (gibi)dir."

 

12293. Şa’bi diyor ki: "Bir takım insanlar ''Nezir, yemin-i muğallazadır (cezası en katı olan yemindir)'' derler. (Bence) nezir, sadece kişinin kefaretini vereceği bir yemindir."

 

12294. Mücahid der ki: "Nezir (kefaret açısından), yemin (gibi)dir."

 

12295-6. imran b. el-Husayn'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Öfke anında yapılan adağın ifası söz konusu değildir. Bunun kefareti, yemin kefareti gibidir."

 

Tahric: Tayalisı (839), Ahmed (4/433, 440), Nesai (3840-3844), Tahavi (3/129-130), Taberani (18/485-490), Bezzar (3561) ve Hakim (305).

 

 

 

12297. Mu'temir ekledi: (Muh.) ibnü'z-Zübeyr'e: "Bunu sana imran'dan işiten biri mi haber verdi?" dedim. Şu karşılığı verdi: "Hayır, bana bunu imran'dan bir zat (işittiğini belirtmeden) bildirdi."

 

12298. Abdullah b. Ma'kil diyor ki: "Nezir, yemin-i muğallazadır (yani kefareti ağırdır)."

 

12299. Hasan(-ı Basri) der ki: "Nezir, günah olan bir hususta yapıldıysa kefareti on fakiri doyurmaktır."

 

12300. Abdullah b. Abbas der ki: "Bir şey üzerine yemin ederek adakta bulunan ve bu yeminini bozan kişiye yemin-i muğallaza kefareti gereklidir."

 

12301. Said b. el-Müseyyeb der ki: "Bir adam ''Üzerime nezrolsun ki'' deyip yeminine devam etmeyip susarsa, nezretmiş sayılır."

 

12302. Kays (b. Ebi Hazım) der ki: "Nezir (adak), sayesinde cimriden malın çıkarıldığı bir şeydir."

 

12303. Abdullah b. Abbas der ki: "Nezir, yemin-i muğallazadır (kefareti ağırdır)."

 

 

 

Nezir için isim Belirtilmezse de Kefareti Var mıdır?

 

12304, İbn Abbas der ki: "Adakta isim belirtilmezse bu, yeminlerin en ağırıdır.

Kefareti de kefaretlerin en ağındır."

 

12305. İbn Mes'ud der ki: "Kim Allah'a, adını belirlemediği bir adakta bulunursa köle azat etmesi gerekir."

 

12306, Abdullah b. Ömer der ki: "Bir kimse ''Üzerime nezrolsun ki'' deyip (kime ve neye karşı adağını yerine getireceği) hiçbir şeyin adını belirlemezse ona, (muğallaza) kefareti olan (köle azat etme), (yapamazsa) onu takip eden (iki ay oruç), (bunu da yapamazsa) onu takip eden (miskinleri yedirme) gereklidir,"

 

12307. İbrahim(-i Nehai) der ki: "içeriği söylenmeyen nezrin kefareti, yemin kefaretidir."

 

12308. Said b. el-Müseyyeb der ki: "Bir kimse ''Üzerime nezrolsun'' dediğinde o adağı yerine getirmesi gerekir."

 

12309. Cabir b. Zeyd diyor ki: "Bir kimse ''Üzerime nezrolsun'' dediğinde eğer (devamında adadığı şeyin ne olduğunu) belirtirse (nezir tamamlanmış olur), şayet bir şey belirtmezse niyeti ile kalır ki bu durumda (kefaret olarak) bir gün oruç tutması, ya da iki rek'at namaz kılması gerekir."

 

12310. Abdullah b. Abbas diyor ki: "Bir kimse ''Üzerime nezrolsun'' dediğinde hiçbir şeyin ismini vermezse bu, yemin-i muğallazadır. Bir köle azat eder ya da iki ay oruç tutar ya da altmış miskini doyurur." Hasan(-ı Basri) der ki: "Bu, kefaretini vereceği bir yemindir."

 

12311. Ukbe b. Amir'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "İçeriğini belirlemeksizin yapılan nezrin kefareti, yemin kefaretidir. ''

 

Tahric: Müslim (3/1265:13), Ebu Davud (3316-7), Tirmizi (1528), Nesai (4773) ve İbn Mace (2127).

 

 

 

12312. Şu'be bildiriyor: Hakem ve Hammad'a nezredip de yapacağı şeyin ne olduğunu belirlemeyen kişinin durumunu sordum. "Ona yemin kefareti gerekir" dediler.

 

12313. İbn Abbas diyor ki: "Nezir (adak) dört türlüdür: Birincisi, kişinin içeriğini belirtmediği nezir. Bunun kefareti, yemin kefaretidir. ikincisi, günah olan bir hususta nezreden kişinin adağı. Bunun kefareti de yemin kefaretidir. Üçüncüsü, güç yetiremediği bur hususta nezreden kişinin adağı. Bunun kefareti de, yemin kefaretidir. Dördüncüsü güçü yettiği şeye nezreden kişinin adağı. Bu kişi, nezrine vefa göstersin."

 

12314. ikrime, içeriği belirtilmeyen nezir hakkında der ki: "Bu, bir yemin-i muğallazadır."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Bir Gün Oruç Tutmayı Adayıpta Bu Günün Kurban Ya Da Ramazan Bayramına Denk Geldiğini Gören Kimsenin Durumu