|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Yeminler Adaklar Keffaretler |
''Kasem, Kefareti
Ödenmesi Gereken Bir Yemindir'' Diyenler
12455. Abdullah b. Ömer
dedi ki: "Kasem, yemindir."
12456. Mücahid,
"Kasem, yemindir" demiş ve şu ayeti okumuştur: "Ve Yüce Allah'a
olanca yeminleriyle kasem ettiler ... " (En'am Sur. 109)
12457. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "''Kasem ettim'' sözü yemindir."
12458. Ebu'l-Bahterl
diyor ki: Bir adam hanımının sütünü içmeyeceğine dair kasem etti. Bunun üzerine
Abdullah (b. Mes’ud) şöyle dedi: "Onun için yemininin kefaretini ödemesini
uygun görürüm."
12459. Muğire
bildiriyor: Bir adam başka biri üzerine kasem etti. Daha sonra o adamın
yeminini bozdurdu. Bu kişi hakkında İbrahim(-i Nehai): "Yemininin
kefaretini vermesi bana daha uygun" gelir.
12460. Ebu'l-Minhal
diyor ki: Bir adam başka bir adam üzerine kasem ettikten sonra yeminini
bozdurdu. Ebu'I-Aliye der ki: "Yemininin kefaretini öde':"
12461. MansAr
bildiriyor: Hasan(-ı Basri) başkasının üzerine kasem ettikten sonra onun
yeminini bozdurmasında kendisine kefareti gerekli görmezdi. Hasan der ki:
''Kendisinin kasem etmesi müstesna. Kendisi kasem eder de kasemini bozarsa
kefaret ödemesi gerekir."
12462. Hakem der ki:
''Kasem, yemindir."
12463. İbn Abbas der ki:
''Kasemi yemindir."
12464. Bekr anlatıyor:
Bir adam başka bir adama yemin ettirdikten sonra ona yeminini bozdursa günah
yemini bozduran kişinindir. Çünkü kasem eden adam ona güvendiği için kasem
etti."
12465. Alkame şöyle
dedi: ''Kasem, yemindir."
"Billahi''
Denmedikçe Kasem Yemin Olmaz'' Diyenler
12466. İbrahim(-i Nehai)
der ki: ''Senin üzerine kasem ettim" sözü bir şey değildir. ''Senin
üzerine Allah'a kasem ederim" dediğinde bu, kefaret gerektiren bir
yemindir."
12467. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: ''Kişi ''Allah'a kasem ederim'' demedikçe kasemi yemin
sayılmaz."
12468. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Kişi ''Kasem ederim'' ya da ''Şehadet ederim'' deyip ''Allah'a''
ibaresini söylemezse bu, bir şey değildir."
12469. Zühri diyor ki:
"Kişi ''Kasem ederim'' ya da ''Şehadet ederim'' ya da ''Yemin ederim''
dediğinde ''Allah'a'' demezse yemin olmaz.
12470. Amir(-i Şa'bi) ve
ibnü'l-Hanefiyye şöyle dediler: "Kişi ''Allah'a kasem ederim'' demedikçe
kasemi yemin sayılmaz."
''Kasem Ederim, Allah'a
Kasem Ederim'' ve ''Allah için Üzerime Nezrolsun'' Sözleri Aynıdır"
Diyenler
12471. İbrahim et-Tey mı
diyor ki: "Kişi ''Allah için üzerime borç olsun'' ya da ''Allah için
üzerime hac olsun'' sözleri aynıdır. ''Allah için üzerime nezrolsun'' ya da ''Üzerime
nezrolsun'' sözleri de aynıdır. ''Allah'a kasem ederim ki'' ya da ''Kasem
ederim'' sözleri de aynıdır."
12472. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Kişinin ''Allah'a kasem ederim ki'' ya da ''Kasem ederim''
sözleri, ''Üzerime hac borç olsun'' ya da ''Allah için üzerime hac olsun'' ya
da ''Üzerime nezrolsun'' ya da ''Allah için üzerime nezrolsun'' sözleri
eşittir."
12473. Abdullah b. Ömer,
''Kabe'ye yürüyerek gitmek üzerime borç olsun'' sözünü söyleyen kişi hakkında
şöyle dedi: "Bu, bir nezirdir. O halde Kabe'ye yürüsün."
12474. Said b.
el-Müseyyeb der ki: "''Kabe'ye yürümek üzerime borç olsun'' sözü bir şey
değildir. Ancak kişinin ''Yürümek üzerime nezrolsun'' demesi müstesna.''
12475. Hişam b. Urve
anlatıyor: Bizden bir adam bir şey hakkında "Beytullah'a yürümek üzerime
borç olsun" derdi. Bunu gidip Kasım'a sorduğunda: "Beytullah'a
yürür" dedi.
12476. Malik b. Miğvel
bildiriyor: Ata (b. Ebi Rabah)'a bir adamın "Allah için üzerime yemin
olsun" demesini sordum. "Bunun kefaretini öder" karşılığını
verdi.
Yeminini Bir Şey
Hakkında Tekrar Edip Duran Kişi
12477. Nafi' anlatıyor:
Abdullah b. Ömer yemin ettiğinde (kefaret olarak) bir müd yedirirdi. Yeminini
tevkidlediğinde köle azat ederdi. Eyyub ekledi: "Nafi'ye tevkidin ne
olduğunu sordum. "Aynı hususta defalarca yemin edip (bozmak)"
cevabını verdi.
12478. İbrahim(-i Nehai)
anlatıyor: Bir kimsenin alacaklısı olduğu birine söylediği "Borcunu şu gün
ödemezsen borcun benim adıma sadaka olsun" sözü bir şey değildir. Eğer
"Şu güne kadar bana vermezsen miskinlere sadaka olsun" derse dediği
gibi olur.
12479. Mansur b.
Abdirrahman'ın bildirdiğine göre annesi (Safiyye binti Şeybe), Hz. Aişe'ye
"Kişinin ''Bütün malım Allah yolunda sadakadır'' ya da ''Bütün malım
Kabe'nin hizmetinde sadakadır'' sözünün kefareti nedir?" diye sordu. Hz.
Aişe cevaben: "Yemin kefaretinde ödediği şeyi öder" dedi.
Malını veya Kölesini
(Kabe'ye) Bağışlayan Kişi
12480. Mis'ar anlatıyor:
Hübeyre'nin, otuz seneden beri Hakem b. Uteybe'ye şu hadisi naklettiğini işitir
dururum: "Bizden bir kadın, evini (Beytullah'a) bağışladı. İbn Abbas ona
evinin ücretini hediye olarak göndermesini emretti.
12481. Abdülmelik
bildiriyor: Ata (b. Ebi Rabah) evini Beytullah'a bağışlayan kimse hakkında
şöyle dedi: "Evini satar ve parasını Mekke'ye gönderir. Ya da kendisi
giderek (parasını) Mekke'de sadaka olarak dağıtır. Ya da kurbanlık hayvanlar
satın alır, onları Mekke'de kurban ederek tasadduk eder."
12482. Muğire anlatıyor:
İbrahim(-i Nehai) kölesine "(Beytullah'a) hediyedir" diyen kişi
hakkında: "Kölenin değerini bağış olarak gönderir" dedi.
12483. Ali b. Atık
bildiriyor: Şa’bi, kölesini ya da cariyesini hediye eden kişi hakkında:
"Değerini bağışlar"; Ata (b. Ebi Rabah) ise: "(Yerine) bir koç
kurban eder" dedi.
12484. Haccac anlatıyor:
Ata (b. Ebi Rabah)'a kölesini (Kabe'ye) bağışlayan adamın durumunu sordum.
"Onun yerine bir koç kurban eder" karşılığını verdi.
12485. Cami' b. Ebi
Raşid bildiriyor: Hasan(-ı Basri) evini bağışlayan kişi hakkında: "Bu, bir
yemin (gibidir) kefareti(ni ö)der."
12486. Tarık b. Ebi
Murre anlatıyor: Karım için "Cariyemle ilişkiye girersem Beytullah'a
hediye olsun" diye yemin ettim. Cariyemle ilişkiye girdim. Bu meseleyi
Said b. Cübeyr'e sordum. Şu karşılığı verdi: "(Cariyeni satar) parasıyla
kurbanlık hayvan satın alır, sonra onu kurban eder."
12487. Mutarrif'in
bildirdiğine göre Hakem (b. Uteybe) evini (Kabe'ye) bağışlayan adam hakkında:
"Değerini hediye eder" dedi.
12488. ikrime der ki:
"Bir kimse bir şeye ''Bu, benim (Beytullah'a) kurbanımdır'' dediğinde buna
yemin kefareti gerekir. (Bu tür sözler) şeytanın akla düşürdüğü
şeylerdir."
12489. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Bir kimse ''Mescidin sütunlarından biri (Beytullah'a) hediyedir''
dediğinde sütunun değerini ya da parasını bağışlar. Bunu bulamazsa parasıyla
alabileceği miktarı bağışlar ve yemininin kefaretini öder."
12490. Mansur'un
bildirdiğine göre İbrahim(-i Nehai), bir kimse bir şeyi hediye ettiğinde o
bağışı yerine getirmesini müstehap görürdü.
12491. Muhammed b. Kays
anlatıyor: Said b. el-Müseyyeb'e: "Ben arkadaşımla konuşursam şu üzerimde
bulunan cübbemle Kabe'ye yürüyerek gideceğim (diye yemin ettim)" dedim.
Said bana: "Pişman mısın?" diye sordu. Ben: "Evet" deyince
şöyle dedi: "Git ve elbiseni giy. Kabe'nin sana ve elbisene ihtiyacı yok.
Üstelik bunu Said'in emrettiğini söyle." Bunun üzerine Kasım b.
Muhammed'in yanına gittim. Bana Said'in sarfettiği sözlerin benzerini söyledi.
Onun yanından ayrılınca elçisi bana yetişti. "Yanında dirhem (gümüş para)
var mı?" diye sordu. Ben "Evet" deyince şöyle dedi:
"Dirhemlerini tasadduk et ve bunu Kasım'ın emrettiğini söyle."
12492. Hammad
bildiriyor: İbrahim(-i Nehai), Fırat'ı ve akıttığı suyu hediye eden adam
hakkında: "Ancak malik olduğu şeyi hediye edebilir."
12493. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Bu, bir yemin kefaretidir."
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Beytullah'a Bağışlanan
Şeye Ne Yapılır?