|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Yeminler Adaklar Keffaretler |
Güçleri Yetmediği
Halde Yürüyerek Haccetmeye Yemin Eden Karı-Koca
12548. Ukbe b. Amir
el-Cuheni bildiriyor: Kızkardeşim yalınayak ve başı açık olarak Beytullah'a
gitmeye nezretti. Bunu Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sordum. Şöyle
buyurdu: "Kız kardeşine emret, haşını örtsün ve hineğe hinsin, üç gün oruç
tutsun."
Tahric: Ahmed (4/143,
1451 149, 151), Buhari (1866), Müslim (3/1264:1-12), Ebu Davud (3286, 3287),
Tirmizi (1544)1 Nesai (4757) ve İbn Mace (2134).
12549. Enes anlatıyor:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) iki oğlunun arasında götürülen bir
adam gördü. "Bu nedir?" diye sordu. Dediler ki: "Yürüyerek
Beytullah'a gitmeye nezretmiş." Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Allah şunun kendisine azap etmesine
muhtaç değildir."
Tahric: Ahmed (3/114,
183, 235), Buhari (1865, 6701), Müslim (3/1263:9), Ebu Davud (3296), Tirmizi
(1537) ve Nesai, S. es-Suğra (3852, 3853).
12550. Malik b. Enes
anlatıyor: Urve b. Uzeyne'nin annesi -ya da ninesi- (hacca) yürümeyi nezretti.
Sukya'ya varıncaya kadar yürüdü, sonrasında takati kesildi ve yürüyemedi.
Abdullah b. Ömer'e sordum. Şöyle dedi: "Ona, gelecek sene aynı yere gidip
takatinin kesildiği yerden yürümeye başlamasını emredin.''
12551. İsmail b. Ebi
Halid bildiriyor: Şa'bi'ye Kabe'ye yürüyerek gitmeyi nezreden, yolun yarısını
yürüdükten sonra geri kalanı bineğe binerek tamamlayan adamın durumu soruldu.
Cevaben şöyle dedi: İbn Abbas der ki: "Yürüdüğü kısmı binekli olarak
gider, gelecek sene binekli olarak gittiği yerlerde yürür ve yanında bir büyük
baş hedy (Beytullah'da hac mevsiminde kesilmek üzere sığır ya da deve) kurban
götürür.
12552. Hz. Ali der ki:
"(Hacca) yürüyerek gitmeyi adayan kişi dilerse biner(ek gider) ve
(yanında) hedy kurbanı götürür (veya gönderir).''
12553. Hz. Ali,
Beytullah'a yürüyerek gitmeyi nezreden kişi hakkında: "Abdurrahım
rivayetinde:- Binerek gider ve kan akıtır"; -Ebu Halid rivayetinde ise-:
"Büyük baş hedy kurbanı gönderir" dedi.
12554. Amr b. Said
el-Beceli anlatıyor: ibnü'z-Zübeyr minberde olduğu sırada ben, minberin
altındaydım. Bir adam gelerek şöyle dedi: "Ey müminlerin emiri! Ben
yürüyerek haccetmeyi adadım. Şöyle şöyle oluncaya kadar yürüdüm. Hacca
yetişemeyeceğimden korktuğum için bir bineğe bindim." ibnü'z-Zübeyr ona:
"Senin bunda bir
hatan yok. Gelecek sene geri dön ve binekli olarak gittiğin yerlerde yürü,
yürüdüğün yerlerde bineğe bin" karşılığını verdi,
12555. Hasan(-ı Basri),
yürüyerek haccetmeyi adayan kimse hakkında der ki:
"Yürüyebildiği
kadar yürür, kesildiğinde biner ve büyük baş hayvanı hedy kurbanı olarak
yanında götürür."
12556. Musa b. Ubeyde
anlatıyor: Kasım'a Beytullah'a yürüyerek gitmeye yemin eden, epey yürüdükten
sonra yorgun düşen ve bir bineğe binen adamın durumu sorulunca şöyle dediğini
işittim: "Gelecek sene olduğunda binekli olarak gittiği yerlerde yürüsün,
yürüdüğü yerlerde bineğe binsin."
Ravi ekledi: "Yezid
b. Abdillah b. Kusayt'ın şöyle dediğini işittim: "Bineğe biner ve yanında
büyükbaş hedy kurbanı götürür."
12557. İbrahim(-i
Nehai), üzerinde Beytullah'a yürüyerek gitme (adağı) bulunan, yürüdükten sonra
yorgun düşen adam hakkında der ki: "Bineğe biner, gelecek sene geldiğinde
yürüyerek gittiği yerlerde bineğe biner, bineğe bindiği yerlerde yürür."
"Beytullah'a
Yürümek Üzerime Borç Olsun" Deyip de "Beytullah'a ya da Kabe'ye
Yürümek Üzerime Nezrolsun" Demeyen Kişiye Kefaret Gerekir mi?
12558. Nafi'nin
bildirdiğine göre İbn Ömer "Kabe'ye yürüyerek gitmek üzerime borç
olsun" sözünü söyleyen kişi hakkında der ki: "Bu, bir adaktır. O
halde Kabe'ye yürüsün."
12559. Said b.
el-Müseyyeb der ki: "Kabe'ye yürümek üzerime borç olsun" sözü bir şey
değildir. Fakat kişinin "Kabe'ye yürümek üzerime nezrolsun" demesi bundan
farklıdır.
12560. Hişam b. Urve
anlatıyor: Bizden bir adam bir şey hakkında (gerçekleşirse) "Beytullah'a
yürümek üzerime borç olsun" derdi. Bunu gidip Kasım'a sorduğunda:
"Beytullah'a yürür" karşılığını verdi.
12561. İbrahim et-Tey mı
diyor ki: "Kişinin ''Allah için üzerime borç olsun'' ya da ''Allah için
üzerime hac (borç) olsun'' sözleri aynıdır. ''Allah için üzerime nezrolsun'' ya
da ''Allah için üzerime (borç) olsun'' sözleri de aynıdır."
12562. Amr b. Zeyd
anlatıyor: iki adam Kasım (b. Muhammed)'e gelerek onları duyabileceğim bir
şekilde ona, yürüyerek Beytullah'a gitmeyi üzerine borç yapan kişinin durumunu
sordular. Kasım onlara: "Nezretti mi?" diye sordu. "Hayır"
dediler. Kasım: "Öyleyse yemin kefareti ödesin" karşılığını verdi.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Müşrik iken Adakta
Bulunan, Sonrasında Müslüman Olan Adam Hakkında