m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Yeminler Adaklar Keffaretler

 

Nezri Yasaklayan ve Hoş Karşılamayanlar

 

12567. Abdullah b. Ömer'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) nezri yasaklayarak şöyle buyurmuştur: "Adak hayır getirmez. Bunun sayesinde sadece cimrinin elinden mal çıkar."

 

Tahric: Ahmed (2/61, 86), Darimi (2340), Buhari (6608, 6693), Müslim (3/1261:4), Ebu Davud (3280), Nesai (4743-4745) ve İbn Mace (2122).

 

 

 

12568. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Adaktan sakının. Çünkü Allah rüşvetler üzerine nimet ihsan etmez. Bu sadece sayesinde cimrinin elinden mal çıkarılan bir vesiledir. ''

 

Tahric: Buhari (6694), Müslim (3/1262:5-7), Ebu Davud (3281), Tirmizi (1538), Nesai (4746, 4747) ve İbn Mace (2123).

 

 

 

12569. Ebu Hureyre der ki: "Asla adakta bulunmayacağım."

 

 

 

Zimmiyi Yanlışhkla Öldüren Müslüman

 

12570. Hasan(-ı Basri) der ki: "Müslüman, zimmıyi yanlışlıkla öldürdüğünde üzerine kefaret yoktur."

 

12571. Şa’bi, zimmıyi yanlışlıkla öldüren Müslüman hakkında: "ikisinin kefareti aynıdır" der.

 

 

 

Yalnışhkla Birini Öldüren Kadının Kendisi Adına Kefaret Ödeyecek Velisi Bulunmazsa

 

12572. Şa’bi anlatıyor: Şam ahalisinden bir topluluğa uğradım. Bir cariye satın alıp azat ettiler. Cariye bir demet kamış alarak bebeği üzerine attı ve onun ölümüne sebep oldu. Mesruk, kadının yanına götürüldü. "Bunun velilerini arayın" diye emir verdi. Hiç kimse bulamadılar. Bunun üzerine Mesruk bir süre düşünceye daldıktan sonra şöyle dedi: "Allah şöyle buyurdu: "Bunlara imkan bulamayanın, Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay ard arda oruç tutması gerekir."

(Nisa Sur, 92) Git ve iki ay peş peşe oruç tut, Onların (azat edenlerin) senin üzerinde hiçbir hakları yok,"

 

12573. Ebu ishak anlatıyor: Bir cariye bir demet kamış alarak bebeği üzerine atarak onu öldürdü. Bu hususta (hüküm vermesi için) Mesruk kadının yanına getirildi. "Bu kadının velileri biliniyor mu?" diye sordu. "Velilerinin kimler olduğunu bilmiyoruz" dediler. "Malı var mı?" diye sordu. "Bilindiği kadarıyla malı (parası) yok" dediler. Bunun üzerine Mesruk: "Ona iki ay peş peşe oruç tutmasını emredin" dedi.

 

 

 

Yanlışlıkla Birini Öldürdükten Sonra Oruç Tutması Gereken Kişi, Bunun Yerine Oruç Tutsa Olur mu?

 

12574. Şa’bi anlatıyor: Mesruk'a "Kim bir mü'mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü'min köleyi azad etmesi ve bağışlamadıkları sürece ailesine diyet ödemesi gerekir." "Bunlara imkan bulamayanını Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay ard arda oruç tutması gerekir." (Nisa Sur, 92) ayetinde geçen iki aylık orucun sadece köle azat etmeye mi, yoksa hem diyet, hem de köle azat etmeye mi bedelolduğu sorulunca şöyle dedi: "imkan bulamayan kişinin tuttuğu oruç, diyet ve köle azat etmeye bedeldir."

 

 

 

Özel Bir Yerde Kurban Kesmeyi Ya Da Namaz Kılmayı Ya Da Oraya Yürümeyi Nezreden Adam Hakkında

 

12575. Meymune binti Kerdem el-Yesariyye'nin bildirdiğine göre kendisi babasının bineğinde terkisinde iken Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile karşılaştılar, Ona: "Ben (Cahiliye döneminde) Buvane'de (putlara) kurban kesmeyi adamıştım" dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona: "Orada (şu an) put var mı?" diye sordu, Babam "Hayır" deyince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona: "Adağını adadığın yerde yerine getir" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (4/64, 5/376; 6/366), Ebu Davud (3302-3), İbn Mace (2131), Taberani (19/426; 25/73; 25/74) ve Ebu Nuaym, Hilye (9/38, 39),

 

 

 

12576, Cabir bildiriyor: Bir adam Beyt-i Makdis'te namaz kılmayı adadı. Bunu Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sorunca Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona: "Burada kıllı buyurdu, Yani Mescid-i Haram'da. Adam sorusunu üç kere tekrar edince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) en sonunda: "Dediğin yerde namaz kıl" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (3/363), Darimi (2339), Ebu Davud (3298), Ebu Ya'la (2112=2116, 2221=2224), İbnü'l-Carud (945), Hakim (4/304-305) ve Beyhaki (10/82, 83),

 

 

 

12577, Leys anlatıyor: Tavus'a Beyt-i Makdis'te namaz kılmayı adayan adamın durumu sorulunca şöyle dedi: "Adağını Mescid-i Haram'a çevirirse daha iyi olur."

 

12578. Hammad bildiriyor: İbrahim(-i Nehai)'ye Medain'e gitmeyi adayan adamın durumu sorulunca: "Yemin kefareti ödesin, Medain'e de gitmesin" dedi.

 

12579. Cabir'in bildirdiğine göre Amir(-i Şa’bi)'ye, şehre bağlı köylere yürüyerek gitmeyi adayan adamın durumu sorulunca: "Yürüsün" dedi.

 

12580. Abdülmelik b. Süleyman anlatıyor: Ata (b. Ebi Rabah)'a İlya mescidinde (yani Mescid-i Aksa'da) şu kadar rek'at namaz kılmayı adayan adamın durumu sorulunca: "Bu adetteki namazı Mescid-i Haram'da kılsın. Çünkü Mescid-i Haram'da kılınan namaz daha faziletlidir" dedi.

 

12581. Eş'as'ın bildirdiğine göre bir kadının, belirlediği bir yere gitmeyi adaması Hasan(-ı Basri)'ye sorulunca: "Nafakasının miktarına baksın ve o miktarı tasadduk etsin. Oraya gitmesin" dedi.

 

 

 

Sığır Boğazlamayı Adayan Erkek ya da Kadın Sığırın Derisini Satabilir Mi?

 

12582. Mervan b. Mahan et-Tey mı anlatıyor: Şa'bi'ye: "Sığır boğazlamayı adayan kadının bunun derisini satması caiz olur mu?" diye sorulunca cevaben "Evet" dedi. İbn Eşva' ise: "Ancak ben bunu uygun görmüyorum" dedi. Şa’bi devamla: "Şayet sığırın etini satmayı sorsaydın bunda da bir sakınca olmazdı. Zira kadın sığırın kanını akıtmış" dedi.

 

 

 

Bedene (Mekke'de Kurban Etmek için Tahsis Edilmiş Büyükbaş) ya da Sığır Boğazlamayı Adayan Kişi Hakkında

 

12583. Ebu Hilal anlatıyor: Annem, yüzümde bir (ergenlik) kıl(ı) görürse deveya da hedy kurbanı- boğazlamayı nezretti. Mahalle sakinleri inek boğazlarlardı. Kadı Şüreyh'e gidip bu durumu ona sordum. Şüreyh ikisini de eşit gördü.

 

12584. Abdülmelik'in bildirdiğine göre Ata (b. Ebi Rabaht yoksullara dağıtılmak üzere bedene kurban etmeyi nezreden kişi hakkında: "Sığır kesmesi geçerli olur" dedi.

 

 

 

itikafı Sırasında Eşiyle ilişkiye Giren Kişiye Ne Gerekir?

 

12585. Abdülazız b. Muhammed ed-Deraverdi bildiriyor: Musa b. Ebi Ma'bed ailesinden bir kadın, mescidde bir aylığına itikafa girmişti. Kadın 29 gün itikafta kaldıktan sonra hayız oldu. Ailesinin yanına gitti. Temizlenince kocası kendisiyle ilişkiye girdi. Musa devamla şöyle anlattı: Salim (b. Abdillah) ile Kasım (b. Muhammed)'e gittim. Bana "Said b. el-Müseyyeb'e git, sonra bize gel" dediler. Said b. el-Müseyyeb'in yanına gittim. Ona bu durumu sordum. Şöyle dedi: "Allah'ın koyduğu sınırlardan birine ihanet edip sünnetten ayrıldılar. Kadının itikafa baştan başlaması gerekir." Hemen Kasım ile Salim'in yanına giderek Said b. el-Müseyyeb'in söylediklerini onlara anlattım. Şöyle dediler: "Bu, bizim görüşümüzdür."

 

12586. İbn Abbas diyor ki: ''İtikafta olan erkek, cinsel ilişkiye girerse itikafı bozulur ve itikafına baştan başlar."

 

12587. Mücahid itikaf halinde iken hanımıyla ilişkiye giren adam hakkında: "iki dinar tasadduk eder'' dedi.

 

12588. Hişam'ın bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri) itikaf halinde hanımıyla ilişkiye giren adam hakkında der ki: "Bu adam, Ramazan'da hanımıyla ilişkiye giren kişi konumundadır. Ramazdan'da ilişkiye giren erkeğin yapması gereken şeyi yapar.''

 

12589. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: ''İtikafını kaza eder.''

 

12590. Dahhak diyor ki: ''Onlar (Ashab ve Tabiun) ''Bununla birlikte siz mescitlerde itikafta iken eşlerinize yaklaşmayın" (Bakara Sur. 187) ayeti nazil oluncaya kadar itikafta oldukları halde ilişkiye girerlerdi.''

 

12591. Zühri diyor ki: "itikafta iken hanımıyla ilişkiye giren adamın kefareti, Ramazan'da hanımıyla ilişkiye giren adamın kefareti gibidir.''

 

12592. İbrahim(-i Nehai) der ki: "itikafta olan kişi ilişkiye girerse itikafa baştan başlar."

 

12593. İsmail b. Ebi Halid bildiriyor. Bir kadın elli gün itikafa girmeye nezretti.

Kırk gün itikafta kaldıktan sonra kocası mescide geldi. Kendisine birini gönderip yanına çağırdı. Kadın da kocasının yanına gitti. Şa'bi bu kadın hakkında: "Geri kalan günleri tamamlar" dedi.

 

12594. Katade'nin bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), itikaf halindeyken hanımıyla ikişkiye giren adam hakkında: "Bir köle azat eder" demiştir.

 

 

 

Kur'an'daki "Ya, Ya Da" ifadelerinde Mevzu Bahis Kişi Bu Hükümlerde Muhayyerdir, "Her Kim Buna imkan Bulamazsa" ifadelerindeki Mevzu Bahis Kişi Devamında Gelen Hükümlerin ilkiyle, O Yoksa Bir Sonrakiyle (Mükelleftir)

 

12595. İbn Abbas diyor ki: "Kur'an'daki her "ya, ya da" ifadesinde mevzu bahis kişi bu hükümlerde serbesttir. Kur'an'daki her "Her kim buna imkan bulamazsa" ifadesinde mevzu bahis kişi devamında gelen hükümle, onu bulamazsa onu takip edenle mükelleftir." 

 

12596. ikrime'den bu fetvanın benzeri rivayet edilmiştir.

 

12597. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Kur'an'daki "ya, ya da" ifadelerinde mevzu bahis kişi bu hükümlerde serbesttir."

 

 

 

Bir Adamı Beraberce Öldüren iki Kişi Hakkında

 

12598. Katade'nin bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), bir adamı birlikte öldüren iki kişi hakkında der ki: "Her birine kefaret gerekir."

 

12599. Hz. Ömer der ki: "ikisine tek kefaret gerekir."

 

12600. Şa’bi der ki: "Görmez misin ki bir topluluk, (birlikte) bir adamı öldürseler katlinde ortak olurlar. Topluluktan her birine kefaret gerekir."

 

12601. Hakem kanalıyla Şa'bi der ki: "Görmez misin ki bir topluluk bir adamı öldürmek üzere toplansalar -ki burada hataen öldürmek kasdedilmiştir- topluluktan her birine kefaret gerekir." Ravi ekledi: "Hakem de böyle düşünürdü."

 

12602. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Bir topluluk bir adamı öldürdüğünde her birinin köle azat etmesi gerekir."

 

12603. Burd Ebu'l-Ala bildiriyor: MekhOI bir adamı öldüren topluluk hakkında der ki: ''Topluluktan her birine kefaret gerekir. Tamamına diyet gerekir."

 

 

 

İsmail Oğullarından Birini Azat Etmeyi Adayan Kimse Hakkında

 

12604. İbn Ma'kıl anlatıyor: Hz. Aişe'nin üzerinde İsmail oğullarından bir köleyi azat etme adağı bulunuyordu. Yemenli bir esir getirildi. -Ravi Mis'ar dedi ki: ''Ben bunun Havlan kabilesinden biri olduğunu zannediyorum.''- (Resulullah) (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Aişe'ye onlardan birini azat etmesini yasakladı. Sonrasında Mudar'dan bir esir getirildi. -Ra vi Mis'ar ekledi: ''Ben bunun BenO Anber kabilesinden biri olduğunu zannediyorum.''- (Resulullah Sallallahu aleyhi ve Sellem), Aişe'ye onlardan birini azat etmesini emretti.

 

Tahric: İbn Raheveyh (1768), Ahmed (6/263) ve Hakim (2/216).

 

 

 

12605. Zekeriya b. Ebi Zaide anlatıyor: Bir adam: ''Falanın evine girersem İsmail oğullarından iki kişiyi azat etmek üzerime borç olsun" diye nezretti. Sonrasında o eve girdi. Bu adamın durumu Amir'e soruldu. Amir(-i Şa'bi) cevaben: "Bunun kefareti yoktur" dedi. Adam: "Ama ben bu iki adamı bulamam ki" deyince Amir:

"Her iki. köle için iki ay olmak üzere peş peşe dört ay oruç tut. Belki birazına kefaret olur" dedi.

 

 

 

Bir Kimse Bir Adamla Bir "Hin" (Bir Müddet) Konuşmamaya Yemin Ettiğinde Bunun Süresi Ne Kadar Olur?

 

12606. İbn Abbas der ki: "Müddet (hın) sabah ve akşamdır."

 

12607. Ata b. es-Saib, birisinden bildiriyor: Abdullah b. Abbas'a: "Ben bir adamla bir "vakit" konuşmamaya yemin ettim" dedim. İbn Abbas cevaben şu ayeti okudu: "Bu ağaç, Rabbinin izniyle her "vakit" meyvesini verir. (İbrahim Sur. 25)

 

12608. ikrime der ki: "Hın, altı aydır."

 

12609. Diğer bir kanaıla ikrime der ki: "Hın, altı aydır."

 

12610. Abdurrahman b. Harmele anlatıyor: Bir adam Said b. el-Müseyyeb'e:

''Ben hanımıma bir müddet (hin) yaklaşmayacağıma dair diye yemin ettim" deyince Said b. el-Müseyyeb: "Müddet (hın) hurma ağacının tomurcuklanmasıyla meyve tutuncaya kadar geçen süredir" dedi. Said adama şu ayeti okudu:

"Görmedin mi, Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz), kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir. Bu ağaç, Rabbinin izniyle her "zaman" meyvesini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara misaller getirir. (İbrahim Sur. 24, 25)

 

12611. Şu'be anlatıyor: Hakem ile Hammad'a arkadaşıyla bir müddet (hin) konuşmamaya yemin eden adamın durumunu sordum. Şöyle dediler: liHın, bir senedir."

 

12612. Said b. Cübeyr der ki: liHın, altı aydır.''

 

12613. Said b. el-Müseyyeb: liHın iki aydır. Hurma ağacının meyveleri iki ay hariç senenin tamamında yenirli dedi.

 

12614. ikrime der ki: liHın, altı aydır."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Nasıl Yemin Ederlerdi?