m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Hac Menasiki

 

Ölü Adına Hac Yapılması

 

14947. İbn Abbas anlatıyor: Bir adam Hz. Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelerek: "Kız kardeşim haccedemeden öldü. Onun adına haccedeyim mi?" diye sordu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) adama: "Söyle bakalım, onun üzerinde borç olsaydı da sen ödeseydin? (Borcu ödenmiş olmaz mıydı) Allah, (kendisine ödenmesi gereken) borcun ödenmesine en layık olandır" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (1/345, 239-240), Darimi (1768, 2332), Buhari (1852, 6699, 7315), Nesai (3612) ve İbn Hibban (3993).

 

 

 

14948. ibnü'z-Zübeyr anlatıyor: Bir adam Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelerek: "Ya Resulullah! Babam haccedemeden öldü. Onun yerine haccedeyim mi?" diye sordu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) adama: "Sen onun en büyük çocuğu musun?" diye soruncaadam "Evet" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Babanın yerine haccet. Söyle bakalım, babanın üzerinde borç olsaydı da sen ödeseydin!?" (Borcu ödenmiş olmaz mıydı?)

 

Tahric: Darimi: (1836), Ahmed (4/3, 5; 6/429), Nesai: (3618, 3624), Taberani:, M. el-Kebir (13/263) ve İbn Ebi: Hatim, el-İlel (838).

 

 

 

14949. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Vasiyet etmese de ölmüş adına haccedilir.''

 

 

 

Hacda (Onu Tamamlamaya Bir Engel Çıktığında ihramdan Çıkmayı) Şart Koşmak

 

14950. Duba'a anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) rahatsız olduğum zaman yanıma geldi. Bana: "Ne istiyorsun? Bu sene haccetmek istiyor musun?" diye sorunca ben "Ya Resulallah! Hiç şüphesiz ben hastayım'' dedim. Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Haccet ve şöyle de: (ihramdan) çıkış yerim beni (hastalık nedeniyle) alıkoyacağın yer olsun" buyurdu.

 

Tahric: Müslim (2/867: 104), Nesai: (3748) ve İbn Mace (2936, 2937).

 

 

 

14951. Meysere'nin bildirdiğine göre Hz. Ali şöyle derdi: "Allahım! Kolayolursa hacca niyet ediyorum." Umreyi dilerse "Umreye niyet ediyorum'' derdi. Aksi takdirde (yani hac veya ümre yapmak mümkün olmazsa, yani ibadetini yarım bırakırsa) bir günahı yoktur."

 

14952. İbn Abbas'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), haccetmek isteyen Zübeyr'in kızı Dubaa'nın yanına gitti. Ona şöyle buyurdu: "İhrama girerken şöyle şart koş: ''İhramdan çıkış yerim beni (hastalık vs. sebebiyle) alıkoyacağın yer olsun.'' Zira senin için bu, caizdir.''

 

Tahric: Tayalisi (1648, 2685), Ahmed (1/352), Müslim (2/868:106, 107), Nesai (3747), İbn Mace (2938), Darakutni (2/219: 19) ve Beyhaki (5/222).

 

 

 

14953. Urve'nin bildirdiğine göre Hz. Aişe der ki: "Haccettiğin zaman şart koşarak şöyle de: "Allahım! Sadece haccı kastettim, yalnızca haccı irade ettim. Eğer hac kolayolursa yapacağım hac olsun, engellenirsem umre olsun."

 

14954. İbrahim anlatıyor: Alkame'yi ayaklarını devenin üzengisi üzerine koyarken şöyle dediğini işittim: "Allahım! Kolayolursa haccetmeyi diliyorum. Olmazsa, eğer umre kolayolursa umreyi diliyorum."

 

14955. İbrahim anlatıyor: Esved (b. Yezid)'in devesi, üzerine binmesi için çekilirdi. Arzem kabristanına gelip de deveye binmek istediğinde: "Allahım! Haccı diliyorum kolayolursa, yoksa umreyi diliyorum kolayolursa" der, daha sonra hac (ihramına girmek) için telbiye getirmeye başlardı.

 

14956. Hişam b. Urve der ki: "Babam, hacda şart koşmayı hiçbir şekilde caiz görmezdi."

 

14957. İbrahim-(i Nehai) der ki: "Onlar (Ashab ve Tabiun) şart koşmazlar, hacda şart koşmayı hiçbir şekilde caiz görmezlerdi." Ravi Sellam'ın rivayetinde ise: "Kişi bir hastalığa yakalanmış olsa bile" ifadesi yer almaktadır.

 

14958-9. İbn Sirin der ki: "Hz. Osman, Arafat'ta vakfe yapan bir adam gördü.

Ona: "Şart koştun mu?" diye sordu. Adam: "Evet" dedi.

 

14960. Hasan(-ı Basri) ile Ata (b. Ebi Rabah) şart koşan ihramlı hakkında şöyle demişlerdir: "Koştuğu şart kendisi için geçerlidir."

 

14961. Umare'nin bildirdiğine göre Şureyh hacda şart koşarak şöyle derdi: "Hiç şüphesiz sen niyetimi ve ne kastettiğimi biliyorsun. Eğer tamamlayabileceğim bir şeyse bu bana daha sevimlidir, bundan başka bir şeyse zaten sorun yok."

ibn Ebi Şeybe ekledi: "Bana, Ebu Muaviye'nin bu hadisinden döndüğü haberi ulaştı."

 

14962. Tavus der ki: "Hacda şart koşmak (muteber olan) bir şey değildir."

 

14963. Hilal b. Habbab anlatıyor: Said b. Cübeyr'e: "Hacda şart koşmak hakkındaki düşüncen nedir?" diye sordum. "Şart koşmak, sadece insanlar arasında yapılan bir şeydir" dedi.

 

14964. Hakem ile Hammad, hacda şart koşma hakkında: "Hiçbir önemi yoktur" değerlendirmesinde bulundular.

 

14965. İbrahim et-Teymi der ki: "Aikame, hacda şart koşar, bunda bir sakınca görmezdi."

 

14966. Said b. Cübeyr der ki: "istisna eden ve etmeyen eşittir."

 

14967. İbn Abbas'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Zübeyr'in kızı Dubaa'nın yanına gelerek: "Bu seneki hacda ne yapmak istiyorsun?" diye sordu. Dubaa: "Ya Resulallah! Ben hastayım" cevabını verdi. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Haccet ve şart koş" buyurunca Dubaa: "Nasıl söylemeliyim?" dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): Şöyle de: "Lebbeyk Allahım, lebbeyk, (hacca niyet ediyorum; ihramdan) ÇıkıŞ yerim beni alıkoyacağın yer olsun" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (6/360,419,420), Darimi (1811), Ebu Davud (1773), Tirmizi (941), Nesai (3749), İbnü'l-Carud (419) ve Ebu Ya'la (2475=2480). Hadis 14283 ve 14952'de geçti. 14950'ye bakın.

 

 

 

14968. Abdullah (b. Mes'ud) der ki: ''Haccettiğinde şart koş.''

 

14969. Hilal'in bildirdiğine göre Ebu Bekr b. Abdirrahman b. el-Haris umrede şart koşardı.

 

 

 

Arefe Günü Zevalden Sonra Azat Olan Köle Hakkında

 

14970. Hişam'ın bildirdiğine göre insanlar Arafat'tan geldikten sonra azat olan öle, ihtilam olan erkek çocuğu ve hayız gören kız çocuğu hakkında; kölenin müzdelife'de azat edilmesinden sonra, erkek çocuğunun ihtilam olmasından sonra ıle kız çocuğunun da hayız görmesinden sonra Arafat'a geri dönüp de tan ağarmadan önce vakfe yapmaları hakkında Hasan(-ı Basri) ile Ata (b. Ebi Rabah) şöyle demişlerdir: ''Bu, islam haccı olarak onlar için geçerli olur.''

 

 

 

Başka Birinin Yerine Hacceden Kişinin Haccettikten Sonra Fazladan Para Kalması Hakkında

 

14971. Hişam'ın bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), başka birinin yerine hacceden kişinin haccettikten sonra yanında para artması hakkında der ki: "Onlara bildirir, eğer kendisine teslim ederlerse ne ala, yok etmezlerse onlara geri verir."

 

 

 

"Kişi Hacer-i Esved'i Öptüğünde Üzerine Secde Eder" Diyenler

 

14972. Muhammed b. Abbad b. Cafer der ki: "Terviye günü İbn Abbas'ın Beytullah'a gelip Hacer-i Esved'i öptüğünü ve üzerine secde ettiğini gördüm. Bunu üç kere tekrarladı."

 

14973. ikrime'nin bildirdiğine göre İbn Abbas, Hacer-i Esved'e secde etmiştir.

 

14974. Tavus der ki: "Hz. Ömer, Hacer-i Esved'e secde etmiştir."

 

14975. Abis b. Rebia der ki: "Ömer b. el-Hattab'ın Hacer-i Esved'i istilam ettiğini ve öptüğünü gördüm. Öptükten sonra: "Resulullah'ı (Sallallahu aleyhi ve Sellem) seni öperken görmeseydim seni öpmezdim" dedi.

 

Tahric: Ahmed (1/26), Buhari (1605, 1610), Müslim (2/925:248, 251), Tirmizi (860), EbU Davud (1868) ve Nesai (3920).

 

 

 

14976. Tavus'tan rivayet edilir: Hz. Ömer, Hacer-i Esved'i üç kere öptü; her öpüşünden sonra üzerine secde etti ve Resulullah'ın da (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bunu yaptığını söyledi.

 

Tahric: Nesai (3922).

 

 

 

14977. Abdullah b. Sercis anlatıyor: Kel olan Hz. Ömer'in Hacer-i Esved'i öptüğünü ve şöyle dediğini gördüm: "Ben biliyorum ki sen bir taşsın, ne zararın olur, ne de faydan. Resulullah'ı (Sallallahu aleyhi ve Sellem) seni öperken görmüş olmasaydım seni öpmezdim."

 

Tahric: Tayalisi (50), Abdürrezzak (9033), Ahmed (1/34-35), Müslim (2/925:250), Nesai (3918) ve İbn Mace (2943).

 

 

 

14978. Süveyd b. Gafele der ki: "Ömer b. el-Hattab'ın Hacer-i Esved'i öptüğünü ve ona yapıştığını gördüm. Ömer b. el-Hattab der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sana karşı çok lütufkardı."

 

Tahric: Ahmed (1/54), Müslim (2/926:252 ve 252'den sonra) ve Nesai (3921).

 

 

14979. Hanzale der ki: "Tavus'un bunu yaptığını -yani Hacer-i Esved üzerine secde ettiğini- gördüm."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Meş'ar-i Haram'ın Neresi Olduğu Hakkında