m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Hac Menasiki

 

Hacceden Çocuk, Köle ve Bedevi Hakkında

 

15098. Hasan(-ı Basri) der ki: "Çocuk hacceder de daha sonra ihtilam olu(p buluğ çağına ulaşı)rsa, köle hacceder de daha sonraazat edilirse, bedevi hacceder de daha sonra hicret ederse hepsine (ayrıca) hac gerekir."

 

15099. İbrahim-(i Nehai) der ki: "Köle şöyle şöyle hacceder de daha sonra azat edilirse kendisine hac gerekir."

 

15100. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: ''(Hacceden) köleye ve çocuğa hac gerekir.

Bedevinin yaptığı hac kendisine geçerli olur. Çünkü hac, hangi halde olursa olsun kendisine farzdır. Bedevilerden haccedenin haccı aynı şekilde geçerli olur."

 

15101. Muhammed b. Ka'b el-Kurazi'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Ben müminlerin kalplerine şunları tecdit etmek istedim: Ailesinin haccettirdiği çocuk haccettikten sonra ölse haccı kendisine kifayet eder (geçerlidir, hayatta kalır ve) buluğa ulaşırsa kendisine hac gerekir. Ailesinin haccettirdiği' köle haccettikten sonra ölse haccı kendisine kifayet eder (geçerlidir), azat edilse kendisine hac gerekir.''

 

Tahric: Ebu Davud, Merasil (134). 1S10S'e bakın.

 

 

 

15102. Küreyb'in bildirdiğine göre bir kadın, çocuğuyla beraber Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelerek: "Ya Resulallah! Bunun için hac var mıdır?" diye sordu. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kadına cevaben: "Evet, senin için de sevap vardır" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (1/343) ve Müslim (2/974:411).

 

 

 

15103. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Bedevinin yaptığı hac geçerlidir."

 

15104. Kasım b. Abdirrahman der ki: "Denilir ki: Çocuklarınızı çocukken haccettirin. Eğer ölürlerse haccetmiş olurlar, yaşarlarsa (bir daha) haccederler."

 

15105. İbn Abbas der ki: "Şu diyeceklerimi iyi belleyin, ''ibn Abbas demişti'' demeyin: Ailesinin haccettirdiği köle haccettikten sonra azat edilse kendisine hac gerekir. Ailesinin haccettirdiği çocuk haccettikten sonra buluğa ulaşırsa kendisine erişkin olanın haccı gerekir. Bir bedevi, bedevi olarak haccetse de daha sonra hicret etse kendisine muhacir olanın haccı gerekir."

 

Tahric: Taberani, M. el-Evsat (2752), İbn Huzeyme (3050), Hakim (1/481) ve Beyhaki: (4/325; 5/179).

 

 

 

15106. İbn Sirin der ki: "Onlar (Sahabe ve Tabiun), bir kadın karnında çocuğu olduğu halde haccettiğinde çocuğu için de hac (sevabı) olduğu görüşündeydiler."

 

15107. Mücahid der ki: "Bir bedevi haccettiğinde bu, kendisine islam haccı (olan farz hac) olarak geçerlidir."

 

15108. İbn Abbas anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Revha denilen yerde bir topluluk ile karşılaştı. "Şu cemaat kimlerdir?" diye sorunca "Müslümanlar" cevabını verdiler. Cemaat: "Peki sen kimsin?" diye sorunca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Allah'ın Resulü" cevabını verdi. Bunun üzerine bir kadın çocuğu kaldırarak: "Bunun için hac var mıdır?" diye sorunca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Evet, senin için de sevap vardır" buyurdu.

 

Tahric: Tayalisi (2707), Malik (1/422:244), Ahmed (1/219, 244, 288, 343, 344), Müslim (2/974:409, 410), Ebu Davud (1733), Nesai (3625, 3626, 3627, 3628, 3629), İbn Huzeyme (3049) ve İbn Hibban (144).

 

 

 

15109. Tavus der ki: "çocuğun haccı, büyüyünceye kadar geçerlidir."

 

 

 

Çocuk Haccettiğinde Büyüklerin Kaçındığı Şeylerden Sakındırilır mı?

 

15110. İbrahim-(i Nehai) der ki: "ihramda büyüğe yapılan şeyler çocuğa da yapılır. Güzel kokudan sakındırılır, tavaf ettirilir, hac ibadetleri ona gösterilir ve onun adına telbiye getirilir."

 

15111. Leys kanalıyla Ata'dan yukarıdakinin benzeri şu ibarelerle nakledilmiştir: "Onun adına namaz kılınmaz. Dilerlerse ona gömlek giydirebilirler, dilerlerse giydirmezler."

 

15112. Ebu ishak'ın bildirdiğine göre Hz. Ebu Bekr, (kızı Esma'dan doğan torunu) ibnü'z-Zübeyr'i bir bez parçası içinde tavaf ettirmiştir.

 

15113. Abdurrahman b. el-Kasım'ın bildirdiğine göre babası ve Aişe, çocukları hacda (dikişli elbiselerinden) sayarlar, Safa ile Merve arasında tavaf ettirirlerdi.

 

15114. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "ihramda olan çocuk, büyüğün sakındığı süs ve güzel ko ku gibi şeylerden sakındırılır."

 

15115. Cabir der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraber haccettik. Çocukların yerine telbiye getirdik.''

 

15116. Ebu'l-Umeys'in bildirdiğine göre Kasım, çocukları da hacca çıkarır, telbiye esnasında onları (dikişli elbiselerinden) soyardı.

 

15117. Hişam b. Urve diyor ki: "Urve çocuklarını haccettirir, ihram esnasında onları (dikişli elbiselerinden) sayardı."

 

 

 

Hacer-i Esved'den Hacer-i Esved'e Kadar Tavaf Ederken Remel Yapanlar (Çalımlı ve Hızlı Yürüyenler)

 

15118. Ata'nın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Hacer-i Esved'den Hacer-i Esved'e kadar üç kere remel yapar, geri kalan şavtlarda normal yürüyüşle tavaf ederdi. Ancak Vekı'nin rivayetinde "geri kalanlarda" geçmemektedir.

 

15119. Abdullah b. Amir b. Rebia'nın bildirdiğine göre Ömer b. el-Hattab, Hacer-i Esved'den Hacer-i Esved'e kadar remel yapmıştır,

 

15120. Hişam'ın bildirdiğine göre Urve, Hacer-i Esved'den Hacer-i Esved'e kadar remel yapmıştır.

 

15121. Said b. Abdilaziz'in bildirdiğine göre Mekhul, Hacer-( Esved'den Hacer-i Esved'e kadar remel yapmıştır.

 

15122. Eflah anlatıyor: Kasım ile beraber tavafa girdim. Kasım üç kere remel yaptı. iki rükün arasında (Rükn-ü Yemanı ile Hacer-i Esved arasında) normal yürüyüşle yürüdü.

 

15123. Nafi'nin bildirdiğine göre İbn Ömer, hac veya umre dolayısıyla Mekke'ye geldiğinde Beytullah'ı tavaf ederken ilk üç şavtında remel yapmış, geri kalan dört şavtında remel yapmamıştır. İbn Ömer diyor ki: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) böyle yaptığını gördüm."

 

Tahric: Buhari (1617), Müslim (2/921:230, 231, 232, 233), Ebu Davud (1886), Nesai (3938, 3939) ve İbn Mace (2950).

 

 

 

15124. Hammad'ın bildirdiğine göre İbrahim(-i Nehai), Hacer-i Esved'den Hacer-i Esved'e kadar remel yapmıştır.

 

15125. Cabir'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) üç şavtta remel yapmış, geri kalan dördünde yapmamıştır.

 

15126. Abdullah b. Amir b. Rebia'nın bildirdiğine göre Ömer b. el-Hattab, Hacer-i Esved'den Hacer-i Esved'e kadar remel yapmıştır.

 

15127. Mesruk'un bildirdiğine göre İbn Mes’ud, tavafın üç turunda remel yapmış geri kalan dört turunda alelade yürümüştür.

 

15128. Hasan b. Müslim b. Yennak anlatıyor: Önceleri tavafın ilk üç şavtında Hacer-i Esved'den Hacer-i Esved'e kadar remel yapardım. Büyüklerimiz gelerek bana: "iki rükün arasında normal yürüyüşle yürü" dediler. Bunu söyleyenler arasında Said b. Cübeyr, Tavus, Mücahid ve Ata da vardı.

 

15129. Müsenna'nın bildirdiğine göre Tavus, Hacer-i Esved'den Hacer-i Esved'e kadar remel yapardı.

 

15130. Cabir'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Hacer-i Esved'den Hacer-i Esved'e kadar remel yapmıştır.

 

Tahric: Malik (1/364: 107), Ahmed (3/373, 340, 388, 395, 397), Darimi (1840), Müslim (2/921:235, 236; 2/886: 147), Tirmizi (856, 875), Nesai (3940, 3955), İbn Mace (2951) ve İbn Huzeyme (2718).

 

 

 

Beytullah'ı Tavaf Etmeden Dönen (Veda Tavafı Yapmayan) Hakkında

 

15131. Hasan(-ı Basri) ile Ata (b. Ebi Rabah): "Veda tavafını terk eden kişinin kurban kesmesi gerekir" dediler.

 

15132. Ata ile Tavus bildiriyor: "Hz. Ömer, Beytullah'ı son olarak tavaf etmeden dönenleri geri çevirirdi."

 

15133. Hakem ile Hammad şöyle demişlerdir: "Beytullah'ı tavaf etmeden (Veda tavafı yapmadan) dönen kişinin kurban kesmesi gerekir."

 

 

 

Tıraş Olmadan Önce Başını Hatmi ile Yıkayan Hakkında

 

15134. Nafi'nin bildirdiğine göre İbn Ömer, ihramlı kimsenin şeytan taşladıktan sonra tıraş olmadan önce başını hatmi ile yıkamasında bir sakınca görmezdi.

 

15135- Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Tıraş sana helal olduğunda başını dilediğin şeyle yıkayabilirsin."

 

15136. Ebu Cafer (el-Bakır) der ki: "ihramlinın tıraş olmadan önce başını hatmi ile yıkamasında bir sakınca yoktur."

 

15137. Leys anlatıyor: Ata, Tavus ve Mücahid'e: "Bana tıraş zor geldiğinde tıraş olmadan önce başımı yıkayayım mı?" diye sordum. "Evet, dilersen hatmi ile de yıkayabilirsin" dediler.

 

15138. Ebu'I-Eşheb Cafer b. Ebi Hayyan'ın bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), ihramlı adamın tıraş olmadan önce başını hatmi ile yıkamasında bir sakınca görmezdi.

 

15139. Ebu'z-Zübeyr'in bildirdiğine göre Cabir, kadının saçını kısaltmak istediği zaman başını hatmi ile yıkamasında bir sakınca görmezdi.

 

15140. Nafi'nin bildirdiğine göre İbn Ömer, tıraş olmadan önce başını hatmi ile yıkardı. (ibn Cüreyc) ekledi: "Ata, bunu kerih görürdü."

 

 

 

Kurbanlık Deveye Binmek

 

15141. ikrime anlatıyor: Bir adam İbn Abbas'a: "Kişi, kurbanlık devesine binebilir mi?" diye sordu. "Ağır yük yüklemedikçe (binebilir)'' cevabını verdi. Adam: "Sütünü sağabilir mi?" diye sordu. "Onu yormadığı takdirde (sağabilir)" diye cevap verdi.

 

15142. Hz. Ali der ki: "Kişi kurbanlık devesine güzel bir şekilde (onu yormadan ve incitmeden) binebilir."

 

15143. Hasan(-ı Basri) der ki: ''Kişi kurbanlık devesine binmeye ihtiyaç duyduğunda binsin.''

 

15144. Abdülkerim'in bildirdiğine göre ikrime, kurbanlık deve hakkında: ''Kurbanlık deveye ağır yük yüklemedikçe ve yormadıkça ona bin'' dedi.

 

15145. Humeyd anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kurbanlık devesini götüren bir adam görünce: "Ona bin!" buyurdu. Adam: ''Ama bu kurbanlık deve!'' deyince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yine: "Üzerine bin!" buyurdu.

 

15146. Cabir'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Yük taşıyan başka hayvan buluncaya dek hedy kurbanına bin(ebilirsin)."

 

Tahric: Ahmed (3/325, 324, 317), Müslim (2/961:375, 376), EbU Davud (1758), Nesai (3784), İbn Huzeyme (2663) ve İbn Hibban (4015, 4017).

 

 

 

15147. Kasım'ın bildirdiğine göre Mücahid "Sizin için onlarda belli bir zamana kadar birtakım yararlar vardır. Sonra da kurbanlık olarak varacakları yer Beyt-i Atik (Kabe)'dir" (Hac, 33) mealindeki ayet hakkında der ki: ''Bu yararlar, kurbanlık deve olarak anılıncaya kadar sütleri, sırtları (binilmesi ve yük yüklenmesi) ve yapağıları hakkındadır. Kurbanlık deve olarak anıldığında varacakları yer Beyt-i Atık (Kabe)'dir.''

 

15148. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: ''Kişi kurbanlık deveye biner ve yük yükler."

 

15149. Enes der ki: ''Kurbanlık deveye bin. Çünkü bu, kurbanlık devedir.

Üzerine ağır yük yüklemeden ve yormadan bin."

 

15150. Hişam'ın bildirdiğine göre babası (Urve), kurbanlık deve hakkında der ki: ''Kurbanlık deveyi sevk eden kişi ona binmeye ihtiyaç duyduğunda ağır yük yüklemeden ve onu yormadan biner, yavrusunun süte kanmasından sonra arta kalan sütünü içer."

 

15151. Abdülmelik'in bildirdiğine göre Ata (b. Ebi Rabah), kurbanlık deve hakkında der ki: ''Devenin sırtına (kurbanlık deveye binmeye ve yük yüklemeye) ihtiyaç duyarsan güzelce (yormadan) biner ve yük yüklersin."

 

15152. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kurbanlık devesini götüren bir adam görünce: "Ona bin!" buyurdu. Adam: "Ama bu kurbanlık deve!" deyince Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Kurbanlık deve olsa bile" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (2/481), Buhari: (1689), Müslim (2/960: 371), Ebu Davud (1757), Nesai (3781) ve İbn Mace (3103). lSlS4'e bakın.

 

 

 

15153. Enes'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), kurbanlık . deve ya da (başka bir) hayvanı götüren bir adam görünce: "Ona bin!" buyurdu. Adam: "Ama bu kurbanlık deve!" deyince Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Oyle olsa bile" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (3/167, 261) ve Müslim (2/961: 374 ve 374'ten sonra). 15159'a bakın.

 

 

 

15154. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kurbanlık devesini götüren bir adam görünce: "Ona bin!" buyurdu. Adam: "Ama bu kurbanlık deve!" deyince Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Yazıklar olsun sana ona binsene!" buyurdu.

 

Tahric: Tayalisi (2368), Ahmed (2/473-474,505) ve Tahavi (2/160). 15152'ye bakın.

 

 

 

15155. Mücahid der ki: "Kişi (kurbanlık devedeki) süte ihtiyaç duyduğunda içerı binmeye ihtiyaç duyduğunda üzerine biner, yününe ihtiyaç duyduğunda ise alır."

 

15156. Ata'nın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) insanlara kurbanlık develere binmeye ihtiyaç duyduklarında binmelerine ruhsat tanımıştır.

 

15157. Amir(-i Şa'bi) der ki: "Kurbanlık deveye ne bin, ne de üzerine yük yükle!

Kaçınılmaz bir durumla karşılaşman müstesna. Azığının bitmesi durumu müstesna kurbanlık devenin sütünü de içme!"

 

15158. Ebu'l-Kenad'un bildirdiğine göre İbn Mes'ud, cariyesini azat ettikten sonra onunla evlenen adam hakkında: "Bu adam, kurbanlık devesine binen kişi gibidir" dedi.

 

15159. Enes'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Üzerine bin!" buyurmuştur.

 

Tahric: Ahmed (3/231), Buhari (1690) ve İbn Mace (3104). 15153'e bakın ..

 

 

 

15160. İbrahim(-i Nehai) anlatıyor: İbn Ömer'e cariyesini azat ettikten sonra onunla evlenen adamın durumu sorulunca: "Bu adam, kurbanlık devesine binen kişi gibidir" dedi.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Ziyaret Tavafını Yapmadan Önce Hanımıyla ilişkiye Giren Adam Hakkında