|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Hac Menasiki |
Kıran Haccı Yaptığında
Hedy Kurbanmı Sevk Edenler ve Kıranda Buna Ruhsat Verenler
15597. Abdülmelik'in
bildirdiğine göre Eba Cafer (el-Bakır)'a kıran haccı yapan kişinin durumu
sorulunca: ''ihrama girdiği yerden hedy kurbanını sevk etmesi benim için daha
sevimlidir'' dedi.
15598. Abdülmelik'in
bildirdiğine göre Ata (b. Ebi Rabah)'a hac ve umreyi birleştiren adamın durumu
sorulunca: "Dilerse hedy kurbanını (Mekke'ye) sevkeder, dilerse Mekke'de
bir koyun satın alır" dedi.
15599. Hakem'in
bildirdiğine göre (Kadı) Şureyh ile Hz. Hüseyin b. Ali, kıran haccı yapmışlar,
hedy kurbanı sevk etmemişlerdir.
15600. Hakem der ki:
"Hedy kurbanı sevk etmedikçe kıran haccı yapmayı sevmiyorum. Temettü haccı
yapan kişi adına koyun yeterli olur."
15601. Salih el-Uklı
anlatıyor: Şa’bi'ye kıran haccını sordum. Şöyle dedi: liGüzeldir, (haccın ve
umren) için kolayına gelen hedy kurbanı söz konusudur." Temettü haccını
sordum. Şöyle dedi: "Güzeldir, (haccın ve umren) için kolayına gelen hedy
kurbanı vardır." ifrad haccını sordum. "Güzeldir" dedi. Ben:
"Hangisini daha çok seviyorsun?" diye sordum. "ifrad haccı"
dedi.
15602. İbrahim-(i Nehai)
der ki: "Kıran ve temettü haccı yapanlara (önceden sevketmeden) Mekke'den
satın alacakları bir koyunu kurban etmeleri geçerlidir."
15603. Hişam bildiriyor:
İbn Sirin'in en çok sevdiği şey, hedy kurbanını (Mekke'ye) sevk ettiğinde kıran
haccına niyet etmesidir. İbn Sirin, hedy kurbanını sevk etmemekten hoşlanmazdı.
15604. Musa b. Ubeyde
bildiriyor: Arkadaşlarımızdan biri, Cabir b. Abdillah'a; hedy kurbanı
olmaksızın hac ve umre arasını birleştirmesinin caiz olup olmadığını sorduğunu,
Cabir'in: "Bizden hiç kimsenin bunu yaptığını görmedim" diye cevap
verdiğini bize bildirdi.
15605. Abdurrahman b.
el-Esved'in bildirdiğine göre babası, kıran haccı yapmış, hedy kurbanını
Mekke'den satın almıştır.
15606. Abdülkerim'in
bildirdiğine göre Said b. Cübeyr, hedy kurbanını sevk etmeden kıran haccı
yapmayı mekruh görürdü.
15607. Mücahid'den bir
önceki fetvanın benzeri nakledilmiştir.
Abdestsiz Olarak Şeytan
Taşlamayı Hoş Karşılamayanlar
15608. Abdurrahman b.
el-Kasım'ın bildirdiğine göre babası, abdestsiz olarak şeytan taşlamayı mekruh
görmüştür.
15609. Vekı'nin bize
bildirdiğine göre Ata (b. Ebi Rabah)'ı işiten biri, onun abdestsiz olarak
şeytan taşlamayı kerih gördüğünü, yapıldığında ise taşlamanın geçerli olduğunu
bildirmiştir.
15610. Nafi'nin
bildirdiğine göre İbn Ömer, cemreye taş atacağında guslederdi.
15611. Mücahid der ki:
"Onlar (Sahabe ve Tabiun), cemrelere (Şeytanları taşlamaya) gideceklerinde
guslederlerdi."
15612. Cabir'in
bildirdiğine göre Ata (b. Ebi Rabah), abdestsiz olarak şeytan taşlamayı mekruh
görmüştür.
15613. Hakem der ki:
"Onlar (Sahabe ve Tabiun), şeytan taşlamaya gideceklerinde
guslederlerdi."
15614. Cabir'in
bildirdiğine göre Abdurrahman b. el-Esved, cemrelere gideceğinde guslederdi.
15615. Nafi' der ki:
"ibn Ömer'in cemrelere gitmek istediğinde yıkanmadığını hiç
görmedim."
Safa ile Merve Arasında
On Dört Kere Sa'y Yapan Kişi Hakkında
15616. Mansur b.
Abdirrahman bildiriyor: "Ata'ya Safa ile Merve arasında on dört kere sa'y
yapan kişinin durumunu sordum. "iade eder" dedi.
15617. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Geçerli olur.''
Rükn-ü Yemini'yi istilam
Ettiğinde Yanağmı Rükn-ü Yemini'nin Üstüne Koyanlar
15618. Mücahid der ki:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Rükn-ü Yemani'yi istilam eder
ve yanağını üzerine koyardı.''
Tahric: İbn Huzeyme
(2727), Darakutni (2/290: 242) ve Beyhaki (5/76).
15619. Şeybanı der ki:
"Amr b. Meymun'un Rükn-ü Yemanı'yi istilam ettiğini ve yanağını onun
üzerine koyduğunu gördüm."
Arafat'ta Yüzünü
Beytullah'a Dönenler
15620. Eş'as'ın
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri) der ki: "Arafafta vakfe yapan,
Beytullah'a yönelir."
15621. İbn Cüreyc
anlatıyor: Nafi'ye: "Ömer b. el-Hattab, bilinçli olarak Beytullah'a
yönelir miydi?" diye sordum. "Evet" dedi.
15622. Cabir'in
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), bineğine binerek
vakfe yerine geldi. Devesi Kasva'nın karnını kayalara çevirdi. Yayaların
toplandığı yeri önüne aldı ve kıbleye döndü. Güneş batıncaya kadar vakfeye
devam etti.
Cemreye Taş Attığında
Kıbleye Yönelenler
15623. Abdurrahman b.
Yezid anlatıyor: İbn Mes’ud, Akabe cemresine (Büyük Şeytan'a) gelince vadinin
içine girdi ve Kabe'ye yöneldi. Kabe'yi sağ kaşı hizasına getirdi. Daha sonra
yedi ufak taş attı. Her taşla beraber tekbir getiriyordu.
15624. İbrahim
anlatıyor: Abdurrahman b. Yezid, İbn Mes’ud ile beraber haccetti. Onun
bildirdiğine göre İbn Mes’ud, haccettiğinde cemreye yedi ufak taş attı.
Beytullah'ı sol tarafına ve Mina'yı sağ tarafına aldıktan sonra: "Burası
Bakara suresinin kendisine nazil olduğu Zat'ın durduğu yerdir" dedi.
Tahric: İbn Ebi Şeybe,
Müsned (360), Buhan (1747), Müslim (2/943:305,307), Ebu Davud (1968) ve Nesai
(4077-4079).
15625. Leys'in
bildirdiğine göre Ata, Tavus, Mücahid ve Said b. Cübeyr cemrelere taş
attıklarında Beytullah'a yönelirlerdi.
15626. Haccac diyor ki:
"Ata, Abdurrahman b. el-Esved ve Amr b. Dınar'ın cemrenin sağ tarafında
durduklarını gördüm."
(Kendisi Gitmeden Önce)
Eşyalarını Mina'dan Göndermeyi Hoş Karşılamayanlar
15627. Hz. Ömer der ki:
"Mina'dan döneceği gece eşyalarını önceden gönderen kişinin haccı
yoktur."
15628. İbrahim-(i Nehai)
der ki: "Mina'dan ayrıldığında eşyaların seni geçmesin.
Çünkü bu, hoş
karşılanmamıştır."
15629. Tavus der ki:
"Mina'dan ayrılmak sana helal olduğunda eşyalarını önceden göndermende bir
sakınca yoktur."
15630. Hz. Ömer der ki:
"Mina'dan döneceği gece eşyalarını önceden gönderen kişinin haccı
yoktur."
15631. Ammar (b. Yasir)
der ki: "Mina'dan ayrılmak sana helal olduğunda dilersen eşyalarını
önceden gönderirsin."
Temettü Haccı Yapan Mekkeliye
Hedy Kurbanı Gerekir mi?
15632. Tavus der ki:
"Mekkeli, mikat yerine gidip de temettü haccı yaptığında hedy kurbanı
kesmesi gerekir."
15633. Cabir'in
bildirdiğine göre Tavus der ki: "Hedy kurbanı gerekir." Ata (b.
Ebi Rabah) ise:
"Kendisine bir şey gerekmez" dedi.
15634. Ata, Tavus ve
Mücahid şöyle demişlerdir: "Mekkeli, temettü haccı yaptığında hedy kurbanı
kesmesi gerekmez."
''Kurbanlık Deve Kesmeyi
Adayan, Bunu Mekke'de Keser" Diyenler
15635. Kureyş b. Sa'saa
anlatıyor: Bir adamın İbn Ömer'e soru sorduğunu işittim. Şöyle diyordu:
"Kurbanlık deve kesmeye dair yemin ettim ya da adakta bulundum. Bulunduğum
yerde mi keseyim?" İbn Ömer adama: "Kurbanlık develerin kesildiği
yerlerin dışında kesme" dedi. Adam: "Ama ben bulunduğum yerde keseceğimi
söyledim" deyince İbn Ömer yine kabul etmedi ve: "Dileyene şeytan
bunu süslü gösterir" dedi.
15636. Vika' anlatıyor:
Said b. Cübeyr'e İbn Ömer'in "Kurbanlık deveyi Mekke'de kes!" sözünü
hatırlattım. "Bilmiyorum" dedi.
15637. Hasan(-ı Basri),
Şa’bi ve Ata derler ki: "Kurbanlık deve kesmeyi adayan kişi, onu Mekke'de
keser. Deve ya da sığır diyen kişi dilediği yerde ya da niyet ettiği yerde
keser.''
15638. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Bir kimse kurbanlık deve kesmeyi nezrettiğinde, ismini
verdiği yerde keser. isim vermezse Mekke'de keser.''
15639. Malik b. Abdillah
anlatıyor: Salim b. Abdillah'a kurbanlık develerin durumu sorulduğunda şöyle
dediğini işittim: "Hiçbir kurbanlık deve şu beldede yani Mekke'de
kesilmeksizin geçerli olmaz.''
15640. Said b. Cübeyr
ile ikrime: "Beyt-i Atık (Mekke) dışında kurbanlık develerin
kesilebileceği başka bir yer yoktur" dediler.
15641. Katade'nin
bildirdiğine göre Said b. el-Müseyyeb, kurbanlık deve kesmeyi nezreden adam
hakkında: "Dilediği yerde ve niyet ettiği mekanda keser" dedi.
15642. Cehm el-Bekri
anlatıyor: Bir adam Kufe'de kurbanlık deve kesmeyi adadı. Bu meseleyi Abdullah
b. Mes’ud'a sorunca: "Dilediğin yerde kes" dedi.
15643. Cebele anlatıyor:
İbn Ömer'in şöyle dediğini işittim: "Kurbanlık deve kesmeyi adayan kişi
için Beytullah'ın dışında kesim yeri yoktur. Deve ya da sığır kesmeyi adayan
kişi dilediği yerde keser."
15644. İbrahim(-i Nehai)
ile Hasan(-ı Basri): "Niyeti geçerlidir" dediler.
15645. İbn Ömer der ki:
"Kurbanlık deve boğazlamayı adayan kişi onu ya Mekke'de ya da Mina'da
kesebilir. Deve boğazlamayı nezreden kişi, dilediği yerde kessin."
15646. Said b.
el-Müseyyeb ile Hasan(-ı Basri) şöyle demişlerdir: "Kişi ''Hedy kurbanı
kesmek üzerime borç olsun'' dediğinde bu kurbanın kesim yeri Mekke'dir.
Kurbanlık deve dediğinde kesimi, dilediği yerde olabilir."
Tahric: İbn Ebi Arube,
Kitabu'l-Menasik (119)
15647. Meymun (b.
Mihran) der ki: "Kurbanlık deve boğazlamayı adayan kişi, bunu sadece
Mekke'de boğazlayabilir. Deve boğazlamayı nezreden kişi bunu dilediği yerde
keser."
Umre ihramına Girip de
Haccı Kaçırmaktan Korkan Erkek ya da Kadın
15648. İbrahim-(i Nehai)
der ki: "Kadın, umre ihramına girdikten sonra haccı kaçırmaktan korkarsa
hacca niyet eder ve umreyi kaza eder. (Kefaret olarak) üzerine kan akıtması ve
umre yapması gerekir."
15649. İbn Ebi Necih
bildiriyor: Mücahid ile Ata'ya Mekke'ye umre yapmak için gelip de hayız olan ve
bu nedenle haccı kaçırmaktan korkan kadının durumunu sordum. "Hacca niyet
eder ve umreyi kaza eder" dediler.
15650. Amr'ın
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), insanlar Arafat'ta vakfede iken umre
ihramına girerek Mekke'ye gelen adam hakkında der ki: "Mekke'ye
yetişeceğini biliyorsa gelir ve (umresini bitirdikten sonra) umre ihramından
çıkar. Yetişemeyeceğini düşünüyorsa hac ihramına girer ve iki ayrı tavaf
yapar.''
15651. Tavus der ki:
"Kadın, umresini bozar. Kendisine bozmuş olduğu umresinin yerine bir umre
ve kurban gerekir."
Muharrem Ayında Umre
Yapmayı Müstehap Görenler
15652. Kurra b. Halid
bildiriyor: Halid'in bildirdiğine göre İbn Sıri'n, Muharrem umresini müstehap
görürdü.
15653. Eyyab anlatıyor:
Salim b. Abdillah'a: "Muharrem umresi gerekli mi?" diye sordum.
"Evet" dedi.
15654. İbn Avn der ki:
Kasım'a: "Muharrem umresi hakkında ne dersin?" diye sordum. "Bu
(ayın umresini sevap olarak) mükemmelolarak görürlerdi" dedi.
15655. Eyyab anlatıyor:
Süleyman b. Yesar ile Salim b. Abdillah'a Muharrem umresini sordum. "Eda
edilen tam bir umredir" dediler.
15656. Teymı bildiriyor:
Tavus'a Muharrem umresi hakkında sorulunca: "Şu Kabe'nin Rabb'ine and
olsun ki bunun ne olduğunu bilmiyorum" dedi.
Tek Sayıh Tavaf
Yaptıktan Sonra (Namaz vs. için) Ayrılmayı Müstehap Görenler
15657. Nehhas b. Kahm'ın
bildirdiğine göre Ata (b. Ebi Rabah), sadece (bir, üç, beş turdan sonra
ayrılmak gibi) tek tavaftan ayrılmayı müstehap görürdü.
15658. Said b. Cübeyr
der ki: "ikili tavaf (arası) bana tekli tavaftan daha sevimlidir."
15659. Nafi'nin
bildirdiğine göre İbn Ömer, gece olsun, gündüz olsun tekli tavaf üzerine
ayrılmayı müstehap görürdü.
15660. Hişam'ın
bildirdiğine göre Ata (b. Ebi Rabah), tekli tavaf üzerine ayrılmayı müstehap
görürdü. Hasan(-ı Basri) ise şöyle derdi: "On tavaf bana dokuz tavaftan,
sekiz tavaf yedi tavaftan daha sevimlidir."
15661. Said b. Cübeyr
der ki: "iki tavaf bana tek tavaftan daha sevimlidir.''
15662. İbn Cüreyc'in Ata
(b. Ebi Rabah)'dan bildirdiğine göre Abdurrahman b.
Ebi Bekr, Said'in valiliği
döneminde tavaf yaptı. Ardından namaza çıktı. Abdurrahman, Ata'ya: "Tekli
yapıncaya kadar beni bekle" dedi. Ata onu bekledi. (Ata) dedi ki: "Üç
tavaf yaptıktan sonra ayrıldı. Daha sonra (yarım bıraktığı) yediyi
tamamlamadı."
15663. Ata (b. Ebi Rabah)
der ki: "Üç tavaf bana dört tavaftan daha sevimlidir."
Remel Yapmayı (Tavaf
Esnasında Çalımlı ve Hızlıca Yürümeyi) Unutan Kişi Hakkında
15664. Yunus'un
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), Beytullah'ı tavaf ederken remel yapmayı
unutan adam hakkında: "(Ceza olarak) kan akıtır" dedi.
15665. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Erkek, ilk üç şavtta remel yapmayı unutursa geri kalan
şavtlarda remel yapar. Tek şavt kaldıysa onda remel yapar ve kendisine (ceza
olarak) bir şey gerekmez. Tavafın hiçbir şavtında remel yapmazsa yine kendisine
bir şey gerekmez."
Sırtını Kabe'ye Yaslayan
Kişi Hakkında
15666. Muğire der ki:
"İbrahim(-i Nehai), insanın sırtını Kabe'ye yaslamasını ve ona arkasını
dönmesini mekruh görürdü."
15667. Amr b. Şuayb'ın
babası kanalıyla dedesinden bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem), sırtını Kabe'ye yaslayarak hutbe vermiştir.
Tahric: Ahmed
(2/180,19192,211).
"Bu Durum, Ailesi
Mescid-i Haram Civarında Olmayanlar içindir" Ayeti Hakkında
15668. Leys'in bildirdiğine
göre Tavus "Bu durum, ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar
içindir" (Bakara, 196) ayeti hakkında: "Sadece Harem halkı, (ayette
geçen) Mescid-i Haram civarında olanlardır" dedi.
15669. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Fah, Dacenan ve Arafat ahalisi, Mescid-i Haram civarında
olanlardır."
"Kurbanlık
Develerin Diz Arkası Kirişleri Kesilir" Diyenler
15670. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Hedy kurbanını kesmek istediğinde sana karşı koyarsa diz
arkası kirişlerini kes."
15671. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Kurbanlık deve sana karşı koyduğunda diz arkasındaki
kirişlerini kes."
"Kurbanlık
Develerin Diz Arkası Kirişleri Kesilmez" Diyenler
15672. Mücahid der ki:
"Kurbanlık develerin diz arkası kirişleri kesilmez."
15673. Kasım der ki:
"Kurbanlık develerin diz arkası kirişleri kesilmez."
Karnı Üzerineki
Giysisini Düğümleyen ihramlı Hakkında
15674. Hişam der ki:
"Babam (Urve) ihramlı olarak karnı üzerine giysi bağlar, fakat
düğümlemezdi"
15675. Ata ile Tavus
şöyle demişlerdir: "ibn Ömer'in ihramlı olduğu halde belini (çözdüğü)
sarıkla bağladığını gördüm.''
15676. Müslim b. Cundub
diyor ki: İbn Ömer'in: "ihramlı olduğun halde üzerine hiçbir şeyi
düğümleme" dediğini işittim.
15677. Ebu Cafer
(el-Bakır) der ki: "Yara üzerine düğüm atmanda bir sakınca yoktur."
15678. Salih b. Ebi
Hassan'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), ihramlı
olduğu halde siyah beyaz bir ipi beline bağlayan bir adam görünce: "Ey
ipliğin sahibi, onu (ipliği) at" buyurdu.
Tahric: Şafii
(1/311:809) ve Ebu Davudı Merdsıl (158).
15679. Said b.
el-Müseyyeb der ki: ''ihramlının yarasının üzerine düğüm atmasında bir sakınca
yoktur,"
15680. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: ''Yara üzerine sargı bağlamakta bir sakınca yoktur."
15681. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: ''Bunda bir sakınca yoktur."
15682. Cerir'in
bildirdiğine göre Mücahid der ki: ''ihramlının eli kırıldığında ve başı
yaralandığında üzerine sargı sarar." (Ravi) Mansur ekledi: ''(Ceza olarak)
bir şey gerekmez."
15683. Abdülmelik
anlatıyor: Ata (b. Ebi Rabah)'a: ''Eli kırılan ihramlı, elini tedavi eder
mi?" diye sorulunca: "Evet, üzerine bir sargı sarar" dedi.
15684. Amr bildiriyor:
Cabir b. Zeyd'e: ''İzarım Arafat'ta çözülüyor, düğümleyeyim mi?" diye
sordum. ''Olur" dedi.
15685. Hişam b. Hüceyr
der ki: ''Tavus, İbn Ömer'in tavaf ederken belini bir sargı ile bağladığını
görmüştür."
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
ihramlının Beline
Bağladığı Kese