m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Hac Menasiki

 

ihrama Girerken Gusletmek

 

15840. İbrahim anlatıyor: Alkame ile beraber Mekke'ye gittim. Mekke'ye girinceye kadar yıkanmadı.

 

15841. Hasan(-ı Basri) der ki: "ihramlı dilerse gusleder, dilerse gusletmez.''

 

15842. Ebu Salih der ki: ''ihram esnasında gusleder ve iki rek'at namaz kılar."

 

15843. İbrahim-(i Nehai) der ki: "Onlar (Ashab ve Tabiun), ihrama girmek istediklerinde yıkanırlardı.''

 

15844. Rebi'nin bildirdiğine göre Ata (b. Ebi Rabah), ihram esnasında ve Mekke'ye girerken gusletmeyi severdi.

 

15845. İbrahim-(i Nehai) der ki: "Onlar (Ashab ve Tabiun), ihrama girmek istediklerinde gusletmeyi müstehap görürlerdi."

 

15846. Nafi'nin bildirdiğine göre İbn Ömer, fitne senesinde (ki bununla ibnü'zZübeyr zamanında çıkan siyasi kargaşayı kastediyor) gömleğini çıkarmış, daha sonra telbiye getirmiş, fakat gusletmemiştir.

 

15847. İbn Ömer der ki: "Kişinin ihrama girmek istediğinde gusletmesi sünnettendir."

 

Tahric: Darakutni (2/220, 221:22, 24) ve Hakim (1/447). Zeyd b. Sabit hadisinden: Tirmizi (830) ve İbn Huzeyme (2595),

 

 

 

15848. Said b. Cübeyr der ki: ''ihrama girdiğinde guslet."

 

15849. İbn Tavus'un bildirdiğine göre babası, ihrama girerken gusletmeyi terk etmez, bunun ihmal edilmemesini emrederdi.

 

15850. İbn Cüreyc anlatıyor: Nafi'ye: "ibn Ömer, ihram esnasında gusleder miydi?" diye sordum. "Bazen gusleder, bazen abdest alırdı" dedi.

 

 

 

Mekke'ye Geldiğinde Şehre Girmeden Önce Gusletmek

 

15851. Eflah'ın bildirdiğine göre Kasım (b. Muhammed), Mekke'ye girerken gusletmiştir.

 

15852. Abdurrahman b. Ebi Leyla der ki: "Gusül, Mekke'ye girileceği günde yapılır."

 

15853. İbrahim-(i Nehai) der ki: "Aikame, Esved ve arkadaşlarımız, Meymun kuyusu na vardıklarında orada guslederler, en güzel giysilerini giyerlerdi."

 

15854. Nafi der ki: "ibn Ömer, ne hacda, ne de umrede Zu-Tuva kuyusu na varıp da gusletmeden Mekke'ye girmezdi."

 

15855. Nafi'nin bildirdiğine göre İbn Ömer, Mekke'ye girerken gusleder, bunun yapılmasını emrederdi.

 

 

 

Şeytanı Taşladıktan Sonra Mina'daki Eşyalarının Yanına Geri Dönenler

 

15856. Ata b. es-Saib der ki: "Abdurrahman b. el-Esved dönüş gününde cemrelere taş attıktan sonra Mina'daki eşyalarının yanına geri dönerdi."

 

15857. Ebu Bekr el-Hüzeli anlatıyor: Zühri'ye: "Kişi, Akabe cemresine (Büyük Şeytan'a) taş attıktan sonra evine geri döner, daha sonra Mekke'ye yürüyebilir mi?" diye sordum. Şöyle dedi: "Onlar (Ashab ve Tabiun), cemreye taş attıktan sonra evlerine geri dönmezlerdi. Bir kimse istifade edeceği bir şey için, bir eşyası için ya da bir ihtiyacı için evine geri dönerse inşallah bunda bir sakınca olmamasını ümit ederim."

 

 

 

ihramlının Vurduğu Keler Hakkında

 

15858. Mücahid'in bildirdiğine göre İbn Mes’ud, ihramlının vurduğu keler hakkında: "(Ceza olarak) bir sahan yiyecek vermesi gerekir" dedi.

 

15859. Tarık anlatıyor: Haccetmek üzere yola çıktık. Yolun bir kısmını kat edince bizden bir adam bir kelerin üzerine basarak ihramlı olduğu halde onu öldürdü. Ömer b. el-Hattab'a giderek hüküm vermesini istedi. Ömer adama:

"Benimle beraber hüküm ver" dedi. Bunun üzerine (ceza olarak) sütten yeni kesilmiş oğlak yavrusu (ödemesi) yönünde hüküm verdik. Ömer daha sonra şu mealdeki ayeti okudu: " ... içinizden iki adil kimsenin takdir edeceği bir kurbanlık hayvan ... " (Ma ide, 95)

 

15860. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Kelerde (ceza olarak) koyun vardır."

 

 

 

ihramlının Öldürdüğü Sırtlan Hakkında

 

15861. Cabir der ki: "Hz. Ömer sırtlanda (ceza olarak) koç hükmünü vermiştir."

 

15862. İbn Ömer der ki: "ihramlı olduğu halde sırtlan öldüren kimsenin fidye ödemesi gerekir."

 

15863. Mücahid'in bildirdiğine göre Hz. Ali, ihramlıya saldıran sırtlan hakkında der ki: "Onu öldürsün. Eğer kendisine saldırmadan ihramlı onu öldürürse müsinne (üç yaşından gün almış) koyunu (ceza olarak) ödemesi gerekir."

 

15864. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Harem bölgesinde sırtlan öldürmenin cezası vardır."

 

15865. Ca bir b. Abdillah'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sırtlanı av hayvanından saymış, ihramlının vurması durumunda (ceza olarak) koç öngörmüştür.

 

 

 

Çekirge Vuran ihramlı Hakkında

 

15866. imran b. Hudeyr'in bildirdiğine göre ikrime, çekirge vuran ihramlı hakkında: "Bir parça yiyecek tasadduk eder" dedi.

 

15867. İbn Cüreyc'in bildirdiğine göre Ata, (ihramlının) çekirge (öldürmesi) hakkında: ''Bir avuç ya da bir lokma yiyecek (sadaka verir)" dedi.

 

15868. ibrahim'in bildirdiğine göre Ka'b'ın yanından bir çekirge geçti. Ka'b ona kırbacıyla vurdu. Aldı ve kızartıp yedi. Ona bunu sordular. Şöyle dedi: ''Bu bir hataydı. Ben kendime bunun hakkında bir dirhem cezayı uygun görüyorum.'' Daha sonra Ömer'in yanına gitti. Hz. Ömer ona: liSizler, ey Humus halkı! En çok sahip olduğunuz şey dirhemlerdir. Hurma, çekirgeden daha hayırlıdır" dedi.

 

15869. Esved kanalıyla Hz. Ömer'den bunun aynısı nakledilmiştir.

 

15870. Abdullah el-Bariki bildiriyor: İbn Ömer: ''Çekirge (öldürme)de (ceza) bir avuç yiyecektir" derdi.

 

15871. Cabir'in bildirdiğine göre Muhammed b. Ali, Ata, Mücahid ve Tavus; küçük çekirge, kertenkele, büyük çekirge ve karıncalar hakkında şöyle demişlerdir: ''Kasten öldürürse bir şeyler yedirir, yanlışlıkla öldürürse bir şey ödemesi gerekmez." Amir(-i Şa'bi) ile Abdurrahman b. el-Esved ise: ''Yanlışlıkla da olsa bilerek de olsa (öldürürse ceza olarak) bir şeyler yedirir" dediler.

 

15872. Ebu Seleme'nin bildirdiğine göre çekirge vuran ihramlı hakkında İbn Ömer, hurma, diğer bir zat ise bir parça yiyecek tasadduku hükmünü vermiştir.

 

15873. Kasım der ki: "ibn Abbas, çekirge vuran ihramlı hakkında: "Hurma çekirgeden daha hayırlıdır" dedi.

 

15874. Hüseyin b. Ukayl'ın bildirdiğine göre Dahhak; çekirge, benzeri ve daha küçüklerinde (ceza olarak): "Bir avuç yiyecek (yedirir)" dedi.

 

15875. Said b. el-Müseyyeb der ki: "Bir avuç yiyecek."

 

 

 

ihramlının Öldürdüğü Bit Hakkında

 

15876. Hakem'in bildirdiğine göre Said b. el-Müseyyeb, ihramlının öldürdüğü bit hakkında: "Bir şeyler tasadduk eder" dedi.

 

15877. Katade ve Ebu Haşim: "Bir şeyler tasadduk eder" dediler.

 

15878. Hur b. Sayyah anlatıyor: İbn Ömer'e bit öldüren ihramlının durumu sorulunca: "Etli kemik ya da bir avuç yiyecek tasadduk eder" dediğini işittim.

 

 

 

"içinde Yerli ve Misafir Bütün insanları Eşit Kıldığımız Mescid-i Haram ... " Ayeti Hakkında

 

15879. Abdullah b. Müslim'in bildirdiğine göre Said b. Cübeyr, "Içinde yerli ve misafir bütün insanları eşit kıldığımız Mescid-i Haram" (Hac, 25) mealindeki ayet hakkında der ki: "Allah'ın yarattıkları orada eşittir" dedi.

 

15880. Mücahid der ki: "Mekke ahalisi ile başkaları, konaklama yerleri hususunda eşitlerdir."

 

15881. Yezid'in bildirdiğine göre İbn Sabıt, "Içinde yerli ve misafir bütün insanları eşit kıldığımız Mescid-i Haram" (Hac, 25) mealindeki ayet hakkında der ki: "Hac için gelen ve mukim olanlar, konaklama yerleri hususunda eşittirler, diledikleri yerlerde konaklayabilirler. Hiç kimse gecelediği yerden çıkartılamaz."

 

15882. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "insanlar, geceleme yerleri hususunda eşittirler."

 

15883. Hasan(-ı Basri) der ki: "Mekke halkı ve diğerleri orada eşittirler."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Muhassir Vadisinde Deveyi Hızlı Sürmek