m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Hac Menasiki

 

Hac Ne Zaman Kişiye Farz Olur?

 

15945. Said b. Cübeyr, "Yolculuğuna gücü yetenlerin ... " (AI-i imran, 97) mealindeki ayet hakkında: "Her kim azık ve deve bulabilirse hac kendisine vacip (farz) olmuştur" dedi.

 

15946. İbn Ömer anlatıyor: Bir adam Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelerek: "Ya Resulallah! Haccı farz kılan durum nedir?" diye sordu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Azık ve deve" diye cevap verdi. Adam: "Ya Resulallah! Hacı kimdir?" diye sorunca: "Vücudu kirli olan ve güzel kokuları kullanmayı terk eden kişidir" buyurdu.

Adam: "Ya Resulallah! Haccın en faziletli (ibadeti) hangisidir?" diye sordu.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cevaben şöyle buyurdu: "Haccın en faziletlisi, yüksek sesle telhiye getirmek ve kurbanlık develeri bOğazlamaktır."

 

15947. İbn Ebi Necih'in bildirdiğine göre Mücahid, "Yolculuğuna gücü yetenlerin ... " (AI-i imran, 97) mealindeki ayet hakkında: "Bu, azık ve devedir'' dedi.

 

15948. ibnü'z-Zübeyr der ki: "Azık miktarına maddi güç yetirebilmektir."

 

15949. İbn Abbas "Yolculuğuna gücü yetenlerin ... " (AI-i imran, 97) mealindeki ayet hakkında: "Bu, azık ve devedir'' dedi.

 

15950-1. Hasan(-ı Basri)'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Azık ve deve" buyurdu.

 

Tahric: İbn Cerir (4/16) ve farklı yollarla Darakutrıl (2/215-218: 1-16).

 

 

 

15952. Hasan(-ı Basri), "Ona yol bulabilenlerin ... " (Al-i İmran, 97) mealindeki ayet hakkında: "(Ayette geçen) yol, azık ve devedir'' dedi.

 

15953. Ata bildiriyor: Hz. Ömer "Yolculuğuna gücü yetenlerin Beytullah'ı haccetmesi Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır" (AI-i imran, 97) mealindeki ayet hakkında: "Azık ve devedir" dedi. İbn Abbas ise: "(Maddi) imkan bulabilen ve kendisi ile Beytullah arasında bir engeli olmayan kimsedir" dedi. Ata (b. Ebi Rabah) ekledi: "Allah'ın buyurduğu gibi (onu Mekke'ye ulaştıracak) yoldur."

 

15954. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Azık ve devedir."

 

15955-6. Said b. Cübeyr der ki: "Azık ve devedir."

 

15957. Hasan(-ı Basri) anlatıyor: Bir adam: "Ya Resulallah! Beytullah'a yol ne demektir?" diye sorunca Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Azık ve devedir" buyurdu.

 

15958. Halid'in bildirdiğine göre ibnü'z-Zübeyr, "Yolculuğuna gücü yetenlerin Beytullah'ı haccetmesi..." (AI-i imran, 97) mealindeki ayet hakkında:

"Kendi (maddi) gücü kadar" dedi.

 

15959. İbn Abbas der ki: "Üç yüz dirheme sahip olan kişiye hac vacip, cariye ile evlenmek haram olur."

 

15960. Ma'mer b. Huseym anlatıyor: Ebu Cafer'e: "Allah sana rahmet etsin, ''Yol bulabilenlere ... '' ayetinde geçen yoldan kastedilen nedir?" diye sordum. Şöyle dedi: "Devenin ve imkan nispetinde azığının bulunması demektir. Nöbetleşe bazen yürürsün, bazen binersin."

 

 

 

Arefe Günü Umre Yapmak Üzere Mekke'ye Gelenler

 

15961. Hasan b. Müslim'in bildirdiğine göre Tavus, Arefe günü Mekke'ye umre yapmak üzere gelerek Beytullah'ı tavaf eden ve Safa ile Merve arasında sa'y yapan adam hakkında: "insanlar Arafat'ta olduğu sürece kadınlara yaklaşamaz" dedi.

 

15962. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Bunda bir sakınca yoktur."

 

 

 

Şalvar ve Mest Giyen ihramlı Kadın Hakkında

 

15963. İbrahim-(i Nehai) der ki: "ihramlı kadın, şalvar ve mest giyebilir."

 

15964. Abdülmelik anlatıyor: Ata (b. Ebi Rabah)'a: "ihramlı kadın şalvar giyebilir mi?" diye sorulunca: "Evet" dedi.

 

15965. İbn Ömer der ki: "ihramlı kadının şalvar ve mest giymesinde bir sakınca yoktur."

 

15966. İbn Abbas der ki: "ihramlı kadın şalvar giyebilir.''

 

15967. Kasım der ki: "ihramlı kadın; şalvar, mest ve eldiven giyebilir, yüzünün tamamını örtebilir."

 

15968. Hasan(-ı Basri) ile Ata (b. Ebi Rabah): ''İhramlı kadın, şalvar giyebilir" dediler.

 

15969. Nafi' der ki: "ibn Ömer, ihramlı kadının; mest ve şalvar giymesine ruhsat vererek şöyle derdi: "(Hanımım) Safiyye ihramlı olduğu halde dizlerine kadar uzanan mest giyerdi."

 

15970. Eş'as'ın bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), ihramlı kadının uzun mest giymesinde bir sakınca görmezdi."

 

 

 

Tavafını Bitirdiğinde Çıkmak isteyen Kimse

 

15971. Mücahid'in bildirdiğine göre Abdullah b. Amr, İbn Abbas ve İbn Ömer tavaflarını bitirip çıkmak istediklerinde Rükün ile kapı arasında, ya da Hacer-i Esved ile kapı arasında Euzu çekerlerdi.

 

 

 

"Güvercinin Dışında Her Şeyin Ücretinin Ödenmesi Gerekir" Diyen

 

15972. ikrime der ki: "ihramlının vurduğu güvercin dışındaki her hayvanda (ceza olarak) ücret ödenmesi gereklidir.''

 

 

 

Gömleğini Cübbe Gibi Giyen ihramlı Hakkında

 

15973. Hişam'ın bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri) ile Ata (b. Ebi Rabah), ihramlının gömleğini cübbe gibi giymesinde bir sakınca görmezdi.

 

15974. Nafi'nin bildirdiğine göre İbn Ömer, bunu mekruh görürdü.

 

 

 

Teşrik Günlerinde Oruç Tutmaya Ruhsat Verenler

 

15975. Ebu Miclez der ki: "ibn Abbas'ın oruçlu olduğu halde cemrelere taş attığını gördüm."

 

15976. Urve'nin bildirdiğine göre Hz. Aişe, Teşrik günlerinde oruç tutardı .

 

15977. Hakem'in bildirdiğine göre Esved, Teşrik günlerinde oruç tutardı.

 

15978. Kays b. Abaye bildiriyor: İbn Abbas'a kurban kesim gününden sonra oruç tutmanın hükmünü sordum. "Dilersen oruç tut" dedi.

 

15979. İbrahim'in bildirdiğine göre Esved, Teşrik günlerinde oruç tutardı.

 

15980. Said b. Ebi'I-Hasan der ki: "(Kurbanların) kafaların(ın) yenildiği günde (bayramın birinci günü) tuttuğum orucu sevdiğim kadar hiçbir orucu sevmem."

 

 

 

Kargayı Taşlayan ihramlı Hakkında

 

15981. Zeyd b. Cübeyr anlatıyor: İbn Ömer'e ihramlının öldürebileceği canlıları sordum. Şöyle dedi: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hanımlarından biri, Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) karganın öldürülmesini emrettiğini bana bildirdi."

 

15982. Hz. Ali der ki: "ihramlı, karga öldürebilir."

 

15983. İbn Ebi Ammar der ki: "ibn Ömer'in ihramlı olduğu halde devesi üzerinden kargaya taş attığını gördüm."

 

15984. Süveyd b. Gafele der ki: "Hz. Ömer, bize, ihramlı olduğumuz halde karga ve arı öldürmeyi emretti.''

 

15985. Said b. Cübeyr der ki: "ihramlı olduğun halde kargayı taşla."

 

15986. Husayn anlatıyor: Mücahid'e insanların Harem bölgesinde öldürebileceği hayvanları sordum. "Yılan (öldürülür). Karga ise taşlanır" dedi.

 

15987. Hasan(-ı Basri) der ki: "ihramlı, kargayı taşlayabilir."

 

15988. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Karga öldürülür."

 

15989. Hz. Aişe bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "İhramlı kargayı öldürsün" buyurdu.

 

 

 

Kişinin Beytullah'ı Gördüğünde Ellerini Kaldırıp Kaldırmayacağı Hakkında

 

15990. Muhacir el-Mekki anlatıyor: Bir adam Cabir b. Abdillah'a: "Bizden biri Beytullah'ı gördüğünde ellerini kaldırabilir mi?" diye sorunca: "Bunu Yahudiler yapar. Resulullah ile (Sallallahu aleyhi ve Sellem) haccettiğimizde böyle yapmadık" dedi.

 

Tahric: Darimi (1920), Ebu Davud (1865) ve Nesai (3878).

 

 

 

15991. Muhacir el-Mekki anlatıyor: Cabir b. Abdillah'a: "Kişi Beytullah'ı gördüğünde ellerini kaldırır mı?" diye sorulunca: "Resulullah ile (Sallallahu aleyhi ve Sellem) haccettik. Böyle yapardık" karşılığını verdi.

 

Tahric: Tirmizi (855).

 

 

 

15992. İbn Abbas der ki: "Eller yedi yerde kaldırılır: Namaza kalktığında, Beytullah'ı gördüğünde, Safa ile Merve üzerinde, Müzdelife'de, Arafat'ta ve cemrelerde."

 

15993. ibnü'l-Münkedirder ki: "Hiçbir hacı, asla yoksullaşmamıştır!"

 

15994. Hakem şöyle demiştir: Abdullah (b. Mes’ud)'un öğrencileri şöyle derlerdi: "Eller sekiz yerde kaldırılır: Beytullah'ta, Safa ile Merve tepeleri üzerinde, Arafat'ta, Müzdelife'de ve iki cemrede."

 

15995. İbrahim(-i Nehai) ile Hayseme şöyle demişlerdir: "Eller; namazda, Beytullah'ta, Safa ile Merve tepeleri üzerinde ve Müzdelife'de kaldırılır."

 

15996. İbn Abbas der ki: "Eller yedi yerde kaldırılır: Namaza kalktığında, bir beldeden geldiğinde, Beytullah'ı gördüğünde, Safa ile Merve tepeleri üzerinde ayakta durruken, Müzdelife'de ve cemrelerde."

 

 

 

Kişi Mescid-i Haram'a Girdiğinde Ne Der?

 

15997. Şa’bi der ki: "Mekke'ye ilk girişinde Hacer-i Esved'e ulaştığında, bunu sana güzelce kolaylaştırdığı ve seni oraya ulaştırdığı için Allah'a hamdet.’’

 

15998. Muhammed b. Said'in bildirdiğine göre babası Said, Beytullah'ı gördüğünde şöyle derdi: "Allahım! Sen Selam'sın, Selam sendendir. Ey Rabbimiz, bizi selam ile selamla."

 

Tahric: Şafii Müsned (1/338:883).

 

 

 

15999. MekhOI'un bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Beytullah'ı gördüğünde şöyle dua etmiştir: "Allahım! Bu eve yapılan saygıyı, şerefi ve heybeti arttır. Bu evde hac ve umre yapanların şerefini, saygısını, yüceliğini ve iyiliğini arttır.''

 

Tahric: Şafii (1/339:874); Huzeyfe b. Esıd hadisinden: Taberani, M. el-Kebir (3/3053) ve M. el-Evsat (6128).

 

 

 

16000. Said'in bildirdiğine göre Hz. Ömer, Beytullah'a girince: "Allahım! Sen Selam'sın, Selam sendendir. Ey Rabbimiz, bizi selam ile selamla" dedi.

 

16001. Yahya b. Muhammed b. Said'in bildirdiğine göre Said b. el-Müseyyeb Kabe mescidine girdiğinde Beytullah'a bakar ve şöyle derdi: "Allahım! Sen Selam'sın, Selam sendendir. Ey Rabbimiz, bizi selam ile selamla."

 

 

 

Yürümeyi Sevenler ve Yürüyerek Haccedenler

 

16002. İbn Abbas der ki: "Ölmeden önce yürüyerek hac yapmaya içimde (dayanılmaz) bir istek var."

 

16003. Mücahid'in söylediğine göre Hz. İbrahim ve İsmail, yürüyerek haccetmişlerdir.

 

16004. Ebu Cafer (el-Bakır) der ki: "Hüseyin b. Ali, kuvvetli ve seri olan develer yanında çekildiği halde yürüyerek haccetmiştir." (Ravi) Hafs ekledi: "Zannedersem (Cafer) bu develerin ''on'' tane olduğunu söylemiştir."

 

16005. Osman b. Hakım der ki: "Nafi' b. Cübeyr'in ayakları üzerinde hac ibadetlerini bitirdiğini, yaya olarak Arafat'a çıktığını gördüm."

 

16006. İsmail b. Abdilmelik der ki: "Said b. Cübeyr ile beraber yürüyerek hac yaptım."

 

16007. İbn Cüreyc der ki: "Nafi'ye: "ibn Ömer yürüyerek haccetti mi?" diye

sordum. "Hayır" dedi.

 

 

 

ihramlının Av Hayvanm. Vurduktan Sonra Aleyhine Hüküm Verilmesi

 

16008. Mücahid der ki: "ihramlı, av hayvanını unutarak her vurduğunda kendisi aleyhine hüküm verilir."

 

16009. Hasan(-ı Basri) der ki: "ihramlı, av hayvanını her vurduğunda kendisi aleyhine hüküm verilir."

 

16010. Şa’bi anlatıyor: Bir adam (Kadı) Şureyh'e: "ihramlı olduğum halde av hayvanı vurdum?" deyince Şureyh ona: "Ondan önce vurmuş muydun?" diye sorunca adam: "Hayır" dedi. Şureyh adama şöyle dedi: "Şayet bunu"yapmış olsaydın seni, senden intikam alması için Allah'a havale ederdim. "Allah mutlak güç ve intikam sahibidir." (AI-i imran, 95) Davud dedi ki: "Bunu Said b. Cübeyr'e anlatınca bana: "Peki, (ihramlı) üzerindeki soyulup aleyhine ceza mı uygulanacak!?" dedi.

 

16011. İbn Abbas der ki: "Bir kere vurduğunda aleyhine hüküm verilir, tekrar vurursa aleyhine hüküm verilmez." İbn Abbas daha sonra şu mealdeki ayeti okumuştur: "Allah, mutlak güç ve intikam sahibidir." (.11.1-1 imran, 95)

 

 

 

Hac ve Umre ihramına Giren Kişi Hangisine Önce Başlar?

 

16012. Ebu ishak'ın bildirdiğine göre Enes, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) telbiye getirerek şöyle buyurduğunu işitmiştir: "Umre ile hac için lebbeyk."

 

16013. Hureys b. Süleym anlatıyor: Hz. Ali'nin hac ve umre için telbiye getirdiğini işittim. Önce umreye başlayınca Hz. Osman ona: "Sen kendisine bakıl(arak örnek alınan) kimselerdensin" dedi. Bunun üzerine Ali ona: "Sen de kendisine bakılan kimselerdensin" karşılığını verdi.

 

16014. Humeyd'in bildirdiğine göre Enes, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Umre ile hac için lebbeyk" buyurduğunu işitmiştir.

 

16015. Mansur anlatıyor: İbrahim(-i Nehai) ile Müdihid'e hac ve umre için telbiye getiren adamın durumunu sordum. Mücahid: "Umreden başlar" derken İbrahim(-i Nehai): "Niyeti geçerlidir" demiştir.

 

 

 

Burnuna ilaç Koyan ihramlı

 

16016. Mücahid der ki: "ihramlı burnuna menekşe (usareli ilaç) soktuğunda fidye ödemesi gerekir.''

 

Tahric: Ahmed (1/215), Buhari (1740), Müslim (2/835:4), Ebu Davud (1825), Tirmizi (834), Nesai (3651, 3652,3659), İbn Mace (2931) ve Tahavi, Şerhu Meani'l-Asar (2/133).

 

 

 

izar Bulamayan ihramlı Hakkında

 

16017-8. İbn Abbas anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) insanlara hutbe verirken: "İhramlı izar bulamadığında şalvar giysinı pabuç bulamadığında mest giysin'' buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (1/221), Müslim (2/835:4'ten sonra), İbn Mace (2931) ve Tahavi (2/133).

 

 

 

16019. İbn Abbas diyor ki: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) böyle buyurduğunu işittim.''

 

Tahric: Müslim (2/835:4'ten sonra), Nesai (3652, 3659) ve Tirmizi (834).

 

 

 

16020. İbn Ömer anlatıyor: Bir adam Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "ihramlı hangi elbiseleri giyebilir?" ya da: "ihramlının (giyeceklerden) neleri terk etmesi gerekir?" diye sorunca Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Mest giyemez, şalvar giyemez. Ancak ayakkabı bulamaması durumu müstesna. Her kim ayakkabı bulamazsa mest giysin ve ayağının yanlarında bulunan iki topuktan daha aşağıda olacak şekilde onu kessin."

 

16021. Cabir'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Ayakkabı bulamayan mest giysin, izar bulamayan şalvar giysin.''

 

Tahric: Tayalisi: (1735), Ahmed (3/323, 395), Müslim (2/836:5) ve Tahavi: (2/134).

 

 

 

16022. Umeyr b. el-Esved anlatıyor: Hz. Ömer'e: "ihramlının mest (giymes)i hakkında ne dersin?" diye sordum. "(Mest) ayakkabısı olmayanın ayakkabısıdır" dedi.

 

16023. Ebu ishak'ın bildirdiğine göre Hz. Ali, ayakkabı bulamadığı zaman mest giyen ihramlı hakkında: "izar bulamadığında şalvar giyer" dedi.

 

16024. İbn Abbas der ki: "ihramlı, izar bulamadığında şalvar giysin, ayakkabı bulamadığında mest giysin."

 

16025. Bekr der ki: "ihramlı, izar bulamadığında şalvar giysin."

 

16026. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "ihramlının izar bulamadığında şalvar giymesinde, ayakkabı bulamadığında mest giymesinde bir sakınca yoktur."

 

 

 

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Haccı Feshetmiş midir?

 

16027. Cabir'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Şimdi beliren görüşüm daha önce belirseydi hedy kurbanını getirmez, bu haccı umreye çevirirdim. Sizden hanginizin yanında hedy kurbanı yoksa hemen ihramdan çıksın ve haccını umreye çevirsin." Bunun üzerine Süraka (b. Cu'şum) ayağa kalkarak: "Ya Resulallah! Bu durum, bizim bu senemize mi mahsus, yoksa (hüküm) ilelebet devam edecek mi?" diye sorunca Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) parmaklarını birbirine geçirerek: "Umre, hacca dahil olmuştur; hayır, ilelebet, ilelebet devam edecektir" buyurdu.

 

16028. İbn Abbas anlatıyor: insanlar haccetmek üzere Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraber geldiler. Haclarını umreye çevirdiler. Daha sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Şimdi beliren görüşüm daha önce belirseydi bunu yapmazdım. Ancak umre, kıyamet gününe kadar hacca dahil olmuştur." Daha sonra (bunu ifade için) parmaklarını birbirine geçirdi.

 

Tahric: Ahmed (1/253,241,259,338), Buhari (1572), Ebu Davud (1789) ve Tirmizi (932).

 

 

 

16029. İbn Ömer anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hac ihramına girdi.

Biz de onunla beraber hac ihramına girdik. Mekke'ye geldiğimizde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sizden hanginizin yanında hedy kurbanı yoksa hemen ihramdan çıksın" buyurdu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), beraberinde hedy kurbanı bulunduğu için ihramdan çıkmadı.

 

Tahric: Ahmed (2/41), İbnü'l-Carud (431), Buhari (4354), Müslim (2/905:185) ve Nesai (3711).

 

 

 

16030. Hz. Aişe anlatıyor: Hac aylarında ve hac günlerinde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraber hac ihramına girmek üzere telbiye getirerek yola çıktık. Serif vadisine geldiğimizde Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabına: "Hedy kurbanını sevk etmemiş olanlar haccından çıkarak umre için ihrama girip telbiye getirmek isterlerse bunu yapsınlar" buyurdu.

 

16031. İbn Abbas'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Bu, kendisiyle faydalandığımız bir umredir. Kimin yanında kurbanlık yoksa o kimse ihramdan hemen tamamıyla çıksın! Çünkü umre, kıyamet gününe kadar hacca dahil olmuştur.''

 

Tahric: Tayalisi (2642), Darimi (1856), Ahmed (1/326, 341; 236), Müslim (2/911:203), Ebu Davud (1787) ve Nesai (3797).

 

 

 

16032. Ebu Zer der ki: "Temettü haccı, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabına hastı."

 

16033. Ebu Zer der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraber bulunan topluktan başka -Sahabileri kastediyor- hiç kimse için hac ihramına girip de telbiye getirdikten sonra onu umreye çevirmek caiz olmamıştır."

 

16034. Mücahid anlatıyor: ibnü'z-Zübeyr der ki: "Haccı tek yapın (ifrad haccı yapın), şu amanızın -yani İbn Abbas'ın- sözünü bırakın." Bu söz İbn Abbas'ın kulağına gidince şöyle dedi: "Allah'ın kalbini ve gözlerini kör ettiği kişi kesinlikle sensin! Annene sorsana I" ibnü'z-Zübeyr bunun üzerine annesine sordu. Annesi dedi ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraber haccetmek üzere geldik. ihramın tamamından çıkmamız emredilince ihramdan çıktık. O kadar ki erkekler ve kadınlar arasındaki mangalların dumanı yükseldi."

 

 

 

Harem Güvercinlerinin Avlanması Hakkında

 

16035. Abdülmelik bildiriyor: Ata (b. Ebi Rabah), Harem güvercinleri hakkında der ki: "Haremden çıktıklarında dilersen avlayabilirsin."

 

16036. Hişam der ki: "Urve, Harem güvercinlerinin Harem'den çıkmaları durumunda avlanmasında bir sakınca görmezdi."

 

 

 

Tavafı Sekiz Şavt Olarak Yapan Kişi Hakkında

 

16037. Leys'in bildirdiğine göre Ata (b. Ebi Rabah) ile Tavus, tavafı sekiz şavt olarak yapan adam hakkında şöyle demişlerdir: "iki rek'at (tavaf namazın)ı kılmadan önce bunu hatırlarsa altı şavt daha ekler ve dört rek'at tavaf namazı kılar. iki rek'atı kıldıktan sonra bunu hatırlarsa altı şavt daha ekler, daha sonra iki rek'at tavaf namazı kılar. Dilerse buna saymaz."

 

16038. Hasan(-ı Basri) der ki: "Kişi, Beytullah'ın etrafında sekiz şavt olarak tavaf ettiğinde iki rek'at namaz kılar."

 

 

 

Üzerinde Sinek Olan Hurma Hakkında

 

16039. Muhammed b. Ebi İsmail es-Sülemi anlatıyor: Said b. Cübeyr'e ihramlının hurma yemesi sorulunca: "Bunun ne sakıncası var ki?!" dedi. Soruyu soran kişi: "Ama üzerinde canlılar var!" deyince: ''Hurmayl ye, canlıları yeme" dedi.

 

 

 

ihramlının (Başını Perdeleyecek Şekilde) Elbiseye Bürünmesi

 

16040. Ala b. es-$aib'in bildirdiğine göre Hakem ile Hammad'dan biri adamın elbisesine bürünmesini mekruh görürken diğeri sakınca görmemiştir

 

 

 

Altı Şavt Tavaf Eden ihramlı Hakkında

 

16041. İbn Cüreyc'in bildirdiğine göre Ata'ya altı şavt tavaf ettikten sonra iki rekat namaz kılan adamın durumu sorulunca: "Bir şavt daha tavaf eder ve iki rekat (tavaf) namaz(ı) kılar" dedi.

 

16042. Şuayb anlatıyor: Hasan(-ı Basri)'ye altı şavt tavaf eden adamın durumu sorulunca: "Başka bir tavaf yapar" dedi.

 

 

 

Hacer-i Esved'i istilam Eden Ne Der?

 

16043. İbrahim-(i Nehai) der ki: Hacer-i Esved'i istilam ettiğinde şöyle de:

"Allah'tan başka ilah yoktur, Allahu Ekber."

 

16044. Said b. el-Müseyyeb bildiriyor: Hz. Ömer, Hacer-i Esved'i istilam ettiğinde şöyle derdi: "Allah'a iman ettim, tağutu inkar ettim."

 

16045. Ebu ishak bildiriyor: Hz. Ali, Hacer-i Esved'i istilam ettiğinde şöyle derdi:

"Allahım! Senin kitabını ve peygamberinin sünnetini tasdik ediyorum."

 

16046. Haris kanalıyla Hz. Ali'den, bir önceki hadisinin aynısı nakledilmiştir.

 

16047. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Hacer-i Esved'i istilam ettiğinde ses çıkarmadan (dokunduğun) ellerini öp."

 

 

 

Deve Palanı Üzerinde Haccetmenin Hevdeç Üzerinde Haccetmekten Daha Faziletli Olduğu Hakkında

 

16048. İbrahim'in bildirdiğine göre Esved (b. Yezid), (hacının bineğinde keçe ya da yünden dokunmuş) heybenin altında bir şey serilmemesini müstehap görürdü.

 

16049. Halid el-A'ver anlatıyor: Zerr el-Hemdanı hacda hevdeç ya da kateb'in (devenin hörgücü büyüklüğündeki palanın) hangisinin daha üstün olduğu hususunda bana muhalefet etti. Zer: "Hevdeç daha üstün" dedi. İbrahim'e sordum. "Kateb daha üstün" dedi.

 

16050. Said el-Kuraşı anlatıyor: İbn Ömer, Yemen halkından palanları deri olan bir grup insan gördü. Şöyle dedi: "Muhammed'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabına en çok benzeyen topluluğu görmek isteyen, şunlara baksın."

 

16051. Nati'nin bildirdiğine göre İbn Ömer, palan üzerinde haccetmeyi severdi.

 

16052. Tavus der ki: "Salih insanların haccı, palanlar üzerindedir."

 

16053. Enes b. Malik anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) palan ve dört dirhem değerindeki bir kadifenin üzerinde haccetti. Daha sonra: "Allah'ım! Bu, kendisinde riya bulunmayan ve duysunlar diye yapılmayan bir hacdır"

buyurdu.

 

Tahric: İbn Mace (2890) ve Tirmizi, Şemail (334,340).

 

 

 

16054. Abdullah b. el-Haris'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) palan üzerinde haccetti. Birden titredi. -Ravinin başka rivayetinde: "Elleri üzerine kapaklandı"- Akabinde şöyle buyurdu: "Lebbeyk! (Gerçek) hayat, ahiret hayatıdır."

 

16055. Hişam bildiriyor: Muhammed (b. Sirin), hevdec üzerinde haccetmeyi hoş karşılamaz ve şöyle derdi: "insanlar palanlar ve katebler üzerinde haccederlerdi."

 

 

 

Beytullah'a Veda Eden (Veda Tavafı Yapan) Kişi, Vedadan Sonra Başka Şey Yapar mı?

 

16056. İbn Cüreyc bildiriyor: Ata (b. Ebi Rabah), Beytullah'a veda ettiğinde (veda tavafı yaptığında) Ebtah vadisine ininceye kadar hiç bir şey yapmazdı. Ebtah vadisinden çıktığında: "Orada kalmakta bir sakınca yoktur" dedi.

 

16057. Velid b. Abdillah İbn Ebi Muğıs'in bildirdiğine göre Ömer b. Abdilazız,

veda tavafı yaptıktan sonra Kureyşli hasta bir adamın yanına giderek onu ziyarette bulundu. Bunun üzerine veda tavafını tekrar yaptı.

 

16058. Süfyan'ın ismini vermediği bir zattan rivayet edildiğine göre Ömer b. Abdilazız, veda tavafını yaptıktan sonra mektup yazmış, ardından tavafı tekrar etmiştir.

 

16059. Hakkam er-Razı anlatıyor: Bir adamın Humeyd'e: "Hasan'ın veda tavafı hakkındaki görüşü - ya da sözü- nedir?" diye sorduğunu işittim. Humeyd adama: "O, bir kimsenin karşısına bir şey çıktığında (bir ihtiyacı doğduğunda) onu satın almasında bir sakınca görmezdi" dedi.

 

 

 

Umreden Dönen Kişiye Ne Denir?

 

16060. Halid anlatıyor: Ebu Kılabe, umreden gelen bir adamla karşılaşınca: "Amelin kabul edilsin, amelin kabul edilsin" dedi.

 

16061. Malik anlatıyor: Talha, Hammad'la karşılaşınca ona "Hac ibadetlerin kabul edilsin" dedi.

 

 

 

Hacdan Gelen Adama Ne Denir?

 

16062. Leys'in bildirdiğine göre İbn Ömer'i işiten biri onun hacdan gelen birine şöyle dediğini işitmiştir: "Allah ibadetlerini kabul etsin, sevabını büyütsün, yaptığın masrafını sana geri döndürsün."

 

 

 

Hacer-i Esved ile Makam-ı ibrahim Arasında Okunacak Dualar

 

16063. Abdullah b. es-Saib bildiriyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Rüknü Yemanı ile Hacer-i Esved arasında şu duayı okuduğunu işittim: "Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru."

 

Tahric: Ahmed (3/411), İbn Ebi Şeybe, Müsned (874), Ebu Davud (1887), Nesai (3934), İbn Huzeyme (2721), İbn Hibban (3826) ve Hakim (1/455).

 

 

 

16064. Said b. Cübeyr bildiriyor: "Ey Rabbim! Beni verdiğin rızka kanaatkar kıl, verdiğin rızkı bereketli kıl, kaybolan her şeyimin yerine hayırlısını getir" duası İbn Abbas'ın Rükn-ü Yemanı ile Makam-ı İbrahim arasında terk etmediği dualardandır.

 

Tahric: İbn Huzeyme (2728) ve Hakim (1/455).

 

 

 

Beytullah'ın Üzerinde Bulunan Giysi Hakkında

 

16065. Muhammed b. ishak kanalıyla Mekkeli yaşlı bir kadın şöyle anlatmıştır:

Osman b. Aftan şehit edildiğinde ben on dört yaşındaydım. Beytullah'ın üzerinde insanların giydirdiği şu örtülerden başka hiçbir örtü görmedim: Üzerine atılan kırmızı bir örtü, beyaz bir örtü, yünden yapılan bir örtü ve üzerine asılan bir takım parça örtüler. Ayrıca Beytullah'ın üzerinde altın ve gümüş olmadığını da gördüm."

 

ibn ishak ekledi: "Beytullah; ne Ebu Bekr, ne de Ömer zamanında giydirilmiş değildi. Ömer b. Abdilazız, Beytullah'a Yemen yapımı bir takım ketenden mamul ince beyaz kumaşlar giydirdi."

 

16066. Nafi' anlatıyor: İbn Ömer, Kabe çul ve renkli yün kumaşlar ve ketenden yapılmış ince beyaz kumaşlar giydirilmeden önce kurbanlık develerinin üzerine çul atardı. Daha sonra bu çulu deveyi kurban etmeden önce hayvanın üzerinden alır ve Kabe'ye giysi olsun diye Kabe'nin bekçilerine gönderirdi. Kabe (özelolarak) giydirilmeye başlanınca bunu terk etti.

 

16067. Leys der ki: "Kabe'nin dış örtüsü, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) döneminde deri yaygılar ve kıldan yapılmış kumaş parçaları idi."

 

 

 

Kişi Hacc Yapmadığında Ne ile Emredilir?

 

16068. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Onlar (Ashab ve Tabiun), hac yapamayan bir hastanın yanına vardıkla'rında ona kurbanlık devesini kesmesini emrederlerdi."

 

16069. İbrahim-(i Nehai) der ki: "Onlar (Ashab ve Tabiun), kişi haccetmediğinde (kendi adına Mekke'de) hedy kurbanı kesilmesini vasiyet etmesini müstehab görürlerdi.''

 

 

 

iki Rekatlık Tavaf Namazında Ne Okunur?

 

16070, Cabir'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), iki rekatlık tavaf namazında KafirAn suresi ile ihlas suresini okumuştur.

 

Tahric: Ahmed (3/320), Müslim (2/886:147), Nesai (3954) ve Tirmizi (869, 870),

 

 

 

16071. Ya'kub b. Zeyd'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) iki rekatlık tavaf namazında Kafirun suresiyle ve ihlas suresini okumuştur,

 

 

 

Maymun Avlayan ihramlı

 

16072. Eş'as'ın bildirdiğine göre Ata (b. Ebi Rabah), maymun avlayan ihramlı hakkında: "Aleyhine hüküm verilir (ceza öder)" dedi.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Mekke'ye Nereden Girileceği Hakkında