m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Hac Menasiki

 

ihramlı Olduğu Halde Ailesiyle ilişkiye Giren Adam Hakkında

 

13244. Yezid b. Yezid b. Cabir anlatıyor: Mücahid'e ihramlı olduğu halde hanımıyla ilişkiye giren adamın durumunu sordum. Şöyle anlattı: Böyle bir şey Ömer b. el-Hattab zamanında oldu. Ömer şöyle dedi: "ikisi de haclarına devam ederler -Allah haclarının kabulolup olmadığını en iyi bilendir- Daha sonra her biri ihramdan çıkarak eşine döner. Gelecek sene olduğunda haccederler ve hedy kurbanı gönderirler. ilişkiye girdikleri yerde birbirinden ayrılırlar."

 

13245. Abdullah b. Vehban anlatıyor: Bir adam İbn Abbas'a gelerek: "Ben ihramlı olduğum halde eşimle ilişkiye girdim" dedi. İbn Abbas adama şöyle dedi: "Allah sizin haccınızı en iyi bilendir. Hac amellerinize devam edin. Fakat gelecek sene haccetmeniz gerekir. ilişkiye girdiğiniz yere vardığınızda birbirinizden ayrılın. Haccınızı bitirinceye kadar bir araya gelmeyin."

 

13246. Hz. Ali der ki: "Her birine kurbanlık deve gerekir. Gelecek sene haccettiklerinde ilişkiye girdikleri yerde birbirinden ayrılırlar."

 

13247. Said b. Hurşıd anlatıyor: Bir adam Cabir b. Zeyd ile Hasan b.

Muhammed'e, hac ihramına girdikten sonra ilişkiye giren karı-kocanın durumu ile ilgili fetva istedi. Cevaben şöyle dediler: "Hadarını tamamlarlar. Ayrıca gelecek sene haccetmeleri gerekir. Zengin kimseler ise deve kurban ederler.

 

13248. Şuayb anlatıyor: Bir adam Abdullah b. Amr'a gelerek ihramlı olduğu halde hanımıyla ilişkiye giren adamın durumunu sordu. Abdullah b. Amr adama İbn Ömer'i işaret etti. Adam onu tanımadı. Devamla Şuayb şöyle anlattı: Bunun üzerine ben de onunla beraber gittim. Adam İbn Ömer'e bu meseleyi sorunca İbn Ömer: "Hacları batıl olmuştur" dedi. Adam: "Peki dururlar mı? (yani batılolan haclarına devam etmezler mi?)" diye sorunca Abdullah: "Hayır, bilakis insanlarla beraber çıkarlar, onların yaptıklarını yaparlar. Gelecek seneye ulaştıklarında haccederler ve hedy kurbanı keserler" dedi. Adam cevabını aldıktan sonra Abdullah b. Amr'a giderek İbn Ömer'in dediklerini anlattı. Bunun üzerine Abdullah b. Amr bizi İbn Abbas'a gönderdi. Ben de adamla beraber İbn Abbas'a gittim. Adam İbn Abbas'a meseleyi sorunca İbn Abbas da İbn Ömer'in dediği gibi dedi. Adam, Abdullah b. Amr'a gidip İbn Abbas'ın dediğini anlattı. En sonunda adam Abdullah b. Amr'a: "Peki sen ne diyorsun?'' diye sordu. Abdullah b. Amr bunun üzerine: "Onların dediğini (diyorum)" dedi.

 

Tahric: Darakutni (3/50:209) ve Beyhaki (5/168).

 

 

 

13249. Said b. el-Müseyyeb der ki: "Haclarına devam ederler ve haclarını ifa ederler, sonrasında arzuladıkları yere giderler. Gelecek sene olduğunda haclarını ifsad etmiş oldukları yerden ihrama girip telbiye getirirler. Hedy kurbanı keserler ve ayrılırlar.''

 

13250. Mücahid ile Ata şöyle dediler: "Hadarını tamamlarlar ve her birine ceza kurbanı gerekir. Bir tane de olsa kendilerine yeterli olur. Ayrıca gelecek sene haccetmeleri gerekir. Birbirlerinden de ayrılmazlar."

 

13251. Yunus'un bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), erkeğin ihramlı olarak hanımıyla ilişkiye girmesi durumunda (gelecek sene haccettiğinde) karısından ayrı olmasını uygun görmezdi.

 

13252. Hakem ile Hammad şöyle dediler: "Hac ibadetlerini yerine getirirler ve her birine ayrı ayrı hedy kurbanı gerekir. Gelecek sene de haccederler. ilişkiye girdikleri yere geldiklerinde, ihramdan çıkıncaya kadar bir araya gelmezler."

 

 

 

Bu Kimselere (ihramlı iken ilişkiye Giren Karı-Kocaya) Kaç Hedy Kurbanı Gerekir? Bir mi, iki mi?

 

13253. İbrahim-(i Nehai) der ki: "Her birine kurbanlık deve gerekir."

 

13254. Alkame der ki: "Her biri kan akıtır."

 

13255. Ata (b. Ebi Rabah) dedi ki: "Kendilerine kurbanlık bir deve gerekir."

Süfyan(-ı Sevrl) ise: "Bir koyun yeterli olur" dedi.

 

13256. İbn Abbas der ki: "Her birine hedy kurbanı gerekir."

 

13257. İbn Abbas der ki: "Her birine koyun gerekir."

 

13258. Said b. el-Müseyyeb der ki: "O sene hedy kurbanı gönderirler."

 

13259. Hz. Ali der ki: "Her birine kurbanlık deve gerekir."

 

13260. Mücahid ile Ata şöyle dediler: "Her biri kan akıtır. Bir tane de olsa ikisine yeterli olur."

 

13261. Hakem ile Hammad: "Her birine ayrı ayrı hedy kurbanı gerekir" dediler.

 

 

 

Erkek ihramlı Olarak ilişkiye Girdiğinde

 

13262. İbn Abbas der ki: "ilişkiye girdikleri yerden ihrama girerler."

 

13263. Mücahid ile Ata (b. Ebi Rabah): ''ihrama girdikleri yerden ihrama girerler" dediler.

 

13264. Said b. el-Müseyyeb: "Gelecek sene olduğunda haclarını ifsad etmiş oldukları yerden ihrama girip telbiye getirirler" dedi.

 

 

 

ihramlı için Sarı (Tatlı Olup Badem Karıştırılarak Yapılan ve Katıksız Olarak Yenen Bir Tür Ekmek Olan) Hoşkenanec Hakkında

 

13265. Yezid b. Ebi Ziyad anlatıyor: Mücahid ile Said b. Cübeyr, içinde safran bulunan bir yiyecekten yiyen ihramlının durumunu sorması için birini Ata'ya gönderdiler. Ata bunu hoş karşılamadı. Mücahid ve Said b. Cübeyr ona: "Bu bilgiyi birinden mi aldın?" diye sordular. Ata "Hayır" deyince ikisi Ata'nın sözüne aldırış etmeden yediler.

 

13266. Husayf anlatıyor: Mücahid ile Ata'ya (ihramlı için) hoşkenanec ve sarı un helvasını sordum. Kerih gördüler. Said b. Cübeyr'e sordum. "Sen ihramlı iken zeytinyağı ile yağlanır mısın?" diye sorunca ben: "Hayır" dedim. "Tereyağı ile yağlanır mısın?" diye sordu. Yine "Hayır" dedim. Bunun üzerine: "Şüphesiz hoşkenanec ateşle pişirilmiştir" dedi.

 

13267. Cabir b. Zeyd der ki: "ihramlı için aspurlu hoşkenanec'te bir sakınca yoktur."

 

13268. Hişam'ın bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri) sarı un helvasında ve sarı hoşkenanec'te, ateşle pişmesi durumunda bir sakınca görmezdi.

 

13269. Hafs b. Gıyas'ın bildirdiğine göre Tavus ile Ata (b. Ebi Rabah), ihramlı için sarı un helvasında bir sakınca görmeyerek şöyle derlerdi: "Ateşin temas etmediği un helvasında bir sakınca yoktur."

 

13270. Tavus der ki: "ihramlının içinde safran bulunan yemek yemesinde bir sakınca yoktur."

 

13271. Hişam'ın bildirdiğine göre Hakem (b. Uteybe) ihramlı için sarı hoşkenanec ve sarı un helvasında bir sakınca görmezdi.

 

13272. A'meş anlatıyor: İbrahim(-i Nehal)'ye Muğire'nin ihramlı iken sarı hoşkenanec yemeyi kerih gördüğü anlatılınca İbrahim buna şaşırdı.

 

13273. Abdurrahman b. el-Esved'in bildirdiğine göre babası, ihramlı iken sarı hoşkenanec yer ve şöyle derdi: "Ebu Cafer (el-Bakır), içinde safran bulunan yiyeceğin yenmesinde bir sakınca görmezdL"

 

13274. Bir zatın bildirdiğine göre Urve b. ez-Zübeyr, önce bunun sakıncalı olduğunu düşünmüş, sonradan sakınca görmemiştir.

 

13275. Nafi'nin bildirdiğine göre İbn Ömer, ihramlı için sarı hoşkenanec'te bir sakınca görmezdi.

 

 

 

Ihramlı için Sarı  Hoşkenanec'i Hoş Karşılamayanlar

 

13276. Eflah'ın bildirdiğine göre Kasım (b. Muhammed) bunu hoş karşılamazdı .

 

13277. Ebu Cafer'den bu fetvanın aynısı rivayet edilmiştir.

 

13278. Abdurrahman b. el-Kasım'ın bildirdiğine göre babası, ihramlı için yemek üzerinde safranbulunmasını hoş karşılamamıştır.

 

 

 

Ihramlı İçin Sarı Tuzun Durumu

 

13279. Ata (b. Ebi Rabah) ile İbrahim(-i Nehai), ihramlının, içinde safran bulunan tuz yemesinde bir sakınca görmezdi.

 

13280. Hasan(-ı Basri) der ki: "ihramlı için sarı tuzda bir sakınca yoktur."

 

13281. Ata ile Tavus, ihramlı için sarı tuzu hoş karşılamazlardı.

 

13282. Hasan b. Salih der ki: "Cater(-i SadıkYa ihramlı için sarı tuzun durumunu sordum. Hoş karşılamadı."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Vers ya da Safranla Boyanmış Elbise Konusunda "Yıkadıktan Sonra Onunla ihrama Girilmesinde Bir Sakınca Yoktur" Diyenler