m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Hac Menasiki

 

Allah'ın "Kim O Aylarda Hacca Başlarsa, Artık Ona Hacda Refes (Cinsel ilişki), Füsuk (Günaha Sapmak) ve Cidal (Kavga Etmek) Yoktur" (Bakara, 197) Ayeti Hakkında

 

13391. Miksem bildiriyor: İbn Abbas: "Hacda refes yoktur" hakkında cinsel ilişki, "füsak yoktur" hakkında günah işlemek, "Cidal yoktur" hakkında arkadaşını kızdırıncaya kadar onunla tartışmandır" demiştir.

 

13392. İbn Ebi Necih bildiriyor: İbn Abbas "Hacda ddal yoktur" mealindeki ayet hakkında der ki: "Hac, Zilhicce ayındadır, tehir edilen bir ayda değiL. Hacda şüphe yoktur. Çünkü cahiliye halkı, haccı öteleyip Zilhicce ayının dışında yaparlardı."

 

13393. Cabir b. Zeyd "Hacda cidal yoktur" mealindeki ayet hakkında der ki:

"Arkadaşını kızdırıncaya kadar onunla tartışman senin için doğru bir hareket değildir."

 

13394. İbrahim-(i Nehai) der ki: "Refes, kadınlarla ilişkiye girmek; füsuk, sövme; cidal, senin arkadaşınla tartışmandır."

 

13395. Dahhak der ki: "Refes, cinsel ilişki; füsOk, günahlar; cidal, arkadaşını kızdırıncaya kadar onunla mücadele etmendir."

 

13396. ikrime der ki: "Refes, cinsel ilişki; füsuk, günahlar; cidal, tartışmak demektir."

 

13397. İbn Abbas der ki: "Refes, cinsel ilişki demektir. Allah bunu kinayeli olarak söylemiştir."

 

13398. Hasan(-ı Basri) der ki: "Refes, kaplamak (cinsel ilişkiden kinayedirL füsOk, sövmek; cidal; hacda tartışmak demektir."

 

13399. Vehb'in bildirdiğine göre Musa b. Ukbe, Ata b. Yesar'a "Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur" ayetinin (Bakara 197) anlamını sordu. Ata cevaben şöyle dedi: "Refes, kadınlarla ilişkiye girmek; füsuk, günahlar; cidal, sövmek demektir."

 

13400. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Refes, cinsel ilişki; füsOk, günahlar; cidal, arkadaşını kızdırıncaya ve o da seni kızdırıncaya kadar onunla mücadele etmendir."

 

13401. Mücahid, "Hacda cidal yoktur" mealindeki ayet hakkında: "Hac işi dosdoğru olmuştur" dedi.

 

13402-3. Nu'man b. Amr b. Mukarrin'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Mümine sövmek fasıklıktır, onunla savaşmak küfürdür.''

 

Tahric: İbn Ebi Şeybe Müsned (835), İbn Ebi Asım (1087) ve Taberani, M. el-Kebir (17/80).

 

 

 

13404. İbn Ömer der ki: "Refes, cinsel ilişki; füsOk, sövmek; cidal, arkadaşını kızdırıncaya kadar onunla tartışman demektir."

 

13405. Mücahid der ki: "Refes, cinsel ilişki, füsOk, günahlar; cidal, tartışmak demektir."

 

13406. Mücahid der ki: "Refes, kadınlarla ilişkiye girmek demektir."

 

13407. Abdullah b. Mes’ud'un bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Mümine sövmek fasıklık, onunla savaşmak küfürdür.''

 

Tahric: İbn Ebi Şeybe MÜsned (201) ve Ebu Ya'la (4970=4991).

 

 

 

13408. Ebu Vail kanalıyla İbn Mes'ud, Resulullah'dan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yukarıdaki hadisin aynısını natletmiştir.

 

Tahric: İbn Ebi Şeybe MÜsned (361), Ahmed (1/385, 411, 433, 439, 454), Buhari (48), Müslim (1/81:116, 117), Tirmizi (1983, 2635), Nesai (3572-3576) ve İbn Mace (69, 3939).

 

 

 

13409. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Mümine sövmek fasıklık, onunla savaşmak küfürdür."

 

Tahric: Ahmed (1/178), Nesai (3567) ve İbn Mace (3940, 3941).

 

 

 

Sabah ve ikindi Namazından Sonra Tavaf Edince Tavaf Namazı Kılmayı Caiz Görenler

 

13410. Cübeyr b. Mut'im'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Ey Abd-i Menaf oğulları! Şu Ev'i (Beytullah'ı) tavaf edenleri ve gece veya gündüzün hangi saatinde olursa olsun namaz kılanları engellemeyin. ''

 

Tahric: Ahmed (4/80, 84), Darimi (1926), Ebu Davud (1889), Tirmizi (868), Nesai (3946), İbn Mace (1254), Taberani, M. el-Kebir (2/15991601), İbn Huzeyme (1280), İbn Hibban (1552, 1553, 1554)ve Hakim (1/448).

 

 

 

13411. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "ibn Ömer ile İbn Abbas'ın ikindiden sonra namaz kıldıklarını gördüm."

 

13412. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "ibn Ömer'in sabah namazından sonra tavaf ettiğini ve güneş doğmadan önce iki rek'at tavaf namazı kıldığını gördüm."

 

13413. Leys'in bildirdiğine göre Ebu Şu' be; Hz. Hasan ile Hüseyin'in Mekke'ye geldiklerinde ikindiden sonra tavaf ettiklerini ve tavaf namazı kıldıklarını görmüştür.

 

13414. Leys'in bildirdiğine göre Hasan, Ata ve Mücahid, ikindiden sonra tavaf ederler ve tavaflarının arkasından tavaf namazı kılarlardı.

 

13415. Süleym b. Hayyan anlatıyor: ikrime b. Halid'e bu meseleyi sordum.

"Bunda sakınca yoktur" dedi.

 

13416. Hişam'ın bildirdiğine göre babası, sabah ve ikindi namazından sonra tavaf etmekte ve tavaf namazı kılmakta bir sakınca görmezdi.

 

13417. Velid b. Cumey'in bildirdiğine göre Ebu't-Tufeyl ikindi namazından sonra tavaf eder ve güneş sararıncaya kadar tavaf namazını kılardı.

 

13418. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "ibn Ömer ile ibnü'z-Zübeyr'in sabah namazından sonra tavaf ettiklerini, sonrasında güneş doğmadan önce iki rek'at tavaf namazı kıldıklarını gördüm."

 

13419. Tavus der ki: "Sabah ve ikindi namazından sonra hangi vakitte olursan ol, tavaf et ve namaz kıL."

 

13420. Amr b. Abdillah b. Urve b. ez-Zübeyr'in bildirdiğine göre Sabit b.

Abdillah b. ez-Zübeyr, sabah namazından sonra yedi şavt (tur) olarak Beytullah'ı tavaf etti. Tavaf bittikten sonra oturdu ve namaz kılmadı. Babası ibnü'z-Zübeyr yanına gelerek: "Oğlum! Tavaf ettiğinde namaz kıL. Namaz kılmayacaksan tavaf etme" dedi.

 

13421. Abdullah b. Babah bildiriyor: Ebu'd-Derda'nın ikindi namazından sonra tavaf edip iki rek'at namaz kıldığını gördüm. Ona bunun sebebi sorulunca: "Burası diğer beldeler gibi değildir" dedi.

 

 

 

Sabah ve ikindi Namazından Sonra Tavaf Edildiğinde (Sabah Namazından Sonra ise) Güneş Doğmadıkça veya (ikindi Namazından Sonra ise) Batmadıkça Tavaf Namazının Kılınmasını Mekruh Görenler

 

13422. Ata anlatıyor: Misver b. Mahrame sabah namazından sonra üç kez yedi şavt olarak tavaf etti. Güneş doğduktan sonra her yedi şavt için ikişer rek'at tavaf namazı kıldı. ikindiden sonra da bunun aynısını yaptı. Güneş battıktan sonra her yedi şavt için ikişer rek'at tavaf namazı kıldı." 

 

13423. Eyyub der ki: "Said b. Cübeyr ile Mücahid'in güneş sararıncaya kadar tavaf ettiklerini ve (tavaf namazı kılmadan) oturduklarını gördüm."

 

13424. Hz. Aişe der ki: "Sabah namazından ya da ikindi namazından sonra Beytullah'ı tavaf etmek istersen tavaf et ve namazı güneşin batmasına kadar ya da doğmasına kadar tehir et. Her yedi şavt için ikişer rek'at namaz kı!."

 

13425. Nasr b. Abdirrahman'ın bildirdiğine göre dedesi Muaz el-Kuraşı, Muaz b.

Afra ile beraber Beytullah'ı sabah ve ikindi namazından sonra tavaf etmiş, tavaf namazı kılmamıştır.

 

13426. Ata anlatıyor: Ömer b. el-Hattab sabah namazından sonra tavaf etti.

Daha sonra bineğine binerek Zat-ı Tuva vadisine gitti. Güneş doğup yükselince iki rek'at tavaf namazını kıldı ve: "(Önceki) iki rek'at yerine iki rek'at" dedi.

 

13427. İbn Ebi Necih anlatıyor: Sabah namazını kıldık. Daha sonra tavaf etmek için bekledik. Babam şöyle dedi: "Ebu Saidi'l-Hudrl tavaf ettikten sonra oturdu ve namaz kılmadı."

 

 

 

ihramlı Karınca Öldürür mü?

 

13428. Mücahid der ki: "Bazen Arafat'ta karnımı ısıran karıncaları yakalayıp kafasını koparırım. Geri kalan tarafı bedenimde kalırdı."

 

13429. Velid el-Beceli'nin bildirdiğine göre Said b. Cübeyr, birçok karıncayı üzerine basarak öldüren ihramlı hakkında: "Sadaka verir" dedi.

 

13430. Abdülmelik anlatıyor: Ata'ya sayısını bilmeyecek kadar çok karınca öldüren kişinin durumu sorulunca şöyle dedi: "Birçok hurma tasadduk eder."

 

13431. İbn Cüreyc anlatıyor: Bir adam Tavus'a: ''ihrama girdikten sonra birçok karınca öldürdüm" deyince Tavus'un şöyle dediğini işittim: "Avuçlar dolusu buğday tasadduk et."

 

13432. İbn Ebi Leyla'nın bildirdiğine göre ihramlının öldürdüğü karıncalar hakkında Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Bir şeyler yedirir."

 

13433. İbrahim b. Nafi' anlatıyor: Tavus'a Harem bölgesinde karınca öldürülmesinin hükmünü sordum. "Sana eziyet verdiğinde öldürmende bir sakınca yok" dedi.

 

13434. Cabir anlatıyor: Kasım, Mücahid, Salim, Ata ve Tavus'a karınca, çekirge ve kertenkelelerin öldürülmesini sordum. Şöyle dediler: "Hata sonucu olursa bir şey gerekmez. Kasten olursa bir avuç yiyecek (tasadduk etmesi) gerekir." Amir der ki: "Hata sonucu da olsa, kasten de olsa bir avuç yiyecek (tasadduk etmesi) gerekir."

 

 

 

ihramlının Pire Öldürmesi Hakkında

 

13435. Ebu Umame anlatıyor: İbn Ömer'e: "Pireyi öldüreyim mi?" diye sordum.

Şu karşılığı verdi: "Üzerine ne gibi bir vebal olabilir ki?!"

 

13436. Ubeydullah b. Ebi Ziyad anlatıyor: Salim'in Mekke'de pire öldürdüğünü gördüm. Ona bunun sebebini sorunca: "Yılan ve akrebin öldürülmesi emredildi" dedi. Ben "Ama onlar düşmanı" deyince: "Bu da düşman" dedi.

 

13437. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Sinek ve pirenin öldürülmesinde bir sakınca yoktur."

 

13438. Merzuk'un bildirdiğine göre Said b. Cübeyr, sinek öldüren ihramlı hakkında der ki: "Bir şey gerekmez."

 

 

 

Sabır Bitkisini Tedavi Maksadıyla Gözüne Sürme Çeken ihramlı

 

13439. Eban b. Osman bildiriyor: Hz. Osman, ihramlı olduğu halde gözü rahatsızlanan adama Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sabır ilacı sardığını bildirdi.

 

Tahric: Ahmed (1/68), Müslim (2/863:89, 90), Ebu Davud (1834, 1835), Tirmizi (952), Nesai (3691), İbn Huzeyme (2654) ve İbn Hibban (4126).

 

 

 

13440. Nafi'nin bildirdiğine göre İbn Ömer de bunu yapmıştır.

 

13441. Nafi'nin bildirdiğine göre İbn Ömer, ihramlı olduğu halde gözünden rahatsızlandığında gözüne sabır ilacı damlatırdı.

 

13442. Alkame der ki: "ihramlının sabır ilacını gözüne sürmesinde bir sakınca yoktur."

 

13443. Şümeysetü'I-Ezdiyye anlatıyor: ihramlı iken Hz. Aişe'nin yanına gittim.

Gözümden rahatsızlanmıştım. "Gel sana sürme çekeyim" dedi. Yanında içinde sabır bulunan bir kutu vardı. Ona karşı çıkarak bunu kabul etmedim. Daha sonra terk etmemiş olduğum için pişman oldum.

 

13444. Said b. el-Müseyyeb der ki: ''Bir sakınca yoktur.''

 

13445. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: ''İhramlı gözünden rahatsızlandığı zaman (bir ilaç türü olan) hudad ve sabırı gözüne sürmesinde bir sakınca yoktur. Ancak içinde güzel koku bulunan sürme kullanamaz.''

 

13446. Said b. Zeyd anlatıyor: Bir adam Hasan(-ı Basri)'ye giderek: ''Ey Ebu Said! ihramlı ne ile sürmelenir?" diye sordu. Cabir b. Zeyd, Hasan'ın yanında oturuyordu. Hasan bir süre sustuktan sonra Cabir: ''Balla sürmelenir'' dedi. Hasan buna karşı çıkmadı.

 

13447. Ebu Haşim ile Katade şöyle demişlerdir: ''Sabır, hudad ve mür (acı olan ve ağacın reçinesinden elde edilen bir zamk) ile sürmelenmekte bir sakınca yoktur.''

 

13448. Mansur'un bildirdiğine göre Mücahid, siyah sürmeyi ihramlı için kerih görürdü. Bunu ibrahim'e söyledim. Şöyle dedi: ''Kırmızı toz ile sürmelenir.''

 

 

 

ihramlının Başına Sargı Sarması Hakkında

 

13449. Ammar anlatıyor: Said b. Cübeyr, başına sırım denilen ince deri parçası bağlamış bir adam gördü. Hemen onu kesti.

 

13450. İbn Ömer der ki: "ihramlı başını ne sırımla, ne de bez parçasıyla bağlayamaz."

 

13451. Abdülmelik'in bildirdiğine göre Ata'ya baş ağrısı çeken adamın durumu sorulunca: "Dilerse başını bağlayabilir" dedi.

 

13452. Abdurrahman b. Yesar anlatıyor: Necde zamanında İbn Abbas'ı gördüm. ihramlı olduğu halde saçlarına bağ bağlamıştı.

 

 

 

ihramlının Kesmesi Gereken Kefaret Kurbanı Nerede Kesilir?

 

13453. Abdullah b. Cafer'in azatlısı Ebu Selma anlatıyor: Hüseyin b. Ali, haccetmek üzere yola çıktı. Yolun bir kısmını gittikten sonra rahatsızlanarak başına işaret etti. Hz. Ali'ye: "Hüseyin başına işaret ediyor" dediler. Bunun üzerine Hz. Ali bir deve kesilip etinin yolda kendilerini misafir edenlere sadaka olarak verilmesini emretti ve Hüseyin'i tıraş etti.

 

13454. Mücahid der ki: "Fidyeyi dilediğin yerde kes."

 

13455. Tavus der ki: "Kan, sadaka ya da avlanma cezası kurbanı Mekke'de; oruç dilediğin yerdedir."

(Kan ile kastedilen cezada kayunun kesilmesi yeterlidir. )

 

13456. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Kan, Mekke'de; oruç ve sadaka kurbanı dilediğin yerdedir."

 

13457. Hasan(-ı Basri) ile Ata (b. Ebi Rabah) şöyle dediler: "ihramlının vacip olan her kurbanı sadece Mekke'de kesmesi gerekir."

 

13458. İbrahim-(i Nehai) der ki: "Ceza kurbanının Mekke'de kesilmesi gerekir.

Sadaka ve oruç kurbanları dilediğin yerde olabilir."

 

13459. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Kan, (ceza kurbanı) Mekke'dedir."

 

 

 

Hanımını Cinsel ilişkiye Zorlayan ihramlıya Ne Gerekir?

 

13460. Şa’bi der ki: "ihramlı olan adam, ihramlı olan hanımını cinsel ilişkiye zorladığında, (kefaret olarak) iki kurbanlık deve boğazlaması gerekir. Biri kendisi adına, diğeri hanımı adınadır. Hanımı kendisine itaat ederse her birine bir kurbanlık deve ve gelecek sene hac gerekir."

 

13461. Hasan(-ı Basri) ile Ata (b. Ebi Rabah) ihramlı hakkında şöyle demişlerdir: ''Hanımını ilişkiye zorladığında hanımının kefareti de kendisine lazım gelir. Hanımı kendisine itaat ederse her birine kefaret gerekir.''

 

13462. Haccac'ın bildirdiğine göre Ata (b. Ebi Rabah), hanımını zorlayarak ilişkiye giren erkek hakkında: ‘‘Erkek, hanımını kendi malıyla haccettiriru dedi.

 

 

 

Mekke'de ikamet Etmek (Müdivere)

 

13463. Abdurrahman b. Humeyd anlatıyor: Saib'e: ''Mekke'de kalma hakkında ne duydun?'' diye sordum. Şu karşılığı verdi: Ala b. Hadremi'nin şöyle dediğini duydum: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Hicret edip de hac yapan kimselerin (Mina'dan) döndükten sonra Mekke'de kalacakları süre üç gündür.''

 

Tahric: Ahmed (5/52), Darimi (ISLI), Buhari (3933), Müslim (2/985:441-443), Ebu Davud (2015), Tirmizi (949), Nesai (4212, 4213) ve İbn Mace (1073).

 

 

 

13464. İsmail b. Ebi Halid bildiriyor: Amir'in şöyle dediğini işittim: ''Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından hiç kimse (Mekke'de) ikamet etmemiştir." Amir şöyle derdi: ''İkamet de nedir?!"

 

13465. Ebu Süfyan der ki: "Cabir b. Abdillah ile beraber Mekke'de altı ay kaldık."

 

13466. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Cabir b. Abdillah, İbn Ömer, İbn Abbas, Ebu Hureyre ve Ebu Saidi'I-Hudri bizim yanımızda kaldı."

 

13467. Urve der ki: "ibnü'z-Zübeyr Mekke'de iki sene kalırdı."

 

13468. Abdülmelik der ki: "Ali b. Hüseyin ile Said b. Cübeyr Mekke'de olduğu zamanlarda siz de Mekke'de kaldık."

 

13469. Ata anlatıyor: Ben ve Ubeyd b. Umeyr el-leysı, Hz. Aişe'nin ziyaretine gittik. Aişe o zamanlarda (Mekke sırtlarında bir dağ olan) Sebir'de bulunuyordu. Aişe'nin üzerinde bir ay orada ikamet etme nezri bulunuyordu. Kardeşi Abdurrahman buna engeloluyor ve şöyle diyordu: "Beytullah'ta ikamet etmek ve Beytullah'ı tavaf etmek bana göre daha faziletli ve daha sevimlidir." Ravi dedi ki: "Abdurrahman vefat edince Aişe oradan çıktı."

 

13470. Hz. Ömer şöyle demiştir: "(Mina'dan) döndükten sonra üç günden fazla (Mekke'de) ikamet etmeyin."

 

13471. İsmail anlatıyor: Şa'bi'ye Mekke'de ikamet etmek sorulunca Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Huzaa kabilesine yazdığı şu mektubu getirdi:

"Kendim için nasıl hareket ettimse, sizin aranızdan çıkan muhacirler için de aynı şekilde hareket ettim. Yani kendi topraklarından ayrılarak kim hicrete

1 kalktıysa, hac ve umre dışında Mekke'de oturup yerleşemez .. "

 

13472. Abdullah (b. Mes’ud) der ki: "Mekke, ikamet ve bekleyip oyalanma yurdu değildir."

 

13473. Amir(-i Şa’bi) der ki: "Mekke'den hicret eden kişinin Mekke'de üç günden fazla kalması uygun değildir."

 

 

 

ihramda Olmayan Adamın Bıyığını ya da Saçını Kesen ihramlı Kimse

 

13474. Husayf anlatıyor: ihramlı olduğum halde Muhammed b. Mervan'ın bıyığından aldım. Said b. Cübeyr'e sordum. Bana bir dirhem sadaka vermemi emretti.

 

13475. Leys bildiriyor: ihramlı olmayan birinin bıyığını kesen ihramlının durumu hakkında Mücahid: "Bir dirhem sadaka verir" dedi.

 

13476. Eş'as der ki: "Hasan(-ı Basri) ihramlı birinin, ihramlı olmayanın saçından almasını ya da tırnaklarını kesmesini hoş karşılamazdı."

 

13477. Amr b. Dinar der ki: "Arkadaşlarımızdan birini ihramlı olarak gören bir adam, Cabir b. Zeyd'i ihramdan çıkarmak için onun saçını kısalttığını gördüğünü haber verdi."

 

13478. ikrime der ki: "ihramlı kadın, ihramlı olmayan kadının saçını tarayabilir.

Sadece başkasındaki biti öldürebilir."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Sikaye'den Üzüm Suyu - Zemzem İçmek