|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Nikah |
Kayıp Koca
(Uzun Süre) Kayıp Olan
Adamın Karısı Hakkında ''Evlenmesi Caiz Değildir'' Diyenler
16974. Hz. Ali der ki:
"Kadın, kocası (uzun süre) kaybolduğunda geri dönünceye ya da kocası
ölünceye kadar evlenemez."
16975. Ebu Kılabe der
ki: "Kocasının öldüğü anlaşılıncaya kadar evlenmesi caiz olmaz."
16976. Muğire'nin
bildirdiğine göre İbrahim(-i Nehai) kocasını yitiren ya da kocası düşmanın
eline geçen kadın hakkında der ki: "Sabreder. Zira bu kadın o adamın
karısıdır. Kadınların başına gelen şeyler onun da başına gelebilir. Kocası
dönünceye ya da ölüm haberi kendisine ulaşıncaya kadar evlenemez."
16977. Şa’bi der ki:
"Kayıp olan adamın karısı, adam dönünceye ya da ölünceye kadar
evlendirilmez."
16978. Amr b. Hani'
anlatıyor: Cabir b. Zeyd'e, kaybolduktan sonra kendisinden bir zaman ne ölüm,
ne de yaşam haberi alınmayan adamın karısının durumu soruldu. Cevaben:
"Ölü mü, diri mi olduğunu öğreninceye kadar bekler" dedi.
16979. Muhammed (b, Sirin)
der ki: "Kayıp adamın karısı, kocasının kesin olarak öldüğü haberi
kendisine ulaşamadan evlenemez."
16980. Hakem ile Hammad,
kayıp adamın karısı hakkında derler ki: "Kendisine haber gelmedikçe asla
evlendirilemez."
16981. İbrahim(-i Nehal)'den
bunun benzeri nakledilmiştir.
''İddet Sayar ve
Evlenir, Beklemez" Diyenler
16982. Ömer b. el-Hattab
ile Osman b. Aftan, kayıp olan adamın karısı hakkında: "Dört sene durur ve
ardından dört ay on gün iddet bekler" dedi.
16983. Ömer b. el-Hattab,
kayıp olan adamın karısı hakkında der ki: "Dört sene bekler. Daha sonra
adamın velisi çağırılır ve onu boşar. Bunun ardından kadın dört ay on gün iddet
bekler."
16984. Said b.
el-Müseyyeb, kocası Sıffin savaşı sırasında ölen kadın hakkında:
"Bu adamın hanımı
bir sene iddet bekler" dedi.
16985. Yahya b. Ca'de
bildiriyor: Bir adamı Hz. Ömer'in halifeliği döneminde cinler kaçırdı. Adamın
karısı Ömer'e gitti. Ömer kadına dört sene beklemesini emretti. Daha sonra
adamın velisine dört yıl geçtikten sonra kadını boşamasını emretti. Ardından
iddet beklemesini emretti. "Kadın, iddeti bitince evlenir. Bundan sonra
kocası gelirse hanımı ile mehiri (geri) vermek arasında muhayyer
bırakılır."
Tahric: Said b. Mansur
Sünen (1754).
16986. Said b.
el-Müseyyeb, Sıffin savaşı sırasında kaybolan adam hakkında:
"Bu adamın hanımı
bir sene bekler" dedi.
Kayıp Olan Adamın Geri
Döndüğünde Karısını Evlenmiş Bulması
16987. Abdurrahman b.
Ebi Leyla der ki: "Hz. Ömer'in, hanımının evlenmiş olduğunu gören kayıp
adamı, hanımı ile ona gönderdiği mehir arasında muhayyer bıraktığına şahit
oldum."
16988. Hz. Ömer ile
Osman b. Aftan derler ki: "Kocası gelirse hanımı ile ilk mehri arasında
muhayyer bırakılır."
16989. Şa’bi anlatıyor:
Hz. Ömer'e, kocası kaybolduktan sonra kendisine kocasının öldüğü haberi ulaşan,
bunun üzerine evlenen, daha sonra ilk kocası çıkagelen kadın hakkında soru
soruldu. Ömer cevaben şöyle dedi: "ilk koca, mehir ödeme ve hanımı arasında
muhayyer bırakılır. Adam mehri tercih ederse karısını kendisinden sonra
evlendiği kocasına bırakır. Dilerse de hanımını tercih eder." Hz. Ali ise
der ki: "Diğer koca kadının namusunu kendisine helalkıldığı için kadına
mehir vermesi gerekir. Kadınla kocası arası ayrılır. Daha sonra üç hayız süresi
iddet bekler. Ardından ilk kocasına geri döndürülür."
16990. Ata b. es-Saib
anlatıyor: Bir adam, İbrahim(-i Nehai)'ye gelerek, kocasının öldüğü haberi
kendisine ulaşan, ardından kocasının diri olduğuna dair mektup gelen bir
kadınla evlendiğini söyledi. İbrahim adama şöyle dedi: "O kadından ayrıl.
Kocası geldiğinde dilerse karısına verdiği mehri almayı tercih eder, böylelikle
kadın senin hanımın olmuş olur. Dilerse hanımını tercih eder. Senden olan
iddeti bittiğinde artık o ilk kocasının karısıdır. Namusunu kendine helal
kıldığın için ona mehir vermen gerekir." Adam: "Beraber yemek
yiyebilirmiyim?" diye sorunca İbrahim: "Evet, ama ona izin vermedikçe
yanına girme" dedi.
16991. Umeyr
eş-Şeyban'nin kızı olan Suheyye anlatıyor: Kandabil'den bana kocamın ölüm
haberi geldi. Ben de bunun üzerine Kays oğullarının kardeşi (onların
kabilesinden olan) Abbas b. Tarif ile evlendim. Derken ilk kocam çıkageldi.
Bunun üzerine o sıralarda kuşatma altında bulunan Hz. Osman'ın yanına gittik.
"Ben bu halimdeyken sizin hakkınızda nasıl hüküm vereyim?" deyince
biz: "Olsun. ''Biz senin vereceğin hükme razı oluruz" dedik. Osman,
kocayı mehri almakla karısı arasında serbest bıraktı. Osman şehit edilince Hz.
Ali'ye gittik. Olan biteni ona anlattık. O da ilk kocayı, kadınla mehir
arasında muhayyer bıraktı. ilk koca, mehri seçti. Benden iki bin, diğerinden de
iki bin dirhem aldı.
16992. Şa'bi der ki:
"Kayıp olan adamın karısı, ilk kocanın karısıdır.''
16993. Ömer b. Hamza
anlatıyor: Kasım b. Hamza'nın şöyle bildirdiğini işittim: "ibnü'z-Zübeyr,
azatlı bir cariyesi hakkında hüküm verdi. Bu azatlı cariyeye kocasının öldüğü
haberi geldi. Bu sebeple başkasıyla evlendi. Bir süre sonra ilk kocası geldi.
ibnü'z-Zübeyr ilk kocasının muhayyer bırakılması yönünde hüküm verdi. Dilerse
karısı, dilerse ona verdiği mehir.'' (Ravi) Ömer ekledi: "Kasım da böyle
derdi.''
16994. Humeyd b.
Abdirrahman'ın bildirdiğine göre Hz. Ömer, karısı başkasıyla evlenmiş olan
kayıp adamı muhayyer bıraktı. Adam malı tercih etti. (Ömer) bunu kadının yeni
kocasına yükledi. Humeyd der ki: "Kendisi hakkında bu hüküm verilen
kadınla karşılaştım. "Ben diğer (yeni) kocama bir cariye (satarak maddi)
yardımda bulundum'' dedi.
Bir Adamın Nikahı
Altında Olan Cariye, Kocası Tarafından Talaki Bainle 1 Boşandıktan Sonra
Efendisine Geri Dönse ve Efendisi Kendisiyle ilişkiye Girse ilk Kocası
Kendisine Dönebilir mi?
16995. İbrahim(-i
Nehai)'nin bildirdiğine göre Hz. Ali der ki: "Efendisi koca olamaz."
16996. İsmail b. Salim
der ki: "Şa'bi'nin ''Efendisi koca olamaz'' dediğini işittim."
16997. Muğire'nin
bildirdiğine göre İbrahim(-i Nehai) şöyle derdi: "Efendisi koca
değildir."
16998. Zeyd (b. Sabit)
der ki: "Cariyenin kocası, bunu karısının kendisine helal olması kastıyla
yapmadıysa cariyenin efendisi kocadır."
16999. Ebu Rafi
bildiriyor: Osman b. Aftan'a yanında Hz. Ali ile Zeyd b. Sabit olduğu halde bu
mesele soruldu. Osman ve Zeyd buna ruhsat vererek: "Efendisi
kocasıdır" dediler. Bunun üzerine Hz. Ali, ikisinin dediklerine kızıp hoş
karşılamayarak ayağa kalktı.
ı Bu talaktan kasdedilen
kendisinden sonra evliliklerine devam etme imkanı kalmayan talakhr. ilk
kocasına dönebilmesinin helalolması için başka biriyle evlenmesi ardından onun
da kendisini boşaması gerekir.
17000. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Efendisi kocadır."
17001. şu' be anlatıyor:
Hammad'a nikahı altında bir cariye bulunan ve iki talakla boşadıktan sonra
efendisi ilişkiye giren cariyenin kocası hakkında soru sorulunca eski kocanın o
cariyeye dönmesini hoş karşılamadı.
17002. Amr b. Herim
anlatıyor: Cabir b. Zeyd'e bir adamın karısı olan ve kocası kendisini
boşadıktan sonra efendisinin ilişkiye girdiği cariyenin, kendisini boşayan ilk
kocasına dönmesi helal olur mu, diye soruldu. "Başka bir adamla evlenmedikçe
ilk kocasına helal olmaz" dedi.
17003. Hasan(-ı
Basri)'nin bildirdiğine göre Zeyd b. Sabit ve Zübeyr b. el-Avvam, kişinin
cariye olan hanımını iki talakla boşadıktan sonra aldatma ya da ilk kocasına
dönmesini helal kılma kastı olmaksızın efendisiyle ilişkiye girmesi durumunda
bu cariyenin -kendisine (evlenmek için) talip olunması durumunda- ilk kocasına
dönmesinde bir sakınca görmezlerdi.
17004. İbrahim(-i
Nehai), kocası tarafından iki talakla boşanan ve daha sonra efendisinin
ilişkiye girdiği cariye hakkında der ki: "Bu cariye, başka bir adamla
evlenmedikçe ilk kocasına helalolmaz."
17005. Tavus der ki:
"Onu (cariye olan karısını) boşadıktan sonra efendisi ilişkiye girerse
(ilk kocası) dilerse onunla evlenebilir."
Nikahı Altında Dört
Hanımı Bulunan Adamın, Bunlardan Birini Boşadıktan Sonra Boşadığı Hanımının
iddeti Sona Ermeden Başka Bir Kadınla Evlenmesini Kerih Görenler
17006. Süleyman b.
Yesar'ın bildirdiğine göre (Medine valisi) Mervan, Zeyd b.
Sabit'e bu meseleyi
sorunca bunu kerih gördü.
17007. Said b.
el-Müseyyeb der ki: "Boşadığı kadının iddeti sona ermeden evlenemez."
17008. İbn Sirin'in
bildirdiğine göre Abıde (es-Selmanı), dört hanımı olan adamın bunlardan birini
boşaması hakkında: "Boşadığı kadının iddeti bitmeden beşincisiyle
evlenmesi helal değildir" dedi.
17009. Hz. Ali der ki:
"Boşadığı kadının iddeti bitmeden beşincisiyle evlenemez."
17010. Mücahid der ki:
"Boşadığı kadının iddeti bitmeden beşincisiyle evlenemez." Ata (b.
Ebi Rabah) der ki: "Aralarında miras yoksa ve (üç talakla boşaması
durumunda olduğu gibi) boşadığı kadına dönme durumu söz konusu değilse
beşincisiyle evlenmesinde bir sakınca yoktur."
17011. Abdülmelik'in
bildirdiğine göre Ata'ya dört hanımı olan adamın bunlardan birini üç talakla
boşadıktan sonra beşincisiyle evlenmesi hakkında der ki: "Boşadığı kadının
iddeti bitmeden olmaz."
17012. Mücahid der ki:
"Boşadığı kadının iddeti bitmeden beşincisiyle evlenemez." Ata (b.
Ebi Rabah) der ki: "Aralarında miras durumu yoksa ve (üç talakla boşaması
durumunda olduğu gibi) boşadığı kadına dönme ihtimali yoksa beşincisiyle
evlenmesinde bir sakınca yoktur."
17013. Yunus'un
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), boşadığı kadının iddeti bitmeden beşincisi
ile evlenmeyi hoş karşılamazdı.
17014. Muhammed b.
İbrahim et-Teymı bildiriyor: Utbe b. Ebi Süfyan'ın dört hanımı vardı. Birini
boşadıktan sonra boşadığı kadının iddeti bitmeden beşinci bir kadınla evlendi.
Bu meseleyi Mervan, İbn Abbas'a sorunca kendisine: "Boşadığı kadının
iddeti bitmeden olmaz" cevabını verdi.
17015. Ebu Sadık der ki:
"Boşadığı kadının iddeti bitmeden beşincisiyle evlenemez."
17016. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Bir adamın nikahı altında dört kadın bulunduğunda bunlardan
birini boşarsa boşadığı kadının iddeti bitmeden beşincisiyle evlenemez. Eğer
boşadığı kadın ölürse dilerse öldüğü gün evlensin."
''Boşadığl Kadının
iddeti Bitmeden Beşincisiyle Evlenmesinde Bir Sakınca Yoktur" Diyen
17017. Kasım ile Urve b.
ez-Zübeyr, dört hanımı olan adamın bunlardan birini boşaması hakkında derler
ki: "Dilediği zaman evlenebilir."
Nikahı Altında Bulunan
Kadını Boşadıktan Sonra iddeti içerisinde Boşadığı Kadının Kız Kardeşiyle
Evlenen Adam Hakkında
17018. Hakem bildiriyor:
Hz. Ali'ye hanımını boşadıktan sonra iddeti bitmeden boşadığı kadının
kızkardeşiyle evlenen adamın durumu soruldu. Hz. Ali bunların arasını ayırdı.
Namusunu kendisine helal kılması sebebiyle kızkardeşe mehir ödenmesini gerekli
gördü. Şöyle dedi: "Kızkardeşle nişanlı olduğu halde diğerinin (ilk
karısının) iddeti tamamlanır. Eğer kızkardeşle ilişkiye girmişse ona tam olarak
mehir ödemesi gerekir. Kızkardeşin tam olarak iddet beklemesi gerekir. Her iki
kardeş bu adamdan dolayı iddet beklerler. Her birinin iddeti üç kar'dır. Eğer
hayız görmezlerse üç ay beklerler."
17019. Amr b. Şuayb
anlatıyor: Bir adam karısını boşadıktan sonra kızkardeşiyle evlendi. İbn Abbas,
Mervan'a şöyle dedi: "Boşadığı kadının iddeti bitmedikçe adamla evlendiği
kadının arasını ayır."
17020. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Kişi bir kadınla evlendikten sonra onu boşayıp iddeti içerisinde
kızkardeşiyle evlenirse bu nikahları haram olur. Araları ayrılır. Kadına mehir
ve iddet yoktur."
17021. Zekeriyya
anlatıyor: Amir(-i Şa'bi)'ye bir kadınla evlendikten sonra onu boşayarak iddeti
içerisinde kızkardeşiyle evlenen adam hakkında: "Araları ayrılır"
dedi.
17022. Yunus der ki:
"Hasan(-ı Basri), nikahı altında bir hanımı bulunan kişinin hanımını üç
talakla boşadıktan sonra iddeti bitmeden onun kızkardeşiyle evlenmesini mekruh
görürdü."
17023. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Kişi kadınla, (boşamış olduğu o kadının) kızkardeşinin iddeti
içerisinde iken evlenemez."
Buna Ruhsat Verenler
17024. Ma'mer'in
bildirdiğine göre Zühri', karısını üç talakla boşayan adamın karısının iddeti
içerisinde onun kızkardeşiyle evlenmesinde bir sakınca görmezdi.
17025. Katade'nin
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), Said b. el-Müseyyeb ve Hilas hanımını hamile
olduğu halde üç talakla boşayan adam hakkında derler ki:
"Karısının iddeti
içerisinde onun kızkardeşiyle evlenmesinde bir sakınca yoktur." Ravi
ekledi: "Ubeyd b. Nudayle bu mesele Hasan'a anlatılıncaya kadar bunu hoş
karşılamazdı. Sanki bu görüşünden dönmüş gibiydi."
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Halası ya da
Teyzesi Üzerine Evlenilen Kadın Hakkında