|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Nikah |
Adamın, Mehri Tayin
Etmeden Kadınla Evlendikten Sonra (ilişkiye Girmeden Ölmesi) Hakkında
17393. Mesruk'un
bildirdiğine göre İbn Mes’ud'a bir adamın kadınla evlendikten sonra ilişkiye girmeden
ve kendisi için mehir tayin etmeden ölmesi soruldu. Şöyle cevap verdi:
"Kadın için mehir vardır. Miras hakkı vardır. iddet beklemesi
gerekir."
Makıl b. Yesar dedi ki:
Allah'ın Resulü'nün (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Berva' binti Vaşık'in meselesinde
de aynı şekilde hükmettiğine tanık oldum."
Tahric: Ahmed (4/280),
İbn Ebi Şeybe Müsned (746), Ebu Davud (2107), Nesai (5517), İbn Mace (1891),
İbn Asım, el-Ahad ve'l-Mesani (1296), İbn Hibban (4098) ve Hakim (2/180-181).
17394. Alkame kanalıyla
İbn Mes’ud'dan bunun benzeri rivayet edilmiştir.
Tahric: İbn Ebi Şeybe
Müsned (747), Ahmed (4/280), Ebu Davud (2108), Nesai (5519), İbn Mace (1891),
Tirmizi (1145) ve İbn Hibban (4099).
17395. Alkame kanalıyla İbn
Mes’ud'dan bir önceki fetvanın aynısı rivayet edilmiştir.
Tahric: Ahmed (3/480;
4/280), Ebu Davud (2108), Tirmizi (1145), Nesai (5516) ve Beyhaki (7/245).
17396. Nati anlatıyor:
İbn Ömer, bir oğlunu ailesinden bir kızla evlendirdi. Oğlu karısıyla ilişkiye
girmeden önce vefat etti. Ona mehir de tayin etmemişti. (ibn Ömer): "Ona
mehir (iadesi) yoktur" dedi. Kızın velileri buna rıza göstermek
istemediler. Aralarına (hakem olarak) Zeyd b. Sabit'i koydular. Yanına
gittiler. Zeyd de onlara: "Onun için mehir yoktur" dedi.
17397. (Bu durumdaki
kadın hakkında) Zeyd b. Sabit der ki: "Varis olur ve iddet bekler."
17398. Amr'ın
bildirdiğine göre Ebu'ş-Şa'sa ile Ata (b. Ebi Rabah), kadınla mehirsiz evlenen
adamın kadına herhangi bir mehir tayin etmeden ölmesi hakkında şöyle
demişlerdir: "Kadına miras vardır, mehir yoktur."
17399. Hz. Ali der ki:
"Kadın için miras vardır, mehir yoktur."
17400. Şa'bi bildiriyor:
Medineli bir adam bir kadınla evlendi. Ona mehir tayin etmedi ve ilişkiye de
girmedi. Dediler ki: "Kadına miras vardır, mehir yoktur." Mesruk ise:
"Öncesinde mehir bulunmadıkça miras da bulunmaz" dedi.
17401. İbn Abbas der ki:
"Kadın için mehrin yarısı ya da tamamı vardır." Şüphe, İbn Ebi
Şeybe'den kaynaklanıyor,
17402. Alkame anlatıyor:
Bir adam İbn Mes’ud'a gelerek: "Bizden bir adam bir kadınla evlendi.
Ölünceye kadar ona ne mehir tayin etti, ne de onunla ilişkiye girdi" dedi.
İbn Mes’ud: "Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ayrılıncaya
kadar bana bundan daha zor gelen bir şey sorulmadı. Başka birine sorun"
dedi.
Bu husus için bir ay
gidip geldiler. En sonunda İbn Mes’ud'a: "Kime soralım, siz Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabının bu beldedeki son neferlerisiniz?"
deyince İbn Mes’ud ona şöyle dedi:
"Ben bu konuda
kendi görüşümü söyleyeceğim. Doğru olursa Allah'tandır, hatalı ise
şeytandandır. Onun için (çağdaşı ve akranı olan) kadınlarının mehrini gerekli
görürüm. Ne eksiklik, ne ede aşırılık olmamalı. Onun için miras vardır. Kocası
ölen kadının iddetini bekler." Bunun üzerine Eşca'lı bir grup insan şöyle
dedi: "Resulullah'ın, (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Birva' binti'I-Vaşık
isminde bizden olan bir kadın hakkında senin verdiğin hüküm gibi hükmettiğine
şehadet ederiz."
(Alkame) ekledi: "O
gün İbn Mes’ud'un buna sevindiği kadar hiçbir şeye sevindiğini görmedim."
Tahric: Ahmed ve oğlu
Abdullah Müsned (4/280), Nesai (5518), Taberani (20/542), İbn Hibban (4101),
Hakim (2/180) ve Beyhaki (7/245).
17403. Nafi anlatıyor:
İbn Ömer'in bir oğlu, Ubeydullah b. Ömer'in kızıyla evlendi. Kızın annesi Esma
binti Zeyd b. el-Hattab idi. İbn Ömer'in oğlu karısına mehir tayin etmeden
öldü. Bunun üzerine İbn Ömer'den mehir ve miras istediler. İbn Ömer onlara:
"Onun için miras vardır, ama mehir yoktur" dedi. İbn Ömer'in dediğini
kabul etmeye yanaşmadılar. Aralarına (hakem olarak) Zeyd b. Sabit'i koydular.
Zeyd: "Onun için mehir yoktur, miras vardır" dedi.
17404. Hz. Ali der ki:
"Onun için miras vardır, mehir yoktur."
17405. Yunus'un bildirdiğine
göre Hasan(-ı Basri), kocası kendisine mehir tayin etmeden ve kendisiyle
ilişkiye girmeden önce ölen kadın hakkında der ki: "Ona (akranı olan)
kadınların mehri vardır -bunu Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
hadis olarak naklederdi- kocası ölen kadının iddetini bekler ve onun için miras
hakkı da vardır."
Tahric: Said b. Mansur
(933) ve Abdürrezzak (10900,11746).
17406. Hz. Ali der ki:
"Onun için miras vardır, mehir yoktur."
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Kocanın Karısı
Üzerindeki Hakları Nelerdir?