|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Boşanma |
Talakı İfade Sözler Ve
Bağlayıcılıkları
Talak Verdikten Sonra
"Hanımımdan Başkasını Kastettim" Diyen Adam Hakkında
18280. Sumeyt es-Sedusi
anlatıyor: Bir kadına evlenmek için talip oldum. Bana "Hanımını üç talakla
boşamadıkça seni evlendirmeyiz" dediler. Ben de: "Üç talakla onu
boşadım" deyiverdim. Bunun üzerine beni evlendirdiler. Daha sonra
hanımımın yanımda olduğunu gördüler. Bana: "Sen hanımını boşamamış
mıydın?" dediklerinde şöyle dedim: "Evet; Nikahım altında falan kızı
falan vardı. Onu boşadım. Bu hanımımı boşamadım." Bunun üzerine Şakık b.
Meczee b. Sevr'in yanına gittim. Hz. Osman'ın yanına gitmek için evden çıkmak
üzere idi. Ona: "Bu meseleyi Müminlerin emirine sor" dedim. Şakık,
Osman'a bu meseleyi sordu. Osman: "Niyeti (geçerlidir)" dedi.
18281. İbn Tavus'un
bildirdiğine göre bir adam yastık üzerinde hanımıyla beraber oturuyordu. Adam
(hanımından) razı idi. Hanımına: "Sen boşsun" diyerek yastığı
kastetti. Tavus bunun üzerine şöyle dedi: "Ben bunda bir şeyolduğunu
zannetmiyorum. (Yani talakı geçerli olmaz)."
18282. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Talak, kendisiyle talak kastedilendir."
18283. Abdülmelik
bildiriyor: Ata (b. Ebi Rabah), hanımına: "Seni boşadım" diyen adam
hakkında: "Talak söz konusu olmaz. Ancak bununla talakı kastetmesi
müstesna" dedi.
18284. Mesruk der ki:
"Talak, sadece kendisiyle talak kastedilendir."
18285. Sevvar anlatıyor:
Hanımı bizim aileden olan Ebu Usame şöyle bildirmiştir: Kinane binti Nakb'ın
nikahı altında bir kadın vardı. Cahiliye döneminde kendisinden bir çok çocuğu
olmuştu. Ona: "Senin kuşağının üstü azat edilmiştir" dedi. Kadın
bunun üzerine kocasını (Ebu Musa) Eş'ari'ye dava etti. Eş'arı: "Dediğin
sözle talakı mı kastettin?" diye sorunca Kinane: "Evet" dedi.
Bunun üzerine Eş'arı adama: "O halde onu senden ayırdık" dedi.
18286. Mansur'un
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), karısına "Sen azatlısın" diyen
adam hakkında: "Bu, bir talaktır. Kocası ona dönmeye daha layıktır"
dedi.
18287. isa b. Hittan'ın bildirdiğine
göre Reyyan b. Sabire el-Hanefı kavminin mescidinde oturuyordu. Bir hurma
çekirdeği alarak üç kere "Çekirdek boştur, çekirdek boştur" dedi.
Reyyan Hz. Ali'ye dava edilerek çıkarılınca Ali ona: "Neyi
kastettin?" diye sordu. "Hanımımı kastettim" deyince aralarını
ayırdı.
18288. Ata (b. Ebi
Rabah) anlatıyor: Hanımına "(Dilediğin yere git anlamında) yolun açık
olsun" diyen adam İbn Mes'ud'a getirildi. Bunun üzerine İbn Mes'ud, Hz.
Ömer'e mektup yazdı. Ömer, İbn Mes'ud'a yazdığı cevabi mektupta: "Ona
emret hac mevsiminde haccetsin" dedi. Adam hac mevsiminde haccetti. Ömer,
adamı Hz. Ali'ye gönderdi. Ali ona: "Allah için söyle, neyi
kastettin?" diye sordu. Adam: "Hanımımı" deyince Ali aralarını
ayırdı.
Hanımina "Sana izin
Verdim, Evlen" Diyen Adam Hakkında
18289. Muğire'nin
bildirdiğine göre İbrahim(-i Nehai), karısına: "Sana izin verdim,
evlen" diyen adam hakkında der ki: "Talaka niyet etmediyse bir şey
değildir." İbrahim'in bu sözü Şa'bi'ye anlatılınca Şa’bi: "Kendisine
yemin edilen zata (Allah'a) yemin olsun ki bundan daha basiti bile hiç şüphesiz
talak olur" dedi.
18290. Ebu Harre'nin
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), hanımına: "Evimden çık, seni evimde
oturtan nedir? Sen benim hanımım değilsin" sözünü üç kere tekrar eden adam
hakkında: "Bu tek talak sayılır, niyetine bakılır" dedi
Hanımina "Sana
ihtiyacım Yok" Diyen Adam Hakkında
18291. İsmail'in
bildirdiğine göre İbrahim(-i Nehai), hanımına "Sana ihtiyacım yok"
diyen adam hakkında: "Niyeti geçerlidir" dedi.
18288. Ata (b. Ebi Rabah)
anlatıyor: Hanımına "(Dilediğin yere git anlamında) yolun açık olsun"
diyen adam İbn Mes’ud'a getirildi. Bunun üzerine İbn Mes’ud, Hz. Ömer'e mektup
yazdı. Ömer, İbn Mes’ud'a yazdığı cevabi mektupta: "Ona emret hac
mevsiminde haccetsin" dedi. Adam hac mevsiminde haccetti. Ömer, adamı Hz.
Ali'ye gönderdi. Ali ona: "Allah için söyle, neyi kastettin?" diye
sordu. Adam: "Hanımımı" deyince Ali aralarını ayırdı.
Hammına "Sana izin
Verdim, Evlen" Diyen Adam Hakkında
18289. Muğire'nin
bildirdiğine göre ibrahim(-i Nehai), karısına: "Sana izin verdim,
evlen" diyen adam hakkında der ki: "Talaka niyet etmediyse bir şey
değildir." ibrahim'in bu sözü Şa'bi'ye anlatılınca Şa'bi: "Kendisine
yemin edilen zata (Allah'a) yemin olsun ki bundan daha basiti bile hiç şüphesiz
talak olur" dedi.
18290. Ebu Harre'nin
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), hanımına: "Evimden çık, seni evimde
oturtan nedir? Sen benim hanımım değilsin" sözünü üç kere tekrar eden adam
hakkında: "Bu tek talak sayılır, niyetine bakılır" dedi
Hammına "Sana
ihtiyacım Yok" Diyen Adam Hakkında
18291. ismail'in
bildirdiğine göre ibrahim(-i Nehai), hanımına "Sana ihtiyacım yok"
diyen adam hakkında: "Niyeti geçerlidir" dedi.
18292. Abdullah b.
Ubeyd'in bildirdiğine göre Mekhul, hanımına "Sana ihtiyacım yok"
diyen adam hakkında: "Bir şey değildir" dedi.
18293. Şu' be anlatıyor:
Hakem (b. Uteybe) ile Hammad (b. Ebi Süleyman)'a hanımına "Dilediğin yere
git, sana ihtiyacım yok" diyen adam hakkında şöyle demişlerdir: "Eğer
talaka niyet ederse tek talak sayılır. Ona dönmeye kocası daha layıktır."
18294. Amr'ın
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), "Çık, bana karşı örtün; git sana
ihtiyacım yok" diyen adam hakkında: "Eğer talaka niyet ederse bu tek
talaktır" dedi.
18295. Matar'ın
bildirdiğine göre ikrime, "Ailene katıli" diyen adam hakkında:
"Bu tek
talaktır" dedi. Katade ise: "Ben bunu mühim bir şey saymaın"
dedi.
Hammma "Seni
SerbestBıraktım, Senin için Benim Üzerime Bir Yol Yoktur" Diyen Adam
Hakkında
18296. Mutarrif'in
bildirdiğine göre Hakem (b. Uteybe), karısına "Seni serbest bıraktım"
diyen adam hakkında: "Niyeti geçerlidir" dedi. Ravi: "Söyle
bakalım, ya üç talaka niyet ettiyse?" diye sorunca: "Bunun da
olmasından korkarım" dedi.
18297. İbrahim(-i Nehai)
der ki: Erkek "Senin için benim üzerime bir yol yoktur" dediğinde bu,
bir bain talaktır.
18298. Amir(-i
Şa'bi)'den bunun benzeri rivayet edilmiştir.
"Adam, Hanımini
Hamile Olduğu Halde Üç Talakla Boşadığında Hanımı Başka Biriyle Evlenmedikçe
Kendisine Helal Olmaz" Diyenler
18299. İbrahim(-i
Nehai), Amir(-i Şa’bi), Mus'ab b. Sa'd, Ebu Malik ve Abdullah b. Şeddad şöyle
demişlerdir: "Adam hamile olduğu halde hanımını üç talakla boşadığında
hanımı başka bir erkekle evlenmedikçe kendisine helal olmaz."
Hanımina Verdiği Talakı
Eliyle Yazan Adam Hakkında
18300. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Erkek talakı eliyle yazdığında kendisine (hükmü) gerekli
olur."
18301. Ali b. el-Hakem
el-Bünanı bildiriyor: Bir zat bana şöyle anlattı: Bir adam karısının talakını
yastık üzerine yazdı. Bu, Şa'bi'ye sorulunca bunu talak olarak saydı.
18302. Abdülmelik'in
bildirdiğine göre karısının talakını (boşadığını) yazan, daha sonra pişman
olarak (göndermeyip) mektubu tutan adamın durumu Ata'ya sorulunca: "Eğer
mektubu tutarsa bir şeyolmaz. Eğer onaylarsa bu talaktır" dedi.
18303. Hişam'ın
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), hanımına talak verdiğini yazan, daha sonra
yazdığı mektubu yanında tutma isteği beliren adam hakkında der ki: "Sözle
boşadığını ifade etmediği sürece bir şeyolmaz. Eğer mektubu ona gönderirse
kadın mektubun kendisine geldiği günden itibaren iddet bekler."
18304. Hammad (b. Ebi
Süleyman) anlatıyor: Erkek karısına "Bu mektubum sana ulaştığında
boşsun" diye yazdığında şayet mektup kadına ulaşmazsa kadın boş olmaz.
Eğer adam "Bundan böyle sen boşsun" diye yazarsa kadın boş olur. İbn
Şübrüme ise: "Kadın boştur" dedi.
Hayız Görecek çağa
Ulaşmadığı Halde Kendisine Talak Verilen Kız Ne Kadar iddet Bekler?
18305. İbrahim(-i
Nehai), Amir(-i Şa'bi) ve Hasan(-ı Basri); hayız görecek çağa ulaşmadığı halde
kendisine talak verilen kız hakkında şöyle demişlerdir: "Aylara göre iddet
bekler. Aylar geçmeden önce hayız görürse iddete hayız ile başlar. Aylar
geçtikten sonra hayız olursa, iddeti bitmiştir."
18306. Muğire'nin
bildirdiğine göre İbrahim(-i Nehai), kız çocuğuyla evlendikten sonra hayız
görecek çağa gelmeden ona talak veren adam hakkında der ki: "Üç ay iddet
bekler. Üç ay bitmeden önce hayız görürse aylara göre olan iddet yıkılır, hayız
iddetine baştan başlar."
18307. Amr (b. Dinar)
anlatıyor: Kocası kendisiyle ilişkiye girdikten sonra hayız görecek çağa
ulaşmadan kendisine talak verilen, iki ay yirmibeş gün iddet bekledikten sonra
hayız gören kız çocuğunun durumu Cabir b. Zeyd'e soruldu. Cevaben: "Bundan
sonra üç kar (hayız ya da temizlik müddeti) iddet bekler" dedi.
Nikahı Altında Küçük Kız
çocuğu ya da Hayızdan Kesilmiş Kadın Bulunan Adam Nasıl Talak Verir?
18308. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Adamın yanında hayızdan kesilmiş ya da hayız görmeyen kız çocuğu
olduğunda dilediği zaman talak verebilir."
18309. Eyyub der ki:
"Hilalortaya çıktığında (şayet talak verilecekse) hayız görmeyen kız
çocuğuna talak verilmesi Ömer b. Abdilazız'in hoşuna giderdi."
18310. Şa’bi der ki:
"Hilaller(in ortaya çıktığı ay başların)da talak verir."
18311. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Kadın hayızdan kesildiğinde ve kız çocuğu hayız görmediğinde
erkek talak vermek isterse hilalin beyazlığının ortaya çıkması anında (yani
ayın başında) talak verir, iddeti bitinceye kadar başka zamanlarda talak
vermez."
Nikahı Altına (Birden
Fazla) Kadınlar Bulunup da ''Biriniz Boştur" Diyerek isim Vermeyen Adam
Hakkında
18312. Ma'mer anlatıyor:
Hammad'a, birden fazla karısı olduğu halde karısının boş olduğunu söyleyen
adamın durumu sorulunca şöyle dedi: "Elini dilediği karısının üzerine
kayar." Hasan(-ı Basri) de böyle derdi.
18313. Ebu Cafer'in
bildirdiğine göre Hz. Ali, bu kadınların arasında kura çektirirdi.
18314. Katade ile Şa’bi
şöyle demişlerdir: "Eğer birinin ismini verirse ismini verdiği kişidir.
ismini vermediyse kendileriyle ilişkiye girdiklerinden birinin üzerine talak
gerçekleşir."
18315. Said'in
bildirdiğine göre Sa'd oğullarının bir bilgini vardı. Hasan(-ı Basri)'ye bu
meseleyi sordu. Yerelotorite Hasan', vekil tayin etmişti. Hasan ona:
"Senin için niyet ettiğin geçerlidir" dedi.
18316. Hammad'ın
bildirdiğine göre İbrahim(-i Nehai), nikahı altında birden fazla kadın olduğu
halde hanımının boş olduğunu söyleyen adam hakkında der ki: "Eğer onlardan
birine niyet ettiğinde niyet ettiği geçerlidir. Eğer onlardan birine niyet
etmezse içlerinden dilediğini seçer. İla ve zıhar da böyledir."
18317. Muhammed b.
Abdirrahman el-Adeni anlatıyor: Dört hanımı olduğu halde onlardan birine
muttali olunca "Sen kesinlikle boşsun" diyen, yanlarına girdiğinde de
onlardan biri: "O budur" bir diğeri ise: "O budur" deyince
kime talak verdiğini bilemeyen adamın durumu Ebu Cafer (el-Bakır)'a sorulunca:
"Hepsi kendisinden ayrılır" dedi.
Talak Vermeye Yemin Eden,
Daha Sonra Talaka Başlayan ve "inşaallah" Diyerek istisna Yapan Adam
Hakkında
18318. (Kadı) Şureyh der
ki: "Erkek talaka ya da azat etmeye istisnadan önce başlarsa, talak ve
azat etme gerçekleşir. Yeminini bozsun ya da bozmasın (farketmez)." Said b.
Cübeyr ise: "Yeminini bozmadığında talakı gerçekleşmez" demiştir.
18319. Hasan(-ı Basri)
ve Şa'bi şöyle demişlerdir: "Talak ibaresini öne alsın, ya da sonraya
bıraksın, eğer sözüne bitişikse eşittir."
18320. Said b.
el-Müseyyeb ve Hasan(-ı Basri) şöyle demişlerdir: "Talakı öne alsın, ya da
geri bıraksın, istisna etme hakkı vardır."
18321. Zühri, talak ve
azat etmede yapılan istisna hakkında: "Talakı öne alsın, ya da geri
bıraksın, istisna etme hakkı vardır" dedi.
18322. (Kadı) Şureyh der
ki: "Önce talaka başlarsa yeminini bozsun ya da bozmasın talakı
gerçekleşir." ibrahim şöyle derdi: "Şureyh'e bu hükmü ne bildirdi
ki!"
18323. Said ez-Zubeydi
anlatıyor: Gece vakti hanımımın yanına gittim. Bana hemen: "Sen bu saatte
geldiysen mutlaka yanında benden başka bir kadın vardır" dedi. Ben de
bunun üzerine: "Benim senden başka her hanımım boştur" dedim.
İbrahim(-i Nehai)'ye (bunun hükmünü) sordum. "Bir şey değildir" dedi.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Talakta istisna
Yapma Hakkında