m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Boşanma

 

Talakı Yemin Konusu Yapmak Ve...

 

Kişinin Talak veya Köle Azat Etme Üzerine Bir Şeyi Yapmamaya Yemin Etmesi, Ancak Unutarak O Şeyi Yapması Hakkında

 

19388. Yunus'un bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri) şöyle derdi: Kişi: "Filan kişinin evine girersem karım boş olsun!" deyip de unutarak veya bilmeyerek o eve girse, bu yemini ederken unutma şartını koymamışsa kasıtlı olarak boşamış gibi sayılır."

 

19389. Abdullah b. Osman der ki: Kardeşim Ömer b. Osman, belli bir zamana kadar cariyesinin elinden bir şey içmeyeceğine, içmesi halinde onu azat edeceğine dair yemin etti. Ancak belirlediği zaman bitmeden unutup elinden içti. Bu konuda Ata (b. Ebi Rabah), Mücahid, Said b. Cübeyr ve Ali el-Ezdı'den fetva istediğimde hepsi de cariyenin hür kaldığını söylediler.

 

Tahric: İbn Sa'd (3/54).

 

 

 

19390. Yahya b. Süleym der ki: Bu (bir önceki) hadisi İbn Cüreyc'e zikrettiğimizde Ata (b. Ebi Rabah)'ın unutma durumu için böylesi bir hüküm verebileceğini kabul etmedi ve şöyle dedi: "Oysa Ata der ki: "Bana ulaşana göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Yüce Allah üç durumda ümmetimi yaptıklarından sorumlu tutmamıştır. Bunlar da hatayla veya unutarak veya başkalarının zorlamasıyla yapılan şeylerdir'' buyurmuştur."

 

19391. Zühri ile Ömer b. Abdilazız, unutarak yapılan boşamayı geçerli sayarlardı.

 

19392. Abdulkerim Ebu Umeyye'nin, Abdullah b. Mes'ud'un öğrencilerinden naklen bildirdiğine göre İbn Mes'ud unutarak yapılan boşamayı geçerli sayardı.

 

 

 

İki Kişinin Bilmedikleri Bir Şey Üzerinde Talak Üzerine Karşıhklı Yeminleşmeleri Konusunda Söylenenler

 

19393. Ata (b. Ebi Rabah) bildiriyor: Şa'bi'ye, birinin diğerine: "Sen hasetçi birisin!" demesi, diğerinin de: "içimizde en hasetçinin karısı üç talakla boş olsun!" diye karşılık vermesi, onun da bunu kabul etmesi konusu sorulunca: "Zarara ve hüsrana uğramışlar, her ikisinin de hanımları kendilerinden boş olmuştur!" karşılığını verdi.

 

19394. Haris der ki: Böylesi bir durumda ben ikisini kınayıp azarlar, sonrasında takvayı emrederdim. Sonra onlara: "Yemin ettiğiniz konuyu siz daha iyi bilirsiniz!" derdim. Kınayıp azarlama cezası da bu tür konularda uygulanır.

 

19395. Abdüla'la der ki: Adamın biri diğerine: "Şuradaki kuş karga değilse karım benden üç talakla boş olsun!" dedi. Diğeri de: "o kuş güvercin değilse benim de karım üç talakla boş olsun!" karşılığını verdi. ikisinin durumu Said'e sorulunca: "Katade'den naklen: "Kuş uçtuğunda ne olduğu bilenemediği zaman her ikisi de hanımlarına yaklaşamazlar" dedi.

 

19396. Ömer b. Beşir bildiriyor: Kuşun biri iki kişinin üzerinden geçince biri: "Şu uçan şey (normal) kuş değilse karım benden boş olsun!" dedi. Diğeri de: "Bu uçan karga değilse benim de karım benden boş olsun!" karşılığını verdi. Ancak kuş uçup gitti ve cinsinin ne olduğu bilinemedi. Bu ikisi hakkında Şa’bi: "Her ikisi de hanımlarından ayrılırlar" dedi.

 

 

 

Anne veya Babanın çocuğundan Karısını Boşamasını istemesi Hakkında

 

19397. Hamza b. Abdillah b. Ömer der ki: İbn Ömer bir kadınla evliydi ve onu çok severdi. Ancak babası Hz. Ömer bu kadından hoşlanmazdı. Bir defasında oğluna: "Karını boşa!" dedi; ancak İbn Ömer bunu kabul etmedi. Ömer durumu Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) söz edince İbn Ömer'e: "Babanın sözünü dinle!" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (2/20, 42, 53, 157), Ebu Davud (5095, 4975), Tirmizi (1189), İbn Mace (2088), İbn Hibban (426, 427) ve Hakim (2/197, 4/152,153).

 

 

 

19398. Ebu Talha el-Esedi der ki: İbn Abbas'ın yanında otururken iki bedevi gelip etrafını sardılar. Bedevinin biri şöyle dedi: "Develerimi ararken bir kabilenin yanına uğradım. içlerinden bir kızı beğenince de onunla evlendim. Ancak annem ile babam yeminler ederek onu gelin olarak kabul etmeyeceklerini söylediler. Ben de onu boşarsam bin köle azat etmeye, bin hediye vermeye ve kurban olarak bin deve kesmeye yemin ettim." İbn Abbas da: "Ne karını boşa, ne de anne babana karşı çık diyebilirim" karşılığını verdi. Adam: "Peki karım konusunda ne yapayım?" diye sorunca, İbn Abbas: "Anne babana iyi davran" karşılığını verdi.

 

19399. Ebu Abdirrahman der ki: Mahallemizde kadının biri yoğun ısrarları sonucu oğlunu amca kızlarından biriyle evlendirdi. Oğlu da evlendiği bu karısını çok sevdi ve ona bağlandı. Ancak fazla geçmedi annesi çocuğa: "Karını boşa!" dedi. Oğlu: "Yapamam! Ona bu kadar çok bağlanmışken onu boşayamam" karşılığını verince, annesi: "Onu boşayana kadar yemeğin ve içeceğin bana haram olsun!" dedi. Bunun üzerine çocuğu Ebu'd-Derda'nın yanına Şam'a gitti ve durumunu anlattı. Ebu'd-Derda ise ona: "Ne karını boşa, ne de annene karşı çık diyebilirim" karşılığını verdi.

 

19400. Humeyd bildiriyor: Adamın biri Hasan(-ı Basri)'ye geldi ve annesinin isteği üzerine biriyle evlendiğini, ancak şimdi annesinin onu boşamasını istediğini söyledi. Hasan da ona: "Kişi karısını boşamakla annesine iyilik yapmış olmuyor" dedi.

 

 

 

Birkaç Hanımı Olan Adamın Bunlardan Birini Boşadıktan Sonra Ölmesi ve Kadınlardan Hangisini Boşadığının Belli Olmaması Hakkında

 

19401. Cabir b. Zeyd bildiriyor: Birden fazla karısı olan bir adamın bunlardan birini boşadıktan sonra ölmesi ve kadınlardan hangisinin boşandığının belli olmaması konusunda İbn Abbas: "Mirastaki payları ne ise her birinin talaktaki payı da aynı orandadır" dedi.

 

19402. İsmail b. Salim bildiriyor: Bir adamın dört tane karısı vardı. içlerinden birini boşadı ve yeni biriyle evlendi. Sonrasında öldü; ancak dört karısından hangisini boşadığı anlaşılamadı. Bu konuda Şa’bi: "Önceki dört kadına mirastaki paylarının dörtte üçü, sonradan evlendiği beşinci kadına da kalan dörttebirlik kısım verilir" dedi.

 

19403. Ebu Ma'şer bildiriyor: Adamın birinin dört tane hanımı vardı. Birini boşayıp yeni biriyle evlendi. Ancak eskilerden hangisini boşadığını belirlemedi. Böylesi bir durumda iken ölünce İbrahim(-i Nehai): "Yeni olan kadına (hanımlara düşen) mirasın dörtte biri verilir. Kalanı da eski dört hanımı, aralarında paylaşırlar" dedi.

 

19404. Bürd bildiriyor: Bir adamın dört tane karısı vardı. içlerinden birini boşadı ve yeni biriyle evlendi. Sonrasında öldü; ancak dört karısından hangisini boşadığı bilinemedi. Bu konuda Mekhul: "Son evlendiği kadına mirasın sekizdebirinin çeyreği, diğer dört kadına da sekizdebirin kalan kısmı verilir" demiştir.

 

19405. Ebu Osman der ki: Ata (b. Ebi Rabah)'a bu konu sorulduğunda: "Son evlendiği kadına kocalarının mirasından olan paylarının dörttebiri veya sekizdebiri verilir. Kalanı da diğer dört hanımı arasında paylaştırılır" dedi.

 

19406. Katade'nin bildirdiğine göre Said b. el-Müseyyeb ile Hasan(-ı Basri) bu konuda: "Eski dört hanımı arasında kura çekilir (ve kurada çıkan boşanmış sayılır)" demişlerdir.

 

 

 

Kölesine Vuracağma veya Karısının Üzerine Evleneceğine Dair Talak Üzerine Yemin Eden Kişinin Bunu Yapamadan Ölmesi

 

19407. Mansur bildiriyor: Karısına: "Üzerine evlenmezsem boş olasın" diyen kişi hakkında Hasan(-ı Basri) der ki: "Evlenene kadar kadın karısı olarak kalır. Evlenmeden önce ikisinden birinin ölmesi durumunda birbirlerine mirasçı olamazlar."

 

19408. Eş'as bildiriyor: Kölesine yüz kamçı atmazsa karısının boş olacağını söyleyen kişi konusunda Şa’bi der ki: "(Kamçıları atmadığı zaman) köle ölene kadar kadın karısı olarak kalır."

 

19409. Gaylan bildiriyor: Kişinin, kölesini dövmezse karısının boş olacağını söylemesi ve bu kölenin kaçması konusunda Hakem: "Bu durumda adam karısıyla ilişkiye girebilir ve birbirlerine mirasçı olabilirler" demiştir.

 

19410. Muğire bildiriyor: "Basra'ya gitmezsem karım boş olsun!" diyen ancak karısı öldükten sonra Basra'ya gidebilen kişi hakkında Hammad: "Adam kadına mirasçı olamaz; çünkü ettiği yemin o kadının ölmesiyle gerçekleşmiştir" demiştir.

 

19411. Şa’bi der ki: "Böylesi bir durumda adam, kadının ölümünden sonra Basra'ya giderse ona mirasçı olur."

 

19412. Katade bildiriyor: Karısı için: "Şayet üzerine evlenip seni bu evden çıkarmazsam boş olasın I" diyen kişi hakkında Said b. el-Müseyyeb ile Ata (b. Ebi Rabah) şöyle demişlerdir: "Bu durumda kadına yaklaşamaz. Dediğini yapmadan önce ikisinden birinin ölmesi halinde de birbirlerine mirasçı olamazlar."

 

19413. Eş'as bildiriyor: Karısı için: "Vasıt'a gidemezsem karım boş olsun!" diyen kişi hakkında Hasan(-ı Basri): "Adam kadınla ilişkiye girebilir; ancak dediğini yapamadan ikisinden birinin ölmesi halinde birbirlerine mirasçı olamazlar" demiştir. İbn Sirin ise: "Dediğini yapmadan kadınla ilişkiye giremez" demiştir.

 

 

 

Kişinin Hasta iken Karısını Üç Talakla Boşayıp Ardından Ölmesi Halinde Kocasının Vefatı Dolayısıyla Kadının iddetinin Olup Olamayacağı Konusunda Söylenenler

 

19414. (Kadı) Şureyh der ki: Urve el-Barikı, Hz. Ömer'in yanından bana geldi ve Ömer'in, hastalığı sırasında karısını üç talakla boşayan kişi hakkında: "Kadın iddeti içindeyken (adamın ölmesi halinde) adama mirasçı olur; ancak iddeti içindeyken kadının ölmesi halinde adam ona mirasçı olamaz. Bunun yanında kadının, kocası vefat eden kadınlar gibi iddet beklemesi gerekir" dediğini bildirdi.

 

19415. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Böylesi bir durumda kadın, kocası vefat eden kadın gibi iddet bekler."

 

19416. Hasan(-ı Basri) ile Muhammed (b. Sirin): "Bu durumda olan kadın henüz iddeti içindeyken kocası ölürse, kocası vefat eden kadınlar gibi dört ay on gün iddet bekler" dediler.

 

19417. Şa’bi der ki: "Bu konu boşanma bahsinin önemli konularındandır. Kadın mirasçı oluyorsa tabii ki (kocası vefat eden kadınlar gibi) iddetini bekleyecektir."

 

19418. ikrime der ki: "idetinin bitimine bir gün kala bile olsa adam ölse kadın ona mirasçı olur ve yeniden kocası vefat eden kadınlar gibi iddet bekler."

 

19419. (Kadı) Şureyh der ki: "Böylesi bir durumda yeniden (kocası vefat eden kadınlar gibi) iddete başlar."

 

 

 

Kişinin, Ümmü Veledi'ne: "Sen Bana Haramsm!" Demesi

 

19420. Mesruk der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ümmü veled'ini kendine haram kıldı ve ona yaklaşmayacağına dair yemin etti. Bunun üzerine şu ayetler nazil oldu: "Ey peygamber! Eşlerinin rızasını arayarak, Allah'ın sana helal kıldığı şeyi niçin sen kendine haram ediyorsun? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. Allah (gerektiğinde) yeminlerinizi bozmayı (ve kefaret ödemeyi) size meşru kılmıştır. Allah, sizin yardımcınızdır. O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.''[Tahrim, 1, 2] Bu ayetlerle Peygamberimize (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle denilmiştir: "Kendine haram kıldığın şey, senin için helaldir. Ettiğin yemine gelince, Yüce Allah ettiğin yeminin bozulmasını meşru kılmıştır."

 

Tahric: İbn Cerir (28/156), Nesai (8907) ve Hakim (2/493).

 

 

 

19421. Yunus'un bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), kişinin ümmü veled'ine: "Sen bana haramsın" demesi konusunda: "Ettiği yeminin kefaretini ödedikten sonra cariyesine (karısına) yaklaşabilir" demiştir.

 

19422. İbn Ebi Leyla der ki: "Kişi, ümmü veled'inin kendisine haram olduğunu (ve kendisine yaklaşmayacağını) söylerse ettiği yeminin kefaretini ödedikten sonra cariyesine (karısına) yaklaşabilir."

 

 

 

Kişinin, Değişik Yerlerde Karısını Boşadığma Dair Üç Kişinin Şahitlik Etmesi Hakkında

 

19423. Ata el-Horasanı bildiriyor: Adamın biri karısını boşadı. Boşadığına dair de üç kişi şahitlik etti; ancak her bir şahit boşamanın gerçekleştiği yer olarak farklı bir mekanı gösterdi. Bunun üzerine Abdullah b. Mevheb: "Bu durumda bir talak gerçekleşmiştir" dedi.

 

 

 

Kişinin Hammma: "Filan Eve Girersen Boşsun" Demesi, Hanımının da Söz Konusu Eve Vücudunun Bir Kısmmı Geçirmesi

 

19424. Hammad der ki: Kişi hanımına: "Filanın evine girersen boşsun I" dese, kadın da söz konusu eve bedeninin sadece bir kısmını geçirse bu durumda talak gerçekleşmiş olur.

 

 

 

Kişinin, Karısma: "Sen Bana Helal Değilsin" Demesi

 

19425. Cabir'in bildirdiğine göre Amir(-i Şa’bi), kişinin karısına: "Sen bana helal değilsin!" demesi konusunda der ki: "Adamın niyetine bağlıdır. Şayet bir talaka niyet etmişse bir talak olur. Üç talaka niyet etmişse de üç talak sayılır."

 

19426. Muğire de İbrahim(-i Nehal)'den benzerini nakletmiştir.

 

 

 

Kişinin, Yakaladığı Hırsızı Bırakmayacağına Dair Talak Üzerine Yemin Etmesi, Ancak Hırsızı Elinden Kaçırması

 

19427. Hanzale oğullarının azatlısı Vilkıd anlatıyor: Adamın biri bir hırsızı yakaladı. insanlar da toplanıp adamdan hırsızı bırakmasını istediler. (Ancak adam bırakmayacağına dair talak üzerine yemin etti.) Bunu Ata b. Ebi Rebah'a sorduklarında: "Hırsızı bırakırsa karısı ondan üç talakla boş olur" dedi. Hırsızın adama baskın gelip kaçması durumu sorulunca: "Bu durumda adamın bir sorumluluğu yoktur. Çünkü hırsız adama baskın çıkmıştır" dedi.

 

 

 

Kişinin, Kızını Küçük Yaşta Evlendirmesi Hakkında

 

19428. Yunus bildiriyor: Hasan(-ı Basri): "Kişi küçük yaştaki kızını evlendirip sonra da bir bedel karşılığında (hul' yoluyla) ayırmak istese bunu yapmaya hakkı vardır ve geçerli olur" derdi. Ancak Hasan(-ı Basri)'den başkaları bundan farklı düşünürdü.

 

19429. Amir'in bildirdiğine göre (kadı) Şureyh, hul' yoluyla (küçük yaştaki) kızını kocasından ayırmak isteyen, ancak kızı razı olmayan kişi hakkında: "Talak gerçekleşmiş olur. Ayırılma bedelini ödemek de babaya düşer" demiştir.

 

 

 

Kişinin, Karısma: "Hayız Olduğunda Boşsun!" Demesi

 

19430. Cabir bildiriyor: Kişinin, karısına: "Hayız olduğunda boşsun!" demesi, ancak kadının hayızdan kesilip hamile çıkması konusunda Amir(-i Şa’bi) ile Hakem: "Kadın hayız görene kadar adam onunla ilişkiye girebilir" demişlerdir. Ayrıca Amir: "Yakın bir zaman için geçerli olan bir hüküm, uzak bir zaman için de geçerli olur" demiştir.

 

 

 

Kişinin, Karısma: "istiyorsan Sen Boşsun!" Demesi

 

19431. Şu'be der ki: Hakem ile Hammad'a, kişinin karısına: "Her istediğinde boşsun" demesini sorduğumda, Hakem (b. Uteybe): "Bu durumda kadın her istediğinde bir defa boş olur" dedi. Hammad (b. Ebi Süleyman) ise: "Bu sözle sadace bir defa talak gerçekleşir" dedi.

 

 

 

Boşama Hakkı Kimin Elindedir?

 

19432. Ebu Bişr'in bildirdiğine göre Ata (b. Ebi Rabah): "Evlendiren kişi baba ise boşama hakkı da babadadır" demiştir. Mücahid de: "Evlenme ve evlendirme yetkisi kimin elindeyse boşama yetkisi de onun elindedir" demiştir.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Kişinin Müşrik iken Verdiği Talakı Geçerli Görenler