|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Boşanma |
Kişinin Gizlice
Boşadığı Karısmı Yine Gizlice Geri Döndürmesi
19570. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: "Kişi gizli bir şekilde karısını boşadığı zaman gizli bir
şekilde de geri döndürür. Bu şekilde geri döndürmüş olur ve kadınla ilişkiye
girmesinde bir sakınca olmaz. Ancak aleni bir şekilde boşadığında döndüreceği
zaman buna şahit tutmalıdır."
19571. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Kişi gizli bir şekilde boşadığı zaman, geri döndürmeyi de gizlice
yapar."
Kişinin, Karısıyla ila
Yaptıktan Sonra Ölmesi Hakkında
19572. Husayn'ın
bildirdiğine göre Şa’bi, kişi karısıyla Ila yaptıktan sonra kadının iddeti
bitmeden ölmesi konusunda: "Kadın onbir ay iddet bekler" demiştir.
Kadının Hul' Yaparken
Talak Şartı da Koşması Halinde Bunun Geçerli Olacağını Söyleyenler
19573. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Hul' ile ayrılma, baın bir talaktır. Hul' ile ayrılırken kadın
ayrıca başka talak şartı koşarsa da öyle bir hakkı vardır."
Mükatebeli Cariyenin
Boşanması Hakkında
19574. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Mükatebeli cariyenin boşanması, normal cariyenin boşanması gidir.
iddeti de normal cariye iddeti kadardır."
iddeti içinde Evlenip
Sonra Ayrılan Kadının Nafakasının Kimin Yükümlülüğünde Olduğu Hakkında
19575. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Böylesi bir durumda kadın, hangi erkekten dolayı iddet bekliyorsa
nafakası da onun tarafından karşılanır."
Kan-Kocadan Birinin Zina
Yapması Sonucu Recmedilmesi Hakkında
19576, Hasan(-ı Basri)
der ki: "Karı-kocadan hangisi recmedilmişse diğeri kendisine mirasçı
olur."
19577. Hz. Ali der ki:
"Zinadan dolayı erkek recmedilirse kadın ona mirasçı olur."
19578. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Kişinin evlendiği kadın zina ederse kendisine had uygulanır. Had
esnasında ölmesi durumunda kocası ona mirasçı olur.''
19579. Cabir'in
bildirdiğine göre Amir(-i Şa’bi), karısının zina ettiğine dair dört şahit
getiren kişi konusunda: "Kadın recmedilir, kocası da ona mirasçı
olur" demiştir.
Yaşı Küçük Olan Karısının
Zina Ettiğini iddia Eden Kişinin Onunla Lian Yapıp Yapamayacağı Hakkında
19580. Eş'as'ın
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), yaşı küçük olan karısının zina ettiğini
iddia eden kişi hakkında: "Adama iftira cezası uygulanmaz, lian da
yapmaz" demiştir.
Erkeğin, Evliliği
Konusunda (Velisi Dışında) Bir Adama Yetki Veren Bir Kadınla Evlenmesi Hakkında
19581. Abdülkerım'in
bildirdiğine göre erkeğin, evliliği konusunda (velisi dışında) bir adama yetki
veren bir kadınla evlenmesi hususunda Hakem (b. Uteybe): "Böylesi bir
yetkinin herhangi bir geçerliliği yoktur" derken, Zühri: "AkSine
geçerli olur" demiştir. Süfyan ise: "Bu konuda ben de Zühri gibi
düşünüyorum "demiştir.
Kişinin, Karısına:
"Dilersen Sen Boşsun!" Demesi Hakkında
19582. Mesruk der ki:
Kişi, karısına: "Dilersen sen boşsun" dediği zaman, onu kalma ile
boşanma arasında muhayyer bırakmış demektir.
Kişinin, iddet içinde
Bir Kadınla Evlenmesi, Sonrasında ise Boşaması Hakkında
19583. Zekeriyya'nın
bildirdiğine göre Şa’bi, kadının iddeti içinde biriyle evlenip yanında
senelerce kaldıktan sonra eski kocasının gelip onu alması, yeni kocasının da
onu boşaması konusunda: "ikinci kocanın boşaması, normal boşama hükmü
taşımaz" demiştir.
19584. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Baştan fasit olan nikahta sonradan verilecek talak, normal
talak hükmünde sayılmaz."
Hakem Tayin Eden Kan
Kocanın Sonradan Bundan Vazgeçmesi Konusunda Söylenenler
19585. Salih b. Müslim
der ki: Şa'bi'ye: "iki hakem tayin eden karı koca sonrasında bundan
vazgeçmek isterlerse böylesi bir hakları olur mu?" diye sorduğumda:
"Hakemler henüz konuşmaya başlamadığı sürece vazgeçme hakları vardır.
Ancak hakemler hüküm konusunda söze başlamışlarsa artık bundan vazgeçemezler''
dedi.
Lian'ın Nasıl Olacağı
Konusunda Söylenenler
19586. Eyyub der ki:
Said b. Cübeyr'e: "Lian(da yemin) nasıl yapılır?'' diye sorduğumda şöyle
karşılık verdi: "Kur'an'da belirtildiği şekilde olmalı ki şöyledir:
"Allah adına şehadet ederim ki! Allah adına şehadet ederim ki ... ''
Kişinin, Hamile iken
Boşadığı Karısının Doğum Yapması Hakkında
19587. Amr b. Meymun,
babasından bildiriyor: Ümmü Gülsüm, Zübeyr b. elAvvam ile evliydi. Zübeyr de
kadınlara karşı çok sert ve katı davranan birisiydi. Ümmü Gülsüm kocasına olan
sevgisini yitirince, hamile iken ondan kendisini boşamasını istedi; ancak
Zübeyr boşamayı kabul etmedi. Ümmü Gülsüm, doğum sancıları başlayınca bir talak
ile boşaması yönünde Zübeyr'e ısrarlarda bulundu. Zübeyr de abdest alırken onu
bir talak ile boşadı; sonrasında da evden çıktı. Evden çıkınca adamın biri ona
yetişti ve Ümmü Gülsüm'ün doğum yaptığı haberini verdi. Bunu duyan Zübeyr:
"Kadın beni aldattı! Allah da onu aldatsın!'' dedi ve Peygamberimize
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) gidip durumu anlattı, kadının yaptığını ona
bildirdi. Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Kadın hakkında
Allah'ın . Kitab'ındaki hüküm artık va ki oldu. Ancak onu bir daha iste"
buyurunca, Zübeyr: "Ümmü Gülsüm artık bana asla bir daha geri dönmez!"
dedi.
Tahric: İbn Mace (2026)
ve Beyhaki (7/421).
Karısını Boşayan Kölenin
Kadına Mut'a Vermesi Gerekmediği Hakkında
19588. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Köle karısını boşadığı zaman ona mut'a vermesi
gerekmez."
Kişinin, Rüyasında
Karısını Boşaması Hakkında
19589. Amir(-i Şa'bi)
der ki: "Kişinin rüyasında karısını boşaması veya köle azat etmesinin
hiçbir hükmü yoktur."
19590. Hz. Ali der ki:
"Uykuda olan kişi, uyanıncaya kadar yaptığı bir şeyden sorumlu tutulmaz.''
Tahric: Ahmed (1/116,
118, 154, 158), Ebu Davud (4399,4400,4401, 4403), Tirmizi (1423), Nesai (7343,
7345, 7547), İbn Mace (2042), Hakim (1/258, 2/59, 4/389), İbn Huzeyme (1003,
3048), İbn Hibban (143) ve Beyhaki (6/57, 8/265).
19591. Hz. Aişe'nin
bildirdiğine göre Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Üç kişiden
sorumluluk kaldırılmıştır. Biri, uyanıncaya kadar uykuda olan kişiden ...
" buyurmuştur.
Tahric: Ahmed (6/100,
101, 144), Darimi (2296), EbU Davud (4398), İbn Mace (2041), Nesai (5625), Ebu
Ya'la (4383=4400), İbn Hibban (142) ve Hakim (2/59).
Kişinin Dört Karısından
Birisinin Düşman Diyarına Sığınması Hakkında
19592. Cabir'in
bildirdiğine göre Amir(-i Şa'bi), kişinin dört karısından birisinin düşman
diyarına kaçıp sığınması konusunda: "Gıyabında onu boşadıktan sonra başkasıyla
evlenir" demiştir.
Kişinin, Karısma:
"Filan Eve Girersen Boşsun!" Demesi, Kadının da o Eve Yıkıldıktan
Sonra Girmesi Hakkında
19593. Ebu'I-Ala
bildiriyor: Hasan(-ı Basri), kişinin karısına: "Filan eve girersen
boşsun!" demesi, söz konusu evin de sonradan yıkılması konusunda:
"Şayet ev yıkıldıktan sonra kadın oraya girerse boşanma gerçekleşmez"
demiştir. İbn Hişam ise: "Ev, adamın mülkünde iken yıkılırsa veya yola
dönüşürse, kadının oradan geçmesi halinde boşanma gerçekleşir" demiştir.
19599. Kays b. Ebi Hazım
der ki: Halid b. el-Velid karısını boşadı ve: "Onu, kendisinde gördüğüm
herhangi kötü bir hasletten dolayı boşamış değilim. Boşama sebebim, benim
yanımda herhangi bir belaya maruz kalmamasıdır" dedi.
19600. Muhammed b. Ka'b
el-Kurazı, Abdullah b. Ubeyde ve Ömer b. elHakem'in bildirdiğine göre Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Cevn oğullarından bir kadınla evlenmiş,
ancak sonradan onu boşamıştır. Allah Resulünden (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
Allah'a sığınan kadın da bu idi.
Tahric: İbn Sa'd
(8/144), Vakidi (146), Buhari (5254), Nesai (5610) ve İbn Mace (2037, 2050).
Boşanmayı ve Hul'
Yoluyla Ayrılmayı Mekruh Gören
19601. Hz. Ali'nin
cariyelerinden biri olan Ümmü Said anlatıyor: Hz. Ali bana:
"Ey Ümmü Said!
Canım yeniden evlenmek istiyor" dedi. O sırada dört tane de hanımı vardı.
Ona: "Bunlardan birini boşa ve yerine yenisini al" dediğimde:
"Boşama çirkin bir
şeydir, böyle bir şeyi de yapmak istemiyorum" karşılığını verdi.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ
LİNKİ KULLAN |
Kadınların Hul'
Yoluyla Ayrılmak istemelerinin Mekruh Görülmesi