|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Boşanma |
Kadınları idare Etme
19614. Ebu'I-Bahterl der
ki: Hz. İbrahim, hanımı Sare'yi hırçın bir huyundan dolayı Rabbine şikayet
etti. Yüce Allah da ona şöyle vahyetti: "Kadın, kaburga kemiği gibi
yaratılmıştır. Düzeltmeye kalkarsan kırılır, kendi halinde bırakırsan daha da
eğrilir. Onu bu huyuyla kabul et."
19615. Avn, bir adamdan
bildiriyor: Basra minberi üzerinde hutbe veren Semure b. Cundub'u işittim:
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu işittim:
"Kadın, kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Düzeltmeye kalkarsan kırarsın.
Onun için idare et ki geçinebilesin. Onu idare et ki yaşayabilesin!"
Tahric: Haris b. Ebi
Usame, Müsned (496), Ahmed (5/8), Taberani (7/6992), Bezzar (1476), İbn Hibban
(4178)ve Hakim (4/174).
19616. Evs b. Serıb
anlatıyor: Hac için gittiğim bir sırada Mescid-i Haram'a girdim. içeride Ömer
ile Cerir'i gördüm. Hz. Ömer, Cerir'e: "Ey Ebu Amr! Hanımlarınla nasıl
geçiniyorsun?" diye sorunca, Cerir: "Ey müminlerin emiri! Bana pek
katı davranıyorlar. Birinin günü geldiği zaman başka birinin evine giremiyorum.
Birinin gününde diğerinin çocuğunu sevemiyorum, çok kızıyorlar"
karşılığını verdi. Ömer de: "Kadınlardan çoğu ne Allah'a, ne de mümin
erkeklere inanırlar. Belki de birine ihtiyacın olduğun bir anda seni bir takım
şeylerle suçlar" dedi. Oradakilerin içinde bulunan Abdullah b. Mes'ud:
"Ey müminlerin emiri! Hz. İbrahim'in, hanımı Sare'yi hırçın bir huyundan
dolayı Rabbine şikayet ettiğini, Yüce Allah'ın da ona: ''Kadın kaburga kemiği
gibi yaratılmıştır. Düzeltmeye kalkarsan kırılır, kendi halinde bırakırsan daha
da eğrilir. Onu bu huyuyla kabul et'' diye vahyettiğini bilmez misin?"
deyince, Ömer ona üç defa: "Sende hiç de azımsanmayacak kadar ilim
var" dedi.
Ravi der ki: (Evs'in
öğrencilerinden) birisi (sanırım Süfyan) bunu aktarırken, Yüce Allah'ın, Hz.
ibrahim'e vahyettiği sözler içinde: "Dini açısından bir kusurunu
görmediğin müddetçe onu bu huyuyla kabul et" ibaresini de zikretmiştir.
19617. Ebu Hureyre'nin
bildirdiğine göre Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurmuştur: "Kadınlarınıza iyi davranmaya bakın. Zira kadın, kaburga
kemiğinden yaratılmıştır. En eğri olan kısmı da, en yüksek (orta) olan
kısmıdır. Onu düzelmeye kalkarsan kırarsın, bırakman halinde ise eğri olarak
kalır. Kadınlarınıza iyi davranın."
Tahric: Ahmed (2/428,
449, 497, 530), Darimi (2222), Müslim (2/1091, 1090:60, 65), Buhari (3331,
5184,5186), Tirmizi (1188) ve İbn Hibban (4179,4180).
19618. Nuaym b. Hanzale
anlatıyor: Cerir b. Abdillah, Hz. Ömer'e gelip hanımlarının kötü huylarından
dolayı çektiği sıkıntılardan şikayette bulundu. Ömer de: "Senin çektiğin
sıkıntının aynısını ben de çekmekteyim. Ne zaman bir binek veya giysi almak
üzere çarşıya veya insanların arasına çıksam hanımım: ''Genç kızları seyretmek,
onlarla muhabbet etmek için çıkıyor'' demeye başlar" diyerek ona dert
yandı.
Bunun üzerine orada
bulunan Abdullah b. Mes’ud şöyle dedi: "Hz. İbrahim'in, hanımı Sare'yi
hırçın bir huyundan dolayı Rabbine şikayet ettiğini, Yüce Allah'ın da ona:
''Kadın kaburga kemiğinden yaratılmıştır. Bu kemiği alıp düzeltmeye çalış.
Düzelirse ne ala, düzelmemesi halinde onu olduğu gibi kabul edip idare et''
diye vahyettiğini bilmez misin?’’
Boşanan Hamile Kadının
Düşük Yapmasıyla iddetinin Bitip Bitmeyeceği Hakkında
19619. Muğire der ki:
İbrahim(-i Nehai)'ye, düşük çocuğun (annesinin) iddeti(ni) bitirip
bitiremeyeceğini sorduğumda: "çocuğun düşmesiyle (boşanmış kadında) iddet
biter" karşılığını verdi.
19620. Amir(-i Şa'bi)
der ki: "Düşük çocuk (iddete yönelik) tam olarak doğan çocuk
hükmündedir."
19621. Hasan(-ı Basri)
ile Muhammed (b. Sirin) dediler ki: "Hür olan kadın düşük yaptığı zaman
iddeti biter."
19622. Ebu Munazil'in
bildirdiğine göre (kadı) Şureyh der ki: "Hür kadın düşük yaptığı zaman
iddeti biter. Cariyenin düşük yapması halinde de azat edilir."
19623. Haccac'ın
bildirdiğine göre boşanan veya kocası ölen gebe kadının, çocuğunu organları
henüz tamamlanmadan düşürmesi konusunda Haris: "Şayet bir tarafı
tamamlanmışsa başkasıyla evlenmesi helalolur (iddeti biter)" demiştir. İbn
Şubrume ise: "çocuğun yaratılışı tamamlanıp artık çocuk olduğu belli
oluyorsa iddeti biter" demiştir.
19624. Eş'as'ın
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri) şöyle derdi: "Kadın çocuğu, hamile
olduğunu gösterecek şekilde pıhtı veya et parçası olarak düşürmüşse iddeti
biter, çocuk için de diyet olarak bir köle veya cariye verilir. Kadın ümmü
veled ise azat edilir." iki Adamın Bir Konuda Anlaşmazlığa Düşmesi ve Her
Birinin (Talak Üzerine Yemin Ederek) Kendi Dediğinin Doğru Olduğunu Söylemesi
19625. Halid b. Verdan
der ki: Ata (b. Ebi Rabah)'a, bir konuda anlaşmazlığa düşen ve her biri talak
üzerine yeminler edip kendi söylediğinin doğru olduğunu iddia eden iki kişinin
durumunu sordum ki bu iki kişiden biri teyzemle evliydi. Ata: "Bundan
dolayı sadece kınanıp azarlanırlar" dedi.
Kişinin, Karısına:
"Bir Seneye Kadar Boşsun" Demesi
19626. Katade'nin
bildirdiğine göre Cabir b. Zeyd, karısına: "Bir yıla kadar sana
yaklaşırsam boş olasın" diyen kişi hakkında der ki: "Dört ay dolmadan
önce kadına yaklaşması halinde kadın üç talakla boş olur. Ancak dört ay
geçmesine rağmen hala yaklaşmamışsa kadın bir talakla ondan boş olur.
Sonrasında dilerse onunla tekrar evlenebilir; ancak yılı doldurmadan kadına yaklaşamaz."
19627. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Böylesi bir durumda dört ay dolmadan önce kadına yaklaşması
halinde kadın üç talakla boş olur. Ancak dört ay geçmesine rağmen hala
yaklaşmamışsa kadın bir talakla ondan boş olur. Sonrasında dilerse onunla
tekrar evlenebilir; ancak yılı doldurmadan kadınla ilişkiye girmesi
gerekir."
19628. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Böylesi bir durumda dört ay bitmeden önce kadına yaklaşırsa üç
talak ile boş olur. Dört ay geçene kadar ondan uzak durması halinde ise kadın
bir talakla boş olur. Ardından bir ila süresinden az olmak kaydı ile iki veya
üç ay bekler ardından onunla evlenir. Ancak bir yıllık süre dolmadan kadınla
ilişkiye giremez."
Ravi der ki: "Said
de bu konuda aynı görüştedir."
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Kadının, Ölen
Kocasının Ardından Yas Tutması Hakkında