m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Alışveriş

 

Yalan Yere Yemin Etmek

 

22580. Şakik'in bildirdiğine göre Abdullah (b. Mes’ud) anlatıyor: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "Kim bir müslümanın malını elinden almak için yalan yere yemin ederse, Allah kendisine öfkeli bir şekilde Yüce Allah'ın huzuruna çıkar." O esnada içeriye Eş'as b. Kays girdi ve bize: "Ebu Abdirrahman sizlere ne anlatıyor?" diye sordu. Biz de: "Şöyle şöyle diyor" karşılığını verdik. Bunun üzerine Eş'as dedi ki: "Doğru söylüyor! Bu söz benim hakkımda söylenmiştir. Zira bir Yahudi ile aramda bir dava vardı ve onu Peygamberimize (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şikayet etmiştim. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana: "Bu konuda delilin var mı?" diye sorunca, ben: "Hayır! Yok" dedim. Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana: "O zaman Yahudi bu konuda yemin edecek" buyurdu. Ben: "Fakat Yahudi çekinmeden yalan yemin eder!" dediğimde ise Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "Kim bir müslümanın malını elinden almak için yalan yere yemin ederse, kendisine öfkeli bir şekilde Yüce Allah'ın huzuruna çıkar." Ardından şu ayeti nazil oldu: "Allah'ın ahdini ve kendi yeminlerini az bir paraya değişenlerin, ahirette hiç bir payı yoktur. Allah, kıyamet günü onlarla konuşmaz, onlara bakmaz, onları temize çıkarmaz. Üstelik onlar için elim bir azab vardır."[Al-i İmran, 77]

 

Tahric: İbn Ebi Şeybe Müsned'inde (871), değişik kanallardan da Ahmed (1/379, 426, 442, 5/211, 212), Müslim (1/122: 220), Buhari (2356, 2357), Ebu Davud (3237), İbn Mace (2323) ve Tirmizi (1269, 2996) rivayet etmişlerdir. Abdullah: Abdullah b. Mes'ud'dur ve Ebu Abdirrahman da künyesidir.

 

22581. Ebu Umame el-Harisı anlatıyor: Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle dediğini işittim: "Yalan yeminle Müslüman birinin malını elinden alan kişiyi Yüce Allah Cennetten mahrum eder, Cehennemi de ona gerekli kılar." Orada bulunanlardan biri: "Ya Resulallah! Değersiz bir şeyolsa dahi mi?" diye sorunca, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Misvak ağacından bir misvak (dalı) olsa dahi böyledir!" karşılığını verdi.

 

Tahric: Malik (2/727: 11), Ahmed (5/260), Darimi (2603), Müslim (1/122: 219), İbn Mace (2324), Nesai (5980, 5981), Taberani (1/799), İbn Hibban (5087) ve Beyhaki (10/179) rivayet etmişlerdir. 22586, hadise bakınız.

 

 

 

22582. Cabir b. Abdillah bildiriyor: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Her kim şu minberimin yanında taze bir misvak için dahi olsa yalan yere yemin ederse Cehennemdeki yerini hazırlamış olur veya Cehennemi kendine gerekli kılmıştır.''

 

Tahric: Malik (2/727: 10), Ahmed (3/344), EbU Davud (3241), Nesai (6018), İbn Mace (2325), İbn Hibban (4368), Hakim (4/296) ve İbnu'l-Carfıd, el-Muntekd (927) rivayet etmişlerdir,

 

 

 

22583. Abdullah (b. Mes'ud), Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir: "Kim bir müslümanın malını elde etmek için haksız yere yemin ederse, kendisine öfkeli bir şekilde Yüce Allah'ın huzuruna çıkar.''

 

Tahric: İbn Ebi Şeybe Müsned'inde (180), Ahmed (1/377), Buhari (7445) ve Müslim (1/123: 222) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

22584. Ebu Burde, babasından (Ebu Musa el-Eş'arl"den) bildiriyor: Hz.

Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Birinin malını elde etmek için yemin eden kişi, kıyamet gününde Yüce Allah'ın kendileriyle konuşmadığı, yüzlerine bakmadığı, kendilerini temize çıkarmayıp elim bir azaba maruz bıraktığı kimselerden olur."

 

Tahric: Ebu Ya'la'nın (7237, 7274) rivayet ettiği uzunca hadisin bir bölümüdür. Hadisi değişik kanallardan Ahmed (4/394), Abd b. Humeyd (538), Bezzar, Zevaid (1359) ve Taberani, M. elEvsat (1094) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

22585. Alkame b. Vail, babasından, Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir: "Kişi başkasının malını haksız yere elde etmek için yemin ederse Yüce Allah'ın huzuruna Allah kendisine yüz çevirmiş bir halde çıkar."

 

Tahric: Müslim (1/123: 223) yazardan, Ebu Davud (3239), Tirmizi (1340) ve Nesai (5989) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

22586. Eş'as b. Kays, Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir: "Kim bir müslümanın malını elinden almak için yalan yere yemin ederse, Yüce Allah'ın huzuruna kötürüm bir şekilde çıkar.''

 

Tahric: Ahmed (5/212), EbU Davud (3238), Nesai (6002), İbn Hibban (5088) ve Hakim (4/295) rivayet etmişlerdir. 22581. hadise bakınız.

 

 

 

22587. Ebu'd-Derda der ki: "Her kim yanında bulunup görmediği bir konuda yemin ederse, yemininde doğru olsa da, olmasa da günaha bulaşmış olur."

 

22588. Abdullah b. Uneys, Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir: "Kişi yemin etmesi gereken yerde yemin eder de bu yemininin içine sinek kanadı kadar dahi olsa yalan bulaştırırsa bu yaptığı kalbinde kıyamet e kadar bir leke olarak kalır.''

 

Tahric: Ahmed (3/495), Tirmizi (3020), Hakim (4/296), Harain, Mesaviu'I-Ahlak (124), Taberalli, M. elEvsat (3261) ve Ebu Nuaym, Hilye (7/327) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

22589. imran b. Husayn, Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir: "Her kim bilerek ve kasıtlı olarak yalan yere yemin ederse, Cehennemde yüzüstü kalacağı yere kendini hazırlasın.''

 

Tahric: Ahmed (4/436, 441), Ebu Davud (3240), Taberani, M, el-Kebir (18/446) ve Hakim (4/294) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

22590. Said b. Zeyd, Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle

buyurduğunu bildirir: "Her kim bir müslümanın malını elde etmek için yemin ederse elde ettiği bu malın kendisine bereketi olmaz.''

 

Tahric: Tayalisi (238), Ahmed (1/188, 189, 190) ve Ebu Ya'la (951, 955) rivayet etmişlerdir, Hadis, ravi Haris b. Abdirrahman dolayısıyla hasendir.

 

 

 

Kişinin Çarşıda Gördüğü ve: "Ben Çalıntıyım!" Diyen Bir Cariyeyi Satın Alması

 

22591. imran b. el-Kattan bildiriyor: Hasan(-ı Basri)'ye, bir adamın çarşıda gördüğü ancak: "Ben çalıntıyım'' diyen bir cariyeyi satın alması sorulunca şöyle dedi: "Dediğine inanılmaz ve satın alınır." Katade'ye sorduğumda ise onu satın almayı mekruh gördü.

 

 

 

Kişinin Kölesiyle Mukatebe Yapması

 

22592-3. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Kişi kölesiyle mukatebe yaptığı zaman şayet bu kölesinin bir kölesi veya cariyesi varsa bunlar da anlaşmanın içinde yer alırlar. Ancak kölenin çocukları varsa ve bunları efendisinden gizlemişse anlaşmaya dahil olmazlar."

 

22594. İbn Cüreyc bildiriyor: Ata (b. Ebi Rabah)'a: "Adamın biri kölesiyle mukatebe veya mukataa yaptı. Ancak köle (anlaşma öncesi) sahip olduğu köle, para veya daha değişik bazı malları efendisinden gizledi. Bunlar kimindir?" diye sorduğumda: "Bunlar kölenindir" dedi. Aynı şeyi Amr b. DInar ve Süleyman b. Musa da söylemiştir.

 

22595. Hasan(-ı Basri) der ki: "Kişi üm mü velediyle mukatebe yaptığı zaman ümmü veledden olma çocuk da mukatebenin içinde sayılır."

 

 

 

Kişinin Kölesiyle Mirasına Varis Olması Şartıyla Mukatebe Yapması

 

22596. Muhammed (b. Sirin) bildiriyor: Adamın biri kölesiyle mukatebe yaptı.

Ancak velası, mirası ve evi konusunda ona şartlar koştu. Köle mukatebe bedelini ödedikten sonra adam onu azat etti. Köle ölünce adam kölenin mirası konusunda diğer varislerle davalık oldu. Ancak (kadı) Şureyh onun miras hakkını iptal etti. Adam: "Peki, yirmi sene önce onunla anlaşma yaparken koyduğum bu şartın ne anlamı kalıyor?" diye sorunca, Şureyh: "Bu konuda senin şartın değil Yüce Allah'ın elli yıl önce (ayetle) koyduğu şart geçerlidir" dedi.

 

22597. Halid bildiriyor: Adiy, Ömer b. Abdilaziz'e bir mektup yazarak, kölesiyle mukatebe yapan, ancak mirasından hisse alma şartı koşan kişinin durumunu sordu. Ömer de cevaben ona: "Hiç kimsenin koyacağı bir şart, Yüce Allah'ın bu konuda Kitab'ında koyduğu şartlara ters düşemez" diye yazdı.

 

22598. İbn Cüreyc bildiriyor: Ata (b. Ebi Rabah)'a, efendileri tarafından kendisiyle mukatebe yapılan, ancak mirasından da kendilerine hisse verilmesi şartı koşulan kölenin durumu sorulunca: "Böyle bir şart geçerli değildir. Zira Yüce Allah'ın bu konudaki şartı onların şartlarından önceliklidir" dedi.

 

22599. Muğire de ibrahim(-i Nehai)'den, Ata'nın fetvasına benzer bir söz rivayet etmiştir.

 

 

 

Şarkıcı ve Ağıtçı Kadının Kazancı

 

22600. ismail b. Ebi Halid bildiriyor: Şa’bi, şarkıcı kadının kazancını mekruh gördü." Abde'nin ise rivayetinde şu ifade yer almıştır: Şa'bi: "Onun kazancından yemeyi sevmem" dedi.

 

22601. Amr bildiriyor: Hasan(-ı Basri), şarkıcı ve ağltçı kadının kazancını mekruh görmüştür.

 

22602. Ebu Haşim bildiriyor: "ibrahim(-i Nehai), ağıtçı kadının, şarkıcı kadının ve kahinin kazancını mekruh görmüştür."

 

22603. Yahya b. Said bildiriyor: Abdullah b. Hubeyre: " ... Haram yemekten .. ." ayetini açıklarken şöyle demiştir: "Haram maldan kasıt, zinadan elde edilen kazanç ile kahinlerin kehanetleri karşılığında aldıkları ücrettir."

 

 

 

Kumaş Karşılığı Gıda Çeki Satın Almak

 

22604. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Kişinin, kumaş karşılığında birine ait olan gıda çekini satın almasında, çekteki gıdanın teslim tarihi yakın da olsa, uzak da olsa bir sakınca olmaz."

 

22605. Zekeriyya der ki: Şa'bi'ye, üç dinar değerindeki bir gıda çekini bir elbise karşılığı satın alan kişinin durumunu sorduğumda: "Satış geçerli değildir" karşılığını verdi.

 

22606. Abdullah b. Ebi's-Sefer der ki: Şa’bi böylesi bir satışı mekruh gördü ve:

"Bu (bir tür) aldatmadır" dedi.

 

22607. Hasan(-ı Basri) der ki: "Kişinin iflas ettiği ortaya çıkarsa, bu kişinin kölesini azad etmesi caiz değildir. Eğer iflas ettiği görülmezse azad işlemi geçerli olur."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Sıkıntıda Olan Borçluya Mühlet Vermek ve Yumuşak Davranmak