|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Alışveriş |
Yeminin Yasaklandığı
Şeyler
22632. Ebu Hureyre,
Peygamberimizden (Sallallahu aleyhi ve Sellem) naklen bildiriyor: "Yalan
yere yemin, malın satılmasına sebep olur (ama) kazancı(n bereketini) yok
eder."
Tahric: Ahmed (2/235,
242, 413), Humeydi (1030), Buhari (2087), Müslim (3/1228: 131), Ebu Davud
(3328), Nesai (6052), Ebu Ya'la (6429, 6449, 6460, 6480), Beyhaki (5/265) ve
İbn Hibban (4906) rivayet etmişlerdir.
22633. Ebu Katade,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir:
"Çok yemin etmekten sakının. Çok yemin etmek, malın satılmasını sağlar;
ama daha sonra malı (n bereketini) yok eder."
Tahric: Ahmed (5/297,
298, 301) ve İbn Mace (2209) rivayet etmişlerdir. Bir sonraki hadise bakınız.
22634. Ebu Katade,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir:
"Alış verişte çok yemin etmekten sakının. Çok yemin etmek, malın
satılmasını sağlar; ama daha sonra malı (n bereketini) yok eder.''
Tahric: Müslim (3/1228:
132), yazarın isnadının aynısıyla Nesai (6053) rivayet etmiştir.
22635. Zadan bildiriyor:
Hz. Ali çarşıya gelip selam verdikten sonra şöyle derdi:
"Ey tüccarlar!
Alışverişte çok yemin etmekten sakının. Çok yemin etmek, malın satılmasını
sağlar; ama malın bereketini yok eder."
22636. İbn Mes'ud:
"Yeminler, satışın aşısıdır; ancak kazancın (bereketinin) yok
edicisidir" dedi.
22637. Kays b. Ebi Garze
bildiriyor: Medine'ye gelen yükleri (malları sahipleri adına) satardık ve biz
kendimize simsar derdik. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına
gittiğimizde bize, bizim kendimize taktığımız isimden daha güzel bir isim taktı
ve: "Ey tüccarlar! Bu alışverişte boş sözler ve yeminler olmaktadır. Siz
bunları (kefaret olarak) sadakayla defediniz" buyurdu.
Tahric: Ahmed (4/6,280),
EbU Davud (3319, 3320), Tirmizi (1208), Nesai (4739, 4742, 6055), İbn Mace
(2145), Taberani (18/908) ve Hakim (2/5) rivayet etmişlerdir.
22638. Bera b. Azib,
Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Kays b. Ebi Garze'nin hadisine
benzer bir rivayette bulundu.
Tahric: Beyhaki, Şu 'ab
(4507, 4848) rivayet etmiştir.
22639. İbn Ömer,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir:
"Yemin etmek, sonuçta ya bir günaha ya da pişmanlığa sebep olur."
22640. Ebu Zer,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir:
"Kıyamet günü Yüce Allah şu üç kişiyle konuşmaz, onları temize çıkarmaz ve
bunlar için elem verici bir azab vardır. Bunlar, yaptığı iyiliği başa kalkan,
başkalarına söven ve malını yalan yere yemin ederek satan kişilerdir."
Tahric: Müslim (1/102:
171 ve sonrası), Nesai (2344, 2345, 6050, 6051, 9701, 9702), İbn Mace (2208) ve
Tirmizi (1211, hadis için "hasen sahih" demiştir) rivayet
etmişlerdir.
22641. Ebu Hureyre der
ki: "Yalan, satışın tuzudur. Malın satılmasını sağlar, ancak kazancı yok
eder."
Mesleği Olmayan Köleyle
Mukatebe Yapılmasını Kerih Görenler
22642. Hiram b. Hakim
bildiriyor: Ömer b. el-Hattab, Umeyr b. Sa'd'a şöyle bir mektup yazdı:
"Derim ki, yanındaki Müslümanların, köleleriyle mukatebe yapıp,
insanlardan dilenmelerine sebep olmalarını yasakla."
22643. Nati der ki:
"ibn Ömer, kişinin, mesleği olmayan kölesiyle mukatebe yapmasını mekruh
görürdü."
22644. Meymun b. Mihran
bildiriyor: İbn Ömer, bir kölesiyle mukatebe yaptı.
Zamanı gelip köle
taksiti getirince, İbn Ömer: "Bunu nereden buldun?" diye sordu. Köle:
"Hem dileniyor, hem de çalışıyordum" karşılığını verince, İbn Ömer:
"Bana milletin kirini mi yedirmek istiyorsun? Sen hürsün ve bu taksit te
senin olsun" dedi.
22645. Ebu Leyla
el-Kindi bildiriyor: Selman bir kölesiyle mukatebe yapmak istedi ve ona:
"Parayı nereden getireceksin?" diye sordu. Köle: "insanlardan
dilenirim" cevabını verince, Selman: "Bana milletin kirini mi
yedirmek istiyorsun?" deyip onunla mukatebe yapmaktan vazgeçti.
22646. Amir(-i Şa'bi)
der ki: "Kişi, (mesleği olmayan) kölesiyle isterse mukatebe yapar,
istemezse de yapmaz."
22647. Humeyd, kendisine
anlatan birinden bildiriyor: "İbn Abbas bir kölesiyle mukatebe yaptı;
ancak ona insanları (onlardan dilenerek) zor durumda bırakmama şartını
koştu."
Bir Şeyin Koşulan Şarta
Göre Alınması Gerektiğini Söyleyenler
22648. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Sayıyı şart koştuğunda sayıyla, tartıyı şart koştuğunda ise
tartıyla aı'''
22649. Eyyub bildiriyor:
"Muhammed (b. Sirin), sayıyla ödünç verip tartıyla geri almayı mekruh
görürdü."
22650. Bazam der ki:
"İyas b. Muaviye'ye bir nehrin üzerindeki sed ve çevresinin inşaat işi
verildiğinde, kamışı tartıyla ödünç alıp yine tartıyla iade etti."
22651. Hişam bildiriyor:
Bir yerde birinden sayıyla bir miktar dirhemi (gümüşü) borç alan kişinin
meblağı bir araya getirdiğinde borcunu tartı ile vermesini Hasan(-ı Basri) ile
Muhammed (b. Sirin) mekruh gördüler ve: "Dirhemleri ondan nasıl aldıysa
öyle geri vermelidir" dediler.
22652. Hukeym b. Ruzeyk,
babasından bildiriyor: Birinin birinden bin tane büyük boy kerpiç alacağı
vardı. Büyük kerpiçlerin ikiyüz tanesi bir dirheme, küçük kerpiçlerin ise
ikiyüz elli tanesi bir dirheme satılıyordu. Adamın büyük boyda vermesi gereken
kerpiçleri küçüklerden vermesi durumunda Said b. el-Müseyyeb: "Bu durumda
alacaklının hakkını eksik vermiş olur; ama alacaklı isterse hakkını helal
eder" dedi.
22653. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Tartıyla alınan (borç) tartıyla" taneyle alınan ise
taneyle geri ödenir.''
Eski Dirhemlerden Borç
Verip Alırken Yeni Dirhemlerden Almak
22654. Katade
bildiriyor: "Başta bir şart koşulmuş olmaması halinde Said b. el-Müseyyeb
ile Hasan(-ı Basri), eski dirhemlerden borç verip alırken yenilerinden almakta
bir sakınca görmezlerdi."
22655. Ebu Said
bildiriyor: "İbrahim(-i Nehai), şart koşulmadıktan ve alacaklının bu yönde
kötü bir niyeti olmadıktan sonra bunda bir sakınca görmezdi."
Kişinin Satın Aldığı
Cariyenin Kaçıp Durması
22656. Şeybanı
bildiriyor: Şa’bi, kişinin satın aldığı cariyesinin kaçıp durması durumunda
satan kişiye şöyle derdi: "Eğer, cariyeyi satarken onu aldattıysan veya
(cariyenin bu kusurunu gizleyerek) onu mağdur ettiysen parayı adama geri ver ve
cariyeni ara." (Kadı) Şureyh ise: "Cariyenin kendisini bulup adama
teslim et" derdi.
Kişinin, Birine Bir Şeyi
Satarken Belirli Bir Zaman Tayin Edip: "O Zamana Kadar Bunu Satmak
istediğin Zaman Ben Alacağım" Şartını Koşması
22657. Salim b.
Ebi'z-Zeyyal der ki: Muhammed (b. Sirin)'e, birine iki ay sonra parasını almak
üzere bir mal satıp müşteriye, bu malı iki aydan önce sattı ğı takdirde
parasını vermesini söyleyen kişiyle ilgili sorduğumda, "Bunda bir sakınca
görmüyorum" dedi.
22658. Abdülazız b.
Rufey' anlatıyor: Birinden bir cariyeyi, şayet cariyeye meyledersem geri verme
şartı ile satın aldım. Aldıktan sonra cariye hoşuma gitti ve dava etmek üzere
(kadı) Şureyh'in huzuruna çıktım. Şureyh: "Yapılan satışı geçerli kıldın.
iade şartının oluştuğunun delilini getirmen gerekir" dedi.
22659. Abdulaziz b.
Rufey' der ki: "(Kadı) Şureyh, on küsur günlük süre için koşulan (iade)
şartın(ın) geçerli olduğunu söyledi.
Sahibine ''Paranı Hemen Ödeyeyim,
Sen de Ödemem Gereken Paranın Bir Kısmından Vazgeç'' Diyen Mukateb Köle
22660. Ata b. es-Saib
bildiriyor: Tavus, mukateb kölenin, sahibine, "Borcumun bir kısmından
vazgeç, ben de borcumu hemen ödeyeyim" demesinde bir sakınca görmezdi.
22661. Tavus der ki:
"Mukateb olan köleye, sahibinin, ''Borcunu hemen öde, ben de bir kısmından
vazgeçeyim'' demesinde bir sakınca yoktur."
22662. Zekeriyya der ki:
Şa’bi, mukateb olan köleye, sahibinin, "Borcunu hemen öde, ben de bir
kısmından vazgeçeyim" demesini mekruh gördü.
22663. Ma'mer
naklediyor: Zühri, kölesiyle belli bir tarihte ödemek üzere belli bir para
karşılığı mukateplik anlaşması yapıp, ödeme zamanı gelmeden önce, "Borcunu
vaktinden önce ödersen ben de borcun bir kısmından vazgeçerim" demesinde
bir sakınca olmadığını söyledi. Ravi dedi ki: Bunu, İbn Ömer'den başka mekruh
gören kimsevi görmedim. İbn Ömer bunu mekruh görür ve sadece mal karşılığı olan
anlaşmada böyle bir sakıncanın olmadığını söylerdi.
22664. Rabi der ki:
Hasan(-ı Basri) ile İbn Sirin, sahibinin, mukateb köleye:
"Borcunu hemen öde,
ben de bir kısmından vazgeçevim" demesini mekruh görürlerdi.
22665. Ata bildiriyor:
İbn Abbas, kişinin, mukateb olan kölesine, "Borcunu hemen öde, ben de bir
kısmından vazgeçevim" demesinde bir sakınca görmezdi.
Veki der ki:
"Süfyan(-ı Sevril, mukateb ve borçta böyle bir şeyi mekruh görürdü."
''Mukateb Köleden Mal
Almakta Sakınca Yoktur" Diyenler
22666. İbn Ömer der ki:
"Kişinin, mukateb kölesinden mal almasında sakınca yoktur."
22667. Rabı der ki: Ömer
b. Abdilazız bize, "Kişi, mukateb olan kölesinden (mukateblik ücreti
olarak) mal alabilir" diye yazdı.
22668, Nati bildiriyor:
İbn Ömer kişinin, kölesiyle altın veya gümüş karşılığı mukateblik anlaşması
yapmasını mekruh görür ve: "Ancak mal karşılığı anlaşma yapılmasında
sakınca yoktur" derdi.
22669. Hasan b. Müslim
bildiriyor: Ömer b. Abdilazız, Medine ve Mekke halkına veya bunlardan birine,
mükiheb kölelerin icara verilmesini yasaklayan bir mektup yazdı. Tavus ise:
"Biz bunda bir sakınca görmeyiz" dedi.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |