|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Alışveriş |
Birine Kar Ortaklığı
Maksadıyla Para Veren Kişi
22727. Hişam bildiriyor:
Hasan(-ı Basri)'ye: "Bir kişi, birine kar ortaklığı maksadıyla üç bin
dirhem verdi. Parayı alan adam deniz yolculuğundayken gemi battı ve iki bin
dirhem yok olup sadece bin dirhem kaldı. Adam bu bin dirhemle ticaret yapıp kar
sağladı. Bunlar karı nasıl paylaşırlar?" sorusuna şöyle karşılık verdi:
"Para üç bin dirheme yetişmeden paylaşamazlar. Para üç bin dirhem olduktan
sonra karı paylaşırlar."
22728. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Ortağın (parayı verenin) anaparası bin dirhemdir ve kalan karı
(iki bin dirhemi) anlaştıkları şekilde paylaşırlar."
22729. Evzai bildiriyor:
Yahya b. Ebi Kesır, Hakem b. Uteybe'ye bu soruyu sorunca, Hakem şöyle karşılık
verdi: "Eğer dönüp ortağına malın bir kısmının yok olduğunu söyler de
ortağı: "Git ve kalanlarla ticaret yap" diyecek olursa, karı beşer
bin dirhem olarak paylaşırlar. Eğer ortağı kalan parayla ticaret yapmasını
söylememişse, adam anaparası olan on bin dirhemi alır ve artanını paylaşırlar.
22730. A'meş,
İbrahim'in, kar ortaklığı maksadıyla birine para veren için şöyle dediğini
nakleder: "Kar anlaştıkları gibi taksim edilir. Zarar varsa da bu zarar
anamaldan sayılır. Karı paylaşırlarsa zarar anamaldan sayılır. Ancak karı
paylaşmazlarsa anamala ilave edilir."
22731. Avf bildiriyor:
İbn Sirin, kar amacıyla birine para veren kişinin malı önce kar edip sonra
zarar etmesi, sonra bir daha kar edip daha sonra tekrar zarar etmesiyle ilgili
şöyle dedi: "Eğer daha önce (ortaklar arasında maldan herkes hissesini)
almamışsa veya hesaplaşılmamışsa, hesapta, ortaklığa başlandığı zamanki malın
miktarı ölçü alınır."
22732. Ebu Kılabe:
"Ortaklar hesaplaşana kadar ilk anlaşmaları geçerlidir" dedi.
27733. Eyyub Ebu'l-Ala
bildiriyor: Katade, kendisine yarı yarıya ortaklık şeklinde mal verilen ve bu
kişinin de bu malı yarı yarıya ortaklık şeklinde vermesi hakkında şöyle dedi:
"Kazancın yarısı ikinci adamın, diğer yarısı ise mal sahibinindir."
Ebu Haşim ise:
"Yarısı ikinci adamın, kalan da mal sahibi ve birinci adamındır"
dedi.
"iki Ortak Bir
Araya Gelmeden Hesaplaşamazlar" Diyenler
22734. Mutarrif
bildiriyor: Şa’bi, ortak olan iki kişi hakkında, "Bir araya gelmeden
hesaplaşamazlar" dedi.
Alış Fiyatının Üzerinde
Satışı Mekruh Görenler
22735. Ubeydullah b. Ebi
Yezid der ki: "ibn Abbas, bir malı (süsleyerek) yüksek fiyata satmayı
mekruh görürdü."
"(Geri istenen)
Bağış Telef Olunca iade Edilmez" Diyenler
22736. Said b. Cübeyr ve
Şa’bi derler ki: "Verilen bağış telef olmuşsa artık iade edilmez."
22737. Hz. Ömer:
"Şayet hibeyi alan kişi, hibe eden kişiye bunun karşılığını vermemişse
veya hibe edilen malı harcamamışsa veya taraflardan biri ölmemişse hibe eden
kişi bunu geri alma hakkına sahiptir" dedi.
22738. Ebu Cerir
bildiriyor: Ömer b. Abdilazız şöyle yazdı: "Hibe telef olmuşsa veya ondan
vazgeçilmişse ya da yakın akrabaya verilmişse artık ondan geri dönülmez."
Anlaşmazlığa Düşen Terzi
ve Elbise Sahibi
22739. Hasan(-ı Basri)
der ki: Terziye kumaş verip: "Ben sana bunu kaftan yap demiştim"
derse, terzi de: "Sen gömlek yapmamı söylemiştin" derse, terzinin
söylediği geçerlidir.
Deve Sürüsüne Uğrayan
Topluluk
22740. İbn Ömer der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sahiplerinin izni olmadan sağmal
hayvanların sağılmasını yasakladı ve şöyle dedi: "Birinizin kilerine
gidilip kapısı kırılarak içindekilerin çıkarılması onun hoşuna gider mi? Çünkü
onların (süt veren) hayvanlarının memeleri şüphesiz onlar için (kiler gibi)
gıda maddelerini saklar. Şunu biliniz ki, hayvanların sütler sahiplerinin izni
alınmadıkça başkasına haramdır."
Tahric: Malik
(2/971:17), Ahmed (2/57, 6), Buhari (2435), Müslim (3/1352: 13), EbU Davud
(2616) ve İbn Mace (2302) rivayet ettiler.
22741. Hz. Ömer der ki:
"Deve çobanının yanına uğradığınızda üç defa: ''Ey develerin çobanı!''
diye seslenin. Eğer size cevap verirse ondan süt isteyin. Eğer cevap vermezse
gidip develeri siz sağınız ve içiniz. Daha sonra da (yavruları emmesin diye)
develerin (bir şeyle) memelerini sarınız."
22742. Ebu Said el-Hudri
der ki: "Kişinin, sahibinin izni olmadan devenin sarılmış olan
memelerinden süt sağması helal değildir. Şunu bilin ki develerin memelerinin mührü,
memelerine sarılmış örtülerdir. Bir topluluk bir deve sürüsüne uğradığında
çobana üç defa seslensin. Eğer çoban cevap verirse süt (sağıp) içsinler. Cevap
vermeyecek olursa (sizi duymazsa) iki kişi develerden süt sağsınlar ve
içsinler."
Tahric: Ahmed (3/46, 8,
21, 85- 86), İbn Mace (2300), Tahavi (4/241) ve Beyhaki (9/360) rivayet
ettiler.
22743. Abdullah (b.
Mes'ud) der ki: Gençliğimde Ukbe b. Ebi Mu'ayt'ın develerini güdüyordum.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ve Hz. Ebu Bekr müşriklerden kaçarken
gelip: "Ey genç! Yanında bize içirebileceğin süt var mı?" dediler.
Ben: "Ben emanetçiyim. Size süt veremem" karşılığını verince,
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Yanında henüz doğum yapmamış
deve var mı?" diye sordu. Ben: "Evet" karşılığını verdim ve ona
henüz doğum yapmamış genç bir deve getirdim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) deveyi bağlayıp memelerini sıvazladı ve dua etti. Sonra deveye:
"Süt ver" dedi. Bunun üzerine deve süt verdi.
Tahric: Tayalisi (353),
Ahmed (1/379, 462), Taberani M. el-Kebir (9/8455, 8465) ve İbn Hibban
(6504,8061) rivayet ettiler.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Yiyecek ve Hurmayı
Selem Usulü (Avans ile) Satmak