|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Alışveriş |
Rehin Bırakanla Rehin
Alanın ihtilafa Düşmesi
20666. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Rehin
bırakan ve rehin alan ihtilafa düşüp, birisi: ''On'' diğeri: ''Yirmi'' diyecek olsa,
kabul edilecek olan rehin bırakan kişinin sözüdür."
20667. Bessam'ın bildirdiğine göre Hakem (b. Uteybe):
"ihtilaf durumunda rehin alanın sözüne itibar edilir" demiştir.
20668. Hasan(-ı Basri): "ihtilaf durumunda rehin alanın sözüne itibar
edilir" dedi.
20669. iyas b. Muaviye der ki:
"Rehin bırakan ve rehin alan ihtilafa düştükleri zaman, eğer aleyhine bir
delil yoksa, geçerli olan rehin alanın sözüdür. Elinde
herhangi bir şey (rehin, emanet v.b) bulunduran herkes için de ihtilaf
durumunda son söz elinde o şeyi bulunduran kişinindir."
20670. Katade der ki: "Rehin alan ile rehin veren ihtilafa
düştüğü zaman, alınan mal ile rehin bırakılan şeyin değeri aynı olduğu müddetçe
rehin alanın sözüne itibar edilir. Şayet rehin bırakılan şeyin değeri alınan
maldan daha fazla ise rehin bırakan kişinin sözüne itibar edilir."
20671. İbrahim(-i Nehai) dedi ki: "Rehin bırakan ve rehin alan ihtilafa
düştüğünde, rehin bırakan delil getirmediği takdirde rehin alanın sözüne itibar
edilir."
20672. Amir(-i Şa'bi) der ki: "Rehin bırakanla alan arasında ihtilaf
olduğu takdirde delil getirmek mecburiyeti rehin bırakana aittir."
20673. Said b. Cübeyr der ki:
"ihtilaf durumunda rehin alanın sözüne itibar edilir."
20674. Cerir b. Hazım bildiriyor: Hammad
(b. Ebi Süleyman)'a, elinde rehin bulunan bir
kişinin: "Bunun karşılığı on dirhemdir" demesi, rehin bırakanın ise:
"Bir dirhemdir" demesi durumunda hükmün ne olacağı sorulunca:
"Delil getirme mecburiyeti, fazla fiyat söyleyene aittir. Rehin alan: ''Bu
rehindir'' dese, diğeri ise: ''Hayır, bu emanettir'' diyecek olsa, son söz mal
sahibinin sözüdür" karşılığını verdi.
20675. Zühri der ki: "ihtilaf durumunda rehin alanın sözüne
itibar edilir."
Kişinin Karşılaştığı
Meyve Bahçelerinden Yemesine Ruhsat Verenler
20676 Ebu Ca'fer'in bildirdiğine göre
Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bahçelere doğru çıktığı zaman isteyenin girip
yemesi için Hz. Ali'ye bahçe duvarlarında girilebilecek bir yer açmasını
söylerdi.
20677. Ebu Rati b. Amr
el-Gifari'nin amcası bildiriyor: Çocukluğumda, Ensar'ın hurmalarına taş atardım. Hz. Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Burada hurma ağaçlarımıza taş atan bir çocuk var" diye şikayette
bulunup beni ona götürdüler. Allah Resulü (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "Ey çocuk! Neden hurma
ağaçlarını taşlıyorsun?" diye sorunca, ben: "Yemek için"
cevabını verdim. Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "Taş atma. Ağacın dibine
düşenlerden ye" buyurup başımı sıvazlayarak: "Allahım!
Bunun karnını doyur" diye dua etti.
Tahric: Ebu Davud
(1707,2299,2615,4390), İbn Ebi
Asım (1020), Ahmed (5/31), İbn
Mace (2299, 2301), İbn Sa'd (7/29), Taberani (5/4459,
4460), Tirmizi (1278,1288), Hakim (3/444).
20678. Amr İbn Şu ayb,
babasından, o da dedesinden bildiriyor: Müzeyne
oğullarından bir adam, Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
ağaçların altındaki meyvelerden yemenin hükmünü sorunca, Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Sadece yiyip yanında götürmezse bir sakıncası yoktur" buyurdu.
Tahric: Ahmed (2/180,186,207,224), Ebu Davud (1707, 4390), Tirmizi (1289), Nesai (7446), Darakum! (3/194, 333, 4/114, 236), Hakim (4/381). Konu için
20687. hadise bakınız.
20679. Harun b. Riab, Sinan b. Seleme'nin,
Bahreyn'de iken kendilerine şöyle dediğini nakleder: Çocuklarla beraber henüz
olgunlaşmamış hurmalardan etrafa dağılanları topluyorduk. Karşımıza aniden Hz.
Ömer çıkınca çocuklar kaçıştılar. Ben: "Ey Müminlerin emiri!
Rüzgarın yere düşürdüklerinden topluyoruz" deyince, Ömer: "Onları
bana göster" dedi. Hurmaları kendisine gösterdiğimde: "(Tamam)
git" dedi. Ben: "Ey müminlerin emiri! Şu
gördüğün çocuklar, sen gittiğinde bu hurmaları benden çekip alacaklar"
dediğimde, Ömer benimle beraber, çocukların bana bir şey yapamayacakları bir
yere kadar yürüdü.
20680. Ala b. el-Müseyyeb der ki: Hammad (b. Ebi Süleyman)'a, kişinin kendisinin olmayan ağaçlardan
düşen hurmaları yemesinin hükmünü sorduğumda şöyle cevap verdi: "Bu konuda
İbrahim(-i Nehai): ''ilk Muhacirler, onları yemekte
bir sakınca görmezlerdi'' dedi."
20681. Hz. Ömer der ki:
"Bir bahçeye uğradığın zaman ye; ama götürmek için kucağına alma."
20682. Ebu Vail der ki: "Gazveye
çıkardık ve yolda gördüğümüz meyvelerden alır, bunda da bir sakınca
görmezdik."
20683. Süfyan b. Huseyn der ki: Hasan(-ı
Basri) ile İbn Sirin'e: "Bazen Ubulle'ye
çıkıyoruz ve hurmaların yanından geçerken hurmalardan ve ağaçlarından
yiyoruz" dediğimde, her ikisi de bu konuda bana ruhsat verdiler ve:
"Yüklenip götürmediğin ve zarar vermediğin müddetçe yiyebilirsin"
dediler.
20684. Ebu Said der ki: "Bir
bahçeye uğradığın zaman bahçe sahibine seslen.
Şayet cevap verirse
yemek için izin iste. Cevap vermezse ye; ama zarar verme."
20685. Ebu Zeyneb der ki: Ebu Bekre, Ebu
Berze ve Abdurrahman b. Semure ile beraber orduda sefere çıkmıştım. Yol üzerinde
karşılaştığımız bahçelerin meyvelerinden yerdik.
20686. Zer der ki:
"İbrahim(-i Nehai) ile beraber sefere
Çıktığımızda karşılaştığımız bahçelerin meyvelerinden yerdi."
20687. Amr b. Şu'ayb, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi
ve Sellem): "Bir bahçeye uğrayan kişi yesin, ama
yanında götürmesin" buyurduğunu nakletmiştir,
20688. Ebu Cafer (el-Bakır): "Zimmilere ait meyveyi yemekte
bir sakınca yoktur" demiştir.
20689-90. İbn Sirin der ki: Abıde'ye, meyve ağaçlarının yanından geçen yolcunun
bunlardan yiyip yiyemeyeceğini sorduğumda: "Yer, ama (ağaçlara) zarar
vermez" cevabını verdi.
20691. Cundub el-Beceli bildiriyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) ashabıyla beraber gazveye çıkardık ve
onların yaptığı gibi yapardık. Yol üzerinde karşılaştığımız meyvelerden yerdik.
Kafirlerden yol bilen birini kılavuz olarak tutardık, Bizi beldeden beldeye
götürürdü. Gittiğimiz yerlerde kimsenin evinde kalmazdık.
20692. Şu'be der ki: Hammad'a, yolcu
olan kişinin karşılaştığı meyvelerden yiyip yiyemeyeceğini sorduğumda:
"Bölge yöneticileri ahaliye zulmediyorsa benim için yememesi daha
iyidir" dedi. Hakem (b. Uteybe)'ye sorduğumda
ise: liYiyebilir" dedi.
20693. Gubar oğullarından olan Abbad b. Şurahbıl bildiriyor: Kıtlığın olduğu bir sene, bir bahçeye
girip bir başak aldım ve kabuklarını çıkardım. Bahçenin sahibi gelip beni
döverek elbisemi alınca Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
yanına gittik. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "O, aç iken sen ona bir şey yedirmedin. Cahil
iken sen ona bir şey öğretmedin" deyip elbiseyi aldı ve bana iade etti.
Tahric: İbn Ebi
Şeybe, Müsned (565), İbn Mace (2298), İbn Ebi Asım (1654), Ahmed (4/166, 167), Ebu Davud (2613), Nesai (5409).
Bahçe Sahibinin izni Olmadan
Bahçeden Yemeyi Kerih Görenler
20694. Sa'd'ın azatlısı Ebu Abdirrahman der ki: Bir tüccarın bahçesinin yanında
konakladığımızda Sa'd, bana: ''Eğer gerçek mümin
olmayı istiyorsan bahçeden bir şeyalmalı dedi ve bana
bir dirhem vererek: "Bunun bir kısmıyla meyve -veya yiyecek- bir kısmıyla
da hayvanlara yem allı dedi.
20695. İbn Abbas der ki: "Duvarlarla çevrilmiş bir hurmalık
veya buna benzer bir yere uğradığın zaman sahibinin izni olmaksızın sakın oraya
girme. Eğer duvar çevrilmemişse ye, ama yanında götürme."
20696. Yezid b. el-Esam der ki:
"Hz. Aişe, Mekke'den gelirken Talha b.
Ubeydillah ile beraber onu karşılamaya çıktık. Talha, Aişe'nin kızkardeşinin oğluydu.
Bu arada biz Medine bahçelerinden birine girip oradaki meyvelerden yemiştik. Aişe bunu öğrenince kızkardeşinin
oğluna dönüp onu azarladı ve kınadı. Sonra bana dönüp güzelce nasihat
etti."
20697. Amir(-i Şa’bi) der ki: "Parasını vermeden meyvelerden
yeme."
20698. Said b. Cübeyr der ki:
"Meyve sahibinin izni olmadan meyveden yeme."
20699. ikrime'nin bildirdiğine göre İbn
Abbas: "Eğer bahçenin duvarı yoksa, o bahçe koruma altına alınmamış
demektir. Koruma altına alınmış bahçeden ancak sahibinin izniyle
yenilebilir" demiştir.
20700. Abdurrahman b. Hazım der ki: Mücahid'e,
ağaçtan düşen meyvelerden yemenin hükmünü sorduğumda: "Düşen meyveleri,
yırtıcı hayvanlar ve kuşlar için bırak" cevabını verdi.
20701. Nati'nin bildirdiğine göre İbn
Ömer, ağaçların altındaki meyvelerin toplanıp yenmesini mekruh görmüştür.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ
LİNKİ KULLAN |
Emirler ve
Valilerin Hediyelerine Ruhsat Verenler