|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Alışveriş |
Dirhemleri (Gümüş
Paraları) Kırmak ve Değiştirmek
23353. Gaylan
bildiriyor: Ömer b. Abdilazız'e: "Şu dirhemleri değiştirsen, dirhemler,
bir Yahudinin, Hıristiyanın, cünüp olanın ve Mecusi'nin eline geçiyor" deyince,
bana şöyle karşılık verdi: "Ümmetlerin bizi örnek almasını mı istiyorsun?
Sen Rabbimizin tevhidini ve Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ismini
dirhemlerin üzerinden kaldırmak mı istiyorsun!"
23354. Alkame b.
Abdillah, babasından naklediyor: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
Müslümanların aralarında kullandıkları paraları zaruret olmadıkça kırmayı
yasakladı."
Tahric: Ahmed (3/419),
İbn Mace (2263), İbn Ebi Asım, el-Ahad ve'I-Mesani (1106), Ebu Davud (3443) ve
Hakim (2/31, müellifin isnadıyla rivayet etti ve hakkında görüş bildirmedi).
İlleti için bakın: Buhari, et-Tarihu's-Sağır (2/145) ve Ukayli (4/125)
23355. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "insanlar gümüş dirhemler basmakla kötülük yaptılar.
Değersiz (Eksilmiş)
Dirhem Vermek
23356. Hz. Ömer b.
el-Hattab der ki: "Kimin parası, olması gerekenden düşük olursa, insanlara
onun tam olduğuna dair garanti vermesin. O parayı alıp çarşıya çıksın ve: ''Bu
değeri düşük paralarla bana kim eski bir elbise satar'' desin veya herhangi bir
ihtiyacını bu şekilde satın alsın."
23357. Hz. Ali der ki:
"Birinizin yanında elden çıkaramadığı dirhemleri olduğu zaman onunla altın
satın alsın ve altınla da elden çıkarabileceği şeyi alsın."
23358. Dahhak b. Muzahim
bildiriyor: İbn Mes’ud, bir keresinde beytülmalin değersiz olan mallarını
sattı. Hz. Ömer ile görüştükten sonra ise bir daha böyle bir şey yapmadı.
23359. İbrahim
bildiriyor: "Hz. Ömer, beytülmalin değersiz mallarının satılmasını
yasakladı."
23360. HOt el-Abdı der
ki: "Abdullah (b. Mes’ud) beni beytülmalde görevlendirdi. Değersiz bir
dirhem elime geçtiği zaman onu kırıyordum."
23361. İbrahim
bildiriyor: Meymun b. Ebi Şebib'in eline değersiz bir dirhem geçtiği zaman onu
kırar ve: "Müslümanlar bununla aldatılmasın" derdi.
23362. İbn Avn
bildiriyor: Muhammed b. Sirin'e: "Değersiz dirhemle, onun değersiz
olduğunu söyleyerek alışveriş yapabilir miyim?" diye sorunca, bana:
"Bir sakıncası yoktur" karşılığını verdi.
23363. Rabı b. Enes
bildiriyor: Safvan b. Muhriz, değersiz bir dirhemle çarşıya gidip: "Kötü
bir dirhemle bana kim güzel üzüm satar?" dedi ve dirhemin değersiz
olduğunu söylemeden üzüm satın aldı.
Tahric: Abdurrezzak
(14986).
23364. Rabı der ki:
Hasan(-ı Basri)'ye: "Ey Ebu Said! Yanımda bakır dirhemler var, onların
bakır olduğunu söyleyip öyle satabilir miyim?" diye sordum. Bana:
"Sakıncası yoktur" karşılığını verdi.
23365. Salih ed-Dehhan
bildiriyor: Cabir b. Zeyd'in eline değersiz bir dirhem geçtiği zaman onu kırar
ve: "Bununla bir Müslümanın aldatılması helal değildir" derdi.
23366. Ya'kub b. Kays
naklediyor: Said b. Cübeyr'in elinde bir dirhem vardı.
Kendisine: "Onu
bana göster" deyince, dirhemi bana verdi ve: "Eğer değersiz olsaydı
onu sana vermezdim" dedi.
Ağır Borcun Altına Giren
Kişi
23367. Zühri bildiriyor:
Muaz b. Cebel ağır borç altına gırınce, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) onun alacaklılarına olan borcunu kendi malından ödedi.
Tahric: Abdurrezzak
(15177) ve Beyhaki (6/48, bir kısmını).
23368. Mansur der ki:
"(Kadı) Şureyh, (borçlu olduğu zaman, ödemek için) izar dışında bütün
elbiselerini bile satardı."
23369. Bilal b. el-Haris
bildiriyor: Bir adam semiz binekler alıp (yolda hızlı
. giderek) bütün
hacıları geçerdi. Bu adam iflas edince Ömer b. el-Hattab hutbe verip şöyle
dedi: "Derim ki; Cuheyneli Useyfi', dini konusunda, ''hacıların hepsini
geçti'' denmesine razı oldu ve ödeyemeyeceği kadar borca girip eminliğini
kaybetti. Sonunda her yandan borçla kuşatıldı. Kimin bundan bir alacağı varsa,
yanımıza gelsin de onun malını alacaklıları arasında taksim edelim.''
Tahric: Malik (2/770: 8)
ve Beyhaki (6/49).
23370. İbn Ebi Zi'b
bildiriyor: "Ömer b. Abdilaziz, kişinin borcuna karşılık, kölesini ve
meskenini satmazdı."
23371. Amr b. Meymun der
ki: "Ömer b. Abdilaziz, iflas eden bir adamın borcuna karşılık bütün
malını aldı ve onu yanında ücretle çalıştırdı."
23372. İbn Sirin
bildiriyor: (Kadı) Şureyh, iflas eden birinin kalan malını alacaklıları
arasında taksim ederdi.
Peşin Para Verip, ipeği
Veresiye Almaya Ruhsat Verenler
23373. A'meş, İbrahim(-i
Nehai)'nin, parayı peşin verip ipeği veresiye almak konusunda: "Bunda bir
sakınca yoktur" dediğini nakleder.
23374. Cabir bildiriyor:
Salim, Kasım (b. Muhammed), Tavus, Mücahid, Muhammed b. Ali ve Ata: "Peşin
para verip, ipeği selem usulü almakta bir sakınca yoktur" dediler.
Vekı der ki: "Bunda
bir sakıncanın olmamasını umarız."
23375. Feza' b. Ufeyk
bildiriyor: İbn Ömer'e: "Serak hakkında ne dersin?" diye sorunca,
bana: "Serak nedir?" karşılığını verdi. Ben: "ipek veya ipek
parçaları" deyince ise İbn Ömer şöyle dedi: "Ey Irak halkı! Sizler
kimse tarafından bilinmeyen isimler kullanıyorsunuz. Neden ipek parçaları
demiyorsunuz?" Ben: "Bunun çarşıda bir fiyatı vardır. Biz bunu çarşıdan
alıp sonradan teslim etmek üzere daha pahalıya satıyoruz" deyince, İbn
Ömer: "Satın alıp eline geçtikten sonra dilediğin fiyata sat"
karşılığını verdi.
Peşin Para Verip, ipeği
Veresiye Almayı Kerih Görenler
23376. Abdullah b.
el-Velid el-Muzeni, bir adamdan naklediyor: İbn Ma'kil, selem usulüyle ipek
almayı mekruh görürdü.
23377. Mu'temir,
babasından naklediyor: Tavus'a, selem usulüyle mal almak sorulunca, "Bunda
bir sakınca yoktur" karşılığını verdi. ipeği selem usulüyle almak
sorulunca ise: "ipeğin ne olduğunu bilmiyorum" dedi.
23378. Ebu ishak der ki:
"Mesruk, ipeği selem usulüyle almayı mekruh görürdü."
23379. Cabir der ki:
"Amir(-i Şa’bi), ipeği selem usulüyle almayı mekruh görürdü."
Kişinin Rehin Bıraktığı
Şeyin Bir Kısmının Rehin Bırakılanın Yanında Yok Olması
23380. Şa’bi ve
İbrahim(-i Nehai): "Rehin bırakılan malın yok olan kısmı hesaptan
düşülür" dediler.
23381. Eş'as der ki:,
Hasan(-ı Basri)'ye: "Bir kişinin, bir evi rehin alması ve bu evin yanması
halinde durumun ne olacağını sorduğumda bana şöyle cevap verdi: "Evin
gördüğü zarar miktarınca alacağı yok olur, borçtan kalan kısmı ise alır."
23382. Hammad b. Seleme,
Katade'nin, rehin aldığı ev yanan kişi hakkında:
"Hakkını arsadan
alır" dediğini bildirir.
23383. Hammad,
İbrahim(-i Nehai)'nin, bir giysiyi rehin edip eskiten adam hakkında:
"Değerinden eksilen kısım, alacağından düşülür" dediğini nakleder.
Rehin, Rehin Alanın
Elindeyse, Bu Kişi, Rehini Almada Diğer Alacaklılardan Daha Çok Hak Sahibidir
23384. Amir(-i Şa’bi)
der ki: "Rehin alan, rehini aldıktan sonra, rehin bırakan borçlu bir
şekilde ölecek olursa, rehin alan, alacağı ödenene kadar, aldığı şeyde diğer
alacaklılardan daha çok hak sahibidir."
23385. Ata, Amir(-i
Şa’bi) ve Salim dediler ki: "Rehin bırakan borçlu bir şekilde ölecek
olursa, rehin alan, alacağı ödenene kadar rehin aldığı şeyde, diğer
alacaklılardan daha çok hak sahibidir."
23386. Mutarrif,
Hakem'in, "Rehin alan, sonra rehin bırakanın rehinden başka mal bırakmadan
ölürse ve bu kişinin rehin alandan başkalarına da borcu varsa durumu ne
olur?" sorusuna şöyle cevap verdiğini bildirir: "Rehin alan, rehinde,
ölenin diğer alacaklılarından daha çok hak sahibidir."
23387. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Rehin alınan malın sahibi ölecek olursa veya iflas ederse, rehin
alan kişi bu malda başkalarından daha çok hak sahibidir. Eğer rehin,
alınmamışsa, alacaklılar arasında paylaştırılır."
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |