|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Alışveriş |
Bir Şahit ve Davacının
Yemini ile Hüküm Verme
23449. İbn Abbas der ki:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir şahit ve yemin ile
hükmetti.''
Tahric: Ahmed
(1/248,351,323), Müslim (3/1337: 3 müelliften), Ebu Davud (3603, 3604), Nesai
(6011), İbn Mace (2370), İbnu'l-Carud (1006), Ebu Ya'la (2505=2511) ve Tahavi
(4/144).
23450. Surrak der ki:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (bir davada) bir kişinin
şahitliği ve bir kişinin yemini ile hüküm verdi.''
Tahric: İbn Ebi Şeybe
Müsned (568, bu isnadla), İbn Mace (2371 müelliften) ve Beyhaki (10/172-183).
23451. Cafer b. Muhammed
bildiriyor: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (bir davada) bir
kişinin şahitliği ve bir kişinin yemini ile hükmetti." Cafer yine der ki:
"Hz. Ali de aranızda aynı şekilde hükümler vermiştir.''
Tahric: Malik (2/721:
5), Tirmizi (1345, 1344) ve İbn Mace (2369).
23452. Ebu Cafer
(el-Bakır) der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) haklar
konusuyla ilgili bir davada, bir kişinin şahitliği ve bir kişinin yemini ile
hükmetti."
23453. Sevvar b.
Abdillah bildiriyor: Rabia'ya: "Bir şahidin şahitliği ve hak sahibinin
yeminiyle hükmünüz neye dayanıyor?" diye sorunca, "Sa'd'ın kitabında
böyle yazılı olduğu görülmüştür" dedi.
23454. Ebu'z-Zinad
bildiriyor: (Kufe valisi) Abdulhamıd, Küfe'de şahitle beraber (hak sahibinin
ettiği) yeminle hüküm verirdi. Küfe halkından bazıları onun bu hareketini garip
karşılayınca, Abdulhamıd, Ömer b. Abdilazız'e durumu bildiren bir mektup yazdı.
Ömer, yemin ile birlikte bir kişinin şahitliğiyle hükmetmesini bildiren cevabi
bir mektup gönderdi. Küfe ihtiyarlarından veya ileri gelenlerinden biri:
"(Kadı) Şureyh'in, yeminle beraber bir şahitle hüküm verdiğine şahit
oldum" dedi.
23455. Hasın der ki:
"Abdillah b. Utbe, bir şahit ve hak sahibinin yemin etmesiyle aleyhimde
hüküm verdi.''
23456. Abdulhamıd
el-Atekı der ki: "Yahya b. Ya'mur, bir kişinin şahitliği ve bir yeminle
hüküm verdi."
Bir Hakimin Bir Konuda
Verdiği Hükmü, Daha Sonra Başka Bir Hakim Reddedebilir mi?
23457. İsmail b. Salim
bildiriyor: Şa'bi'ye, haksız hüküm veren bir hakim hakkında sorulunca şöyle
dedi: "Haksızlık hakkında bir şey demem. Hakimin haksızlık yapmaması
gerekir. Ama herhangi bir hakim karar verir de ondan sonra gelen başka bir
hakim, önceki hakimin hükmünden etkilenmemesi için, öncekinin verdiği hükme
bakmaması gerekir."
"iflas Eden Hür
(Köle Diye) Satılamaz" Diyenler
23458. Mekhul der ki:
iflas eden hür (köle diye) satılamaz. Ömer b. Abdilazız de bunu yasaklayan bir
ferman yazmıştı.
Kişinin, Birinde Alacağı
Olduğunu iddia Etmesi
23459. Eyyub Ebu'l-Ala
bildiriyor: Kişinin, birinden bir alacağı olduğunu iddia edip ona: "Bu
konuda sana kanıtımı getirene kadar (alacağım konusunda) bana güvence ver"
demesi hakkında Katade ve Ebu Haşim: "Öyle bir şeyi isteme hakkı yok"
dediler.
Biriyle Bir Şey İçin
Pazarlık Eden Kişi
23460. Ukbe b.
Eb'il-Ayzar der ki: Bir adamdan alacağım vardı; ancak bu konuda elimde bir
kanıt yoktu. Adamı Şa'bi'ye dava ettim ve ona: "Kanıtımı getirene kadar
adamdan (alacağım konusunda) bana güvence al" dedim. Ancak Şa’bi öylesi
bir güvence almayı kabul etmedi.
23461. Abdullah b. Yesar
bildiriyor: Ebu'd-Derda bir adamla pazarlık yaparken adam Ebu'd-Derda'ya
satmayacağına dair yemin etti ve daha sonra aynı fiyata malı kendisine sattı.
Ebu'd-Derda adama: "Seni kötülüğe sevk etmiş olmaktan korkarım -veya
hoşlanmam-" dedi.
23462. Said b. Vehb
bildiriyor: Muaz bir alışverişte biriyle pazarlık etti. Adam önce satmayacağına
dair yemin etti; ama sonra çağırıp satacağını söyledi. Muaz adamdan malı satın
almayı kerih gördü.
23463. Ebu ishak der ki:
"Muaz bir alışverişte biriyle pazarlık etti. Adam önce satmayacağına dair
yemin etti" deyip devamlabuna benzer bir rivayette bulundu.
23464. İbn Avn
bildiriyor: Muhammed (b. Sirin)'e: "Bir kişi, bana o malı satmayacağına
dair yemin ediyor, sonra satacağını söylüyor. O malı alayım mı?" diye
sordum. Bana: "Olur. Satın al ve ona yeminini hatırlat" dedi.
23465. Asım, İbn
Sirin'den buna benzer bir rivayette bulunur ve rivayetin sonunda İbn Sirin'in:
"Adam ettiği yeminin değerini herkesten daha iyi bilir" dediğini
bildirir.
Evini, Ölene Kadar
Oturma Şartıyla Satan Hakkında
23466. Murra b. Şarahıl
der ki: "$uheyb, evini Hz. Osman'a sattı ve evde bir süre oturmayı şart
koştu."
23467. Avn b. Abdillah
b. Utbe bildiriyor: Temim ed-Dar! evini sattı ve ömür boyu evde kendisinin
oturmasını şart koşup şöyle dedi: "Benim durumum Hz. Musa'nın annesine
benzer: Oğlu ona geri verildi ve kendisine emzirme ücreti verildi,"
23468. Cabir,
bildiriyor: iki kadın kendilerine ait evlerini sattılar ve ömür boyu evde
kendilerinin oturmasını şart koştular. Amir(-i Şa’bi) onlara: "Ölünceye
kadar evde oturabilirsiniz" dedi .
23469, Vekı der ki:
"(Abdurrahman) bin Ebi Leyla bunu caiz görüyor; ama başkaları bunun caiz
olmadığını söylüyorlardı."
23470. (Kadı) Şureyh der
ki: "Her Müslümanın şart ileri sürmeye hakkı vardır" dedi.
Kişinin, Komşusuyla
Arasındaki Duvarın Yıkılması
23471. Eş'as b.
Ebi'ş-Şa'sa bildiriyor: Bir adamın eviyle komşusunun evi arasındaki duvar
yıkılınca, komşusu adamı Şureyh'e şikayet etti. Şureyh adamı duvarı yapmaya
mecbur etmedi ve komşusuna: "Git ve kendi evinin görünmesini sen engelle
(kendin bir duvar yap)" dedi.
Zor Durumda Olan
Borçluya Mühlet Vermek ve Ona Yumuşak Davranmanın Sevabı
23472. Ebu Mes'ud'un
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Sizden önceki ümmetlerden bir zat hesaba çekildi, ama hayır namına bir
şey bulunamadı. Fakat insanların arasına karışırdı ve zengindi. Hizmetkarlarına
fakiri borcundan dolayı affetmelerini emrederdi. Yüce Allah ise ''Biz buna
(affetmeye) ondan daha layığız, o halde onu affedin'' buyurdu.''
23473. Ebu Katade'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Kim, borçlusunun sıkıntısını giderir veya borcunu silerse kıyamet günü
Arş'ın gölgesinde barındırılır."
23474. Sehl b. Huneyf'in
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Kim Allah yolunda olan bir mücahide veya zor durumda olan borçlusuna ya
da mükateb olan köleye (maddi) yardım ederse, Allah onu hiçbir gölgenin
olmadığı gün Arş'ın gölgesinde gölgelendirir."
23475. Rib'i bildiriyor:
Ukbe b. Amr, Huzeyfe'ye, "Bana Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) işittiğin bir şeyanlat" deyince, Huzeyfe ona şöyle dedi:
Resulullah'ı (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: "Ölüm
meleği, sizden önceki ümmetlerden bir zata ruhunu almak için gelerek: ''Hiç
hayır yaptın mı?'' diye sordu. Adam: ''Bilmiyorum'' cevabını verince, melek:
''Bak bakalım (düşün), belki bulursun'' deyince adam: ''Bilmiyorum, ancak
insanlara ödüler verir onlarla beraber olurdum. Zor durumda olanlara yardım eder,
zenginlere müsamahalı davranırdım" dedi. Bunun üzerine Yüce Allah bu
kişiyi cennete soktu." Ukbe der ki: "Ben de Resulullah'ın (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) böyle dediğini işittim."
23476. Mekhul'un
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Sen hakkını, imkan dahilinde günahlara girmekten sakınarak al.''
Tahric: İbn Mace (2421,
2422), İbn Hibban (5080) ve Hakim (2/32, Buhari'nin şartına göre sahih kabul
etti ve Zehebi de ona muvafakat etti).
23477. Ebu'l-Veser'in
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Kim zor durumda olana mühlet verir veya borcunu silerse, Allah onu
Arş'ının gölgesinde gölgelendirir.''
Şahidin Söylemek Zorunda
Olduğu Durumlar
23478. Umara b. Umeyr
bildiriyor: iki kişi Şureyh'in yanında bir adam için bir konuda şahitlik
ettiler. (Ravi) A'meş ekledi: "Sanıyorum, bir katır konusunda şahitlik
ettiler" dedi. "Şahitlik ederiz ki bu kişi bunu, bu adamdan satın
almıştır" dediler. Şahitlerden birisi: "Ben bunun günahkar bir kişi
olduğuna şahitlik ederim" deyince, Şureyh: "Bunun günahkar olduğunu
nereden biliyorsun? Kalk! Senin şahitliğin geçerli değildir" dedi.
23479. Ca'd b. Zekvan
naklediyor: Bir adam Şureyh'e bir dava için geldi ve bir şahidini çağırarak:
"Kafircik nerede?" dedi. Şahit gelince, Şureyh: "Demek ki sen
kafircik olduğunu kabul ediyorsun" deyip şahitliğini kabul etmedi.
23480. Süfyan(-ı Sevrl)
der ki: "iki kişi bir adam için hanımını boşadığına dair şahitlik eder de
(kadı adamla karısını ayırdıktan) sonra şahitliklerinden dönerlerse verilen
talak hükmü geçerlidir. Eğer kocası henüz onunla gerdeğe girmemişse adam kadına
verdiği mehrin yarısını o iki şahitten alır. Ancak gerdeğe girmişse şahitlerin
adama mehirden yana bir şey vermeleri gerekmez."
Kölesinin Borçlanmasına
izin Verip Sonra Ölen Hakkında
23481. İbrahim(-i
Nehai), kölesinin borçlanmasına izin veren kişinin kendisinin de borçlu bir
şekilde ölmesi durumunda: "Kölenin borcundan önce sahibinin borcu ödenir.
(Ravi Osman) el-Bettı der
ki: "Bu görüş benim hoşuma gitmedi. Sahibinden önce kölenin borcu ödenir.
Çünkü onun borçlanmasına kendisi izin vermiştir."
Kişinin, Meslektaşına
Gidip Ondan Mal Alması
23482. İbn Cüreyc
bildiriyor: Ata'ya: "Meslektaşıma gidip, karını vererek ondan mal
alıyorum. Eğer istesem daha ucuza alabilirim. Bu malı ondan ucuza alayım
mı?" diye sordum. Bana: "Hayır. Karını vererek al" dedi.
(Satın Alınan) Hurma
Nasıl Teslim Alınır?
23483. Şa’bi der ki:
"Müşterinin hurmayı teslim alması, ona bakarak evirip çevirmesi
şeklindedir."
Kişinin Verdiği Sözde
Durması
23484. İbn Sirin,
birine: "Eğer falan tarihe kadar hakkını sana getirmezsem evim
senindir" diyen kişi hakkında: "Eğer eli ayağını yalanlarsa (dediği
tarihte ödemezse) zararı çeker (evi adama verir)" dedi.
Tahric: Abdurrezzak
(15035)
23485. İbn Sirin
bildiriyor: Bir adam Şureyh'e gelerek: "Bu adama bir emanet bıraktım.
Adamın gözlerinin önünde emanet bıraktığım şey gitti" deyince, Şureyh:
"Gözlerinin önünde gittiği ne dair şahitlik ediyorsun (o zaman gittiğini
sen de gördün)!" dedi.
Bir Çiftliği Çalışanları
ve Hurma Ağaçlarıyla Birlikte Ürün Karşılığı Kiralamak
23486. Şeybanı
bildiriyor: Said b. Cübeyr'e, içinde çalışanların, evlerin, hurmaların ve
ağaçların olduğu bir çiftliği ürün karşılığı kiralamanın hükmünü sordum. Bunu
mekruh gördü.
23487. Ubeyde
bildiriyor: Bir adamın, İbrahim(-i Nehai)'ye: "Kişi, içinde işçilerin,
meyvelerin ve evlerin bulunduğu bir tarlayı ürün karşılığı kiralayabilir
mi?" diye sorduğunu, İbrahim'in ise: "Hayır" karşılığını
verdiğini duydum.
23488. Cabir bildiriyor:
Ebu Cafer (el-Bakır), işçilerin kiralanmasını kerih görür; ama çiftliğin
kiralanmasında sakınca olmadığını söylerdi.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
ihtilaf Halinde
Yolun (Genişliği) Ne Kadar Olur?