m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Alışveriş

 

Doğru Tüccar Hakkında

 

23546. Ebu Nadre der ki: "Doğru tüccar, kıyamet günü Allah katında şehit mertebesindedir."

 

23547. Hamza, Hasan(-ı Basri)'nin: "Güvenilir ve doğru tüccar, sıddık ve şehitlerle beraberdir" dediğini bildiriyor.

Ravi ekledi: Bunu İbrahim'e söylediğimde: "Hasan doğru söylemiş, güvenilir ve doğru tüccar (bir tür) cihad içinde değil midir?" dedi.

 

Tahric: Darimi (2539), Tirmizi (1209 "hasen"), Abd b. Humeyd Muntehab (966), Darakutni (3/7:18) ve Hakim (2/6). Bu hadisi şu rivayetler desteklemektedir: İbn Mace (2139) ve Hakim (2/6, isnadı hakkında görüş bildirmedi, Zehebi ise zayıf olduğunu söyledi).

 

 

 

*

Köleyi Azad Edip Kendisine Hizmet Etmesini Şart Koşan Hakkında

 

23548. Yahya b. Said bildiriyor: Said b. el-Müseyyeb, kölesini azad edip kendisine hizmet etmesini şart koşan için: "Azad ettiği takdirde şartı geçersiz olur" dedi.

 

23549. Ebu Hayyan et-Teymı, babasından bildiriyor: Şureyh'in komşusu olan bir kadın cariyesiyle yanına girdi ve: "Ey Ebu Umeyye! Bu cariyemi azad ettim" dedi. Şureyh: "Ne dediğini duyuyorum" deyince, kadın: "Ama hayatta olduğum müddetçe bana hizmet etmesini şart koştum" dedi. Şureyh: "işte kendisi burada, eğer isterse hizmet eder" dedi.

 

23550. Ebu Kibran, Dahhak'ın, kölesini azad eden, ama istisna koyan bir kadın hakkında: "Köle hür olur" dediğini nakleder.

 

23551. Muğire b. Sa'd b. el-Ahrem, babasından naklediyor: Bir adam İbn Mes’ud'a gelerek şöyle dedi: "şu cariyemi azad ettim ve bir cariyenin cinsi münasebet dışında efendisine ne kadar yakın olursa, bana o kadar yakın olmasını şart koştum. Kadın azad olunca (istediğimi yerine getirmeyip): ''Ben hürüm'' dedi." İbn Mes’ud: "Bunu yapmaya hakkı yoktur. Onu boynundan tut ve götür. Şart koştuğun şeyi yapmak zorundadır" dedi.

 

23452. Said b. Cumhan, Sefine'den bildiriyor: "Ümmü Seleme, Sefine'yi azad etti ve yaşadığı müddetçe Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hizmet etmesini şart koştu."

 

Tahric: Ahmed (5/221, 6/319), Ebu Davud (3928), Nesai (4995, 4996), İbn Mace (2526), Hakim (2/213-214, İsnadı hakkında sahih hükmü verdi ve Zehebi de ona muvafakat etti).

 

 

*

Kapara Verirken Yazmak

 

23553. Dahhak b. Osman bildiriyor: Zühri'nin emriyle onun için, belli bir miktarda altını, belli bir tarihe kadar kaliteli tahılı almak üzere kaparo verdiğini yazdım.

 

 

*

Tahılı Peşin Parayla Alıp Sonra Vazgeçmek

 

23554. Hammad (b. Ebi Süleyman) der ki: ''Eğer birine tahıl satsan ve adam bunu hemen evine taşısa, sonra sen bundan vazgeçip adamın evinde tahılını geri alsan, bu tahılı dilersen adama veresiye tekrar satabilirsin." Katade der ki: ''Tahılı oradan evine taşımadıkça satamazsın.''

 

 

*

Bir Kürr (Irak Bölgesine Ait Ölçek) Buğday Karşılığı Yüz Ölçek Yem Almak

 

23555. İbrahim(-i Nehai) der ki: ''Bir kürr buğday, veresiye olan yüz ölçek yeme bedeldir. Yani böyle bir alışverişte sakınca yoktur" denirdi.

 

 

*

Eski Tahılı Ödünç Alan Kişi

 

23556. Habıb b. Ebi Merzuk bildiriyor: İbn Abbas'a, eski tahılı ödünç alıp yenisini geri veren kişiyle ilgili sorduklarında: ''Eğer baştan aralarında böyle bir şart koşmamışlarsa bir sakıncası yoktur" dedi.

 

 

*

Zimmilere Yardım Edip Onlardan Bir Şey Satın Almak

 

23557. Sehl es-Serrac der ki: Hasan(-ı Basri)'ye, müşriklere yardım eden kişiyle ilgili sorduğumda bana: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bedevi hakkında söylediği şeyi duymadın mı?" dedi.

 

23558. Bişr b. MansAr bildiriyor: "Hammad (b. Ebi Süleyman) zimmet ahalisinden bir şey satın almakta bir sakınca görmezdi."

 

 

*

Borç Aldığı Şeyi Veresiye Satmak

 

23559. Ebu Abdullah eş-Şekarı bildiriyor: İbrahim(-i Nehai)'ye: "Bir kişi bir malı borca sattı. Malı alan kişi bu malı başkasına sattı. Malı ilk satan bu malı bir daha alabilir mi?" diye sorulunca: "Eğer malda bir eksiklik yoksa ve onu zarara sokmayacaksa alabilir" dedi.

 

23460. Hasan(-ı Basri) der ki: " Eğer malda bir eksiklik ve zarar yoksa almasında sakınca yoktur."

 

23561. Said b. es-Saib bildiriyor: Davud b. Ebi Asım, kız kardeşinden borca bir şey satın aldı. Sonra kızkardeşi o malı kendisine tekrar satmasını söyledi ve Davud kızkardeşine o malı sattı. Bu durumu ibn'ul-Müseyyeb'e sorduğumda: "Sakın o kişi (satın alan) sen olmayasın" deyince ben: "Evet benim" dedim. ibnu'I-Müseyyeb: "işte faiz budur. işte faiz budur. Ondan sadece anaparanı al" dedi.

 

 

*

Evini Yıllarca Kiraya Veren

 

23562. Şa’bi der ki: "Ölünün şartı da yoktur."

 

23563. Humeyd bildiriyor: Hakem (b. Uteybe), evini on yıl kiraya verip bu müddet bitmeden ölen ev sahibi hakkında şöyle dedi: ''Kira şartnamesi iptal edilir ve ev bedava oturulmak üzere on yıllığına verilmişse yine bu bağış ta iptal edilir."

 

Mekhul: "Eğer bedava oturmak üzere vermişse müddet dolana kadar oturur.

Kiraya verilmişse kira iptal edilir" dedi.

 

iyas b. Muaviye: "iki durumda da müddet dolana kadar evde oturur" dedi. Eyyub, Muhammed b. Sirin'in: "Bundan miras olunacak şey; hayatta iken sahip olunandır." (Yani: kiraya verilen evden elde edilen kira gelirini alırlar)

 

23564. İbn Ebi Halid bildiriyor: Amir(-i Şa’bi)'ye, kendisine birkaç ay hizmet etmesi için bir köle alan bir kadının, süre dolmadan ölmesi üzerine, kölenin durumu sorulunca, kadının kardeşine: "Bu senin kölendir. Dilersen al, dilersen bırak" dedi.

 

 

*

Komisyoncu Malın Zarara Uğramasından Sorumludur

 

23565. İbn Avn, Muhammed (b. Sirin)'in, komisyoncunun mala gelecek zarardan sorumlu tutulmasını kerih gördüğünü bildirir.

 

 

*

Kölesini, Müdebber Yapan (Ölümünden Sonra Azad Eden) Kişinin Borçlu Olarak Ölmesi

 

23566. İbn Ebi Zi'b, Zühri"nin, bir kölesinin vefatından sonra hür olduğunu söyleyip borçlu bir şekilde ölmesi durumunda: "Köle borcu ödemek için çalışır" dediğini nakleder.

 

 

*

Bir Şeyin Ölçüsünü Belli Etmeden Ortak Olmak

 

23567. Şa’bi: "Eğer bir kişi, bir başkasını herhangi bir mal koymadan kendine ortak ederse, ortak edilen kişinin (hukuki olarak) bir ortaklığı olmaz. Diğer ortağın kendisine verdiği pay ise hediye babından sayılır" dedi.

 

 

*

Kölesini Koyun Karşılığı Satan Kişi

 

23568. Ma'mer naklediyor: Bir adam kölesini koyun karşılığı sattı ve koyunlar doğurup çoğaldılar. Daha sonra kölede bir kusur görülüp köleyi alan adamın aldatıldığı anlaşıldı. Bu kişi hakkında Zühri: "Koyunları almış olduğu gibi adama iade eder. Yani sadece almış olduğu sayıdakoyunları geri verir" dedi.

 

 

*

Mushafı Rehin Bırakan Hakkında

 

23469. Hişam, Hasan(-ı Basri) ile Muhammed (b. Sirin)'in, mushafı ödünç bir mal karşılığı rehin alan kişi hakkında: "Sahibi izin verse bile mushafı okuyamaz. Eğer bir alışveriş sebebiyle rehin bırakılmışsa ve sahibi okumasına izin vermişse okuyabilir. Yoksa okuyamaz" dediler.

 

 

*

Evi ve Başka Şeyleri Kiralamak

 

23570. İbn Avn der ki: "Muhammed (b. Sirin), arsanın kiraya verilip, kirayla aynı arsa üzerinde bina yapmayı mekruh görürdü."

 

 

*

Evde Oturanın, Kiranın Bir Kısmını Peşin Vermesi

 

23571. İbn Avn der ki: "Muhammed (b. Sirin), kiracının oturduğu evin kirasının bir kısmını peşin vermesini mekruh görürdü."

 

 

*

Ücretle Tutulan Birinin Ücretini Erken Vermek

 

23572. İbn Avn der ki: Bir adam, bir yıllığına bin dirheme çalışmak üzere anlaştı ve bana: "Muhammed (b. Sirin)'e, ücretimin peşin verildiğini söyle" dedi. Muhammed'e sorduğumda: "Bunda bir sakıncanın olduğunu bilmiyorum" karşılığını verdi.

 

 

*

Aleyhine Hüküm Verilen Birinin, Başkasının Yanında Bir Daha Muhakeme Olmak istemesi

 

23573. Muhammed (b. Sirin) bildiriyor: Kasım b. Muhammed bir hakimin yanında davalaştı ve hakim onun aleyhine karar verdi. O hakim azledilip, aynı konuda Kasım'ın lehine karar veren bir başkası gelince, kendisine, "Onun yanında davalaşsan" denildi. Kasım: "Ben bir hakimin yanında davalaştım ve o da aleyhime karar verdi" karşılığını verdi.

 

 

*

Bir Elbiseyi Satarken "Eğer Hepsini Alırsan Şu Fiyata, Yarısını Alırsan ise Şu Fiyata" Diyen

 

23574. Muhammed (b. Sirin) der ki: "Bir kişinin elbise satarken, ''Hepsini alırsan on, yarısını alırsan on bir dirhem'' demesinde sakınca yoktur."

 

 

*

Hakimin Hakime Mektup Yazması

 

23575. isa b. Ebi Azze bildiriyor: Amir(-i Şa’bi), kendisine kadıdan gelen mühürlenmiş mektubu kabul ederdi."

 

23576. Amr b. Ebi Zaide bildiriyor: Küfe kadısından iyas b. Muaviye'ye bir mektup getirdik. Geldiğimizde iyas görevden alınmış, yerine Hasan getirilmişti. Mektubu kendisine verince kabul etti ve mektupla ilgili bir şey sormadı. Mektubu açıp okudu ve mektupta, Basra halkından bir adamla aramızdaki beş yüz dirhem davası için iki kişinin benim için şahitlik ettiğini gördü. Başucunda duran bir adama şöyle dedi: "Bunu İbn Ziyadla götür ve: ''Falan b. Falanı çağır ve ondan beş yüz dirhem alarak buna ver'' de." Adam beni alıp götürdü ve Hasan'ın dediği gibi yaptı.

 

23577. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Hakimin hakime mektup yazması caizdir."

 

 

*

Şahide, Kendisini Tezkiye Edecek (Doğru Biri Olduğunu Söyleyecek) Birini Getirmesini isteyenler

 

23578. isa b. Ebi Azze der ki: "Şa’bi, şahide, kendisini tezkiye edecek (doğru biri olduğunu söyleyecek) birini getirmesini isterdi.

 

 

*

Kişinin Satın Aldığı Şeyi Satması

 

23579. Davud b. Sinan bildiriyor: Bir adam nar bahçesindeki narları satın aldı, ondan yirmi dirhemlik bir miktarını sattı. Sonra kalan bölümünü, aldığı fiyatın üzerinde bir fiyata sattı ve bahçe sahibine haber verdi. Bahçe sahibi adamı çarşı yöneticisine şikayet etti. Çarşı amiri, narları satan adamın haklı olduğunu söyledi. Ravi der ki: Bunu Kasım ve Salim'e sorduğumda, "Bu hüküm, doğru bir hüküm değildir" dediler.

 

 

*

Kişinin, Satın Aldığı Hayvanda Kusur Olduğunu Görmesi

 

23580. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Kişi, bir hayvan satın alır ve dişlerinde kusur olduğunu görüp geri vermek isterse, dişlerindeki kusur sebebiyle geri verdiğine yemin eder. Eğer başka kusurları varsa yemin etmesine gerek yoktur."

 

23581. Ali b. Müdrik en-Nehai bildiriyor: Bir adam, bir kişiden bir cariye aldı ve cariyenin azı dişlerinin olmadığını görüp satan kişiyi Şureyh'e şikayet etti. Şureyh: "Sana bu cariyeyi sattığında azı dişleri olmadığına dair delilini sunman gerekir. Eğer yoksa, bunun sattığı zaman cariyenin azı dişleri olduğuna dair Allah adına yemin etmesi gerekir" dedi.

 

 

*

Birine Bir Şeyi Veren Hakkında

 

23582. Mansur der ki: İbrahim(-i Nehai)'ye, iki ayakkabımı bedava tamir edip onları bozan ayakkabıcıyla ilgili sorduğumda, "Ona hiçbir ücret vermediğim halde zararı karşılamasını istemekten hoşlanmam" dedi.

 

23583. İbn Şubrume, Şa'brden buna benzer bir rivayette bulundu.

 

 

*

Bir Adamın Yiyeceğini Gasbeden Hakkında

 

23584. Şeybanı, Şa’bi'nin, birinin yiyeceğini gasbeden kişi hakkında:

"Gasbettiğinin aynısını geri verir" dediğini nakleder.

 

23585. isa el-Hayyat bildiriyor: Said b. el-Müseyyeb'e, bir kişinin, kendisine yiyecek taşımak için bir hamal kiralaması, hamalın da bu yiyecekten bir yükü ailesine götürüp, mal sahibine: "Bakınız ve kaça satıyorsanız aldıklarımı aynı fiyata sayınız" demesi halinde durumun ne olacağını sordum. Bana: "Aldığı yiyeceğin aynısını vermesi gerekir" dedi.

 

 

*

Babasının Borçlu Olduğu iddia Edilen Hakkında

 

23586. Şa’bi bildiriyor: (Kadı) Şureyh, babasına borçlu olduğu iddia edilen kişiye kesinlikle yemin ettirirdi. Eğer yemin etmezse, bu borcu oğuldan tahsil ederdi. Eğer babanın başkasından alacağı olduğunu iddia edecek olursan delil göstermek zorundasın. Eğer delille beraber yemin de edersen alacağın sana verilir, yoksa verilmez."

 

23587. İbrahim(-i Nehai) der ki: "iki durumda da, borçlu olduğunu bildiğine dair yemin ettirilir."

 

23588. Şa’bi bildiriyor: (Kadı) Şureyh, bu durumda, kişinin şahit olduğuna ve bilmediğine yemin ettirirdi. Amir(-i Şa’bi)'ye "Birisi, babamdan alacağı olduğunu iddia etse ve benim bu konuda bilgim olmasa, benim, babamın kesinlikle borcu olmadığına yemin etmem mi gerekir?" diye sordum. Bana: "Evet" deyince bu cevap bizi çok şaşırttı. Amir: "O zaman yemini, bu konuda senden daha bilgili (babanın borçlu olduğunu bilen alacaklı) olanın üzerine yık" dedi. Amir bu görüşe göre amel derdi.

 

23589. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Kişi davalı birine şahsen veli olmuşsa kesin bir şekilde yemin etmesi istenir. Ancak davalı olana başkası veli olmuşsa bildiği üzerinden yemin etmesi istenir."

 

23590. İbrahim(-i Nehai) der ki: ılBabasının birine borçlu olduğu iddia edilen kişiye bu borcu bilmediğine dair yemin ettirilir.''

 

23591. Umara b. Ebi Hafsa naklediyor: iki kişi Hasan(-ı Basri)'nin yanında davalaştı. Davalı olan adam davacı olan kişi için Hasan'a: ''Babasının hakkı olduğunu iddia ettiği, ancak babasının bile haber olmadığı bu alacak konusunda yemin etmesini isteli deyince, Hasan: ''Akıl sahibi hiç kimse böyle bir şeye yemin edebilir mi ki?'' karşılığını verdi.

 

 

*

Haram Mal Elde Edip Sonra Pişman Olan Hakkında

 

23592. Ma'mer bildiriyor: Zühri, haramdan mal elde eden (ve pişman olan) için: ''Eğer ondan kurtulmak istiyorsa o malı elinden çıkarsın'' dedi.

 

23593. Malik b. Dinar bildiriyor: Bir adam, Ata b. Ebi Rabah'a: ''Bir kişi haram yoldan mal elde etti (ne yapsın)?'' deyince, Ata: ''Malı sahiplerine geri versin. Eğer mal sahiplerini bilmiyorsa malı tasadduk etsin, Bunu yapması onu günahından kurtarır mı bilmiyorum" karşılığını verdi.

 

23594. Abdulvehhab es-Sekafı bildiriyor: Malik b. Dinar'ın bildirdiğine göre bir adam Ata'ya: "Çocukluğumda sevmediğim kişilerden mal elde ettim ve şimdi tövbe etmek istiyorum" dedi. Ata: "Malı sahiplerine geri ver" deyince, adam:

"Onları tanımıyorum" karşılığını verdi. Ata: "Onları tasadduk et. Bunu yapman sana bir sevap kazandırmaz. Buna rağmen günahından kurtulup kurtulamayacağını de bilemem." Adam, Mücahid'e aynı şeyi sorunca, Mücahid de Ata'nın verdiği cevabı verdi.

 

23595. Rabı b. Said bildiriyor: Bir adam, Ebu Cafer (el-Bakır)'e: "Bir dostum haramdan mal elde etti ve bu malı ailesinin ve kendisinin malına kattı. Sonra adam yaptığı hatayı anladı ve hac etmek ve Kabe'ye yakın olmak için geldi. Bu kişi hakkında ne dersin?" diye sorunca, Ebu Cafer adama: "Allah'tan korkmasını ve bir daha aynı şeyi yapmamasını tavsiye ederim" dedi.

 

23596. Hasan(-ı Basri) der ki: "Kim birinden bir mal alır veya çalarsa, (pişman olduğu takdirde) mal sahibine onun hırsızlık olduğunu anlayamıyacağı bir yolla malını iade etmesinde bir sakınca yoktur."

 

 

*

iki Kişinin, Ortak Oldukları Köleyle, Birinin Mukatebe Yapması, Diğerinin Onu Azad Etmesi

 

23597. Humeyd et-Tavil bildiriyor: Enes b. Malik ve iyas b. Muaviye'ye şöyle soruldu: "Üç kişinin ortak olduğu bir köleyle, birisi hissesine karşılık mukatebe yapsa, diğeri hissesini azad etse ve bu arada köle ölüp geride mal bıraksa durum ne olur?" Enes ve iyas bu soruya şöyle fetva verdiler: "Geride bıraktığı malortaklar arasında eşit paylaştırılır."

 

 

*

Bir Cariyeden çocuğu Olan Mukatebin Ölmesi

 

23598. Musa b. Uley b. Rabah bildiriyor: Zühri'ye: Mukateb kölenin hür biriyle evlenip çocuk yapması ve bir cariye satın alıp ondan da çocuk yapması, sonra mukateblik parasının bir kısmını ödemeden ölmesi durumunda, kalan borcun ödenmesini kimin yüklenmesi gerekir?" diye sorduğumda, "(ariyesinden olan çocuğunun ödemesi gerekir" cevabını verdi.

 

 

*

Bir Topluluğun Bir Evde Bir Müddet Oturduktun Sonra Başkalarının Gelip Evin Kendilerine Ait Olduğunu iddia Etmesi

 

23599. Şa’bi der ki: Hammad (b. Ebi Süleyman)'a, bir topluluğun bir evde bir müddet oturduktan sonra başkalarının gelip evin daha önce dedelerine ait olduğuna dair delil getirmeleri halinde durumun ne olacağını sordum. Bana: "Bu gün de evin dedelerine ait olduğuna dair şahitlik etmedikçe (ispatlamadıkça) olmaz" karşılığını verdi.

 

23600. Haris (el-Ukli) der ki: Eğer arsa parsellenmişse ve hak sahipleri onu taksim etmek isterlerse, parselin sahibinin miras durumuna göre mirasçılara taksim edilir. Eğer varislerden biri veya başkaları, kendilerine düşen hisseden daha fazla hak sahibi olduklarını iddia edip, "Falan kişi bana payını tasadduk etti veya hediye etti ya da şu kadara sattı" diyecek olursa, daha çok hak sahibi olduğunu gösteren, delili göstermesi gerekir. Ölenin oğullarının hanımı veya kocası hak taleb edecek olursa, (kendilerinin mirasçı olabilecekleri) falanın, filana varis olduğunu, veya parsel sahibinin daha önce vefat ettiğini ve kendisinin de varis olduğunu ispatlaması gerekir. Bu durumda hakkını alabilir.

 

Eğer kişi, parsel sahibinin çocuklarından birinin oğlu olur da parselde hakkı olduğunu iddia ederse ve de onun hissesini elinde bulunduranlar bunu inkar ederlerse, iddia sahibinin, parsel sahibinin babasından önce öldüğünü, ona falanın varis olduğunu, kendisinin de ondan miras olarak aldığını ispat etmesi gerekir.

 

Eğer varisler, ev sahibinin hanımı olduğunu ikrar eder ve kadının ailesi de hak iddia ederlerse bu hakkı alırlar. Eğer: "Ölen, hanımını ölmeden önce boşadı" diyecek olurlarsa, boşadığına dair delil göstermeleri gerekir. Delil gösteremezlerse, mirastan onun da payını vermeleri vaciptir.

 

Eğer ev, satılmış ve bir topluluğun elindeyse, ev o anki sahiplerine aittir. Eğer biri çıkıp o evde hak iddia edecek olursa, evde hakkının olduğunu gösteren delil getirmesi gerekir."

 

 

23601. Amir(-i Şa'bl) der ki: "Bu parselin şu anda kendisine ait olduğuna şahitlik etmesi gerekir" sözü kadar beğendiğim bir söz yoktur.

 

 

*

Bir Yere Gitmesi Şartıyla Birine Bir Şey Veren

 

23602. Haris (el-Ukli) ile Hammad (b. Ebi Süleyman) derler ki: Bir kişi birine:

"Avlunun kapısına kadar gidersen sana beş yüz dirhem veririm" derse (ve adam da giderse) beç yüz dirhemi almaya hak kazanır.

 

 

*

Köle Satın Alıp Azad Eden

 

23603. Mu'temir, babasından naklediyor: Muğire ve Şa’bi, taksimat esnasında kendisine zinadan olma bir köle verilerek aldatılan ve köleyi azad ettikten sonra zinadan olduğunu öğrenen kişi için: "Azad edilme geçerlidir ve bu köle, adamı aldatanın malından azad edilir. Velayet te kendisine ait olur" dediler.

 

 

*

Bir Şey için Pazarlık Eden Kişi

 

23604. iyas b. Muaviye der ki: "Kişinin bir mal konusunda satıcıyla pazarlık ederken başka birinin gelip (fiyatı yükselterek) satıcının lehine pazarlığa katılması, diğer pazarlık edenin onu azarlaması durumunu Ömer b. el-Hattab, satıcıyla sonradan pazarlığa katılan kişinin ortaklığına yordu."

 

 

*

İade Edilen Satışlar

 

23605. Muhammed (b. Sirin) bildiriyor: Bir adam, alnındaki saçlarının altından dağlanmış olan bir köleyi sattı. Satın alan (dağlama izini) Şureyh'e şikayette bulununca, Şureyh: "Sen köledeki bu kusuru saklayıp gizledin" deyip bu satışın caiz olmadığını söyledi ve köleyi iade etti.

 

 

*

Dirhem Satın Alıp Onları Dinara Çeviren Kişi

 

23606. Amr der ki: Ata'ya: "Bir şeyi bin dirheme satın alıp, alışveriş bitmeden önce bunu yüz dinara çevirebilir miyim?" diye sorduğumda, "Bunda bir sakınca yoktur" dedi.

 

 

*

Aldatmak Hakkında Söylenenler

 

23607. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Bizi aldatan bizden değildir."

 

Tahric: Müslim (1/99: 164, 164 sonrası), Ahmed (2/242), Ebu Davud (3446), Tirmizi (1315 "hasen sahih"), İbn Mace (2224).

 

23608. Muhammed (b. Sirin) ve Hasan(-ı Basri) derler ki: "Aldatmak haramdır",

 

23609. Ebu Burde, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Bizi aldatan bizden değildir.''

 

Tahric: Buhari, Tarih (8/ 2817, müelliften), Ahmed (3/466, 4/45), Bezzar (99) ve Taberani (11/251).

 

 

*

Ortakların (Hesaplaşmak için) Aralarında Bir Ay Tayin Etmelerini Müstehab Görenler

 

23610. Hişam bildiriyor: Hasan(-ı Basri), ortaklara hesaplaşmak için, aralarında belli bir ay belirlemelerini emrederdi.

 

 

*

Şahitlerin ihtilaf Etmesi

 

23611. Muhammed b. Talha der ki: "Eğer şahitler ifade şeklinde ihtilaf eder, ama aynı şeyi söylerlerse bunda bir sakınca yoktur."

 

 

*

Diğer Hasım da Hazır Bulunmadıkça, Birinci Hasmın Dediklerinin Kabul Edilmeyeceğini Söyleyenler

 

23612. Hz. Ali, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "İki kişi davalaşmak için yanına geldiklerinde, ikincisini dinlemedikçe, birinciyi dinleyip hüküm verme. İkincisini dinlediğinde nasıl hüküm vereceğini daha iyi anlarsın" buyurduğunu nakleder.

Hz. Ali der ki: "O günden bu yana bu şekilde hüküm vermekteyim."

 

Tahric: Ahmed Müsned'in zevaidinde (1/90, 150, 96, 111, 149; müelliften), Tirmizi (1331, müellifin isnadıyla ve "hasen" ), Tayalisı (125), Ebu Davud (3577), Hakim (4/93, sahih kabul etti ve Zehebi de ona muvafakat etti). Beyhaki (10/86), İbn Hibban (5065, başka bir kanalla).

 

 

 

23613. Kasım ile Amir(-i Şa'bl) derler ki: "Davacının şikayeti, hasmı (mahkemede) hazır olmadıkça kabul edilmez (karara bağlanmaz.)

 

 

*

Oğlunun Cariyesini Alan Kişi

 

23614. Mücahid der ki: "Kişi, (cariyesinin) cinselorganı dışında, oğlunun malından dilediğini alabilir."

 

23615. Leys, Hakem'den bu fetvaya benzer bir rivayette bulundu.

 

23616. İbn Avn der ki: Hasan(-ı Basri)'ye: "Kişi, oğlunun cariyesini alabilir mi?" diye sorunca, "Hayır" karşılığını verdi.

 

23617. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Baba için, (cariyesinin) cinselorganı dışında, oğlunun malı kendisi için helaldir."

 

 

*

Evlerin Çevresindeki Alanlar

 

23618. iyas b. Muaviye şöyle derdi: "Ev sahipleri, evlerinin etrafındaki alanlarda öncelikli hak sahibidir. Tarla sahipleri de tarlalarında bulunan yıkıntılarda öncelikli hak sahibidir."

 

23619. Katade der ki: Ömer b. Abdilazız şöyle bir ferman yazdı: "Su konusunda, suya az bir farkla da olsa önce varan kişi suya sahip olur."

 

 

*

Ortak Olan iki Kişiden Birinin Ortaklığı Bozması

 

23620. Gufra'nın azatlısı Ömer bildiriyor: Said b. el-Müseyyeb'e sordum:

"Ortak olan iki kişiden biri diğerinin vermesi gereken paranın hepsini kendisi verdi. Şehre geldiklerinde ellerindeki tahılın bir bölümünü sattılar, bir kısmı kaldı. Bütün parayı koyan kişi diğer ortağına: ''Eğer istersen elde kalan tahıldan sana düşen miktarın parasını ver ve ortaklığın devam etsin, istersen de ortaklıktan da, kardan da vazgeçersin. Bu durumda seni hiçbir şeyden sorumlu tutmam'' dedi. Bu konuda ne dersin?" Said: "Böylesi bir teklif geçerli değildir" dedi.

Kasım'a aynı soruyu sorduğumda, buna benzer bir cevap verdi.

 

23621. Selm b. Ebi'z-Zeyyal bildiriyor: Hasan(-ı BasrT)'ye: "iki kişi mal aldılar ve bu malın bir bölümünü peşinı bir bölümünü veresiye sattılar. Biri, diğerine: ''Bana anaparamı ver ve geri kalan senin olsun" dedi. Böyle yapmaları caiz midir?" diye sordum. Hasan bunu mekruh gördü.

 

 

*

Birinden Alacağı Olan Hakkında

 

23622. İbn Sirin, alacaklıya, alacağının kumardan kazanılmış paradan verilmesi konusunda: "Alacaklı için bunun sakıncası yoktur" dedi.

Hasan(-ı Basri')'ye: "Faizden alınmış paradan tahsil edilen alacak için de:

"Alacaklı için bunun sakıncası yoktur" dedi.

 

 

*

Birine Kar Ortaklığı Maksadıyla Para Veren Kişi

 

23623. Harun el-Berberı bildiriyor: Hakem (b. Uteybe) ile Hammad (b. Ebi Süleyman)'a şöyle sordum: "Bir kişi, birine kar ortaklığı maksadıyla şahitler huzurunda para verdi. Sonra gelip parasını istedi. Ortağı ise: ''Paranı sana verdim'' dedi. Bu durumda hüküm nasılolur?" Hammad: "O adamın şahitler huzurunda parayı verdiği gibi, kendisinin de parasını verdiğine dair delil göstermesi gerekir" dedi.

Hammad ise: "Ortaklıktaki diğer işlerinde kendisine nasıl inanılıyorsa bunda da doğruyu söylediğine inanılır" dedi

 

 

*

Kölenin ikrarının Caiz Olduğu Haller

 

23624. (Kadı) Şureyh der ki: "Kölenin, sahiplerinin yapmasını istediği şeylerdeki ikrarı caizdir."

 

23625. Hakem (b. Uteybe) ile Hammad (b. Ebi Süleyman) şöyle derler: "İbrahim(-i Nehai), kölenin, sahiplerinin izin verdiği şeylerdeki ikrarını caiz görürdü."

 

 

*

Kişinin, Birine Ödünç Olarak Verdiği Yiyeceği Almak için Gelmesi

 

23626. Amr b. Dinar bildiriyor: Süleyman b. Yesar'a, kişinin, birine vermiş olduğu bir kürr (Irak yöresine ait bir ölçek) yiyecek almak için gelince, adam: "Bu, benim ölçtüğüm bir kürr yiyecektir" derse, adam o tahılı alır mı?" diye sorulunca, "Alacaklı eğer isterse yiyeceği kendi yöresinin ölçeğiyle ölçüp alır" dedi.

 

 

*

Birine "Kölem Senindir" Diyen Hakkında

 

23627. Hüseyn el-Muallim naklediyor: Mekhul, birine: "Hayatta olduğum müddetçe kölem senindir. Ben öldüğüm zaman ise köle hürdür" diyen kişi hakkında: "Bu caizdir" dedi.

 

 

*

Satın Aldığı Yiyeceğin Eksik Olduğunu Gören Kişi

 

23628. Hişam bildiriyor: Hasan(-ı Basri), birinden birkaç kürr yiyecek alıp parasını verdikten sonra, tartınca eksik olduğunu gören kişi hakkında: "Yiyeceği satan kişi eksik olan bölümün parasını adama geri verir" dedi. Hişam der ki: "Muhammed (b. Sirin) bunu mekruh görürdü."

 

 

*

Hamama Girince Hamam Sahibine Ücreti Veren Hakkında

 

23629. Ebu Cafer el-Beceli der ki: Bir adam hamama girerken hamam sahibine ücreti verdi ve elbiselerini tutması için kendisine bıraktı. Bıraktığı elbiseler kaybolunca adamı Şureyh'e şikayet etti. Şureyh: "Elbiselerini tutması için ücret verdin mi?" diye sorunca, adam: "Hayır, ama hamama girme ücretini verdim" karşılığını verdi. Şureyh: "Kalk, senin hiçbir hakkın yoktur" dedi.

 

 

*

"Eğer Şunu Yaparsan, Şu Kadar Ücret Alırsın" Diyen Hakkında

 

23630. Hammad bildiriyor: İbrahim(-i Nehai), birine: "Eğer şunu yaparsan şu kadar, şunu yaparsan da şu kadar ücret alırsın" diyen kişi için: "Kirayla çalıştırmak için bunda bir sakınca yoktur" dedi.

 

 

*

Biriyle Para Gönderen Hakkında

 

23631. Mücahid bildiriyor: Bir adam Hz. Aişe'ye, üzerinde, "Müminlerin annesi Aişe'ye" yazılı, içinde dinarlar (altın paralar) olan bir bohça gönderdi. Parayı götüren topluluk Medine'ye yaklaşınca, yağmur bastırdı ve bohça kayboldu. Topluluk yollarına devam edip Medine'ye varınca, dinarları getiren kişi aynı miktarda dinarı bir bohçaya koyup aynı yazıyı yazdı ve bohçayı Hz. Aişe'ye getirdi. Aynı yerden başka bir topluluk geçince üzeri yazılı kayıp bohçayı bulup Hz. Aişe'ye getirince, Hz. Aişe dinarları ilk getireni çağırıp: "Bu dinarlarla ilgili bana bilgi ver" dedi. Adam: "Yazıda bilgi vardır" dedi; ama Aişe: "Bana doğruyu söyle" deyince adam olanları anlattı. Hz. Aişe: "Bana, benim için helal olmayan bir şeyi yedirmek istedin" diye çıkıştı.

 

 

*

Birinden Bir Şey Satın Alan Hakkında

 

23632. İbn Cüreyc bildiriyor: Ata (b. Ebi Rabah), birinden bir mal satın alıp:

"Eğer şu şu zamana kadar paranı getirmezsem mal senindir'' diyen hakkında:

"Böyle bir muamele satış sayılmaz" dedi.

 

23633. Bersa'ın azatlısı Süleyman bildiriyor: İbn Ömer'e bir eşya veya mal sattım. İbn Ömer: "Eğer üç güne kadar paramız gelirse mal bizimdir. Eğer o zamana paramız gelmezse aramızda alışveriş gerçekleşmemiş olur. Gelen parayla ileride alışveriş yaparız" dedi.

 

 

*

Sağlam Bakırı Kırık Bakırla Değiştirmek

 

23634. Eş'as der ki: Hasan(-ı Basri)'nin görüşlerinden biri de şuydu: Bir men (280 miskal ile 280 miskal ağırlığında bir ölçü) sağlam bakırı, iki men kırık bakırla değiştirmekte sakınca görmezdi. Bir bıçakla iki bıçağı değiştirmenin hükmü sorulunca da bunda bir sakınca olmadığını söyledi.

 

23635. İbn Sirin der ki: "Bir zırh karşılığı (kalitesiz) birçok zırh satın alınırdı.''

 

 

*

Bir Şahit ve Yemini Yeterli Görmeyenler

 

23636. Muğire bildiriyor: İbrahim(-i Nehai) ile Şa’bi, bir şahitle birlikte yemin eden kişiden bunu kabul etmezler ve: "iki erkek şahit veya bir erkek ve iki kadının şahitliği dışında yapılan şahitlik caiz değildir" derlerdi.

Amir(-i Şa'bl) der ki: "Halbuki Medine halkı: ''iki kişinin şahitliğiyle beraber davacının yemin etmesi geçerlidir'' derlerdi."

 

23637. Zühri der ki: "Bu uygulama bidattir ve bir şahit ve yeminle ilk hüküm veren kişi Muaviye'dir.

 

 

*

Davalarda Vekil Tayin Etmek

 

23638. Abdullah b. Cafer naklediyor: Hz. Ali davalara katılmazdı ve şöyle derdi: "Husumette zorluklar vardır ve şeytan hep orada bulunur" derdi. (Kendi hakkındaki) davalarda Akil'i vekil tayin etmişti. ihtiyarladığı zaman ise beni vekil tayin etti. Hz. Ali şöyle derdi: "Vekilim lehine verilen hüküm benimdir. Aleyhine verilen hüküm de benim aleyhime verilmiştir."

 

 

*

Kişinin Satın Aldığı Malın Sağlam Çıkmaması

 

23639. (Kadı) Şureyh der ki: "Şart koşmasa bile Müslüman, sattığı malın çalıntı, pis ve kötü olmaması sorumluluğunu taşır."

 

 

*

iki Kişinin Ortak Olması ve Birinin Diğerinin Yerine Para Vermesi

 

23640. Asım naklediyor: Bir adam Amir(-i Şa'bl)'ye "Bir at satın aldım ve parasını verdikten sonra biriyle ortak oldum. Daha sonra da at öldü" deyince, Amir, adama: "Atının ölümünden dolayı ortağından alacağın yoktur" karşılığını verdi.

 

 

*

Borç Ödemenin Sevabı

 

23641. İbn Abbas der ki: "Kim, bir kişiye olan borcunu ödemek üzere ona giderse, her adımı için bir sevap yazılır."

 

 

*

Birinin Verdiği Hediyeyi Kabul Eden Hakkında

 

23642. Abdullah b. Şeddad naklediyor: Hz. Hüseyn b. Ali hayvan otlatmakta olan bir çobana rastlayınca, çoban bir oğlak getirip kendisine hediye etti. Hz. Hüseyn: "Sen hür müsün, yoksa köle mi?" diye sorunca, adam: "Köleyim" karşılığını verdi. Hz. Hüseyin oğlağı geri verince, köle: "Bu oğlak benimdir" dedi. Bunun üzerine Hz. Hüseyin hediyesini kabul ettikten sonra adamı ve sürüyü satın alıp köleyi azad ederek sürüyü ona verdi.

 

 

*

(Yalancılıkla) itham Edilen Şahit

 

23643. İbn Sirin der ki: "(Kadı) Şureyh, yalan tanıklıkla itham edilen şahidin doğru olduğu ispatlanmadıkça ona bir şey sormazdı."

 

 

*

Birinin Kürkünü Yırtan Hakkında

 

23644. Şa’bi bildiriyor: "Bir kişi, bir adamın kürkünü yırtınca, Şureyh'in yanında davalaştılar. (Kadı) Şureyh, "Yırtılan kürkün yerine başka bir kürk verir" dedi.

 

23645. Şa’bi bildiriyor: Mesruk, birinin kürkünü yırtan kişi hakkında: "Yırttığı kürkü yamamaktan başka bir şey yapmasına gerek yoktur."

 

Tahric: Abdurrezzak (14955).

 

 

*

Şahitliği Kabul Edilmeyenler

 

23646. Şureyh'in yeğeni Osman Ebu'I-Munazil bildiriyor: "(Kadı) Şureyh, güvercin besleyenin ve hamam işletenin şahitliğini kabul etmezdi."

 

23647. Ebu'I-Muhezzim der ki: "Ebu Hureyre, içki içenlerin şahitliğini kabul etmezdi."

 

 

*

Terazisini Sokağa Koyan (Bununla Halka Eziyet Eden) Kimse

 

23648. Ebu Hayyan, babasından naklediyor: "(Kadı) Şureyh'in, evinin içinden başka yerde terazisi yoktu."

 

 

*

Evden Belli Bir Kısmı Satmak

 

23649. Hasan(-ı Basri) der ki: "Kişi evinin belli bir kısmını satarsa caizdir. Ama satılan kısım belli değilse caiz değildir."

 

23650. Ubeyde ve Muğire, İbrahim'den buna benzer bir rivayette bulundular.

 

 

*

Çayırlığlt (Başkasının Girmesini Engellemek için) Koruluk Yapmak ve Satmak

 

23651. Sa'b. b. Cessame'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Allah'ın ve Resulünün dışında kimsenin koruluk yapma hakkı yoktur."

 

Tahric: İbn Ebi Asım el-Ahad ve'l-Mesani (905) müelliften, Humeydi (782), Ahmed MÜsned (4/37-38, 71, 73), Abdullah Zevaidu'I-Müsned (4/71, 73), Buhari (3012, 2370), Tahavi (3/269), İbn Hibban (136, 137), Abdurrezzak (19750), Ebu Davud (3078, 3079), Nesai (5775, 8624), Darakutni (4/238:122).

 

 

 

23652. Ebu Hureyre der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), insanların otlatmasına engelolmak için suyun fazlasının kullanılmasına mani olmayı yasakladı.''

 

23653. İbn Tavus, babasının, atların, koparılmadan satılması nı mekruh gördüğünü nakleder.

 

23654. İbn Ömer, Hz. Ömer'in zekat develeri(nin atlaması) için Rebeze denilen yeri koruluk yaptığını bildiriyor.

 

23655. Ebu Hidaş, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından birinden, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğu nu nakleder: "Müslümanlar üç şeyde ortaktırlar: Otta, suda ve ateşte.''

 

Tahric: Ahmed (5/364, müellifin isnadıyla), Ebu Davud (3472), İbn Mace (2472, 2473).

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Alışverişte Kapara Vermek