|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Alışveriş |
Emanete Gelecek
Zararda Kişiyi Sorumlu Tutanlar ve Tutmayanlar
20921. İbn Ebi Müleyke
der ki: İbn Abbas bana: "Emanetin sahibi dilerse emanetin bedelini emanet
ettiği kişiden isteyebilir" şeklinde bir mektup yazdı.
20922. Sevade b. Ziyad
der ki: Ömer b. Abdilazız'e bir mektup yazarak, bir kadının düğün için emanet
olarak aldığı takıların zarar görmesi durumunda hükmün ne olacağını sordum.
Ömer cevaben: "Zararı kasıtlı bir şekilde vermemişse herhangi bir
sorumluluğu olmaz" dedi .
20923. Davud'un
bildirdiğine göre Ömer b. Abdilazız, emanete gelecek zarardan kendisine emanet
edilen kişiyi sorumlu tutardı.
20924. Hakem'in
bildirdiğine göre Hz. Ali: "Emaneti yanında bulunduran kişi, ona gelecek
zarardan da sorumludur" demiştir.
20925. Şibak der ki: Bir
kadın ödünç olarak yüzükler aldı. Abdest alacağı zaman onları çıkarıp önüne
koyunca yüzükler kayboldu. Bu meseleyi (kadı) Şureyh'e götürdüklerinde:
"Yüzükleri geri iade etmek için almıştı ve iade etmedi" deyip kadını
yüzüklerin bedelinden sorumlu tuttu.
20926. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Kiralayan ve emanet olarak alan kişi, kira ve emanet şartlarına
ters davranmadığı sürece gelecek zarardan sorumlu tutulmaz."
20927. Yahya b.
Abdilmelik b. Ebi Ganiyye'nin babasından bildirdiğine göre Hakem (b. Uteybe)
ile Hammad (b. Ebi Süleyman), bir şeyi emanet alan kişiyi ona gelecek zarardan
sorumlu tutmazlardı.
20928. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Emanet sahibi, emanetin şartlarına muhalefet ettiği zaman gelecek
zarardan sorumlu tutulur."
20929. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Kişi emanet olarak aldığı bir mala gelecek zarardan
sorumlu tutulur."
20930. İbn Ebi
Müleyke'nin bildirdiğine göre İbn Abbas, bir şeyi emanet alan kişiyi ona gelecek
zarardan sorumlu tutardı.
ibn Cüreyc'in
rivayetinde: "Tabii emanetin sahibi bunu isterse" ifadesini
eklenmiştir.
20931. Hz. Ali der ki:
"Emanet ne satıştır, ne de garantilidir. Emanet, kişinin karşı tarafa
yaptığı bir iyiliktir. Ancak gereği gibi korunmazsa zararı karşılanır."
20932. Muğire
bildiriyor: ibrahim(-i Nehai), kişinin bir adamdan emanet olarak aldığı atı
koşturması, atın koşarken de ölmesi konusunda şöyle demiştir: "Adam atın
bedelinden sorumlu tutulmaz. Çünkü adam atı koşturmakla olağandışı bir şey
yapmamıştır."
20933. Şa'bi'nin
bildirdiğine göre Mesruk, bir şeyi emanetalan kişiyi ona gelecek zarardan
sorumlu tutardı.
20934. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Kişi bir hayvan emanet alıp hayvanı kiraya verirse gelecek
zarardan sorumlu tutulur."
20935. Abdullah b.
Rufey', Abdullah b. Safvan'ın ailesinden bazı kişilerden naklen bildiriyor:
Safvan, Peygamberimizden (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kaçınca, Allah Resulü
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona haber gönderip eman verdi. Safvan da dönüp Müslüman
oldu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Huneyn'e gazveye gideceği zaman:
"Ey Safvan! Silahın var mı?" diye sorunca, Safvan: "Emanet mi,
yoksa zorla mı alacaksın?" diye sordu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Emanet" cevabını verince, otuz ile kırk arasında zırhı
emanet olarak verdi ve Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Huneyn'e gazaya
gitti. Müşrikler hezimete uğrayınca Safvan'ın zırhları toplandığında bazı
zırhların kayıp olduğu görüldü. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Ey Safvan! Bazı zırhlarını kaybettik. Bunların bedelini bizden isteyecek
misin?" diye sorunca, Safvan: "Hayır ey Allah'In Resulü! Çünkü bugün
benim kalbimde (bundan önce) olmayan şey var" karşılığını verdi.
Tahric: Ahmed (3/401,
6/465), Ebu Davud (3357, 3558, 3559), Darakutni (3/40, 163, 164) ve Beyhaki
(6/89).
20936. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "(Kadı) Şureyh, bir yüzük emanet alıp onu yıkanacağı yere koyan
sonra kaybeden kadın hariç hiçbir emaneti tazmin ettirmezdi.''
20937. Eş'as b.
Ebi'ş-Şa'sa'nın bildirdiğine göre (kadı) Şureyh bir şeyi emanet alan kişiyi ona
gelecek zarardan sorumlu tutardı.
20938. Şa'bi der ki:
"Şureyh, kendisine (vali) Ziyad emredinceye kadar ödünç mal ile emaneti
(helak olmaları durumunda) tazmin ettirmezdi."
(Şeybani der ki:
"Şa'bi'ye): "Sonradan nasıl yapıyordu?" diye sorduğumda:
"Ölünceye kadar
emaneti tazmin ettirmeye başladı" karşılığını verdi.
20939. Abdurrahman b.
es-Saib'in bildirdiğine göre bir adam bir adamdan deve emanet aldı ve deve
öldü. Mervan, bunun hükmünü Ebu Hureyre'ye sorunca, Ebu Hureyre: "(Deveyi
emanet alan) bedelini tazmin eder" karşılığını verdi.
20940. Ebu Umame
el-Bahili bildiriyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Veda
haccında: "Ödünç alınan şey, mutlaka yerine verilmelidir. Borç ise mutlaka
ödenecektir. Kefil olan borçlu gibidir" buyurduğunu işittim.
Tahric: Ahmed (5/267),
Ebu Davud (3560), Tirmizi (1265) ve İbn Mace (2398, 2405).
20941. Semure'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"El, başkasına ait ödünç aldığı bir malı ödeyinceye kadar o malı
muhafazasından sorumludur.''
Tahric: Ahmed (5/8, 13),
Darimi (2596), Ebu Davud (3556), Tirmizi (1266), Nesai (5783), İbn Mace (2400).
Konu için 2857. hadise bakınız.
*
Mukateb Köle, Üzerinde
Borç Olduğu Müddetçe Köledir
20942. İbn Ömer der ki:
"Mukateb köle, üzerinde borç olarak bir dirhem de kalsa köledir:''
Tahric: Buhari (5/194,
"muallak").
20943. İbn Ömer der ki:
"Mukateb köle, ödemesi gereken borçtan dolayı üzerinde bir dirhemde kalsa
köledir."
20944. Zeyd (b. Sabit)
der ki: "Mukateb köle üzerinde bir dirhem bile borç kaldığı müddetçe
köledir."
20945. Hz. Ömer der ki:
"Mukateb köle, üzerinde bir dirhem bile borç kaldığı müddetçe
köledir."
20946. Hz. Ömer: "Mukateb
üzerinde bir dirhem bile borç kaldığı müddetçe köledir" demiştir.
20947. Süleyman b. Yesar
der ki: Hz. Aişe'nin yanına girmek için izin isteyince, Hz. Aişe: "Sen
Süleyman mısın?" diye sordu. Ben: "Süleyman'ım" cevabını verince
Hz. Aişe: "Sahiplerinle anlaşmış olduğun kitabetinden üzerinde baki kalanı
ödedin mi?" diye sordu. Ben: "Çok azı hariç evet ödedim"
karşılığını verince, Hz. Aişe: "Gir, çünkü sen, üzerinde borç kaldığı
müddetçe kölesin" dedi.
20948. Mücahid der ki:
"Müminlerin anneleri mukateb kölenin üzerinde anlaşmasından dolayı bir
miskal veya dinar kaldığı müddetçe onların yanında örtünmezlerdi."
20949. Meymune'nin
bildirdiğine göre Hz. Aişe, künyesi Ebu Meryem olan mukateb kölesine:
"Ödemen gereken borçtan sadece dört dirhem kalsa da gir" demiştir.
20950. İbn Abbas der ki:
"Mukateb köleye uygulanacak had cezası, (normal) köleye uygulanacak had
cezası kadardır.''
20951. Şa'bi der ki:
"Mukiheb kölenin bir dirhem borcu kalsa bile, ona uygulanacak şeri ceza,
(normal) köleye uygulanacak had ile aynıdır."
20952. Zühri der ki:
"Mukateb, üzerinde bir dirhem borç kaldığı müddetçe köledir."
20953. Hz. Osman der ki:
"Mukateb üzerinde bir dirhem borç kaldığı müddetçe köledir."
20954. Hz. Osman der ki:
"Mukateb üzerinde bir dirhem borç kaldığı müddetçe köledir."
20955. Ata, Abdullah b.
Ubeyd b. Umeyr ve Nati: "Mukateb üzerinde bir dirhem borç kaldığı müddetçe
köledir" demişlerdir.
*
"Mukateb Anlaşma
Bedelini Ödediği Zaman Köleliğe Geri Dönüşü Yoktur" Diyenler
20956. Abdullah (b. Mes’ud):
"Mukateb köle, hürriyetinin bedelini ödediği zaman köleliğe geri dönüşü
yoktur" demiştir .
20957. Abdullah (b.
Mes'ud): "Mukateb köle, hürriyetinin bedelinin üçte birini ödediği zaman
borçludur (efendisi anlaşmayı bozamaz)" dedi.
20958. Hişam b. Urve,
babasının: "Mukateb köle, hürriyetinin bedelinin yarısını ödediği zaman
geri kalanda borçludur" dediğini nakletmiştir.
20959. Urve der ki:
Mervan, mukateb, hürriyetinin bedelinin yarısını ödediği zaman geri kalan
yarısı borçtur diye hüküm verirdi. Sonra ben bunu Abdülmelik b. Mervan'a
söylediğimde bu görüşü kabul etmedi.
20960. Hz. Ömer:
"Siz, kölelerle mukateplik anlaşması yapıyorsunuz. Eğer anlaşma yaptığınız
köleler borçlarının yarısını ödeyecek olursa anlaşmayı bozup onları tekrar köle
yapamazsınız" demiştir.
20961. Hz. Ali der ki:
"Mükateplik akdinde, ilk taksiti ödemekle azat olma işlemi devreye
girer."
20962. Hişam'ın
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), mükakebe akdinin bir kısmını ödeyip diğer
kısmını ödemekten aciz olan, ödemediği takdirde köleliğe geri döner diye şart
koşulan mukateb köle hakkında: "Mukateb yarı fiyatını ödediği zaman
(sadece) borçludur (tekrar köle edilemez)" demiştir.
20963. Muhammed b. Ziyad
der ki: "Mukateb köle, yarı fiyatını ödediği zaman (sadece) borçludur
(tekrar köle edilemez)."
20964. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Mukateb köle, fiyatın üçte birini veya dörtte birini veya
yarısını ödediği zaman köle sahipleri için köleye bir daha malik olma hakları
yoktur."
20965. Ümmü Seleme,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Siz kadınlardan birinizin
mukateb kölesi olsa, o kölenin de mukatebe bedelini ödeyecek kadar parası olsa
sahibi olan kadın, bu köleye karşı örtünsün" buyurduğunu nakletmiştir.
Tahric: Ahmed (6/289), Humeydi
(289), Ebu Davud (3924), Tirmizi (1261), Nesai (5028, 5033), İbn Mace (2520),
Taberani (23/955), İbn Hibban (4322) ve Hakim (2/219).
20966. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Mukateb köle, mukatebe bedelinin üçte birini veya dörtte birini
ödediği zaman (sadece) borçludur (tekrar köle edilemez)" denirdi.
20967. Hz. Ali:
"Mukateb kölenin anlaşma gereği ödediği miktar karşılığı azat
gerçekleşir" demiştir.
*
Ödüncün Vaktinden Önce
de istenebileceğini Söyleyenler
20968. Haris, Ubeyde ve
İbrahim dediler ki: "Verilen karz (ödünç), geri alma konusunda belirli bir
süre tayin edilmiş olsa dahi zamanından önce istenebilir."
*
Cariyesini Azat Edip
Karnındakini istisna Eden Hakkında
20969. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "Kişi, hamile bir kadını azad edecek olsa veya kadını azad edip
karnındaki çocuğu istisna etse, eğer anne karnındaki çocuğun uzuvları oluşmuşsa
bu istisna geçersizdir. Eğer uzuvlar oluşmamışsa istisna geçerlidir (doğan
çocuk annesi gibi hür olmaz)."
20970. Yunus'un
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), hamile olan cariyeyi satarken istisnayı caiz
görürdü; ama azad ederken caiz olmadığını söylerdi.
20971. Hişam'ın
bildirdiğine göre Muhammed (b. Sirin), cariyesini azat edip karnındaki çocuğu
istisna eden adam hakkında: "Eğer çocuğun uzuvları oluşmuşsa, annesi gibi
o da hür olur" demiştir.
20972. Zühri: "Bu
durumda her ikisi de hürdür" demiştir.
20973. Ata (b. Ebi
Rabah), Amir(-i Şa'bi) ve İbrahim(-i Nehai) dediler ki: "Kişi cariyeyi
azat edip karnındaki çocuğu istisna ettiği zaman eğer çocuğun uzuvları
oluşmuşsa, annesi gibi o da hür olur."
20974. Şu'be der ki:
Hakem (b. Uteybe) ile Hammad (b. Ebi Süleyman)'a aynı meseleyi sorduğumda:
"Uzuvlar oluşmuşsa çocuk hürdür" dediler.
20975. Muhammed b.
el-Faza'nın babasından bildirdiğine göre İbn Ömer, cariyesini satıp
karnındakini istisna eden adam hakkında: "Uzuvlar oluşmuşsa çocuk
hürdür" demiştir.
*
Bir Şey Üzerinde Hak
iddia Edip Delil Getiren Kişiye, Bu Şeyi Satmadığma Dair Yemin Ettirilmesi
20976. Muğire'nin
bildirdiğine göre Haris, kişinin, birindeki hayvanın kendisine ait olduğunu
iddia edip: "Bu benden kaçtı" demesi durumunda şöyle hüküm vermiştir:
"Ben şahitlerden, bu kişinin hayvanı satmadığına ve hibe etmediğine dair
şahitlik etmelerini söylemem. Ama şahitler hayvanın ona ait olduğunu ve
kaçtığını söylerse, bu kişiye, hayvanı satmadığına ve hibe etmediğine dair
Allah adına yemin ettiririm."
20977. (Kadı) Şureyh der
ki: "Şahitler hayvan bu kişinindir diye şahitlik ettikleri zaman, bu
kişiden Allah adına hayvanı satmadığına ve başkasına da sattırmadığına dair
yemin etmesini isterim."
20978. Hassan b.
Sumame'nin bildirdiğine göre Huzeyfe, gördüğü bir devenin kendisine ait
olduğunu anlayıp Müslümanların kadılarından olan bir kadıya şikayetçi oldu.
Mahkemede Huzeyfe'nin yemin etmesi istenince: "Kendisinden başka ilah
olmayan Allah adına ... " diyerek deveyi satmadığına ve hibe etmediğine
dair yemin etti.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
İki Ölçek
Karşılığında Bir Ölçek Vermek Üzere Buğday ve Arpayı Değiştirmek