|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Tıb |
Deve Sidiği - Panzehir
Deve Sidiğinin içilmesi
Meselesi
24115. Ebu Kılabe der
ki: Enes b. Malik'in bana bildirdiğine göre Ukl kabilesinden sekiz kişilik bir
grup Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelip islam üzere ona biat
ettiler. Ancak bölgenin (Medine) iklimi onlara sağlıklı gelmediği için
vücutlarında rahatsızlıklar çıkmaya başladı. Durumdan Resulullah'a (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) yakındıklarında, onlara:
"Bizim çobanın
yanında deve sürüsüyle beraber (otlağa) çıkmaz mısınız? Sidiğinden ve sütünden
içer (iyileşir)siniz" buyurunca, onlar da: "Çıkarız!'' dediler.
Sonrasında çobanla birlikte çıktılar ve develerin sidiği ile sütünden içmeye
başladılar.
Tahric: Müslim
(3/1296:10) ve Ebu Ya'la'nın (2808, 2816) Buhari (6899), Ahmed (3/186) ve İbn
Hibban (4470); değişik kanallardan da Buhari (233, 4193, 4610), Müslim (9, 11,
12, 13, 14), Nesai (3487, 3488, 3498), Ebu Davud (4364, 4368), Tirmizi (1845,
2042) ve İbn Mace (2578, 3503) rivayet etmişlerdir.
24116. İbn Tavus'un
bildirdiğine göre babası, develerin sidiğini içerek tedavi olurdu.
24117. Ebu Cafer
(el-Bakır) der ki: "Develerin sidiğiyle tedavi olmakta herhangi bir
sakınca yoktur.''
24118. Eş'as der ki:
"Hasan(-ı Basri) deve sidiğinin (tedavi amaçlı) kullanımını mekruh
görürdü."
24119. İbn Avn der ki:
Muhammed (b. Sır'i'n)'e, deve sidiğinin (tedavi amaçlı) içimi sorulduğunda:
"Bunun hakkında bir bilgim yok" derdi.
24120. Amir(-i Şa'bl)
der ki: "Cubar el-Maşrakı (bazı hastalıklara) develerin sidiğini tavsiye
ederdi. Şayet bunda bir sakınca olsaydı kendisi tavsiye etmezdi."
24121. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "(Tedavi amaçlı) deve sidiğinin burna çekilmesinde bir sakınca
yoktur."
24122. Habıbe binti
Yesar, annesinden bildiriyor: "Hz. Aişe'ye, çocuğun deve sidiğiyle
yıkanması veya bu sidiği içmesi sorulduğunda bunu kerih gördü."
24123. Tarık b. Şihab
der ki: Adamın birinin boynunda yaralar vardı. Adam deve sidiği ile dışkısını
pişirip kullanarak tedavi oldu. insanlar adama ne ile tedavi olduğunu
sorduklarında da adam söylemiyordu. İbn Mes’ud ile karşılaştığında ise İbn
Mes’ud ona: "insanlara bunu söyle" dedi.
Panzehir (Tiryak)
Kullanımı Hakkında
24124. Halid b.
Ma'dan'ın kızı Ümmü Abdillah'ın bildirdiğine göre babası, panzehir içiminde bir
sakınca görmezdi.
24125. Safvan b. Amr
es-Seksekı der ki: "Ömer b. Abdilaziz, Velid b. Hişam el-Kuraşi ile Amr b.
Kays es-Sekuni'yi Bizanslıların üzerine sefere gönderince devlet hazinesinden
onlara tiryak da verdi ve tiryak istemek üzere yanlarına gelenlere bundan
vermelerini emretti."
24126. Halid el-Hazza'
der ki: Ebu Kılabe bana tiryak'ın nasıl elde edildiğini anlatırken:
"Ayaklarında tahtadan ayakkabılar bulunan birileri yılan avına
çıkarlar" dedi ve bunların ellerinde de adını söylediği bir şeyin olduğunu
da ifade etti. Sonra şöyle dedi: "Bunlar, kanı tamamen aksın diye
yakaladıkları yılanların baş ve kuyruk tarafını keserler. Sonra kanı boşalan
yılanı kazana atıp pişirirler. işte en iyi tiryak böyle elde edilir."
24127. Halid der ki: İbn
Sirin'e panzehirden söz edince şöyle dedi: "Yırtıcı olan her hayvan bize
yasaklanmadı mı? Yılan da yırtıcı ve zehirleyicidir."
24128. İbn Sirin der ki:
"ibn Ömer emredince (bir hastaya) tiryak (yılanlardan elde edilen
panzehir) içi ri Idi; ancak içeriğinin ne olduğunu bilseydi böylesi bir emir
vermezdi."
Tiryak (Panzehir)
Kullanımını Kerih Görenler
24129. Hişam der ki:
"Muhammed (b. Sirin) tiryak kullanımını kerih gördü.''
24130. Cerir b. Hazım
der ki: Muhammed (b. Sirin)'e tiryak konusunun sorulduğunu ve kendisine:
"içine zehir de katılıyarlı dendiğini işittim. Bunun üzerine Muhammed bunu
kerih gördü.
24131. Abdullah b.
Amr'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu: "Ben tiryak içip, nazarlık taktıktan veya içimden geldiği gibi
şiir söyleyecek olduktan sonra, artık ne yaptığıma veya işlediğime aldırış
etmem. ''
Tahric: Ahmed (2/223),
Ebu Davud (3865) ve Beyhaki (9/355), başka kanallardan da yine Ahmed (2/167),
Taberani, M. el-Evsat (7955) rivayet etmişlerdir.
Hastaya Perhiz Uygulama
24132. İbn Ömer der ki:
''Sakın hastanın canı çektiği bir yemeği kendisinden alıkoymayın. Umulur ki
Yüce Allah kendisine onunla şifa verir; zira Yüce Allah onun şifasını dilediği
şeyde kılar."
24133. Ümmü'l-Münzir
el-Adeviyye anlatıyor: Yanıma Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) girdi.
Yanında Hz. Ali de vardı ve Hz. Ali hastalığından henüz iyileşiyordu.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kalkıp bizde asılı olan hurma
salkımlarından yemeye başlayınca Hz. Ali de kalkıp yemek istedi. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona: "Yavaş ol! Henüz iyileşmedin!"
diye çıkışınca Hz. Ali geri oturdu, Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
ise yemeye devam etti. Sonra onlara arpa ve pazı otundan yemek yapıp getirdim.
Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hz. Ali'ye: "Bundan
ye!" buyurdu.
Tahric: İbn Mace (3442),
müellifin isnadının aynısıyla Ahmed (6/364) ve Hakim (4/407, hadisi sahih
bulmuştur); Fuleyh kanalıyla da Ebu Davud (3852), Tirmizi (2037 sonrası, hadis
için" ceyyid ğarib" demiştir) ve Ahmed (6/363, 364) rivayet
etmişlerdir.
24134. Ebu Cafer
(el-Bakır) anlatıyor: Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir tabak
hurma hediye edildi. O sıralar da Hz. Ali'nin ateşi vardı. Peygamberimiz
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir hurma alıp Hz. Ali'ye verdi. Sonra bir tane
daha verdi. Bu şekilde ona yedi tane hurma verdikten sonra vermeyi keserek:
"Bu kadarı sana yeter" buyurdu.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Yüksek Ateşli
(Hummalı) Olana Su Serpmek