m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Tıb

 

Bal ve Mantar

 

Bal Hakkında Söylenenler

 

24154. Ebu Said el-Hudri anlatıyor: Adamın biri Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geldi ve: "Ya Resulallah! Kardeşim ishal oldu" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ''Ona bal içir!" buyurdu. Adam kardeşine bal içirdi. Sonra bir daha geldi ve: "Ya Resulallah! Ona bal içirdim, ancak ishalini arttırmaktan başka bir işe yaramadı" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yine: "Ona bal içir" buyurdu. Adam yine gidip kardeşine bal içirdi. Sonra yine geldi ve: "Ya Resulallah! içirdim; ancak yine ishalini arttırmaktan başka bir şey yapmadı" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) adama yine: "Ona bal içir" buyurdu. Adam sanırım üçüncü veya dördüncü defasında gelip: "Kardeşim iyileşti" dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Yüce Allah (bal içirin, diyerek) doğruyu söylemiştir, ancak burada yalancı olan kardeşinin karnıdır" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (3/19) ve Ebu Ya'la (1256,1261); Katade kanalıyla da Buhari (5684), Müslim (4/1736:91), Tirmizi (2082), Nesai (6705, 7560, 7561) ve yine Ahmed (3/92) rivayet etmişlerdir. 24158. hadise de bakınız.

 

 

 

24155. Hz. Ali der ki: "Birinizin bir rahatsızlığı olduğunda hanımından, kendisine verdiği mehirden üç dirhem istesin. Bu üç dirhemle bal alıp yağmur suyuna karıştırsın ve içsin. Zira Yüce Allah, gönül hoşnutluğunu, mübarek olan suyu ve şifayı bir araya getirir."

 

Tahric: İbn Hibban (5/559) onu güvenilir bulmuş, İbn Sa'd da, Tabakat (6/270) onu zikretmiştir. Hz. Ali burada üç ayete işaret etmektedir ki bunlar Kaf Sur. 9, Nisa Sur. 4 ve Nahl Sur. 69 ayetleridir. Hadis, İbn Hacer, Feth 10/170 (5716), Kenzu'l-Ummal (28492) ve İbn Nasıriddin, Tavd'ihu'lMüştebeh'te (9/239) yer almıştır.

 

 

 

24156. Rabi' b. Huseym der ki: "Bana göre lağusa olan kadın için hurma, hasta olan için ise baldan başka bir ilaç yoktur.''

 

24157. Abdullah (b. Mes'ud) der ki: "Şifalı olan şu iki şeyden geri durmayın: Biri Kur'an, diğeri de baldır."

 

Tahric: İbn Mace (3452), Hakim (4/200, hadisi Buhari ile Müslim'in şartlarına göre sahih bulmuş, Zehebi de muvafakat etmiştir) ve Beyhaki (9/344) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

24158. İbn Cüreyc der ki: Adamın biri Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geldi ve kardeşinin karın ağrısı çektiğini söyledi. Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) adama: "Ona bal içir" buyurdu. Daha sonra adam geri geldi ve sanki balın bir işe yaramadığını söyler gibi oldu. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Kardeşinin karnı yalan söylemiş Kur'an ise (bal konusunda) doğruyu söylemiştir! Ona bal içir!" buyurdu.

 

24159. ibrahim(-i Nehai) der ki: "Onlar (Sahabe ve Tabiun) lağusa kadının hurma yemesini iyi görürlerdi."

 

24160. Amr b. Meymun der ki: "Loğusa kadın için hurmadan başka iyi bir ilaç yoktur; zira Yüce Allah hurmayı Hz. Meryem'e bir mık kılmıştı."

 

 

 

Mantar Hakkında

 

24161. Said b. Zeyd, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Mantar, Yüce Allah'ın lutüflarından (semavi gıdanlardan)dır ve göz ağrıları için şifalıdır."

 

Tahric: Ahmed (1/187), başka kanallardan da Buhari (4478, 4639, 5708), Müslim (3/1619: 157, 158, 159), Tirmizi (2067), Nesai (6667,7563,7564, 7565) ve İbn Mace (3454) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

24162. Ebu Said el-Hudri' der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) elinde bir mantarla yanımıza çıktı ve şöyle buyurdu: "Bunlar Yüce Allah'ın lutüflarındandır ve göz ağrıları için şifalıdır.''

 

Tahric: Nesai (6678), İbn Hibban (6074) ve Ebu Ya'la (1343, 1348), değişik kanallardan da yine Nesai (6676,6677), İbn Mace (3453) ve Ahmed (3/48) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

24163. Ebu Hureyre, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğu nu nakleder: "Mantar, Yüce Allah'ın lutüflarındandır ve göz ağrıları için şifalıdır.''

 

Tahric: Darimi (2840), değişik kanallardan da Ahmed (2/356, 357, 421,490,511), Tirmizi (2068, "hasen"), Nesai (6671,6672) ve İbn Mace (3455) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

24164. Amir(-i Şa'bl), Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Mantar, Yüce Allah'ın lutüflarındandır ve suyu göz ağrıları için şifalıdır."

 

24165. Said b. Zeyd, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Mantar, Yüce Allah'ın lutüflarındandır ve suyu göz ağrıları için şifalıdır.''

 

Tahric: Humeydi (81), Ahmed (1/187), Buhari (4478), İbn Ebi Asım (227) ve Ebu Ya'la (961, 965) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

Hayvanın Yarasına Domuz Kılının Konulması

 

24166. Şu'be, Vasıt ahalisinden bir ihtiyardan bildiriyor: "Ebu iyad'a, hayvanın yarasına domuz kılınının konmasını sorduğumda bunu kerih gördü."

 

 

 

Akika Kurbanı Kanının Başa Sürülmesi

 

24167. Hişam der ki: "Hasan(-ı Basri) ile Muhammed (b. Sirin), akika kurbanının kanından çocuğun başına sürülmesini mekruh görürlerdi. Hasan: "Bu (kan) pistir" derdi.

 

 

 

Kurdun Ödüyle Tedavi Olma

 

24168. Salim der ki: "Said b. Cübeyr, kurdun ödüyle tedaviyi mekruh gördü."

 

 

 

Basurun Kesilmesi

 

24169. Beşir b. Ukbe en-Nad der ki: "Muhammed (b. Sirin)'e basurun kesilip alınmasını sorduğumda bunu kerih gördü ve: "Kesmek yerine üzerine sirke yağı sür" dedi.

 

 

 

Tedavi için Hayvanın Rahmine Kolun Sokulması

 

24170. İbn Avn der ki: Muhammed (b. Sirin)'e: "Adamın, (tedavi için) devenin rahmine kolunu sokması hakkında ne dersin?" diye sorduğumda: "Ben bunu çirkin bir şeyolarak görüyorum" dedi.

 

24171. Amr der ki: "Hasan(-ı Basri) de böyle bir şeyi kerih görürdü."

 

 

 

Kunduz Yağı

 

24172. Haris (el-U kıT) der ki: "Şayet kunduz öldürülerek elde edilmişse (tedavide) kullanılmasında bir sakınca yoktur."

 

24173. Hişam der ki: Muhammed (b. Sirin)'e, tedavide kunduz yağının kullanılması sorulduğunda: "Şayet kunduz öldürülerek elde edilmişse kullanılmasında bir sakınca yoktur" dedi. Ayrıca o, ölü olarak bulunmuş kunduzun yağının kullanılmasını kerih görürdü .

 

 

 

Tedavi Amaçlı Köpek Etinin Kullanımı

 

24174. Davud der ki: Şa'bi'ye köpek etiyle tedavi olan bir adamın durumu sorulduğunda: "Şayet onunla tedavi olmuşsa Allah ona şifa vermesin!" karşılığını verdi.

 

24175. Ebu Ma'şer'in bildirdiğine göre İbrahim(-i Nehai)'ye bir defasında rib'i hummasına yakalanınca ilaç olarak tilki ciğeri yemesini tavsiye ettiler; ancak yemeyi kabul etmedi.

 

 

 

Rib'i Humması (Dört Günde Bir Tutan Sıtma) ve Tedavisi için Öneri

 

24176. Hz. Aişe der ki: "Kişi rib'i hummasına yakalanınca bir kabın dörtte üçünü yağ, kalan dörttebirini de süt ile doldursun (karıştırdıktan) sonra da onu içsin."

 

 

 

Kurbağa Etiyle Tedavi

 

24177. Abdurrahman b. Osman der ki: "Tabibin biri Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanında içine kurbağa da karıştırılan bir ilaçtan bahsedince, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kurbağanın öldürülmesini yasakladı."

 

Tahric: Ahmed (3/453, 499); İbn Ebi Zi'b kanalıyla da Ebu Davud (3867,5227), Nesai (4867), Darimi (1998) ve Hakim (1997, hadisi sahih bulmuş, Zehebi de muvafakat etmiştir) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

24178. Abdullah b. Amr (b. el-As) der ki: "Kurbağaları öldürmeyin. Zira onun duyduğunuz vıraklaması, aslında tesbihidir.''

 

Tahric: Beyhaki (9/318) rivayet etmiştir.

 

 

 

Tilki Etiyle Tedavi

 

24179. Hasan(-ı Basri) der ki: "Tilki yırtıcı hayvanlardan biridir."

 

 

 

Kişinin Tedavi Amaçlı Kendi Kanından içmesi

 

24180. İbn Cüreyc der ki: Ata (b. Ebi Rabah)'a, ciğerinden rahatsız olduğu için kendisine, ciğerine bir kesik atması ve kanından içmesi tavsiye edilen bir adamın durumu sorulduğunda: "Zorunluluktan olduğu için içmesinde bir sakınca yoktur" dedi. Kendisine: "Ama kan haram değil midir?" diye sorduğumda, bana: "Bu zorunluluktan dolayıdır" dedi.

 

24181. Ebu Cafer (el-Bakır) der ki: "Kişi (tedavi için) haram olan bir şeyi kullanmak zorunda kaldığında haram olan bu şey kendisine helal olur."

 

 

 

Karnında çocuğu Olan Bir Kadının Ölmesi Durumunda Ne Yapılır?

 

24182. İbn Cüreyc der ki: "Ata (b. Ebi Rabah)'a, karnında çocuğu varken ölen kadının, kocasının elini rahme sokarak çocuğu çıkarması konusu sorulduğunda bunu kerih gördü."

 

24183. Hişam der ki: "Hasan(-ı Basri), tedavi işe yaramadığı ve ilaçla çocuğu dışarı çıkaramadıkları taktirde adamın çocuğu kadının rahminden almasında bir sakınca görmezdi."

 

24184. Muğire der ki: Ümmü Sinan: "Şayet ben ölürsem karnımı yar(ıp çocuğu çıkar)ın; zira içindeki Gatafan kabilesinin efendisidir" dedi. Öldüğünde de karnını yarıp Sinan'ı çıkardılar.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Güneş'ten Hoşlanmayıp Onun Bir Hastalık Olduğunu Söyleyenler