|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
İçecekler |
Şıra / Nebiz Türleri
Ve Kapları
Kuru Üzüm Suyu ve Üzümün
Şırası
24307. Abdullah (b.
Mes'ud) "Üzümün şırası içkidir" dedi.
24308. Abdullah b.
el-Velid bildiriyor: "Meymune binti Abdirrahman b. Ma'kil'in bana
bildirdiğine göre babasına kuru üzüm suyundan yapılan şıra sorulduğunda onu
mekruh görmüştür."
24309. Said b. Cübeyr:
"Üzerinde su çekilen bir eşek olmam, benim için eskitilmiş kuru üzüm suyu
içmemden daha sevimlidir" dedi.
24310. Cabir bildiriyor:
"Ebu Cafer, Amir(-i Şa'bi) ve Ata (b. Ebi Rabah) üzüm şırasını mekruh
gördüler."
24311. Said b. Cübeyr
bildiriyor: İbn Ömer'e kuru üzüm suyu sorulduğunda: "içkidir ve ondan uzak
durun!" dedi.
24312. Said b. Cübeyr:
"Üzerinde su çekilen bir eşek olmam, benim için eskitilmiş kuru üzüm suyu
içme md en daha hoş gelir" dedi.
24313. Said b. Cübeyr
der ki: "Henüz keskin bir tatlılığı olduktan sonra kuru üzüm suyunu
içerim."
24314. İbn Abbas der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) için kuru üzüm su içinde bekletilir ve
bekletildiği gün, öbür gün ve ertesi gün de ondan içerdi. Üçüncü günün akşamı
olduğunda emrederdi; ya suyu değiştirilir ya da dökülürdü.
Tahric: Müslim (3/1589:
81), müellifin isnadının aynısıyla Ahmed (1/224) ve Ebu Davud (3706), Ebu Amr
kanalıyla da Müslim (79), Nesai (5247, 5248), İbn Mace (3399) ve İbn Hibban
(5384, 5386) rivayet etmişlerdir.
24315. Abdulvahid b.
Safvan, babasından, o da annesinden bildiriyor: Hz. Osman'a kuru üzümü sabah
suyun içinde ıslatırdım; akşam da onu içerdi veya akşam ıslatır sabah da onu
içerdi. Osman bana: "içine hurma koruğu koymuyorsun değil mi?" diye
sorunca ben: "Bazen koyuyorum" karşılığını verdim. O da: "Bir daha
koyma I" dedi.
24316. Musa b. Tarıf,
babasından bildiriyor: "Hz. Ali'nin şırası kuru üzümden, beyaz testi
içinde yapılırdı ve ondan içerdi."
24317. Abdulmelik b.
Nafi' bildiriyor: İbn Ömer'e: "Ben şıramı kuru üzümden kuruyorum; ancak
arkadaşlarımdan bazıları geldiğinde içine hurma atıp onu bozuyorlar. Bu konuda
ne dersin?" dediğimde: "Bir sakıncası yok" karşılığını verdi.
24318. Said b.
Abdirrahman der ki: ikrime üzüm şırası hakkında: "Hem üst tarafı
(köpüklüsü) hem de alt tarafı (tortulusu) haramdı" dedi.
24319. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Meyvelerden elde edilen şırada (kaynatılmamışsa) bir sakınca
yoktur."
24320. Suleyk b. Mishal
bildiriyor: Hz. Ömer, hac veya umre için yola çıktı. Bir su başında
konaklayınca sofra hazırlanmasını istedi. Kendi ve diğerleri yemeklerini
yedikten sonra içecek bir şeyler istedi. Kendisine bir tas şıra getirildi.
Ömer: "Onu Abdurrahman b. Avf'a verin" dedi. Ancak Abdurrahman onu
kokladıktan sonra içmedi ve yanında bulunan Said b. Ebi Vakkas'a verdi. Said da
onu koklayınca içmekten vazgeçti. Ömer: "Tası bana verin" dedi. Alıp
kokladıktan sonra, kölesine: "Ey Aclan! Bu da ne?" diye sordu. Aclan:
"Ey müminlerin emiri! Kuru üzümü bir tuluma koyup bineğin üzerine koydum
ve üzerine de su döktüm" karşılığını verince, Ömer: "Dediğini
doğrulayacak iki şahit getir!'' dedi. Aclan'ın getirdiği iki şahit dediğinin
doğruluğuna şahitlik edince de Ömer ona: "Evladım! Tulumunu yıka ki suyunu
içebilelim. Bil ki tulum, içindeki şırayı şarhoş edecek duruma getirir'' dedi.
24321. Mansur b. Hayyan
bildiriyor: Adamın biri Said b. Cübeyr'e: "Kuru üzümün tozunu almak için
yıkayıp bir çömlek veya testinin içine koyuyoruz. Kışın iki ay, yazın ise
bundan daha kısa bir süre o kabın içinde bekletiyoruz. Bu konuda ne dersin?''
diye sorunca, Said: "Bu içkidir ve ondan uzak durun!" karşılığını
verdi.
*
Kaynatılmış Meyve
Suyunun içilmesi ni Kerih Görenler
24322. Katade, Said b.
el-Müseyyeb'den, Hammad da İbrahim(-i Nehai)'den bildiriyor:
"Kaynatılmadıktan sonra meyve sularının içiminde bir sakınca yoktur."
Said: "Şayet kaynatılırsa içki olur ve ondan uzak dur'' derken, ibrahim
de: "Kaynatılırsa içme!'' demiştir.
24323. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Kaynatılmışsa onu içme!"
24324. Yezid b. Abdillah
b. Kusayt bildiriyor: "Said b. el-Müseyyeb üzerinde köpük olmadığı
müddetçe meyve suyunun içilmesinde bir sakınca görmezdi. Ancak köpüğü çıkmışsa
bundan alıkoyar ve: "içkinin köpüğü olur" derdi.
24325. Husayf
bildiriyor: Said (b. Cübeyr)'e meyve suyunu sorduğumda: "Bir günlük ise
içebilirsin" dedi.
24326. ikrime der ki:
"Kaynatılmış olmadığı sürece meyve suyunu içerim."
24327. Eymen b. Sabit
der ki: İbn Abbas'ın yanında oturmuşken adamın biri gelip ona meyve suyunu
sordu. İbn Abbas da: "Taze (yeni yapılmış) olduktan sonra içebilirsin"
dedi.
24328. Şa’bi der ki:
"Kaynatılmamış olduktan sonra meyve suyunu üç gün boyunca içmekte bir
sakınca yoktur."
24329. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Kaynatılmamış olduktan sonra meyvesuyunu üç gün boyunca
içebilirsin."
24330. Hişam b. Aiz der
ki: İbrahim(-i Nehai)'ye meyve suyunu sorduğumda: "(Tadı ve rengi)
değişmiş olmadıktan sonra içebilirsin" dedi.
24331. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Kaynatılmamış olduktan sonra içilmesinde ve satılmasında bir
sakınca yoktur."
24332. Cabir bildiriyor:
Amir(-i Şa’bi), Ebu Cafer (el-Bakır) ve Ata (b. Ebi Rabah):
"Meyve suyunu (en
fazla) bir günlük ise içebilirsin" dediler.
24333. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Meyve suyunu (tadı ve rengi) değişmiş olmadıktan sonra
içebilirsin."
24334. Abdullah b. Murra
bildiriyor: İbn Ömer'e meyve suyu sorulduğunda:
"Şeytanı onu ele
geçirmedikten sonra içebilirsin" dedi. Kendisine: "Peki şeytanı onu
kaç günden sonra ele geçirir?" diye sorduklarında ise: "Üç günden
sonra" dedi.
24335. Beşir b. Ukbe der
ki: İbn Sirin'e üzüm suyunu sorduğumda şöyle dedi: ''Sıkıldığl gün içilmesi
gereken bir içecektir ki aynı gün içinde onu iç. Zira alınıp başka bir kap
kacağın içine konulmasını kerih görüyorum. Üzüm suyunu, elde edildiği gün
içmeye dikkat edin. En lezzetlisi, günlük sıkılanı olduğu için sen de öyle
iç."
*
Şıra (Nebiz) içmeye
Ruhsat Verenler ve içenler
24336. Cabir bildiriyor:
Bizler, Peygamberimizle (Sallallahu aleyhi ve Sellem) beraberken içecek bir
şeyler istedik. Adamın biri: ''Sana şıra getireyim mi?" diye sorunca,
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Olur!" karşılığını verdi.
Bunun üzerine adam aceleyle gitti ve bir tas şıra getirdi. Resulullah da
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona: "Üzerine bir değnek dahi olsa koyup
(kapalı beldetip) ekşitseydin ya" buyurdu.
Tahric: Müslim (3/1593:
94), müellifin isnadının aynısıyla Ahmed (3/313,314) ve Ebu Davud (3727), A'meş
kanalıyla da Buhari (5605,5606) ve Müslim (95) rivayet etmişlerdir. 24700.
hadise bakınız.
24337. İbn Abbas
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sakilerin yanına geldi ve:
IfŞundan bana da verin içeyim" buyurdu. Abbas: Ifiçmen için evlerimizde
yaptığımızdan getirelim mi?" diye sorunca, Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) "Hayır! Bana da herkesin içtiği şeyden verin" buyurdu.
Bunun üzerine bir tas şıra getirdiler. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
tadına bakınca yüzünü ekşitti ve: "Su getirin!" buyurdu. Getirilen
suyu şıranın üzerine döktü ve Abbas'a iki veya üç defa: "Üzerine su
ekle!" buyurdu. Sonra şöyle devam etti: "Böylesi bir şeyle
karşılaşırsanız bu şekilde yaparsınız!"
Tahric: Beyhaki (8/304,
305) rivayet etmiştir.
24338. İbn Ömer
bildiriyor: Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanındayken içinde
içecek olan bir tas getirdiler. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) tası
yaklaştırdı, sonra da geri çekti. Orada oturanlar: "Ya Resulallah! Bu
haram mı ki?" diye sorduklarında: "Bunu geri götürün!" buyurdu.
Bunun üzerine tası geri götürdüler. Sonra Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) SU istedi ve getirilen suyu tastaki içeceğin üzerine döktü (sulandırıp)
öyle içti. Sonra da şöyle buyurdu: "İçeceklerinize bakın şayet sarhoş
edecek bir keskinliğe ulaşmışsa keskinliğini su ile giderin.''
Tahric: Nesai (5204,
5205), Tahavi, Şerh Meani'l-Asar (4/219), Darakutni (4/262: 83) ve Beyhaki
(8/305) rivayet etmişlerdir. 24359. hadise bakınız.
24339. Ebu Mes'ud
bildiriyor: Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Kabe'nin etrafında
tavaf ederken susadı ve su istedi. Bunun üzerine sakiler ona içecek olarak şıra
getirdiler. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) getirilen şırayı önce bir
kokladı, sonra da yüzünü ekşitti ve: "Bana bir kap su getirin"
buyurdu. Getirilen suyu şıraya ekledi ve öyle içti. Adamın biri: "Ya
Resulallah! Şıra haram mı ki?" diye sorunca, Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) "Hayır!" karşılığını verdi.
Tahric: Nesai (5212),
Tahavi, Şerh Meani'l-Asar (4/219), Taberani (17/675), Darakutni (4/263: 84, 85)
ve Beyhaki (8/304) rivayet etmişlerdir.
24340. Cabir bildiriyor:
"Peygamberimize (Sallallahu aleyhi ve Sellem) tulum içinde şıra yapılırdı.
Tulum olmadığı zamanlarda ise tevr denilen kapta şıra yapılırdı." Ravi
Eş'as der ki: "Tevr, ağaç kabuğundan yapılan kaptır."
Tahric: Ahmed (3/304, 326,
384), Müslim (3/1584: 61 öncesi), Ebu Davud (3695), Nesai (5123,5157,5158), İbn
Mace (3400) ve İbn Hibban (5387, 5396) rivayet etmişlerdir.
24341. Zazan bildiriyor:
İbn Ömer'e şıra konusunu sordum ve: "Biz sizden farklı bir dili
konuşuyoruz. Şıra konusunu bize kendi dilimizle açıklasana" dedim. İbn
Ömer şöyle karşılık verdi: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
testi, su kabağı, içi ziftlenmiş kap ile hurma kütüğünden yapılmış kaplar
içindeki şırayı yasakladı ve su tulumunda şıra yapılmasını emir buyurdu."
Tahric: Ahmed (2/56),
Müslim (3/1583: 57), Tirmizi (1868, "hasen sahih") ve Nesai (5155)
rivayet etmişlerdir.
24342. Süleyman
et-Teymi, Umeyne'den bildiriyor: Hz. Aişe'nin şöyle dediğini işittim:
"Biriniz kestiği kurbandan her yıl bir su tulumu yapamıyor mu? Zira
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) testi ile içi ziftlenmiş kaplar içinde
şıra yapımını yasakladı." (Ravi Yezid b. Harun) der ki: "Hz. Aişe
birkaç kap daha saydı ancak Teymı bunları unuttu.''
24343. Simak, adamın
birinden bildiriyor: Kendisi şıra konusunu Hz. Hasan b. Ali'ye sormuş, Hasan da
ona: "içebilirsin; ancak ne zaman sarhoş olmaktan korkarsan o zaman içmeyi
bırakırsın" demiştir.
24344. İbn Avn
bildiriyor: Muhammed (b. Sirin)'e su tulumu içinde konulup ağzı kapatılan ve
asılan şırayı sorduğumda: "Bir sakıncası olduğunu bilmiyorum" dedi.
24345. Ebu Nadra'nın
yeğeni Velid b. Amr bildiriyor: Kendisi Hasan'a cuffdenilen kapta yapılan
şıranın hükmünü sordu. Hasan: "Cuffda ne?" diye sorunca, Velid:
"Üç ayaklı, hem üstten hem de alttan kapakları olan bir su kabıdır"
dedi. Bunun üzerine Hasan da: "Bir sakıncası yoktur" karşılığını
verdi.
24346. Hz. Ömer der ki:
"Bizler bu keskin içeceği, yediğimiz deve etleri hazmedilsin ve bir zarar
vermesin diye içiyoruz. Her kim bunu içeceği zaman içine bir kuşku düşerse
suyla karıştırıp öyle içsin."
24347. Utbe b. Ferkad
bildiriyor: Hz. Ömer'in yanına geldiğimde büyük bir bardak şıra istedi. Ancak
gelen şıra ekşimeye yüz tutmuştu. Getirilince de bana: "iç!" dedi.
Bardağı alıp içtim ki az daha bitiriyordum. Ömer bardağı alıp kalanı içtikten
sonra da bana şöyle dedi: "Ey Utbe! Bizler bu keskin içeceği, yediğimiz
deve etleri hazmolsun ve bir zarar vermesin diye içiyoruz."
24348. Hemmam
bildiriyor: Hz. Ömer'e, Taif üzümünden yapılmış kuru üzüm şırası getirildi.
Ömer onu tadınca yüzünü ekşitti ve: "raif kuru üzümünün şırası çok sert
oluyor" dedi. Sonra su istedi ve şıranın üzerine döküp öyle içti. Sonra da
bana: "Şayet şıra size çok sert gelirse içine su katıp için" dedi.
24349. Said b.
el-Müseyyeb bildiriyor: "Sakıf kabilesinden bir topluluk Mekke
yakınlarında bulunan Ömer b. el-Hattab'la karşılaştı. Ömer, onlarda bulunan
şıradan istetince bir kap şıra getirdiler. Getirilen şırayı ağzına
yaklaştırdıktan sonra da su istedi. Getirilen sudan iki veya üç defa şıraya
döktükten sonra da: "Keskinliğini su ile giderin" dedi.
24350. Hz. Ömer der ki:
"Ben çokça kabızlık çeken bir adamım. Şu sevikten içiyorum; ama bir
faydası dokunmuyor. Şu sütten içiyorum, yine bir faydası dokunmuyor. Ancak şu
şırayı içince müshil görevi yapıp karnım boşalıyor."
24351. Süveyd b. Gafele
der ki: "Ebu'd-Derda ve Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
(diğer) ashabıyla birlikte Şam'da büyük küplerden şıra içerdim."
24352. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: "Öyle topluluklar olur ki kendileri için helal olan
meşrubatları, zamanla (ekşiyip şaraplaşarak) harama dönüşüL"
24353. Amr b. Meymun
bildiriyor: Hz. Ömer suikasta uğrayıp yaralandığında yanına tabib geldi ve:
"En çok hangi içeceği seversin?" diye sordu. Ömer: "Şırayı"
karşılığını verdi.
24354. Ebu Hasın
bildiriyor: "Zir b. Hubeyş'in, küplerden şıra içtiğini gördüm."
24355. Hz. Aişe der ki:
"Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şıra yapardım ve bir avuç kuru
üzümü alıp şıranın içine atardım."
Tahric: İbn Mace (3398)
rivayet etmişlerdir. 24403. hadise bakınız.
24356. Amir(-i Şa’bi)
der ki: "Düğünde dağıtılan şıradan için; ancak şarhoş olacak kadar
içmeyin."
24357. İbn Ebi Leyla der
ki: "Şahadat ederim ki Bedir savaşına katılanlar, düğünde dağıtılan
şıradan içerlerdi."
24358. Ebu Zer der ki:
"Günde bir sürahi su veya şıra veya süt içmem benim için yeterli geliyor.
Haftalık da bir kafiz buğday bana yetiyor."
24359. Abdulmelik der
ki: İbn Ömer'e çok keskin olan şırayı sorduğumda şöyle dedi: Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) Mekke'de bir mecliste oturdu. Bir adam da gelip
hemen yanıbaşında oturdu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) adamdan çok
keskin bir kokunun geldiğini fark etti. Adama: "Ne içtin?" diye
sorunca, adam: "Şıra" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
adama: "Ondan bana da getir" buyurunca, adam getirdi. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) su istedi, getirilen sudan şıra'nın üzerine kattı
ve içti. Sonra da şöyle buyurdu: "Şayet böylesi içecekleriniz çok keskin
olursa bu keskinliğini suyla yumuşatın."
24360. A'meş, Ebu
ishak'tan bildiriyor: Bir yemek yaptım ve Abdullah (b.
Mes'ud)'un
öğrencilerinden Amr b. Şurahbıl, Abdullah b. Zi'b, Umara, Murra elHemdanıve Amr
b. Meymun'u davet ettim. Onlara şıra ile tila ikram ettim ve içtiler."
A'meş der ki: Ebu ishak'a: "Peki içinden içtikleri küpleri görüyorlar
mıydı?" diye sorduğumda: "Evet! içinden alınırken onlar da küplere
bakıyorlardı" dedi.
24361. Cafer'in, babası
Muhammed el-Bakır'dan bildirdiğine göre o, şıra içerdi.
Sabah kurduğu şırayı
akşam vakti içerdi.
24362. Yusuf der ki:
"Hasan(-ı Basri) bir düğüne davet edildiği zaman düğün sahiplerinin
şırasından içerdi."
24363. A'meş, Ebu
ishak'tan bildiriyor: "Evlendiğimde Hz. Ali'nin öğrencilerinden Umara b.
Abd, Hubeyre b. Yerım ve Haris el-A'ver'i; Abdullah (b. Mes'ud)'un
öğrencilerinden Alkame b. Kays, Abdurrahman b. Yezid ve Abdullah b. Zi'b'i
davet ettim. Onlar için küplerde şıra kurmuştum ve ondan içtiler."
A'meş ekledi: Ebu
ishak'a: "Küpleri görüyorlar mıydı?" diye sorduğumda: "Evet!
Küplere
bakıyorlardı" dedi.
24364. Ebu Cafer
(el-Bakır) der ki: "Şıra, helal olan bir içecektir."
24365. Süfyan el-Attar
der ki: Adamın biri Mahan en-Nehai'ye: "Ey Ebu Salim! Şıra hakkında ne
dersin?" diye sorunca, Mahan şöyle karşılık verdi: "Şıra hakkında
derim ki: Yüce Allah'ın helal kıldığını haram kılan kişi, Yüce Allah'ın haram
kıldığı şeyi helal kılan kişi gibidir."
24366. Ebu'l-Ala der ki:
Nihai olarak Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) içecekler konusundaki
hükmü şudur: "Sizleri rezil bir duruma düşürecek ve mallarınızı heba
edecek içeceklerden içmeyin."
Tahric: Abdurrezzak
(17012) rivayet etmiştir. 24404. hadise bakınız.
24367. Asım bildiriyor:
"Muhammed (b. Sirin) hep ağzı kapalı olan tulumlarda şıra yapardı."
24368. Kays b. Talk,
babası Talk b. Ali'den bildiriyor: Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) yanında oturuyarken Abdulkays kabilesinin heyeti geldi. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlara: "Benziniz sararmış, karnınız şişmiş
ve damarlarınız çıkmış, neyiniz var?" diye sorunca, onlar: "Efendimiz
sana gelip sağlığımız için yararı olan bir içeceği sana sormuş. Sen de bu
içeceği ona yasaklamışsın. Oysa biz humması çok olan bir bölgede
yaşıyoruz" dediler. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
"Sizin sağlığınıza iyi gelecek şeyleri içebilirsiniz" buyurdu.
24369. İbrahim(-i Nehai)
der ki; "Tatlı olduktan sonra şırada bir hayır yoktur."
24370. Said b. Mesruk
bildiriyor: Adamın biri bizi bir yemeğe davet etti. Adam bir içecek getirdi ve
orada bulunanların hepsi içti, ben ise içmedim. Bunun üzerine Bekr b. Ma'iz
bana öyle bir bakış fırlattı ki bana kini var zannettim.
24371. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Müslüman kardeşinin yanına girdiğin zaman içeceğinin
nasılolduğunu sor. Şayet su tulumu içinde yapılan bir şıraysa iç."
24372. Huzeyl b.
Şurahbil bildiriyor: Ömer b. el-Hattab, Sakıf kabilesine uğradı ve onlardan
içecek bir şeyler istedi. Bunun üzerine birbirlerine: "Şıranızı
saklayın!" dediler ve içmek için ona su verdiler. Ömer: "Ey
Sakifliler! Bana şıranızdan içirin!" deyince ona şıra getirdiler. Ömer
kölesine, şıranın içine su dökmesini söyledi ve biraz sonra "yeter"
anlamında elini tuttu. Sonrasında onlara dönüp: "Ey Sakifliler! Sizler bu
keskin olan şıradan içiyorsunuz. Her kim içtiği şeyin keskinliğinden dolayı bir
kuşkuya düşerse bu keskinliğini su ile yumuşatsın!" dedi.
*
Yeşil Testiler içindeki
Şıraya Ruhsat Verenler
24373. Esved (b. Yezid)
der ki: "Abdullah (b. Mes’ud)'a yeşil testiler içinde şıra
yapılırdı."
24374. Mücalid b. Ebi
Raşid bildiriyor: Amr b. Hureys bir iş için Abdullah (b.
Mes’ud)'un yanına girdi.
Abdullah yanındaki cariyeye: "Ey cariye! Bizlere şıra getir" deyince,
cariye yeşil testiden onlara şıra getirdi.
24375. Halid b. Said,
Ebu Mes’ud el-Ensari'ye ait bir ümmü veledin şöyle dediğini nakleder: "Ebu
Mes’ud'a yeşil testiler içinde şıra kurardım."
24376. Ebu'l-Haris
et-Tey mı, Ümmü Ma'bed'in şöyle dediğini nakleder: "Evladım!
Yüce Allah'ın helal
kıldığını haram kılan kişi, Yüce Allah'ın haram kıldığını helal kılan kişi
gibidir. Ben Karaza b. Ka'b'a şıra kurardım ki Yüce Allah Karaza'ya pek çok
nimetler ihsan etmiş ve varlıklı biri kılmıştır. Karaza da bu kurduğum şıradan
Muhammed'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabına içirirdi. Ancak içlerinden
Muaz b. Cebel ve Zeyd b. Erkam, ziftlenmiş kap ile yeşil testiler içinde
yapılmış olan şıradan çekinir uzak dururdu."
24377. Hasan b. Hakım,
annesinden bildiriyor: “Ebu Berze, ailesinin testilerde şıra kurduklarını görür
ve onları bundan alıkoymazdı."
24378. Müslim der ki:
"ibn Ebi Evfa, yeşil testilerde yapılan şıradan içerdi."
24379. Ümmü der ki:
"Hz. Ali'ye, yeşil testilerde şıra kurardım."
24380. Ebu Miclez
bildiriyor: Kays b. Ubad, Kur'an hafızı olan bir grup insana ziyafetverdi ve
ardından da şıra ikram etti. Sonra onlara: "Size hangi şıradan içirdiğimi
biliyor musunuz?" diye sordu. Onlar: "Evet! Bize şıra içirdin"
karşılığını verdiler. Kays ise: "Hayır! Size testi içinde kurulmuş şıradan
içirdim" dedi. Daha sonra Ma'kil b. Yesar'ın yanına gitti ve: "Şıran
hangi kapta kuruluyor?" diye sordu. Ma'kil cariyeye seslendi, o da yeşil
bir testi getirdi. Sonra Kays'a: "Şıram işte bunda kuruluyor" dedi.
24381. Sa'lebe der ki:
Enes b. Malik'in yanına girdim. Yanında yemek yedikten sonra içinde şıra olan
yeşil bir testi getirtti ve bize içirdi.
24382. Hemmam
bildiriyor: "Abdullah (b. Mes’ud) için şıra, yeşil testilerde kurulur öyle
içerdi. Usame b. Zeyd için de şıra, yeşil testilerde kurulur ve o da öyle
içerdi."
24383. Hasan b. Amr,
Şakık'ten bildiriyor: "ibn Mes’ud için şıra yeşil testilerde
kurulurdu." Ravi der ki: "Şakık de şırasını yeşil testilerden
içerdi."
24384. İbrahim(-i Nehai)
bildiriyor: "Abdullah (b. Mes'ud), Ebu Mes'ud ve Usame testilerde yapılan
şıradan içerlerdi."
24385. Yezid b. Ebi
Ziyad bildiriyor: "Abdurrahman b. Ebi Leyla'nın, kaynaması bitip dindikten
sonra yeşil testilere konulan şıradan içtiğini gördüm."
24386. Ebu Ferve der ki:
"Abdurrahman b. Ebi Leyla yeşil testilerde yapılan şıradan bana içirdi.
içinde testinin dibindeki tortudan da vardı. Ben de ona aynısından
içirdim."
24387. Said b. Cübeyr
bildiriyor: "Abdullah (b. Abbas) yeşil testilerde yapılan şıradan
içerdi."
24388. Ebu ishak
bildiriyor: "Amr b. Şurahbıl şırayı küplerde ve yeşil testilerde
yapardı."
24389. Ebu ishak
bildiriyor: "ibnu'I-Hanefiyye, yeşil testide yapılan şıradan içerdi."
24390. Ümmü Hafs:
''imran b. Husayn'a şırayı testide kurardım" dedi.
24391. ibrahim b.
Muhammed b. el-Munteşir, babasından bildiriyor: ''Mesruk testilerde yapılan
şıradan içerdi."
24392. Husayn der ki:
"ibrahim, Şa’bi, Hilal b. Yesaf, Şakık ve Said b. Cübeyr'in tümünün
evlerine gittim. Hepsinin de, evlerinde yeşil testilerden şıra içtiklerini
gördüm."
24393. Hasan b.
Ubeydillah, ibrahim'den bildiriyor: "Esved (b. Yezid) düğününde bizleri
davet etti ve yeşil testilerden bize şıra içirdi." Ravi Hasan der ki:
"ibrahim de kendi düğünlerinde onları davet eder ve yeşil testiler içinden
onlara şıra içirirdi."
24394. Malik b. Dinar
bildiriyor: ''Ebu Rafi' testilerde yapılan şıradan içerdi."
24395. Mansur
bildiriyor: İbrahim(-i Nehai)'ye: ''Bizler şırayı yeşil testilerde kurar, sonra
da onu büyük bir surahiye veya içi ziftlenmiş bir kaba aktarırız. Ne
dersin?" diye sorduğumda: "Bir sakıncası yoktur" karşılığını
verdi.
24396. imran b.
Husayn'ın hizmetçisi Ümmü Hafs der ki: "imran b. Husayn'a şırayı yeşil
testide kurardım ve öyle içerdi."
24397. Ali b. Malik
bildiriyor: "Dahhak, taze hurmadan yapılan şırayı içerdi."
24398. Abdurrahman b.
Ebi Leyla bildiriyor: "Muhammed'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
ashabından Bedir savaşına katılanlarla birlikte yeşil testilerde yapılan
şıradan içerdim."
24399. Abdullah b. Yezid
bildiriyor: “Ebu Ubeyde b. Abdillah b. Mes’ud'u yeşil bir testiden şıra içerken
gördüm ve şöyle diyordu: "Yüce Allah'ın helal kıldığını haram kılan, Yüce
Allah'ın haram kıldığını helal kılmış gibidir."
24400. Hasan b. Amr der
ki: "İbrahim(-i Nehai)'nin yanında yeşil testi içindeki şıradan
içtim."
24401. Ebu'l-Muğire,
babasından bildiriyor: "Ebu Berze'nin şırası yeşil testilerde
yapılırdı."
24402. Abdirrahman b.
Ebi Rafi'nin bildirdiğine göre onun babasına testilerde şıra yapılırdı. Bu şırayı
da tatlı iken ve sevik ile içerdi.
24403. Hz. Aişe der ki:
"Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yeşil testiler içinde şıra
yapılırdı."
Tahric: İshak b.
Raheveyh (1544) ve Taberani, M. el-Evsat (7428) rivayet etmişlerdir. 24355.
hadise bakınız.
24404. Abdurrahman b.
Suhar, babasından bildiriyor: Kendisi Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) "Ya Resulallah! Ben hastalıklı olan birisiyim. izin ver de şıramı
testi içinde kurayım" dediğinde, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
ona izin verdi.
Tahric: Ahmed (3/483),
Bezzar, Zevdid (2910) ve Taberani (8/7403) rivayet etmişlerdir.
24405. Musred der ki:
Sa'd'ın şırası yeşil bir testide yapılırdı ve şöyle derdi: "Helal olan
şırayı kötü isimlerle anarak: ''Bana şundan içirin'' deme!"
24406. Kasım b.
Abdirrahman der ki: Ümmü Ebi Ubeyde (veya Ümmü Ubeyde)'nin bana bildirdiğine
göre kendi şıralarını yeşil testilerde yaparlardı. Abdullah (b. Mes'ud) ise
onları görür ve onları bundan alıkoymazdı.
Tahric: Abdurrezzak
(16953) rivayet etmiştir.
24407. Ukbe b. Meysere
bildiriyor: Ma'kil b. Yesar'ın yanındaydık. Yemek getirtince yedik. Sonra tas
için de şıra getirildi. Kendisi içince biz de içtik. içmeyen bir oğlu kaldı ve
tası ona da uzattı. Ancak oğlu içmeyi kabul etmeyince, Ma'kil bir so pa aldı ve
ona vurarak kafasını yardı. Sonra oğlunun yaptığı bazı kötülükleri sayarak:
"Şöyle şöyle yapıyorsun da babanın, amcalarının içtiği şırayı testi şırası
olduğu için mi içmiyorsun?" dedi.
24408. Mishac b. Musa
der ki: "Enes'in evinde misafirken yeşil testilerde yapılmış şıradan
içtiğini gördüm."
24409. Asım b. Behdele
der ki: "Öyle adamlara yetiştim ki gece boyu ibadet ederler, ancak
testilerde yapılmış şıradan içer ve sarıya (aspura) boyanmış giysiler
giyerlerdi. Bunlardan bazıları Zir ve Ebu Vail'di."
24410. Mansur
bildiriyor: ''İbrahim(-i Nehai) üç günlük şırayı içerdi."
*
Ağzı Kapalı Kaplarda
Yapılan içecekleri içmek
24411. Ebu Burde b.
Niyar der ki: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu
işittim: "Ağzı kapalı kaplardaki içecekleri de içebilirsiniz; ancak sarhoş
edeceklerden içmeyin."
Tahric: Taberani
(22/522) ve Nesai (5187) rivayet etmişlerdir.
24412. Enes bildiriyor:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ağzı kapalı kaplarda yapılan şırayı
yasaklamıştı. Sonra şöyle buyurmuştur: "Şırayı size yasaklamıştım. Şimdi
ise istediğiniz kaptan şıra içebilirsiniz. Ancak dileyen de kötü niyetle
(şırası içkiye dönüşsün diye) tulumunun ağzını kapatabilir.''
24413. İbn Bureyde,
babasından, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu
nakleder: "Su tulumu içinde olmadıktan sonra şırayı size yasaklamıştım.
Ancak şimdi sarhoş edici şeyleri içmedikten sonra tüm kaplardan
içebilirsiniz.''
24414. Enes der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) tüm kaplarda yapılan şırayı yasakladı.
Ancak daha sonra şöyle buyurdu: "Tüm kaplarda yapılan şırayı size
yasaklamıştım. Ancak şimdi içebilirsiniz. Dileyen de kötü niyetle (şırası
içkiye dönüşsün diye) tulumunun ağzını kapatabilir.''
24415. Abdullah b. Amr
der ki: Peygamberimize (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Herkes şerbet için
kap bulamayabilir" diye yakınıldığında ağız kapalı olan kaplardan
bazılarına izin verdi,
Tahric: Müslim (3/1585:
66), Ahmed (2/160), Buhari (5593), Nesai (5160) ve Ebu Davud (3693) rivayet
etmişlerdir.
24416. Hz. Ali,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Şu kaplarda şerbet yapmanızı yasaklamıştım. Şimdi ise onlarda yapılan
şerbeti içebilirsiniz; fakat sarhoş edici şeylerden uzak durun.''
24417. Yahya b. Gassan
et-Teymi bildiriyor: Hecer ahalisinden fakih birisi olan İbnu'r-Resim,
babasından bildiriyor: Kendisi bir heyet içinde vereceği zekatı da alarak
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gitti. Bu gidişte Hz. Peygamber
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) kapalı kaplardaki şırayı onlara yasakladı.
Memleketlerine döndüler; ancak Tihame bölgesi çok sıcak olduğu için sağlıkları
için de pek uygun gelmedi. ikinci yıl zekatlarıyla birlikte Peygamberimize
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) geldilerve: "Ya Resulallah! Bize şu
kaplardaki şırayı yasaklamıştın; ancak bu bize pek ağır geldi" dediler.
Bunun üzerine Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlara:
"İstediğiniz kaptan içebilirsiniz. Dileyen de kötü niyetle (şırası içkiye
dönüşsün diye) tulumunun ağzını kapatabilir.''
Tahric: Ahmed ve oğlu
Abdullah (3/481), İbn Ebi Asım, el-Ahad ve'l-Mesanı (1689) ve Taberani (5/4634)
rivayet etmişlerdir.
24418. Cabir bildiriyor:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şerbet için ağzı kapalı kapları
yasaklamıştı. Ancak Ensar: "Bizde başka kaplar yok" diyerek
yakınınca, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "O zaman onları
kullanın" buyurdu.
Tahric: Ebu Davud
el-Haferi'dir. Salim: İbn Ebi'l-Ca'd'dırve herikisi de güvenilirdir.
Hadisi Buhad (5592),
Tirmizi (1870, "hasen sahih" ), Nesai (5166), Ebu Davud (3692) ve
Tahavi (4/228) rivayet etmişlerdir.
24419. Abdullah (b.
Mes'ud), Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu
nakleder: "Ben size (şerbet) şu kapları yasaklamıştım. Bilin ki kapların
bizatihi kendileri bir şeyi ne helal, ne de haram kılarlar. Onun için bu
kaplardan içebilirsiniz."
24420, İbn Abbas der ki:
"Helalolan her şey kabın içinde de helaldir. Haram olan her şey de kabın
içinde de haramdır."
24421. İbn Ömer:
"Kaplar bir şeyi ne helal, ne de haram kılabilirler" dedi.
24422. Şa’bi der ki:
"Arpa suyundan elde edilen şıra, küpte yapılan şıradan daha keskindir.
Bizatini kabın kendisi, bir şeyi ne helalı ne de haram kılabilir."
24423. Zübeyr b. Adiy
bildiriyor: (Kadı) Şureyh'in yanında içinde şıra yapılan kaplardan söz edilince
şöyle dedi: "Kaplar bir şeyi ne helal, ne de haram kılabilirler. Ancak siz
bunların içine helal mi yoksa haram mı ne koyduğunuza dikkat edin."
24424. İbn Abbas der ki:
"Helalolan bir şey, her kabın içinde helaldir. Haram olan bir şey de, her
kapta haramdır."
*
Açıklanan Kap Türlerinin
Neler Olduğu
24425. Müslim el-Satın
bildiriyor: Ebu Amr eş-Şeybani'ye ci'a'nın ne olduğunu sorduğumda:
"Yemen'de arpadan yapılan bir meşrubattır'' dedi.
24426. Enes der ki:
"Hantem, kırmızı renkte testilerdir ve bizlere Mısır'dan gelirdi.''
24427. Salt b. Behram der
ki: İbrahim(-i Nehai)'ye kaplardan hantem'in ne olduğunu sorduğumda şöyle dedi:
"içi ziftlenmiş kırmızı renkte testilerdir. Şam'dan getilirler ve
"hantem" olarak isimlendirilirler.''
24428. Ebu'I-Haris
et-Tey mı bildiriyor: Ümmü Ma'bed'e şu kaplar konusunda (Karaza b. Ka'b) ne
dedi?'' diye sorduğumda şöyle karşılık verdi: "Bilen birisine denk geldin!
Hantemler, Acem küpleridir ki, içine adam girebilecek ve içini süpürebilecek
büyüklüktedir. içki kurma fıçısı olarak ta kullanılırlar. Duba ise su kabağıdır.
Muzeffet denilen kap ise, içi ziftlenmiş, dışı da ziftle işaretlenmiş
tulumlardır. Bunlar da içki için kullanılır. Nakir denilen kap ise alt tarafı
yerde sabit, içi ise oyulmuş olan hurma kütüğüdür."
24429. Abdurrahman b.
Ebi Leyla der ki: "Hantem denilen kaplar, içi ziftlenmiş yeşil
tesitlerdir. Mısır'dan getirilirler ve yeşil testilerden ayrıdırlar.''
24430. Abdurrahman b.
Ebi Leyla der ki: "Hantem denilen kaplar, Mısır'dan getirilen ve içinde
içki olan yeşil testilerdir."
24431. Said b. Cübeyr
der ki: "Tüm testi çeşitlerine hantem denir."
24432. Ebu ishak
eş-Şeybanı der ki: Ebu'd-Derda'ya: "Bit' ne?" diye sorduğumda:
"Baldan yapılan şıradır. Mizr ise arpadan yapılan şıra (bira)dır"
dedi.
*
Kurşundan Kaplarda
Yapılan Şıra ve Bunu Kerih Görenler
24433. Süfyan b. Hüseyn
bildiriyor: "Hasan(-ı Basri) ile İbn Sirin'e kurşundan kaplarda yapılan
şırayı sorduğumda bunu mekruh gördüler."
24434. Muhtar der ki:
Enes'e şişe ile kurşun kaplarda yapılan şırayı sorduğumda: "Onlarda
yapmanın bir sakıncası yoktur" dedi. Ona: "Ancak insanlar diyorlar
ki. .. " diyecek oldum, bana: "Seni kuşkuya düşüreni bırak, emin
olduğun şeyi yap!" diye çıkıştı.
24435. Ebu Seleme der
ki: ikrime'nin yanına geldiğimde testilerde yapılan şırayı konuşuyorlardı.
Adamın biri ikrime'ye kurşun kaplarda yapılan şırayı sorduğunda: "Onda
şıra yapmak daha pistir" veya "daha kötüdür" dedi.
24436. Aban b. Sam'a
bildiriyor: "Hasan(-ı Basri), kurşun kaplarda yapılan şırayı kerih
gördü."
*
Kurşun Kaplarda Şıra
Yapmaya Ruhsat Verenler
24437. Ebu'l-Eşheb Cafer
b. el-Haris en-Nehai, babasından, o da dedesinden bildiriyor: "ibn Abbas'a
kurşun kaplarda yapılan şırayı sorduğumda, bunun için bana ruhsat verdi.
Dedemin de kurşundan bir testisi vardı ve içinde şıra kurardı."
24438. Ala b.
el-Müseyyeb bildiriyor: "İbrahim(-i Nehai), Hayseme ve Müseyyeb b. RMi'yi
gördüm, yanlarında kurşun kapta yapılmış şıra vardı ve ondan içiyorlardı."
24439. Halid el-Hazza
bildiriyor: "Ebu Kılabe tulumda kurduğu şırayı daha sonra kurşundan büyük
bir kaba aktarırdı."
24440. Gaylan b. Umeyre
bildiriyor: "ibn Ömer'le karşılaştığımda ona (kaplarda kurulan) şerbetler
hakkında sordum. O zaman bana kurşun kapta şıra yapmaya ruhsat vermişti."
24441. Şu'be bildiriyor:
"Hakem (b. Uteybe)'ye, kurşundan bir testi içinde şıra kurulurdu."
*
Şişelerde Yapılan Şıra
ve içimi
24442. Humeyd
bildiriyor: "Bekr (el-Müzeni)'nin şırası şişelerde kurulurdu."
24443. Aban b. Sam'a
bildiriyor: "Hasan(-ı Basri) şişelerde şıra kurulmasına ruhsat
verdi."
24444. Ma'raf b. Vasıl
der ki: Annem bana, Abdullah b. Ömer'in gelini Bintu'I-Ak'as adında bir
kadından bildiriyor: Kendisi yeşil bir testiyle İbn Ömer'in yanına geldi. İbn
Ömer: "Bu ne?" diye sorunca, kadın: "içinde şıra var" dedi.
Bunun üzerine İbn Ömer elini testinin içine daldırdı ve: "Bu testiden
içebilirsin; zira bu testi şişe gibidir" dedi.
24445. Hakem b. Atiyye
der ki: "Muhammed (b. Sirin)'i, şişeden şıra içerken gördüm."
24446. Hasan b. Hakım,
annesinden bildiriyor: “Ebu Berze, şişeden şıra içmeyi mekruh gördü."
24447. Muhtar b. Fulful
bildiriyor: Enes'e şişe ile kurşun kaplarda yapılan şırayı sorduğumda:
"Onlarda kurmanın bir sakıncası yoktur" dedi. Ona: "Ancak
insanlar diyorlar ki. .. " diyecek oldum, bana: "Seni kuşkuya
düşüreni bırak, emin olduğun şeyi yap!" diye çıkıştı.
24448. Habıb b. Ebi Amre
bildiriyor: "Said b. Cübeyr'in yanına yeşil bir testiyle geldim. Said
elini testinin içine geçirip baktı. Ona: "Bunun içinde şıra kurayım
mı?" diye sorduğumda: "Olur! Zira bu, şişe gibi sayılır" dedi.
24449. Hasan b. Amr der
ki: "İbrahim(-i Nehai) ile birlikte üç şişe şıra içtik."
*
Kabın Dibindeki Şıranın
(Tortunun) içimine Ruhsat Verenler
24450. Kasım b.
Abdirrahman, babasından bildiriyor: "Abdullah (b. Mes’ud)'a şıra testi
içinde yapılırdı ve içine de şıra tortusu konulurdu."
24451. İbn Ömer
bildiriyor: Hz. Ömer'e Şam yapımı şıra getirildi. Ondan içtikten sonra da:
"Tortusunu az koymuşsunuz" dedi.
24452. Ebu Ferve der ki:
"Abdurrahman b. Ebi Leyla bana testide yapılmış ve içinde tortu da bulunan
şıra içirdi. Ben ona aynısından içirdim."
24453. Hasan b. Amr
bildiriyor: “Ebu Vail bize öyle bir şıra içirirdi ki, tortusunun kokusundan
rahatsız olurduk."
24454. Cabir bildiriyor:
Ebu Cafer'e ravbe'nin hükmünü sordum. Bana: "Ravbe de ne?" diye
sorduğunda, ben: "Şırasının tortusu" karşılığını verdim. Bunun
üzerine: "Bir sakıncası yok" dedi.
24455. A'meş bildiriyor:
"İbrahim(-i Nehai) cila denen şıradan yapar ve içine de tortu katardı.''
24456. Hasan b. Amr
bildiriyor: "İbrahim(-i Nehai) ile Şa’bi şıralarına, şıra tortusu da
katarlardı."
*
Şıraya Tortu Katılmasını
Kerih Görenler
24457. Hişam bildiriyor:
"Hasan(-ı Basri) ve Muhammed (b. Sirin), şıra tortusunu kerih
görürlerdi."
24458. Davud bildiriyor:
"Said b. el-Müseyyeb tortuyu kerih görürdü."
24459. Davud bildiriyor:
Said b. el-Müseyyeb tortuyu kerih gördü ve: "Tortu denilen şey
içkidir" dedi.
*
Tila Hakkında
Söylenenler ve ''Kaynatarak Üçte ikisi Gittikten Sonra içilebilir"
Diyenler
24460. Enes der ki: “Ebu
Ubeyde, Muaz b. Cebel ve Ebu Talha kaynayarak üçte ikisi gitmiş ve üçtebiri
kalmış olan tildı içerlerdi."
24461. Davud b. Ebi Hind
bildiriyor: Said b. el-Müseyyeb'e, Ömer b. el-Hattab'ın hangi meşrubat (şıra)
için insanlara izin verdiğini sordum. Şöyle dedi: ''Kaynatılarak üçte ikisi
gitmiş ve üçtebiri kalmış olan tilaya izin verdi.''2
24462. Ümmü'd-Derda der
ki: "Ebu'd-Derda'ya tila pişirirdim. Kaynayarak üçte ikisi gidip üçtebiri
kalınca da içerdi."
24463. Ümmü'd-Derda der
ki: "Ebu'd-Derda, kaynatılarak üçte ikisi gitmiş ve üçtebiri kalmış olan
tilayı içerdi.''
24464. Aban b. Abdillah
el-Becell, ismini verdiği bir adamdan bildiriyor: "Hz. Ali Müslümanlara,
kaynatılarak üçte ikisi gitmiş üçtebiri kalmış olan tila'dan dağıtırdı."
24465. Fudayl b. Amr
bildiriyor: İbrahim(-i Nehai)'ye: "Tila hakkında ne dersin?" diye
sorduğumda: "Üçte ikisi gitmiş ve üçtebiri kalmış olanında, hatta
kaynamadan önce yarısı gidip yarısı kalanında da bir sakınca görmüyorum"
dedi.
24466. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Kaynatılarak üçte ikisi gidip üçtebiri kaldıktan sonra (tilayı)
içerim."
24467. Enes b. Sirin
bildiriyor: "Enes b. Malik'in karnında bir rahatsızlığı vardı.
Bundan dolayı üçte ikisi
gidip de üçtebiri kalana kadar tila kaynatmamı istedi. Enes bu yaptığımdan her
yemek sonrası biraz içerdi."
24468. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Kaynatılarak üçte ikisi gidip üçtebiri kaldıktan sonra tilayı
içerim."
24469. Ya'la b. Ata der
ki: "Bedevinin birinin, Said b. el-Müseyyeb'e kaynatılarak yarısı gitmiş
ve yarısı kalmış tilayı sorduğunu işittim. Said bunu kerih görerek: "Sen
bunun yerine süt iç!" dedi.
24470. Yezid bildiriyor:
Abdurrahman b. Ebi Leyla ile Ebu Cuhayfe şöyle dediler:
"Hz. Ali bize tila
dağıtırdI. Onlara: "Bu dağıttığı nasıl bir şeydi?" diye sorduğumda
dediler ki: "Onu ekmeğe katık eder, suyla yumuşatırdık."
24471. Ali b. Süleym
bildiriyor: Enes'in: "Ben keskin bir tatlılığı olan tiladan içiyorum"
dediğini işittim.
24472. Salim b. Salim
der ki: "Ebu Umame'nin yanına girdiğimde pekmez gibi olan tiladan içtiğini
gördüm."
24473. Osman b. Kays
bildiriyor: Bir Cuma günü Cerir ile birlikte kendisine ait olan ve Akul'da
bulunan bir hamama gittik. Bize yemek getirilince yedik. Sonra bal ile tila
getirildi. Cerir bize: "Siz balı için" dedi, kendisi de tilayı içti.
Sonra bize: "Siz içince hoş görülmeyebilir; ancak benim içmemi hoş
görürler" dedi. Kendisine: "Bu nasıl bir tila?" diye sordum;
zira kokusunu ta oradan duyuyordum." Ravi ismail ekledi: "(Ravi) Osman
bunu derken eliyle uzak bir yerde oturan bir topluluğa işaret etti.''
24474. ismail b. Ebi
Halid bildiriyor: Mesruk'un yeğeni Muğire b. el-Munteşir'e:
"Mesruk tila içer
miydi?" diye sorduğumda: "Evet! Önce kaynatır sonra da içerdi"
dedi.
24475. Nadr b. Enes
bildiriyor: Ebu Ubeyde b. el-Cerrah bir gazveye çıktı ve Şam bölgesine uğradı.
Orada kendisine: "Burada, Hıristiyanların oruç tuttukları zaman içtikleri
bir içecek var" dediklerinde Ebu Ubeyde de ondan içti.
24476. Şurayh der ki:
"Halid b. el-Velid, Şam'da tila içerdi."
24477. Yahya b. Ubeyd
Ebu Ömer bildiriyor: "ibn Abbas'ın yanında tila ile nasıl kaynatıldığından
bahsedilince şöyle dedi: "Ateş bir şeyi ne helal, ne de haram kılar. Zira
(bu içecek) başta helal idi."
Tahric: Beyhaki, Sünen
(8/294)
24478. Hakem (b. Uteybe)
bildiriyor: "(Kadı) Şureyh keskin olan tiladan içerdi."
24479. Ali b. Bezıme
bildiriyor: “Ebu Ubeyde, Mervan'ın yanında yanakları kızarıncaya kadar tila
içerdi."
24480. A'meş bildiriyor:
"İbrahim(-i Nehai), kim tarafından yapıldığını bilmediği tila'dan satın
alır ve içerdi.''
24481. Süddi,
Muhadramlardan olan bir yaşlıdan bildiriyor: "Hz. Ali, tila dağıtınca bana
da bir tencere gönderdi. Bu gönderdiğini (yoğunluğundan dolayı) ekmekle
yediğimiz gibi kamih ile birlikte de yerdik."
24482. Musa b. Abdillah
b. Yezid el-Ensarı bildiriyor: "Abdurrahman b. Bişr el-Ensari'nin,
kendisine yemek yapıldığı bir misafirhanesi vardı. Bir defasında
arkadaşlarından bazılarını davet etti ve orada yemek yediler. Sonra içecek
olarak kendilerine tila getirildi. içlerinde Bedir ashabından kişiler de vardı.
Onlar: "Bu ne?" diye sorduklarında, diğerleri: "ibn Bişr'in
kendine yaptırdığı bir içecektir" dediler. Bunun üzerine soranlar: “Ebu
Bişr'in içtiği bir şeyden geri durulmaz" dediler ve kendileri de içtiler.
24483. Ata, Ebu
Abdirrahman'dan bildiriyor: "Hz. Ali bize tilcı dağıtırdı." Ata der
ki: Ebu Abdirrahman'a: "Size verdiği nasıl bir şeydi?'' diye sorduğumda:
"Siyah renkteydi ve (o kadar yoğundu ki) parmağımızla ondan alabilirdik''
dedi.
24484. Abdulmelik b.
Umeyr (Ebu'I-Heyyac'tan) bildiriyor: Haccac(-ı Zalim) onu (Ebu'I-Heyyac'l)
çağırdı ve: "Bana Hz. Ömer'in tila konusunda Ammar'a yazdığı mektubu
göster'' dedi. Bunun üzerine Ebu'l-Heyyac oradan üzgün bir şekilde ayrıldı.
Şa’bi kendisiyle karşılaşınca sebebini sordu. Ebu'l-Heyyac da durumu anlattı.
Şa’bi de ona: "Bana bir kağıt ve kalem getir! Vallahi ben bu mektubu
babandan sadece bir defa işitmişim'' dedi ve sözkonusu mektubun aynısını şöyle
yazdı: "Bismillahirrahmanirrahim. Allah'ın kulu ve müminlerin emiri
Ömer'den, Ammar b. yasir'e. Sonrasına gelince, bana Şam taraflarında yapılan
bir meşrubat getirildi. Nasıl yapıldığını sorduğumda, üçte ikisi gidip üçtebiri
kalıncaya kadar kaynatıldığını söylediler. Böyle yapıldığı taktirde de onun
bozuk olan kısmı ile içine sinmiş kokusu gider. Aynı şekilde haram olan yönü
gider, helalolan kısmı kalır. (Ravilerden Abdullah ekledi: Sanırım bir de:
"Güzel ve temiz olan kısmı kalır'' dedi) Bu mektubum sana ulaştığı zaman
bütün içecekler konusunda Müslümanların böyle yapmasını söyle. Baki
selam."
24485. İbn Fudayl,
babasından bildiriyor: "Ömer b. Abdilazız, kaynamadan önce yarısı gidip
yarısı kalan meşrubatı (tila) kerih gördü ve diğer şehirlerin ahalisine ondan
uzak durmaları konusunda mektuplar yazdı."
24486. Davud b. ibrahim
bildiriyor: Tavus'a: "Yarısı veya üçtebiri veya buna yakın bir miktarı
elde kalsın diye kaynatılan şu şerbet hakkında ne dersin?" diye sorduğumda
şöyle karşılık verdi: "şu bala benzeyen, dilersen ekmekle yiyebileceğin
dilersen de üzerine su dökerek içebileceğin içecek var ya, işte bundan başka
bir şekilde yapılanından içme, satma ve parasını da kullanma."
24487. ikrime ile
Hasan(-ı Basri) şöyle dediler: "Tilanın, kaynatılarak üçte ikisi gidip
üçtebiri kalmış alanından iç."
*
Hurma Koruğu, Hurma veya
Kuru Üzüm Karıştırılarak Yapılan Şıra ve Bunu Yasaklayanlar
24488. Enes b. Malik der
ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında hurma ile hurma koruğunu
(ham hurma) karıştırarak şıra yapardık. içkiyi yasaklayan ayet nazil olunca
kaplarımızda bulunanları döktük, daha sonra ise böyle yapmayı tümden
bıraktık."
24489.
Necranıbildiriyor: Abdullah b. Amr'a: "Hurma ile kuru üzümün bololduğu bir
bölgede yaşıyoruz. Hurma ile kuru üzümü karıştırıp şıra yapabilir miyiz?"
diye sorduğumda: "Hayır!" dedi. "Neden?" diye sorduğumda
ise şöyle dedi:
Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) zamanında adamın biri sarhoş olmuştu. Bu adam Peygamberimize
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) sarhoş olarak getirildiğinde ona sopa vurdurdu ve
ne içtiğini sordu. Adam: "Şıra içtim" karşılığını verdi.
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Ne şırası?" diye
sorunca, adam: "Hurma ve kuru üzüm şırası" dedi. Bunun üzerine Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Bu ikisini
karıştırarak şıra yapmayın! Zira her birini kendi başına (hazırlamanız)
geçerlidir."
Tahric: Ahmed (2/25, SI,
58), oğlu Abdullah (46), Nesai (5294) ve Ebu Ya'la (5756, 5783) rivayet
etmişlerdir.
24490. Abdullah b. Ebi
Katade, babasından, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğu
nu nakleder: "Hurma ile kuru üzümü karıştırarak şıra yapmayın. Hurma
koruğu ile hurmayı da karıştırarak şıra yapmayın. Bunun yerine her birini kendi
başına şıra yapın.''
Tahric: Buhari (5602),
Müslim (3/1575: 24 ve sonrası), Ebu Davud (3697), Nesai (5060, 5070, 5076,
5077) ve İbn Mace (3397) rivayet etmişlerdir.
24491. Ebu Said der ki:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hurma koruğu ile hurmayı, kuru
üzüm ile hurmayı karıştırarak şıra yapmayı yasakladı.''
Tahric: Ahmed (3/34, 46,
58, 59, 62), Nesai (5059,5062,6797), Ebu Ya'la (1171, 1176) ve Müslim (3/1575:
22, 23) rivayet etmişlerdir. Daha önce geçen 24257, 24267 ve 24504. hadislere
bakınız.
24492. İbn Abbas der ki:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hurma ile kuru üzümün
karıştırılarak şıra yapılmasını, yine aynı şekilde hurma koruğu ile hurmanın
karıştırılarak şıra yapılmasını yasakladı. Curaş ahalisine de hurma ile kuru
üzüm karışımından şıra yapmalarını yasaklayan bir yazı yazdı."
Tahric: Müslim (3/1576:
27), müellifin isnadının aynısıyla Taberani (12/12355), Şeyban! kanalıyla da
Ahmed (1/336), Nesai (5066, 5861) ve İbnu'l-Carud (864) rivayet etmişlerdir.
Curaş: Yemen' de bir beldedir.
24493. Cabir der ki:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hurma ile kuru üzümün
karıştırılarak şıra yapılmasını, yine aynı şekilde hurma ile hurma koruğunun
karıştırılarak şıra yapılmasını yasakladı."
Tahric: Ahmed (3/300,
317), Buhari (5601), Müslim (3/1574 :16-18) ve Nesai (5064) rivayet
etmişlerdir.
24494. Ukbe b.
Abdilğafir der ki: “Ebu Said el-Hudri hurma ile kuru üzümü karıştırarak şıra
yapılmasından alıkoyardı."
24495. ikrime
bildiriyor: "ibn Abbas, tek başına hurma koruğundan şıra yapılmasını, aynı
şekilde hurma koruğunun hurma ile karıştırılarak şıra yapılmasını kerih
görürdü. Ancak hurma ile kuru üzümün karıştırılmasında bir sakınca görmez ve:
"Bu ikisi bir araya gelse de ayrı ayrı yapılsa da helalolan
şeylerdir" derdi." ikrime der ki: "Hasan(-ı Basri) ise hurma ile
kuru üzümü karıştırarak şıra yapılmasını kerih görürdü."
24496. Simak b. Musa
ed-Dabbi der ki: "Enes b. Malik'in cariyesini gördüm, olgunlaşmaya yüz
tutmuş hurma koruklarını henüz koruk olan hurmalardan ayırıyor ve her ikisinden
ayrı ayrı şıra yapıyordu."
24497. Ebu Hureyre der
ki: "içki yasaklanınca insanlar hurma koruklarını alıp içinden
olgunlaşmaya yüz tutanları ayırmaya başladılar. Kalan koruklarla da şıra yapıp
içerlerdi.''
24498. Cabir der ki:
"Hurma koruğu ile hurma (nın karışımıyla yapılan şıra) içkidir
(şaraptır)."
24499. Mücahid
bildiriyor: Adamın biri Hz. Ömer'e, fad'ih denilen içeceği sordu.
Ömer: "Fadıh de
ne?" diye sorunca, adam: "Hurma koruğunun yarılıp su içinde şıraya
kurulmasıdır" karşılığını verdi. Bunun üzerine Ömer: "Fudah denilen
şey de bu! Her türlü şarap ve diğer sarhoş edici şeyler yasaklanmıştır!"
dedi.
24500. Cabir der ki:
"Hurma koruğu ile hurmanın, kuru üzüm ile hurmanın karıştırılarak şıra
yapılması kerih görülmüştür."
24501. Yezid b. Keysan
bildiriyor: Ebu'ş-Şa'sa Cabir b. Zeyd'e fadih denilen içeceği sordum. Bana:
"Fadih de ne?" deyince, ben: "Hurma koruğu ile hurmanın
karıştırılması ile yapılan içecektir" karşılığını verdim. Bunun üzerine
bana şöyle dedi: "Vallahi suyu kaynatıp da öyle midene koyman bu ikisini
midende bir araya getirmenden daha iyidir."
24502. Sabit b. Ubeyd
der ki: "Ebu Mes'ud el-Ensarl, ailesine, olgunlaşmaya yüz tutmuş hurmaları
koruk olan hurmalardan ayırmalarını emreder ve her birinden ayrı ayrı şıra
yapmalarını isterdi."
24503. Ebu Abdillah
el-Cesrı bildiriyor: Adamın biri Ma'kil b. Yesar'a meşrubatlar (şıra) konusunu
sorunca, Ma'kil şöyle cevap vermiştir: "Bizler Medine'de otururduk ve
Medine'nin hurması boldu. Bundan dolayıdır ki Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) bize fadih denilen içeceği yasakladı.''
Ebu Abdillah der ki:
Vine adamın biri Ma'kil' e gelip, annesinin çok yaşlı olduğunu ve yaşlılığından
dolayı yemek yiyemediğini, ona şıra içirip içiremeyeceğini sormuş. Ma'kil'e:
"Ey Ma'kil b. Yesar! Adama ne cevap verdin?" diye sorduğumda:
"Annesine ondan içirmemesini söyledim" dedi.
Tahric: Ahmed (5/25, 26)
ve Taberani (20/504, 505, 521) rivayet etmişlerdir.
24504. Ebu Said
bildiriyor: ''Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hurma ile kuru üzümün,
hurma koruğu ile de hurmanın karıştırılarak şıra yapılmasını yasakladı."
Tahric: Ahmed (3/3, 9),
Müslim (3/1574:20), Tirmizi (1877, ''hasen sahih'') ve Nesai (6804) rivayet
etmişlerdir.
24505. Enes b. Malik
bildiriyor: Ebu Talha'nın evindeydik. Yanımızda Suheyl b.
Beyda, Ubey b. Ka'b, Ebu
Ubeyde vardı ve kendilerine getirilen meşrubattan içiyorlardı. O esnada birisi:
"Bilin ki içki haram kılındı!" diye seslenmeye başladı. Vallahi
adamın söylediklerinin doğru mu, yoksa yalan mı olduğuna aldırmadan hemen: ''Ey
Enes! Kapta kalanı dök!" dediler. Böylece kapta kalan içeceği döktük. O
zaman kapta olan içecek hurma koruğu ile normal hurma karışımından yapılmış
şıraydı. Vallahi ölene kadar da bir daha öylesi bir şıradan içmediler.
Tahric: Ahmed (3/181),
Buhan (2464), Müslim (3(1570: 3), Ebu Davud (3665), İbn Hibban (5361,5363) ve
Tahavi (4/213) rivayet etmişlerdir.
24506. Ebu Hureyre, Peygamberimizin
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Hurma koruğu
ile hurmayı ve kuru üzüm ile hurmayı karıştırmayın! Her birinden ayrı ayrı
kendi başına şıra yapın.''4
Tahric: Ahmed
(2/445,526), Müslim (3/1576: 26), Nesai (5080), İbn Mace (3396) ve İbn Hibban
(5381) rivayet etmişlerdir.
24507. Abdurrahman b.
Ebi Leyla der ki: Bazen Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından
kalabalık bir grubun yanından bir kişi geçtiğinde ona lanet eder ve: "Bu
adam kuru üzüm ile hurma karışımı olan şırayı içiyor!" derlerdi.
*
Kaynatılarak Yarısı
Gidip Yarısı Kalmış Tilanın (Koyu Şıranın) içilmesine Ruhsat Verenler
24508. Adiy b. Sabit
bildiriyor: "Bera b. Azib, kaynatılarak yarısı gidip yarısı kalmış tila'ı
içerdi."
24509. Talha b. Cebr der
ki: "Ebu Cuhayfe'nin, kaynatılarak yarısı gidip yarısı kalmış tila'ı
içtiğini gördüm."
24510. Ebu Zur'a Amr b.
Cerir bildiriyor: "Cerir, kaynatılarak yarısı gidip yarısı kalmış tila'ı
içerdi."
24511. Hayseme
bildiriyor: "Enes, kaynatılarak yarısı gidip yarısı kalmış tila'ı
içerdi."
24512. Cafer bildiriyor:
İbn Ebza, kaynatılarak yarısı gidip yarısı kalmış tila'ı içerdi."
24513. Münzir
bildiriyor: "ibnu'I-Hanefiyye, kaynatılarak yarısı gidip yarısı kalmış
tila'ı içerdi."
24514. Hakem (b. Uteybe)
der ki: "(Kadı) Şureyh, keskin olan tila'ı, yani kaynatılarak yarısı gidip
yarısı kalmış tila'ı içerdi."
24515. Eyyub der ki:
“Ebu Ubeyde'nin, kaynatılarak yarısı gidip yarısı kalmış tila'ı içtiğini
gördüm."
24516. ismail
bildiriyor: "Kays (b. Ebi Hazım), kaynatılarak yarısı gidip yarısı kalmış
tila'ı içerdi."
24517. Dinar el-A'rec
bildiriyor: "Said b. Cübeyr, kaynatılarak yarısı gidip yarısı kalmış
tila'ı yanımda içti."
24518. A'meş bildiriyor:
"İbrahim(-i Nehai), kaynatılarak yarısı gidip yarısı kalmış tila'ı
içerdi."
24519. A'meş bildiriyor:
"Yahya'nın, kaynatılarak yarısı gidip yarısı kalmış tila'ı içtiğini
gördüm."
24520. Şa’bi bildiriyor:
"(Kadı) Şureyh, benimle birlikte kaynatılarak yarısı gidip yarısı kalmış
tilaı içti. Hem kendisi içti, hem de bana içirdi."
*
Tila ile Buhtuc
24521. A'meş bildiriyor:
"İbrahim(-i Nehai)'ye tila denilen meşrubat yapılır ve içine de tortu
katılırdı."
24522. Sabit bildiriyor:
"Dahhak, buhtuc'tan şırasını yapardı."
24523. Abdullah b. Cabir
bildiriyor: Mücahid buhtuc Şı rası hakkında şöyle dedi:
"Halsiz ve
dikkatsiz olan birini kendine getirir."
24524. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Buhtuc şırasında bir sakınca yoktur."
24525. Ebu Huceyr der
ki: Dahhak bize buhtuc şırası içirdi.''
*
Yarılmış Hurma Koruğunun
Şırası
24526. İbn Avn
bildiriyor: Muhammed (b. Sirin)'e, yarılmış hurma koruğunun şırası
sorulduğunda: "Ne olduğunu bilmiyorum" dedi.
24527. Ebu Mus'ab el-Medeni
bildiriyor: Ebu Hureyre'nin şöyle dediğini işittim:
"Hurma koruğunu
alıp yarardık ve ondan yaptığımız şırayı içerdik.''
24528. ikrime
bildiriyor: "Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Fadıh mescidinin
yanında yarılmış hurma koruğu şırası (fadih) içti."
Tahric: Ahmed (2/196) ve
Ebu Ya'la (5707, 5733) rivayet etmişlerdir.
24529. Said b.
el-Müseyyeb ile Hasan(-ı Basri) dediler ki: ''Koruk olan hurma salkımının
yarılıp şıra yapılmasında bir sakınca yoktur.''
24530. Mishac der ki: IfEnes'i,
hizmetçisine olgunlaşmış hurmayı henüz koruk olan hurmadan ayırmasını ve her
birini ayrı ayrı şıra yapmasını emrederken işittim."
24531. Halid bildiriyor:
Ifikrime, katışıksız olsa da yarılmış hurma koruğunun şırasını kerih gördü.''
24532. Said b.
el-Müseyyeb der ki: ''Olgunlaşmaya yüz tutmuş hurma koruğunun şırasında bir
sakınca yoktur."
*
Murri'nin İçine Şarap
Katılması
24533. Nu'man b.
el-Münzir bildiriyor: ''Mekhul içine şarap karıştırılan murriyi kerih
görürdü.''
24534. Mekhul bildiriyor:
içine içki karıştırılan murrl hakkında Ebu'd-Derda: "Bir sakıncası yoktur;
zira güneş ve tuz onun etkisini gidermişlerdir" dedi.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Şarap ve Şarap
içmek Hakkında Gelen Rivayetler