m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Giyecek

 

Giysiyi Yerde Sürümek Hakkında

 

25303. İbn Mes’ud bildiriyor: "Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) giysiyi (uzun tutup da) yerde sürümeyi yasakladı.''

 

Tahric: Ahmed (1/380, 397, 439), Ebu Davud (4219), Nesai (9363), Ebu Ya'la (5052, 5074, 5129, 5151) ve İbn Hibban (5682, 5683) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

25304. İbn Ömer, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Her kim kibirden dolayı giysisini yerde sürürse kıyamet gününde Yüce Allah onun yüzüne bakmaz."

 

Tahric: Müslim (3/1652:43 sonrası), değişik kanallardan da Ahmed (2/44,46,81), Buhari (5791), Müslim (42) ve Nesai (9730, 9732) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

25305. İbn Ömer, Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Kibirden dolayı giysisini yerde sürüyen kişinin kıyamette Yüce Allah yüzüne bakmaz."

 

Tahric: İbn Mace (3569), değişik kanallardan da Ahmed (2/55), Buhari, Sahih (3665), Müslim (3/1651: 42 sonrası), Nesai (9676, 9677, 9678, 9718, 9719, 9720), Ebu Avane (8600), Ebu Davud, Sünen (4082, 4091) ve Tirmizi (1730,1731) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

25306. Atiyye, Ebu Said'den bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kibirden dolayı giysisini yerde sürüyen kişinin kıyamette Yüce Allah yüzüne bakmaz." Ravi Atiyye der ki: Balat'ta İbn Ömer'le karşılaşınca Ebu Said'in Peygamberimizden (Sallallahu aleyhi ve Sellem) olan bu rivayetini zikrettim. Bunun üzerine İbn Ömer de elini kulaklarına götürdü ve: "Ben de bunu bu kulaklarımla duydum ve ezberledim" dedi.

 

Tahric: İbn Mace (3570) müelliften rivayet etmiştir. 25318. hadise bakınız.

 

 

 

25307. Ebu Seleme bildiriyor: Ebu Hureyre, giysisinin alt tarafı yerde sürünen Kureyşli bir gençle karşılaşınca ona şöyle dedi: "Yeğenim! Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu işittim: "Her kim kibirden dolayı giysisini yerde sürürse kıyamet gününde Yüce Allah onun yüzüne bakmaz."

 

25308. İbn Abbas, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Yüce Allah giysisini yerde sürüyen kişinin yüzüne bakmaz."

 

Tahric: Ahmed (1/322), Nesai (9697, 9698, 9699) ve Taberani (12/12413, 12414) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

25309. Abdullah b. Ömer, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Yüce Allah kibirlenerek giysisini yerde sürüyen kişinin yüzüne bakmaz."

 

Tahric: İbn Huzeyme (781) ve Ahmed (2/69) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

25310. Ebu Zer, Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Üç tür insan vardır ki kıyamet gününde Yüce Allah bunlarla konuşmayacak, yüzlerine bakmayacak, günahlarından temize çıkarmayacak ve kendilerini çetin bir azaba maruz bırakacaktır. Bunlar giysisini (kibirle) yerde sürüyen, yaptığı iyiliği başa kakan ve mallarını yalan yeminlerle satan kişilerdir.''

 

Tahric: Müslim (1/102:171), müellifin isnadının aynısıyla İbn Mace (2208), başka kanallardan da Ebu Davud (4084,4085), Tirmizi (1211, "hasen sahili"), Nesai (2344, 2345, 6050, 6051,9701,9702) ve Müslim (171 sonrası) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

25311. Mücahid der ki: Şöyle denilirdi: "Kimin giysisi topuklarına kadar uzanıyorsa o kişinin namazı kabul edilmez." Zir de der ki: "Giysisi yere değen kişinin namazı kabul olunmaz."

 

25312. ibrahim, İbn Mes’ud'dan bildiriyor: Gencin biri Hz. Ömer'in yanına girdi ve onu övmeye başladı. Ömer gencin, giysisini yerde sürüdüğünü görünce de ona: "Yeğenim! Giysini yukarıya çek! Bu hem Yüce Allah'a karşı daha takvalı bir davranıştır, hem giysinin temizliği için daha uygundur." (İbrahim) ekledi: Abdullah (b. Mes’ud) şöyle derdi: "Hayret şu Ömer'e! Yüce Allah'a ait bir hakkı görünce içinde bulunduğu durum kendisine engelolmamış ve hemen bunu dile getirmiştir."

 

25313. Ebu Vail bildiriyor: İbn Mes’ud'un giysisi yerde sürünürdü. Bu konuda uyarılınca: "Ben bacakları kısa olan bir adamım!" karşılığını verdi.

 

 

 

Giysinin (izarın) Uzunluğu Ne Kadar Olmalıdır?

 

25314. Abdullah b. Ebi'I-Huzeyl bildiriyor: Ebu Bekr, Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) giysinin uzunluğunun ne kadar olması gerektiğini sorduğunda şöyle buyurdu: "Ayak bileklerine kadar olmalıdır. Bundan daha uzun olan giyside bir hayır olmadığı gibi daha kısa olanında da bir hayır yoktur."

 

25315. Huzeyfe der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bacağımın (veya bacağının) baldırının alt tarafından tuttu ve: "İzarın uzunluğu buraya kadardır. Daha da uzatmak istersen biraz daha indirirsin. Daha da uzatmak istersen biraz daha aşağıya indirirsin. Ancak daha da uzatmak istersen bil ki izar topuklara kadar inemez.''

 

Tahric: İbn Mace (3572), müellifin isnadının aynısıyla Tirmizi (1783,''hasen sahih'') ve Nesai (9687), başka kanallardan da Ahmed (5/382, 396, 398, 400), Nesai (9688), Bezzar (2973, 2974), Taberani, M. el-Evsat (1800, 2100) ve İbn Hibban (5445) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

25316. Hz. Aişe, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Giysinin topuktan daha aşağıda olanı cehennemdedir."

 

Tahric: İbn Raheveyh (1759), Ahmed (6/59, 254, 257) ve Buhari, Tarih (9/736) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

25317. Ebu Ya'fur bildiriyor: "ibn Ömer'i gördüm de, izarı baldırlarının ortasına kadar inmişti veya ona yakın bir uzunluktaydı.''

 

25318. Ebu Said, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğu nu nakleder: "Müminin giysisi baldırlarının ortasına kadardır ve topuklara kadar inmesinde de bir sakınca yoktur. Ancak topuktan aşağıda olan kısmı cehennemdedir.''

 

Tahric: Ahmed (3/30, 31), başka kanallardan da Malik (2/914:12), Ahmed (3/5, 6, 44, 52, 97), Ebu Davud (4090), Nesai (9714), İbn Mace (3573), Ebu Avane (8602) ve İbn Hibban (5447) rivayet etmişlerdir. 25306. hadise bakınız. 

 

 

 

25319. Ebu Curey el-Huceymı bildiriyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına geldim ve: "Aleyke's-Selam ya Resulallah!" şeklinde selam verdim. Resulullah da (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Aleyke's-Selam şeklinde selam verme! Zira böylesi bir selam ölülere verilen selamdır" buyurdu. Kendisine: "Ya Resulullah! Başka öğütler de ver" dediğimde şöyle buyurdu: "Giysi (izar) baldırın ortasına kadar uzanmalıdır. Daha fazla uzatmak istersen topuklara kadar indirebilirisn! Ancak (giysiyi yerde sürüyerek) kibirlenmekten sakın! Zira Yüce Allah kibirlenmeyi sevmez!"

 

Tahric: Ahmed (5/63, 64,377,378), Ebu Davud (4081,5167), Nesai (1049, 9691, 9696,1(150), Tirmizi (2721, 2722) ve Hakim (4/186), rivayet etmişlerdir.

 

 

 

25320. Cafer der ki: "Meymun (b. Mihran) uzun olan giysisini (izarını) baldırlarının ortasına kadar katlardı."

 

25321. Semure b. Cundeb, Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Giysinin (izarın) topuktan aşağıda olan kısmı cehennemdedir" buyurduğunu nakleder.

 

Tahric: Ahmed (5/9, 15), Buhari, Tarıh (2/1698) ve

 

 

 

25322. Ebu Umeyye bildiriyor: "Hz. Ali bir izar aldı. Giyince de dizlerine kadar indi."

 

25223. İbrahim(-i Nehai) der ki: "izarın uzunluğunun ayak bileklerine kadar olması gerekir."

 

25324. Enes der ki: "Giysinin baldırın orta yerlerine veya topuğa kadar olması gerekir. Bundan daha uzun alanında bir hayır yoktur."

 

25325. İbn Sirin der ki: "Öncekiler (Sahabe) giysinin, baldırın orta yerinin daha üstünde (kısa) olmasını kerih görürlerdi."

 

25326. Hareşe bildiriyor: "Hz. Ömer bir jilet getirtti ve giysisi topuklarını aşan birinin giysisinin topuklardan aşağıda olan kısmını kesti." Hareşe der ki: "Adamın kesilen giysisinin alt kısmındaki püsküllerin, topuklarına düştüğünü hala görür gibiyim."

Nesai (9722) rivayet etmişlerdir.

 

25327. Ebu Sinan bildiriyor: Ebu ishak: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından bazılarının izarının, baldırlarının ortalarına kadar ulaştığını gördüm" dedi ve bunlardan Usame b. Zeyd, İbn Ömer, Zeyd b. Erkam ve Bera b. Azib'i saydı.

 

25328. ikrime der ki: "ibn Abbas'ın izar giyerken önden uçlarının, ayaklarının üst tarafına değecek şekilde saldığını ve arka tarafını ise daha üstte tuttuğunu gördüm."

 

Tahric: Ebu Davud (4093) ve Nesai (9681) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

25329. Ebu Süleyman el-Muktib, babasından bildiriyor: "Hz. Ali'yi gördüğümde üzerinde Necran yapımı olan ve baldırlarının ortalarına kadar gelen bir izar vardı."

 

25330. Musa b. Dihkan der ki: "Ebu Said ile İbn Ömer'in izarlarının, baldırlarının ortalarına kadar geldiğini gördüm."

 

25331. iyas b. Seleme, babasından bildiriyor: Osman b. Affan'ın izarı baldırlarının ortasına kadar geliyordu. Kendisine neden böyle olduğu sorulunca: "Sevdiğimin (Hz. Peygamber'in) de izarı bu şekildeydi" dedi.

 

Tahric: el-Metazibu'l-Aliye 2249), müellifin isnadının aynısıyla Bezzar, Müsned (353), Musa kanalıyla da Tirmizi, Şemail (121) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

25332. Muğire b. Şu'be der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Ey Süfyan b. Sehl! Giysini topuklardan aşağıya sarkıtma! Zira Yüce Allah bu şekilde giysisini sarkıtanları sevmez!''

 

Tahric: İbn Mace (3574), müellifin tarikiyle Taberani (20/1024), müellifin isnadının aynısıyla Ahmed (4/250, 253) ve Nesai (9704), başka kanallardan da Ahmed (4/246), İbn Hibban (5442), Bağavi, Ca'diyyat (2235) ve Taberani, M. el-Kebir (20/1023) rivayetetmişlerdir.

 

 

 

 

Tabaklanmamış Deriden Yapılan Terlik ve Ayakkabıların Giyilmesini Mekruh Görenler

 

25333. Muhammed (b. Sirin) bildiriyor: "Useyr b. Cabirı tabaklanmamış deriden yapılan terlik ve ayakkabıların giyilmesini mekruh görürdü."

 

25334. Muhammed (b. Sirin) bildiriyor: "Hz. Aişe, tabaklanmamış deriden yapılan kürkü kerih görürdü."

 

25335. Muhammed (b. Sirin) der ki: "Tabaklanmamış deri ile namaz kılmayı kerih görenlerden bazıları Hz. Ömer, İbn Ömer, imran b. Husayn, Hz. Aişe ve Useyr b. Cabir'dir."

 

 

 

Entarinin Uzunluğu Ne Kadar Olmalıdır? Ne Kadar Uzun Olursa Sürüklenmiş Sayılır?

 

25336. Amr b. Muhacir der ki: "Ömer b. Abdilazh'in entari ile giysileri, topuğu ile ayakkabı bağı arasında kalacak uzunluktaydı."

 

25337. Salim, babasından (yani İbn Ömer'den), Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "İzar, entari ve sarık yere doğru salınır; ancak kim bunlardan birini kibirlenerek yerde sürürse kıyamet günü Yüce Allah onun yüzüne bakmaz.''

 

Tahric: İbn Mace (3576), müellifin isnadının aynısıyla da Ebu Davud (4091) ve Nesai (9720) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

25338. Mücahid der ki: "Entarinin yerde sürüklenmesinin hükmü ile izarın yerde sürüklenmesinin hükmü birdir."

 

25339. Şuayb b. Yesar bildiriyor: ikrime'nin yanında entari ile izarın yerde sürülmesi konusu geçince: "Vallahi biri diğerinden kötü olan bir şeydir" dedi.

 

25340. Ebu Haşim bildiriyor: "Tavus'un entarisi izarından, cübbesi de entarisinden daha kısaydı."

 

25341. Davud b. Kays der ki: "Kasım (b. Muhammed)'in entarisinin topuklarına kadar uzandığını gördüm."

 

25342. Muğire der ki: "İbrahim(-i Nehai)'nin entarisi ayaklarının üzerine kadar uzanırdı."

 

25343. Muhammed b. Umeyr der ki: Salim'in, entarisini topuklarının üstüne doğru kıvırdığını gördüm ve: "(Babam) İbn Ömer'in de entarisinin bu şekilde olduğunu gördüm" diyordu.

 

 

 

Entarinin Kol Uzunluğu Ne Kadar Olmalıdır?

 

25344. Cafer bildiriyor: "Hz. Ali uzunca bir entari satın altı. Sonra terziyi çağırtıp entarinin kollarını uzatmasını; ancak parmaklardan ötesini de kesmesini emretti."

 

25345. Ebu Osman en-Nehdi bildiriyor: Ömer b. el-Hattab, Utbe b. Ferkad'ın entarisinin kollarını parmaklardan itibaren kesmek üzere bir jilet getirilmesini istedi. Zira Utbe'nin üzerinde kolları çok uzun bir entari vardı. Ancak Utbe: "Ben senin yerine onu kısaltırım; zira insanların önünde bu şekilde kesersen mahçup olurum" deyince, Hz. Ömer kendisi kesmekten vazgeçti.

 

25346. Abdullah b. Ebi'l-Huzeyl bildiriyor: "Hz. Ali'nin üzerinde çamur renginde veya beyaz renkte keten bir entari gördüm. Entariyi aşağıya saldığı zaman baldırlarının ortasını, kollarını açtığı zaman da el tırnaklarını geçmiyordu."

 

25347. Ebu'l-Buhturl der ki: "Enes b. Malik'i gördüm, entarisinin kolları bileklerine kadardı."

 

25348. Budeyl el-Ukayli der ki: "Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) entarisinin kolları, bileklerine kadar uzanırdı.''

 

Tahric: Nesai (9666, 9667), Ebu Davud (4023) ve Tirmizi (1765, "hasen ğarib") rivayet etmişlerdir.

 

 

 

İzar Göbeğin Neresinden Bağlanır?

 

25349. Ebu'I-Ala der ki: "Hz. Ali'nin, izarını göbeğinin üstünden bağladığını gördüm."

 

25350. Kudame b. Musa, babasından bildiriyor: "ibn Ömer'in yanında namaz kıldım. izarını göbeğinin üstünden bağlamıştı. Ancak sonra bağı çekip göbek altına indirdi."

 

25351. Hişam bildiriyor: "Hasan(-ı Basri) ile İbn Sirin, izarlarını göbek altından bağlarlardı."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Şapka, İçdon, Şalvar