|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Edeb |
Selam Verme Ve Alma
Şekli
Selam Verene Nasıl
Karşılık Verilir?
26191. Zühre b. Humıda
bildiriyor: Hz. Ebu Bekr'in bineğinin terkisine bindim;' giderken uğradığımız
topluluklara selam veriyorduk. Onlar da verdiğimiz selama ibare olarak
fazlasıyla karşılık veriyordu. Hz. Ebu Bekr:
"Bugün insanlar
(selam vermede) bizi hep yendiler" dedi.
26192. Hz. Ömer:
"Hz. Ebu Bekr'in bineğinin terkisine binmiştim" dedi ve yukarıdakine
benzer bir rivayette bulunarak şöyle devam etti: "Bugün insanlar birçok
hayırda bizi geçtiler."
26193. Ebu'I-Bahterl
anlatıyor: Bir kişi Hz. Ali'ye gelerek: "Allah'ın selamı, rahmeti ve
bereketi üzerine olsun ey müminlerin emiri!" dedi. Hz. Ali: "Senin
de" cevabını verdi. Adam, Hz. Ali'nin duymadığını zannederek:
"Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerine olsun ey müminlerin
emiri!" dedi. Hz. Ali: "Senin de" cevabını verip te adam:
"Sana söylediğim gibi karşılık vermeyecek misin?" deyince, Hz. Ali:
"Öyle yapmadım mı?" dedi.
26194. Ebu Hureyre
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Mescid'in bir kenarında
otururken bir adam girip namaz kıldıktan sonra gelip selam verdi. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Selam senin de üzerine olsun" buyurdu.
Tahric: İbn Mace (1060)
müelliften; Buhari (6251) ve Tirmizi (2692) rivayet ettiler.
26195. Malik b. Evs b.
el-Hadesan bildiriyor: Ebu Zer Şam'dan gelip, Hz.
Osman'ın da bulunduğu
bir zamanda Mescid'e girdi ve: "Es-selamu aleyküm (Allah'ın selamı
üzerinize olsun)" dedi. Hz. Osman: "Ve aleykümusselam; nasılsın ey
Ebu Zer?" karşılığını verdi. Ebu Zer: "iyiyim; sen nasılsın ey
Osman?" deyince, Hz. Osman: "iyiyim" dedi.
26196. Meymun
bildiriyor: Bir kişi, Selman el-Farisı'ye: "Es-selamu aleyke ve
rahmetullahi ve berakatüh" diye selam verdi. Selman: "Yavaş ol, yavaş
ol!" deyip sonra kendisine verdiği selamın aynısıyla karşılık verdi ve bir
söz daha ekledi. Adam: "Beni tanıyor musun ey Ebu Abdillah?" deyince,
Selman: "Ruhum ruhunu tanıdı" dedi.
26197. Nafi, İbn Ömer'in
kendisine verilen selama: "Es-selamu aleyküm" selamına verilen
karşılığı verdiğini nakleder."
26198. Muaviye b. Kurra
der ki: Babam bana şöyle tavsiyede bulundu: "Sana selam verildiği zaman:
"ve aleyke (sana da)" diye karşılık verme. "ve aleyküm (size
de)" de diye karşılık ver. Çünkü selam verenle beraber melekler de
vardır."
26199. Abdurrahman
er-Rahhal der ki: Rabi b. Huseym, selama karşılık vereceği zaman, kendisine
verilen selamın aynısını kastederek: "ve Aleyküm" derdi.
26200. Ebu ishak, (kadı)
Şureyh'in selama karşılık vereceği zaman: "ve Aleyküm" dediğini
bildirir.
26201. A'meş, Zeyd b.
Vehb'e selam verildiğinde: "ve Aleykümü's-selamu ve-rahmetullahi
ve-berakatühü ve-mağfiretühü" dediğini nakleder.
26202. A'meş, İbrahim'in
selama karşılık vereceği zaman melekleri de kastederek (yani çoğul ifadeyle)
"ve Aleyküm" dediğini nakleder.2
26203. ismail ve İbn
Avn, İbrahim'in selama karşılık vereceği zaman: "ve Aleyküm
ve-rahmetullahi" dediğini naklederler.
26204. İbn Avn der ki:
Muhammed (b. Sirin) selama karşılık vereceği zaman: "ve Aleyküm"
derdi.
Birinden Selam Getiren
Kişiye Söylenecek Şey
26205. Galib anlatıyor:
Hasan(-ı Basri)'nin evının yanında otururken bir adam geldi ve dedi ki: Babam,
dedemden şöyle nakletti: "Babam, beni Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) gönderdi ve: "Gidip ona selamımı söyle dedi." Resulullah'a
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) gittim ve: "Babam sana selam söylüyor"
dedim. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Aleyke ve ala
ebike'sselam (Sana ve babana selam olsun)" buyurdu.
Tahric: Ahmed (SI 366),
Ebu'l-Kasım el-Beğavi, el-Ca'diyyat (1477), Ebu Davud (5189 4müelliften ve
burada geçen isnadla; 2927), Nesai (10205); İbnu's-Sünni (238); İbn Adiy (61
2035); Ebu Nuaym, Hilye (71 258); Beyhaki Sünen (61 361), Beyhaki, Şuab (8920=
8524) ve Hatıb, Tarih (10/434) rivayet ettiler.
26206. Muhammed b.
Ebi'l-Mücalid der ki: İbn Ebi Evfa'ya: "Yeğeninin, sonra da mescid
ahalisinin sana selamı var" dediğimde "Ve aleyke ve aleyhim (senin ve
onların üzerine de selam olsun)" dedi.
26207. Esved bildiriyor:
Abdullah (b. Mes'ud) bana: "Ömer'le karşılaşırsan veya buna benzer bir
kelime sarfetti- ona selam söyle" dedi. Hz. Ömer'le karşılaşınca,
Abdullah'ın selamını kendisine ilettim. Ömer: "Aleyhi" veya "Ve
aleyhi's-selam ve-rahmetullahi" dedi.
26208. Ebu Seleme'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Hz. Aişe'ye:
"Cibril sana selam söylüyor" deyince; Hz. Aişe: "Ve
aleyhi's-selam ve-rahmetullahi" dedi.
Tahric: Ahmed (6/55,
112, 208, 209, 224, 225, 88, 117), Buhari 3217, 3768, 6201, 6249, 6253), Müslim
(4/ 1895:90), Ebu Davud (5190), Tirmizi (2693, 3882, 3881), Nesai (8902, 10208,
10209), İbn Mace (3696 müelliften) ve Taberani, M. el-Kebir (23/92) rivayet ettiler.
26209. İbn Avn der ki:
Muhammed (b. Sirin)'e: "Falan kişi sana selam söylüyor" denince:
"Ve aleyke ve aleyhi's-selam" derdi.
Selam Verirken
''Esselamu Aleyke" Denmesini Kerih Görüp; ''Esselamu Aleyküm"
Denmesini isteyenler
26210. Muaviye b. Kurra,
babasından naklediyor: Babam bana şöyle tavsiyede bulundu: "Bir adamla
karşılaştığında ona: ''Esselamu aleyke'' deme; "Esselamu aleyküm" de.
26211. Meymun b. Mihran
naklediyor: Bir adam Hz. Ebu Bekr'e: "Esselamu aleyke, ey Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) halifesi!" dedi. Hz. Ebu Bekr: "Bütün
bunların arasında (yalnız bana mı selam veriyorsun!" dedi.
26212. Halid b.
Ebi's-Salt bildiriyor: İbn Sirin, İbn Hubeyre'nin yanına girdi ve:
"Esselamu aleyküm" dedi. İbn Hubeyre: "Bu nasıl selamdır?"
deyince, İbn Sirin: "Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) böyle
selam verilirdi" dedi.
Tahric: Ebu DavÜd
(5153), Tirmizi (2689 "hasen sahih") ve Nesai (10169) rivayet
ettiler.
26213. Malik b. Evs b.
el-Hadesan naklediyor: Ebu Zer; Şam'dan geldi ve Hz.
Osman'ın da bulunduğu
bir zamanda Mescid'e girip: "Esselamu aleyküm (Allah'ın selamı üzerinize
olsun)" dedi.
26214. İbn Abbas
bildiriyor: Hz. Ömer, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kapısına
gelip: "Esselamu ala Resulillah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Esselamu
aleyküm" dedi.
Tahric: Ahmed
(1/325,303), Buhari, el-Edebu'l-Müfred (1085 müelliften), Nesai (10154, 10153)
ve Ebu Davud (5159) rivayet ettiler..
26215. Mücalid der ki:
Hz. Ömer'e: "Esselamu aleyke, ey müminlerin emiri, yanındakilere de
esselamu aleyküm'' şeklinde selam verilirdi.
26216. İbn Avn
bildiriyor: Muhammed (b. Sirin): "Esselamu aleyke" denmeyi kerih
görür; "Esselamu aleyküm" derdi.
26217. İbrahim(-i Nehai)
der ki: Eğer bir kişi tek başına olan bir adama selam verirse: "Esselamu
aleyküm" desin. (Zira) onun yanında melekler de vardır.
26218. Abdulmümin
bildiriyor: Müslim b. Yesar ile yürüyen bir adama:
"Esselamu aleyke''
diye selam verdim. Müslim: "Yavaş ol!" dedi. Ben: "Ben bu kişiyi
tanıdım" deyince; "Tanısan bile, selam verdiğinde: "Esselamu
aleyküm" de. Çünkü onunla beraber Hafaza Melekleri vardır" dedi.
"Falan Kişiye Selam
Söyle" Diyen Hakkında
26219. Ebu Osman der ki:
Bir adam Selman'a gelerek: "Falan kişinin sana selamı var" dedi.
Selman: "Ne zaman selam söyledi?" diye sorunca, adam birkaç gün
olduğunu söyledi. Selman: "Eğer selamını bana iletmeseydin, bu senin
üzerinde ödemen gereken bir emanet olarak kalacaktı" dedi.
26220. ibnu'I-Hanefiyye,
"Falan kişiye selam söyle" diyen birisi hakkında "Bu, onun
(kendisinden selamı iletmesi istenen) için iletilmesi gereken bir emanettir.
Ancak unutursa o başka" dedi.
26221. Asım demiştir ki:
Ebu Miclez'e: "Bir kişi, bir kişiye: ''Falana selam söyle'' dese (bu
emanet sayılır mı?)" diye sordum: "Evet bu emanettir. Ama ''Selamını
tebliğ etmeye çalışırım'' dese kendine genişlik meydana getirmiş olur"
dedi.
"Aleyke's-selam"
Demeyi Kerih Görenler
26222. Ebu Curey
el-Huceymı bildiriyor: Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gidip: "Aleyke's-selam
ya Resulallah!" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Aleyke's-selam deme. Aleyke's-selam ölülerin selamıdır" buyurdu.
26223. Katade der ki:
Bir adam, Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Aleyke's-selam ya
Nebiyyellah!" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu şekilde
verilen selamdan hoşlanmayıp: "Bu, ölülerin selamıdır" buyurdu.
26224. Leys bildiriyor:
Tavus: "Aleykumu's-selam" demeyi kerih görür, "Veselamun
ale'l-mürselin" derdi.
Bir Kişiye Her Karşılaşmada
Selam Vermek
26225. İbn Aclan,
Nafi'den bildiriyor: Bizans diyarında, Abdullah b. Zekeriyya ile beraber
esirdim. Bineğim durup idrarını yaptı. Daha sonra yoluna devam edip Abdullah'a
yetişince: "Neden selam vermedin?" dedi. Ben: "Daha henüz senden
ayrılmıştım" deyince şu karşılığı verdi: "Şimdi ayrılmış olsan bile
(selam vermen gerekirdi) Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabı
beraber giderken aralarını bir ağaç ayırır, ağacı geçip yan yana geldiklerinde
birbirlerine selam verirlerdi.''
26226. Mücahid der ki:
"Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından iki kişi beraber
giderken aralarını bir ağaç ayırır, ağacı geçip yan yana geldiklerinde biri
diğerine selam verirdi.''
26227. Amr b. Murra
naklediyor: "Ebu'I-Bahterl ve Said b. Cübeyr karın ağrısından şikayetçi
olduklarında bile bir araya gelip birbirlerine selam verirlerdi.''
26228. A'meş der ki:
"İbrahim(-i Nehai) selam vermeden yanımdan ayrılmazdı. Gider gelirimı bana
selam verirdi. Sonra gidip yine gelirimı yine selam verirdi.''
262290 İbrahim et-Teymı
der ki: "Kişiyi, arkadaşından aralarına giren bir ağaç ayırır, sonra
yanına gelince ona selam verirdi.''
Selam Verirken
Tokalaşmaya Ruhsat Verenler
26230. Simak naklediyor:
Tokalaşmayı müzakere ederken, Nu'man b.
Humeyd şöyle dedi:
"Dayım Abbad b. Şurahbıl ile Selman'ın yanına girdim. Selman dayımı
görünce onunla tokalaştı.
26231. Bera,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"İki müslüman birbiriyle buluştuğunda tokalaşırsa, oradan ayrılmadan önce
her ikisinin günahları bağışlanır."
Tahric: Ahmed
(4/289,303), Ebu Davud (5170), İbn Mace (3703 müelliften) ve Tirmizi (2727
"hasen garib") rivayet ettiler.
26232. Enes der ki:
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ya Resulallah! Birbirimizle
tokalaşalım mı?" diye sorduk; "Olur" diye cevap verdi.
Tahric: Ahmed (3/ 198),
Abd b. Humeyd (1217), Tirmizi (2728 "hasen"), İbn Mace (3702) ve Ebu
Ya'la (4271= 4287) rivayet ettiler ..
26233. Enes der ki:
"Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabı birbiriyle
tokalaşırdı."
Tahric: Buhari (6263)ve
Tirmizi (2729) rivayet ettiler.
26234. Galib bildiriyor:
Şa’bi'ye: "ibn Sirin tokalaşmayı kerih görürdü" dedim.
Şa’bi dedi ki:
"Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabı, birbiriyle
tokalaşırdı. Bir kişi yolculuktan döndüğünde ise arkadaşıyla
kucaklaşırdı."
26235. Muaz b. Muaz der
ki: İbn Avn'a tokalaşmayı sordum; şöyle dedi:
"Muhammed (b.
Sirin) bizimle tokalaşmaz, biz de onunla tokalaşmazdık. Fakat bir kişi ona elini
uzatınca da elini uzatmazlık etmezdi.''
26236. ibnu'l-Esved der
ki: ''Selamı tamamlayan şeylerden birisi de tokalaşmaktır."
26237. Esved (b. Yezid)
der ki: "Selamı tamamlayan şeylerden birisi de tokalaşmaktır.''
26238. Ebu Umame,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Selamınızın tamamlayıcısı, tokalaşmaktır.''
Tahric: Tirmizi'nin
(2731) rivayet ettiği hadisin bir kısmıdır. Tirmizi hadis için "Kuvvetli
değildir" dedi.
Gayrimüslim Olan
Hıristiyan ve Mecusilerle Tokalaşmak
26239. Ebu Abdillah
el-Askalanı der ki: "ibn Muhayrız'i gören birisi, Dımaşk (Şam) mescidinde
onun bir Hıristiyan'la tokalaştığını bana söyledi.''
26240. Eş'as bildiriyor:
"Hasan(-ı Basri), bir müslümanın, Yahudi ve Hıristiyan'la tokalaşmasını
kerih görürdü."
26241. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Müşrikler necistir. Onlarla tokalaşmayınız.
Onlarla tokalaşan abdest
alsın."
26242. Abdulmelik der
ki: "Ata (b. Ebi Rabah)'a, Mecusi biriyle tokalaşmayı sordum; bunu mekruh
gördü."
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
İki Kişinin
Buluştuğunda Kucaklaşması