m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Edeb

 

Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Künyesiyle isminin Bir Kişide Toplanması

 

26444. Ebu Hureyre, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Birbirinize benim ismimi koyun; ama künyemi kullanmayın!"

 

Tahric: Ahmed (2/248, 260, 270), Buhari (3539, 6188), Müslim (3/ 1684:8), Ebu Davud (4926) ve İbn Mace (3735 müelliften) rivayet ettiler.

 

 

 

26445. Cabir, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Benim ismimi takın, ama künyemi kullanmayın."

 

Tahric: Ahmed (3/ 313), Ebu Davud (4927), Tirmizi (2842 "hasen garib"), İbn Mace (3736 müelliften), Ebu Ya'la (1918=1923), Tahavi, Şerh Me'ani'l-Asar (4/ 337)ve İbn Hibban (5816) rivayet ettiler. Ayrıca 26447'ye bakın.

 

 

 

26446. Enes bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)        Bakı mezarlığındayken bir kişi diğerini: "Ey Ebu'I-Kasım" diye çağırdı. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) adama doğru dönünce, adam: "Ya Resulallah! Seni kastetmedim" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Birbirinize benim ismimi koyun, ama künye mi kullanmayın" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (3/114, 121, 129, 170), Buhari (2120, 212), 3537), Müslim (3/ 1682:1) ve İbn Mace (3737 müelliften) rivayet ettiler.

 

 

 

26447. Cabir, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Benim ismimi koyun, ama künye mi kullanmayın. Aranızda hüküm verdiğim için bana Kasım dendi.''

 

Tahric: Ahmed (3/313,298, 369, 385), Buhari (6187, 6196; bir bölümü 3114), Müslim (31 1683: 5,7) ve Ebu Ya'la (1919=1923,1910=1915) rivayet ettiler.

 

 

 

26448. Abdurrahman b. Ebi Amra, amcasından, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirir: "Birbirinizi aynı anda isim ve künyemle isimlendirmeyin.''

 

Tahric: İbn Ebi Şeybe Müsned (537 bu isnadla "sahili"), Ahmed (5/364,31 450)ve İbn Sa'd (1/ 107) rivayet ettiler.

 

 

 

26449. Cabir der ki: Bizden bir adamın bir oğlu oldu ve adını Kasım koydu.

Buna rağmen "Onu, Ebu'l-Kasım künyesiyle çağırmayız ve ona böylesi bir ihsanda bulunmayız!'' dedik. Adam Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelip bunu anlatınca, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona: "Oğlunun adını Abdurrahman koy!'' buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (3/307), Buhari (6186, 6189) ve Müslim (31 1684: 8' den önce) rivayet ettiler,

 

 

 

26450. İbn Avn der ki: Muhammed (b. Sirin)'e: "ismi Muhammed olmasa bile kişinin Ebu'l-Kasım diye çağrılması kerih görülür müydü?'' diye sordum; "Evet'' dedi.

 

26451. Süleyman el-Ahval bildiriyor: Yanımızda Miksem olduğu halde tavaf yapıyorduk. Tavus onunla konuşup "Şşşt (bakar mısın)!'' demeye çalıştı. Biz: "(Bunun künyesi) Ebu'l-Kasım'dır (Miksem'in künyesi Ebu'l-Kasım idi)'' deyince Tavus: "Vallahi onu bu künyeyle çağırmam'' dedi.

 

 

 

Hayvana Lanet Okumak

 

26452. imran b. Husayn der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) seferlerinden birindeyken ve Ensar'ın kadınlarından birisi devesinin üzerindeyken (deve hızlı gitmediği için) canı sıkıldı ve hayvana lanet okudu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kadını duyunca: "Devenin üzerindekileri alın ve onu serbest bırakın. Çünkü bu hayvan lanetlenmiştir" buyurdu. imran b. Husayn sözünü şöyle tamamladı: "O deve hala gözümün önündedir. insanların arasında dolaşırdı da, kimse ona dokunmazdı.

 

Tahric: Ahmed (4/431,429), Darimi (2677), Müslim (4/2004:80 müelliften ve başkasından); Ebu Davud (2554) ve Nesai (8816) rivayet ettiler.

 

 

 

26453. Ebu Berze bildiriyor: Bir cariye, bir devenin veya üzerinde oradakilerin eşyalarını taşıyan bir bineğin üzerindeyken iki dağ arasındaki geçitten geçti. Ancak orada sıkışınca bundan rahatsız oldu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cariyenin yanına geldi. Cariye Resulullah'ı (Sallallahu aleyhi ve Sellem) görünce, deveye: "Allahım, ona lanet et! Gazabın ve lanetin onun üzerine olsun" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu bineğin sahibi kimdir? Allah'ın lanet ettiği bir deve veya binek bizimle beraber olamaz." Veya buna benzer bir şey söyledi.

 

Tahric: Ahmed (41 423 müellifin isnadıyla, 419, 420, 423), Müslim (4/2005:82), Ebu Ya'la (7391 =7428 müelliften) ve İbn Hibban (5743 mÜellifin tarikiyle) rivayet ettiler.

 

 

 

26454. Ebu Hureyre der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından bazılarıyla yolculuk yaparken, birisi devesine lanet okudu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Kim devesine lanet okudu?" diye sorunca; adam: "Benim, ya Resulallah!" dedi. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu deveyi bizden uzaklaştır; duan kabul edildi" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (21 428), Nesai (8815) ve Tahavi, Şerh el-Müşkil (3540) rivayet ettiler. Senedi hasendir. 1511'e bakın.

 

 

 

26455. Yahya b. Vessab bildiriyor: Hz. Aişe'ye, binmesi için bir deve getirildi.

Aişe binerken deve bir tarafa eğilince, Aişe deveye lanet okudu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Deveye binme; çünkü ona lanet ettin" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (61 138, 72, 257, 258), Ebu Ya'la (4716= 4735) ve Taberani, M. el-Evsat (8591)

 

 

 

26456. Ebu Osman bildiriyor: Hz, Ömer, arkadaşlarıyla yolculuk yaparken; aralarında devesinin üzerinde adam kendine ait deveyi dilediği yöne doğru sürüyordu. Deve, artık adamı ne tarafa doğru çektiyse; adam ona lanet okudu. Hz. Ömer: "Bu lanet okuyan kim?" diye sorunca; "Falan kişi" dediler. Hz. Ömer:

"Sen ve deven bizden ayrılın. Lanetlenmiş bir binek artık bizimle yolculuk edemez" dedi.

 

 

 

Kişinin Otururken Kıbleye Yönelerek Oturmasını Müstehab Görenler

 

26457. Süleyman b. Musa der ki: Her şeyin bir üstün olanı vardır.

Oturumların en üstünü kıbleye dönerek oturulanıdır." (Süleyman devamla) şöyle dedi: "Süfyan'ın kıble istikametinden başka yöne dönerek oturduğunu görmedim."

 

26458. İbn Avn bildiriyor: "Muhammed (b. Sirin), uyuyacağı zaman kıbleye dönerdi. Uzanacağı zaman da kıbleye dönerdi."

 

26459. Abdurrahman b. Yezid; İbn Mes’ud'un kıbleye dönerek oturduğunu bildiriyor.

 

26460. Mekhul der ki: "En güzeloturma şekli, kıbleye dönük olanıdır."

 

26461. Süleyman b. Musa der ki: "Her şeyin bir efendisi vardır. Meclislerin efendisi kıbleye dönük alanıdır."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Aklın Başka Şeylere Üstünlüğü