m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Edeb

 

Kıssa ve Kıssacılar

 

Kıssacılara Gidip Onlarla Oturanlar ve Kıssa Anlatanlar

 

26704. Amr b. Evs, babasından bildiriyor: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanında otururken, bize kıssalar anlatarak öğüt verirdi."

 

26705. Ebu Abdirrahman es-Sülemi der ki: "Kıssacılardan sadece Ebu'lAhvas'la oturun."

 

26706. İsmail der ki: Şa'bi'nin yanında, kıssacılarla oturmanın (sevap olarak) dört kişiyi azad etmeye denk olduğundan bahsettiler. Şa’bi: "Bir köleyi azad etmem, kıssacılarla dört ay oturmamdan daha hoş gelir."

 

26707. Muğire der ki: "İbrahim et-Teymı, Ebu Vail'in evinde vaaz verince, Ebu Vail kuşun silkinip çırpınması gibi çırpınmaya başladı."

 

26708. Muğire der ki: "Hasan ve Said b. Cübeyr kıssa anlatırlardı."

 

26709. Mücahid bildiriyor: "Dört şeyle iftihar ederdik: Fakihimizle, kıssacımızla, müezzinimizle ve (güzel Kur'an) okuyanımızla. Fakihimiz İbn Abbas'tl, müezzinimiz Ebu Mahzure idi, kıssacımız Ubeyd b. Umeyr'di ve (Kur'an) okuyanımız Abdullah b. es-Saib idi."

 

26710. Mücahid der ki: "Yezid b. Şecere, kıssa anlatırdı ve sözüyle davranışları birbirine uyumluydu.''

 

26711. Kıssalar anlatan Kurdus der ki: Sahabeden bir kişi bana Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildirdi: "Böyle bir mecliste oturmam benim için, dört köleyi azad etmemden daha sevimlidir.''

 

Tahric: Ahmed (5/366; 3/474)

 

 

 

26712. İbn Abbas der ki: "Temim ed-Dari'nin, Ömer b. el-Hattab döneminde kıssalar anlattığını gördüm."

 

26713. Abdullah b. Habıb b. Ebi Sabit bildiriyor: "Muhammed b. Ka'b el-Kurazi'nin kıssalar anlattığını gördüm."

 

 

 

Kıssa Anlatmayı Kerih Görüp Bunu Yapanları (Vaizleri) Dövenler

 

26714. İbn Ömer der ki: "Ne Hz. Ebu Bekr, ne de Hz. Ömer zamanında kıssalar anlatılmadı. Kıssalar fitneler zamanında anlatılmaya başlandı."

 

26715. Ebu Osman bildiriyor: Valilerinden birisi, Hz. Ömer'e şöyle yazdı:

"Burada bir topluluk bir araya gelerek Müslümanlara ve valiye dua ediyorlar." Ömer: "Onları alıp yanıma gel" diye cevap yazdı. Adam Hz. Ömer'in yanına gelince Hz. Ömer kapıdaki görevliye: "Bana bir kamçı hazırla" dedi. Gelenler Hz. Ömer'in yanına girince, Hz. Ömer liderlerine kamçıyla vurmaya başladı. Bunun üzerine sopa yiyen: "Ey müminlerin emiri! Biz doğudan gelen o topluluk değiliz" dedi.

 

26716. Ebu Abdirrahman bildiriyor: Hz. Ali kıssa anlatan birini görunce:

"Nasih ve mensuh'u biliyor musun?" diye sordu. Adam: "Hayır" diye karşılık verince; Hz. Ali: "Hem sen helak oldun, hem de (dinleyenleri) helak ettin" dedi.

 

26717. Abdullah b. Habbab naklediyor: Babam beni bir kıssacının yanında gördü. Döndüğümde eline sopayı alarak: "işte (sözedilen şeytanın) boynuzu görünmüştür. Amalika'nın soyundan gelenlerle mi oturuyorsun?" dedi.

 

26718. Süfyan, babasından naklediyor: İbrahim et-Teymı'nin: "Benim bu meclise gelmeme (vaaz vermeme) sebep, kendimi insanlar arasında (rüyamda) reyhan kokladığımı görmemdir" dediğini işittim. Bunu İbrahim'e aktardığımda bana: "Reyhanın güzel bir görüntüsü, ama acı bir tadı vardır" dedi.

 

26719. Ukbe b. Hureys bildiriyor: Bir kıssacı İbn Ömer'in meclisine gelip oturunca; İbn Ömer: "Meclisimizden kalk!" dedi. Adam kalkmayınca, İbn Ömer zabıta amirine: "Bu kıssacıyı buradan kaldır" diye haber gönderdi. Amir birini gönderip adamı oradan kaldırttı.

 

26720. Ebu Vail bildiriyor: Alkame'ye: "Bize kıssa anlatır mısın?" denince; "Size yapmadığım şeyleri emretmekten hoşlanmam" dedi.

 

26721. Abdullah b. Ebi'l-Huzeyl naklediyor: Habbab oğlunu bir kıssacının yanında gördü. Dönüp izarını giydi ve eline kamçı alarak: "Amalika'nın soyundan gelenlerle mi oturuyorsun? işte (sözedilen, fitne şeytanının) boynuzu ortaya çıkmıştır."

 

26722. Mücahid der ki: Bir kıssacı girip İbn Ömer'e yakın oturunca, İbn Ömer adama: "Kalk!" dedi. Adam kalkmayınca zabıta amirine adamı kaldırması için haber gönderdi. Amir birini gönderince adam kalktı.

 

26723. İbn Sirin bildiriyor: Hz. Ömer'e, Basra'da bir kişinin kıssa anlattığı söylenince ona şöyle yazdı: "Elif, Lam, Ra. Bunlar, gerçeği açıklayan Kitab'ın ayetleridir. Biz onu, anlayasınız diye, Arapça bir Kur'an olarak indirdik. Biz bu Kur'an'ı vahyederek, sana en güzel kıssaları anlatıyoruz. Oysa daha önce sen bunlardan habersizdin." (Yusuf, 1, 2, 3) Bunun üzerine adam yanlışını anlayıp kıssa anlatmayı terk etti.

 

26724. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Kıssacılar arasında en çok onun (İbrahim etTeymı'nin) bu işten selametle çıkmasını dilerdim. Bu işten ne aleyhine, ne de lehine hiçbir şeyelde etmeden sıyrılmasını dilerim."

 

26725. Seleme, komşusu olan Ebu'd-Derda'dan naklediyor: Hz. Aişe'ye giderek şöyle dedim veya ona bir kişi şöyle dedi: "Bana dua etmesi için kıssacıya gideyim mi?" Hz. Aişe: "Senin kendi nefsin için dua etmen, kıssacının sana dua etmesinden daha hayırlıdır" dedi.

 

26726. Nafi der ki: "Ne Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında, ne Hz. Ebu Bekr zamanında, ne Hz. Ömer zamanında ve ne de Hz. Osman zamanında kıssacılar yoktu."

 

Tahric: İbn Mace (3754), İbn Hibban (6261 "Kıssalar fitne zamanında anlatılmaya başlandı" ilavesiyle);

 

 

 

26727. Cübeyr b. Nufeyr el-Hadramı bildiriyor: Ümmü'd-Derda onu (Cübeyr'i), Mescid'de yanındaki bir kıssacı ile beraber kıssa anlatan Nevfel b. Fulan'a gönderdi ve dedi ki: "Onlara söyle! Allah'tan korksunlar ve insanlara yapacakları nasihatleri ilk önce kendi kendilerine yapsınlar!"

 

26728. İbn Ma'kil bildiriyor: İbn Mes'ud, durmadan kıssa anlatan bir kişiye: "Malını onu isteyen kişilere sergile" dedi.

 

 

 

 

Selam Verirken El Öpmek

 

26729-30. İbn Ömer der ki: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) elini öptük."

 

Tahric: Ahmed (2/23, 70), Buhari, el-Edebu'l-MÜfred (972), Ebu Davud (2640,5181), Tirmizi (1716 "hasen"), İbn Mace (3704 müelliften bir bölümünü) ve Ebu Ya'la (5711= 5737) rivayet ettiler.

 

 

 

26731. Safvan b. Assal'ın bildirdiğine göre, Yahudilerden bir topluluk Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ellerini ve ayaklarını öptüler.

 

Tahric: Ahmed (4/ 239), İbn Mace (3705), İbn Ebi Asım (2466 müelliften), Tirmizi (3541 "hadis münkerdir", 3144 "hasen sahih") ve Hakim (1/9,10, "sahili" ve Zehebi Gunder yoluyla ona muvafakat etti) rivayet ettiler. İbn Hacer, Feth (11/ 57:6265) ve Telhis el-Habir'de (4/ 93) güçlü isnadla Sünen sahiplerine dayandırdı.

 

 

 

26732. Ziyad b. Fayyad, Temim b. Seleme'den nakleder: Ebu Ubeyde, Hz.

Ömer'in elini öptü, Temim ekledi: "(El) öpmek, sünnettir.''

 

26733. Süfyan b. Uyeyne, Malik'ten naklediyor: Talha: "Hayseme elimi öptü" dedi." Malik ekledi: "Talha da benim elimi öptü"

 

 

 

Birinin Adını (Değerini Düşürecek Şekilde) ism-i Tasğir ile Anmak

 

26734. Leys bildiriyor: Mücahid, kişinin birine: "Hey sen!" diye seslenmesini kerih gördü.

 

26735. Ebu Suad bildiriyor: Muhammed el-Hanefiyye, bir adamın, birine: "Ey şey (değersiz)!" diye seslendiğini işitince onun bundan alıkoydu.

 

26736. Hafs bildiriyor: isa b. el-Müseyyeb, sonu (kişinin değerini düşürecek edatlardan olan) "veyh" ile biten her ismi kerih gördü.

 

 

 

Yüzü Örtmek Hakkında

 

26737. Kasım b. Muhaymire bildiriyor: Hz. Lokman oğluna nasihat ederken şöyle dedi: "Evladım! Yüzünü örtmekten sakın. Çünkü bu gece (seni görenin) korkmasına, gündüz ise kınanmana sebep olur."

 

26738. Ubeyde der ki: "Tavus'u gördüm de başına rahiplerin başlığına benzer başlık (örtü) takmıştı."

 

26739. Ebu'I-Ala der ki: "Hasan b. Ali'yi başı örtülü olarak namaz kılarken gördüm."

 

 

 

Eli Yağlı Olduğu Halde Gecelemek

 

26740. Ubeydullah (b. Abdillah b. Utbe)'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Elinde yağ kokusu olduğu halde uyuyanın başına bir şey gelirse kendinden başkasını kınamasın."

 

Tahric: Abdurrezzak (19840). Ebu Said el-Hudri kanalıyla: el-Edebu'l-Müfred (1219 zayıf senetle), Taberani, M. el-Evsat (502, 5437), M. es-Sağır (816) ve Bezzar, Zevaid (2886)

 

 

 

26741. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Şeytan, yağın olduğu yerde bulunur."

 

26742. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kim yağlı olan elini yıkamadan uyursa ve bu yüzden başına bir şey gelirse kendinden başkasını kınamasın.''

 

Tahric: Ahmed (2/263,537,344), Darimi (2063), Buhari, el-Edebu'l-Müfred (1220), Ebu Davud (3848), Tirmizi (1860 "hasen garib", 1859), İbn Mace (3297), İbn Hibban (5521), Hakim (4/ 137, 119, "sahih" ve Zehebi ona muvafakat etti) ve Beyhaki (7/ 276)

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

İnsanların Arasına Karışmak (Geçinmek) ve Anlaşmazlık