|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Edeb |
istişare Etmek ve Bunu
Emredenler
26796. Said b.
el-Müseyyeb'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu: "Kişi, istişare ettikten sonra helak olmaz.''
Tahric: Beyhaki'nin, Şuab
(7524=7136),
26797. Yahya b. Ebi
Kesır der ki: Hz. Süleyman b. Davud oğluna dedi ki:
"Evladım! Bir
mürşide danışmadan herhangi bir konuda karar verme. Böyle yaparsan pişman
olmazsın."
26798. Süfyan bir
adamdan Dahhak'ın şöyle dediğini nakletti: "Yüce Allah Resulullah'a
(Sallallahu aleyhi ve Sellem), istişaredeki fazileti bildiğinden dolayı
meşvereti emretti." Daha sonra Dahhak şu ayeti okudu: " ... yapılacak
işlerde onların görüşlerini aL .. " (AI-i imran Sur. 159)
26799. Şa’bi der ki:
"insanlar bir konuda ihtilaf ettikleri zaman Hz. Ömer'in bu konuda ne
yaptığına bak. Çünkü Hz. Ömer etrafına sorup istişare etmeden bir şey
yapmazdı."
16800. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Hangi topluluk (yapacakları işlerde) istişarede bulunursa, mutlaka
doğru yola iletilirler."
*
ihtiyaçları Taleb Etmek
Hakkında
26801. Ebu Mus'ab
el-Ensarı, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu
nakleder: "İhtiyaçlarınızı güzel yüzlülerden isteyiniz."
26802. Ata,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğu nu nakleder:
"Hayrı, güzel yüzlülerin yanında arayınız."
26803. Zühri'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:
"Marufu (iyiliğı) güzel yüzlülerin yanında arayınız."
*
Kişinin En Güzel (Süslü)
Sözlerle Konuşması
26804. İbrahim(-i Nehai)
der ki: Onlar (Sahabe ve Tabiun), bir araya geldikleri zaman kişinin en güzel
sözlerle konuşmasını uygun bulmazlardı.''
*
Farsça Konuşmayı Kerih
Görenler
26805. Hz. Ömer der ki:
"Kim Farsçayı öğrenmeye kalktıysa pisliğe bulaşmıştır. Pisliğe bulaşanın
da onuru zedelenir."
26806. Ata der ki:
"Acemlerin dilini öğrenmeyin ve mabetlerine girmeyin; çünkü onların
üzerine Allah'ın gazabı iner."
26807. Davud b. Ebi Hind
der ki: Muhammed b. Sa'd b. Ebi Vakkas, Farisi diliyle konuşan bir topluluk
görünce: "Hanif olan din geldikten sonra Mecusiliğin ne alemi var?"
dedi.
*
Farsça Konuşmaya Ruhsat
Verenler
26808. Ebu Halde dedi
ki: "Ebu'I-Aliye benimle Farsça konuştu."
26809. Nehhas b. Kahm bildiriyor:
Mekke'li bir adamın şöyle dediğini duydum: Ebu Hureyre şu kapıdan bu çarşıya
girdi ve: "Ey Ferruh oğulları! Siz az infakta bulunan kaba
insanlarsınız." (Son cümleyi Farsça söyledi.)"
26810. Ebu Hureyre
bildiriyor: Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sadaka hurmalarından bir
miktar hurma getirildi. Hasan b. Ali bir tanesini alıp çiğneyince Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Çıkar, çıkar! Zekat bizim için helal
değildir" buyurdu.
26811. Münzir es-Sevr!
der ki: Bir adam ibnu'l-Hanefiyye'ye peynir yemenin hükmünü sorunca;
ibnu'I-Hanefiyye: "Ey cariye! Şu dirhemi al ve onunla yenir (peynir)
al" dedi. Gıriye gidip parayla peynir satın alıp geldi.
*
Çocuk Sahibi Olmadan
(Ebu Filan, Diye) Künyelenmek Hakkında
16812. Burd der ki: ZührT'ye:
Kişi, çocuğu olmadan da (Ebu ... diye) künyelenebilir mi?" diye sorulunca
şu karşılığı verdi: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabı,
çocukları olmadan (Ebu Filan, diye) künyelenirlerdi."
16813. Alkame der ki:
"Abdullah (b. Mes’ud) bana Ebu Şibl künyesini verdi."
Ravi der ki:
"Alkame'nin çocuğu olmuyordu."
26814. Hilal b. Ebi
Humeyd der ki: "Urve, çocuğum olmadan önce beni künyelendirdi."
26815. Hişam, Zübeyr'in
azatlılarından birinden naklediyor: Hz. Aişe Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Ya Resulallah! Benden başka bütün hanımlarına künye verdin"
deyince; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sen Ümmü
Abdullah'sın'' buyurdu.
Tahric: İbn Mace (3739
müelliften), Ahmed (6/ 186, 213, 108, 151, 260, 93) Taberani (23/38) müellifin
isnadıyla; Ebu Davud (4931), Buhari, el-Edebu'l-Müfred (851, 850), Hakim (4/278
sahih olduğunu söyledi ve Zehebi de ona muvafakat etti) rivayet ettiler.
26816. Hamza b.
Suheyb'in bildirdiğine göre Hz. Ömer, Suheyb'e: "çocuğun olmadığı halde
neden seni Ebu Yahya künyesiyle çağırıyorlar?'' diye sorunca; Suheyb:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana Ebu Yahya künyesini
vermişti" dedi.
Tahric: Ahmed (6/16;
4/333); İbn Sa'd (3/226, 227), İbn Mace (3738 müelliften) ve Bezzar, Müsned
(2094) rivayet ettiler.
26817. Enes bildiriyor:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanımıza gelir ve küçük kardeşime:
''Ey Ebu Umeyr! Nuğeyrden (kuşçuktan) ne haber?'' derdi.
26818. Amir(-i Şa'bl)
der ki: "Kişinin çocuğu olmadan önce künyelenmesinde bir sakınca yoktur.''
*
Tavsiye Edilen Konuşma
Şekli
26819. Ebu Cabir der ki:
"Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sözü tertil (tane tane) veya
tersil (yavaş yavaş konuşma) şeklindeydi."
Tahric: Ebu Davud
(4805), Beyhaki (3/207), İbn Sa'd (1/375)
26820. İbn Ömer der ki:
"Konuşurken (gereğinden fazla) bağırmak şeytanın fiiliyatındandır.''
Tahric: Buhari,
el-Edebu'l-Müfred (875, 876).
26821. Hz. Aişe der ki:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) tane tane konuşurdu ve dinleyen
herkes onun sözlerini anlardı."
Tahric: Ebu Davud (4806
müelliften, 3647, 3646)
26822. Abdullah b.
Amr'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu: "Yüce Allah; ineğin otu yerken ağzında evirip çevirdiği gibi,
sözü ağzında evirip çevirerek lugat paralayan erkekleri sevmez.''
Tahric: Ebu Davud
(4966), Tirmizi (2853 "hasen garib"), İbn Ebi'd-Dünya, es-Samtu
ve-hıfzu'l-Lisan (723), İbn Ebi Hatim, el-İlel (2547) ve Beyhaki, Şuab
(4971=4618) rivayet ettiler.
26823. Abdulmelik b.
Umeyr bildiriyor: Bir adam kalkıp Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
huzurunda o kadar konuştu ki; ağzının kenarları tükürük doldu. Bunun üzerine
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Öğrenin! Çok konuşmaktan
sakının. Çünkü çok konuşmak, şeytanın fiiliyatındandır" buyurdu.
*
Hastanın, istiazesini
Başkalarına Duyurmasını Kerih Görenler
26824. Ebu Cafer
(el-Bakır) der ki: "Hasta olan kişinin, bu hastalığından dolayı istiazede
bulunurken (yani kendisine okuyup üflerken) bunu başkaları da duyacak şekilde
söylemesi hoş görülmezdi."
*
Kişinin Yapmaması
Gereken Dua
26825. Abdulkerim der
ki: Mücahid; "Allahım! Beni ancak daha iyi olan şeyle imtihan et"
diye dua edilmesini kerih görür ve Yüce Allah: "Bir imtihan olarak size
iyilik ve kötülük veririz" (Enbiya Sur. 35) buyuruyor" derdi.
*
Mektupları Yakmak ve
imha Etmek
26826. İbn Tavus;
babasının; yanında mektuplar biriktiği zaman yakılmasını emrettiğini söyler.
26827. Nu'man b. Kays
der ki: "Abide (es-Selmani) mektuplarının imha edilmesini vasiyet
etti."
26828. Abdullah b.
Müslim b. Yesar bildiriyor: "Müslim b. Yesar'a mektup geldiği zaman içinde
bulunan ayetleri (suyla) sildikten sonra mektubu atardı."
26829. Esved b. Hilal
bildiriyor: "Abdullah (b. Mes'ud)'a içinde hadis bulunan bir kağıt
getirdiler. Su getirip kağıdın üzerindeki hadisi silip yıkadıktan sonra
yakılmasını emretti."
*
Buluntu Mektup Okunur
mu?
26830. İbn Sirin der ki:
Abıde'ye: "Bir mektup buldum; onu okuyayım mı?" diye sordum;
"Hayır" dedi.
Tahric: Ebu Davud (1480
"zayıf")
*
Deftere (Sayfalara)
Hadis Yazmak
26831. Velid b. Sa'lebe
et-Tai bildiriyor: "Dahhak, sayfalara hadis yazılmasını kerih görürdü.''
26832. Dahhak der ki: ''Hadisleri
mushaf gibi (kağıtlara yazıp) yığmayınız.''
26833. Leys naklediyor:
''Mücahid, deftere / sayfalara bir şeyler yazılmasını hoş görmezdi.''
26834. Ebu Ma'şer der
ki: "İbrahim(-i Nehai) de bunu hoş görmezdi.''
*
Sövülmesi Yasak Olan
Şeyler
26835. Abdurrahman b.
Ebi Leyla'nın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu: "Geceye, gündüze, güneşe, aya ve rüzgara sövmeyiniz. Çünkü onlar,
bir kavme azab, diğerlerine ise rahmet olarak gönderilir.''
26836. Ebu Hureyre,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Rüzgara sövmeyiniz. Çünkü o, Yüce Allah'ın rahmetindendir. Rahmeti de
getirir, azabı da! Fakat Allah'tan onun hayrını isteyiniz. Onun zararından
Allah'a sığınınız"
26837. Hasan(-ı Basri)
der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir yolculuktayken rüzgar
çıktı ve bir adamın üzerindeki elbiseyi savurdu. Adam rüzgara lanet okuyunca
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Rüzgara lanet mi okudun?"
diye sordu. Adam: "Ya Resulallah! Elbisemi savurdu" dedi. Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Rüzgarın estiğini gördüğün zaman
Allah'tan onun hayrını iste; zararından Allah'a sığın ve ona lanet okuma! Çünkü
ona (esmesi) emredilmiştir."
*
Birinin Peşinden
Gitmenin veya Etrafında Toplanmanın Kerih Görülmesi
26838. Heysem der ki:
Asım b. Damra bir adamın peşinden giden bir topluluk görünce: "Bu;
peşinden gidilen için fitne, gidenler için ise zillettir" dedi.
26839. Habıb b. Ebi
Sabit bildiriyor: Bazıları, İbn Mes’ud'un peşine takılıp ardından yürümeye
başlayınca İbn Mes’ud: "Bir isteğiniz mi var?" diye sordu. Onlar:
"Hayır" deyince; İbn Mes’ud: "Geri dönün; bu kalabalık, takip
eden için zillet; takip edilen için ise fitnedir" dedi.
26840. Süleym b. Hanzale
bildiriyor: Sohbet etmek için Ubey b. Ka'b'a gittik.
O kalkınca biz de kalkıp
onunla yürüyünce Hz. Ömer ona yetişip (vurmak için) kamçısını kaldırdı. Ubey:
"Ey müminlerin emiri! Ne yaptığını biliyor musun?" deyince; Hz. Ömer:
"Bu gördüğün kalabalık, peşinden gidilen için fitne, gidenler için ise
zillettir" dedi.1
26841. Asım der ki:
"ibn Sirin kimsenin kendisiyle yürümesine izin vermezdi."
26842. Asım der ki:
"Ebu'I-Aliye, yanına dört kişiden fazla oturan olursa kalkardı."
*
Kişinin Öğrenmesi ve
çocuğuna Öğretmesi Gereken Şeyler
26843. Sa'd der ki:
"Eyoğullarım! Atıcılığı öğrenin. Bu, sizin oyununuzun en
hayırlısıdır."
26844. Rafi b. Salim
el-Fezarı der ki: Ömer b. el-Hattab (atış yaparken) bize uğradı ve: "Atın;
atıcılık yapmak (savaşa) hazırlar ve güçlü kılar" dedi.
26845. Said b. el-As der
ki: "Oğluma Kur'an'ı öğrettiğim, hac ettirdiğim ve evlendirdiğim zaman
hakkını vermiş olurum ve benim onda hakkım kalmış olur."
26846. Mücahid der ki:
"Melekler sizin eğlencelerinizden; sadece yarış ve atıcılık oyunlarını
oynadığınız zaman hazır bulunurlar. Müminin en güzel oyuncağı yay ve
oktur."
*
Atıcılığı Öğrenip de
Sonra Terkeden Nimete Nankörlük Etmiş Gibidir
26847. Amr b. Şu' ayb,
babasından, o da dedesinden naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) Eslem kabilesinden atıcılık yarışı yapan bir topluluğa uğradı ve:
"Yarışın! Ben İbn Ebi'l-Edra'nın tarafını tutuyorum" dedi. Onlar:
"Ya Resulallah! Sen bir kısmımızı bırakıp bir kısmımızın tarafındayken mi
yarışalım i" deyince; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Yarışın! Ben hepinizin tarafındayım ey İsmailoğulları" buyurdu.
26848. İbn Ebi Hadred
el-Eslemi bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Eslem
kabilesinden, ok atma yarışı yapan bir topluluğa uğradı ve: "Atın ey
İsmailoğulları! Zira babanız atıcı idi. Atın, ben İbnu'l-Edra'yı
tutuyorum" dedi. Bu söz üzerine bir grup atıştan vazgeçti. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Ne oldu, niye
atmıyorsunuz?"diye sorunca şöyle cevap verdiler: "Ya Resulallah! Sen:
''Ben İbnu'l-Edra'yı tutuyorum'' dediğin halde nasıl atalım, biz senin tuttuğun
tarafın yenilmeyeceğini biliyoruz." Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "Atın! Ben hepinizi, her iki tarafı da tutuyorum"
buyurdu.
26849. ibnu'l-Edra,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Yaşantınız Ma'd b. Adnan'ın yaşantısı gibi olsun. Kaba giysiler giyiniz.
Ok atma yarışı yapınız ve yalınayak yürüyünüz."
26850. Ukbe b. Amir
el-Cüheni'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu: "Allah; bir ok sebebiyle üç kimseyi cennete koyar: Hayır ve sevap
umarak o oku yapan kişiyi, bu oku Allah yolunda atanı, oku atana yardımcı
olanı. Atıcılık ve binicilik öğrenin. Atıcılık öğrenmeniz binicilik
öğrenmenizden bana göre daha sevimlidir. Müslümanın; atıcılık, atını terbiye
etme, hanımıyla oynaşma dışındaki bütün eğlenceleri batıldır. Sadece bunlar
haktandır."
26851. Halid b. Zeyd
el-Cüheni, Ukbe b. Amir'den, Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
aynısını nakletti; ancak "Atıcıya oldarı veren" ibaresini de
kullandı.
Tahric: Ahmed (4/ 148,
146), Nesai (4220, 4354 müellifin isnadıyla); Ebu Davud (2505); İbnu'l-Carfid,
el-Munteka (1062) ve Hakim (2/95 sahih olduğunu söyledi ve Zehebi de ona
muvafakat etti) rivayet ettiler.
26852. Bilal b. Sa'd der
ki: "Onlara (sahabeye) yetiştim, hedefleri yolunda tavizsiz davranırlar,
birbirleriyle şakalaşıp gülüşürler; fakat gece olduğunda da birer ruhban kesilirlerdi."
26853. İbrahim et-Tey
mı, babasından naklediyor: "Huzeyfe'nin, iki hedef arasında koşarak gidip
geldiğini gördüm."
26854. Hz. Ömer der ki:
"Yaşam sizi korkutmadan siz onu korkutun. Ok atma yarışı yapın. Yaşantınız
Ma'd b. Adnan'ın yaşantısı gibi olsun. Kaba elbiseler giyin. (Bir hayvan satın
aldığınızda ucuz olanını alarak) bir yerine iki tane alın. Böyle yaparsanız
biri öldüğünde diğeri kalır. Size sıkıntı yaşatan yerde ikamet etmeyin. Hayat
sizi korkutmadan siz onu korkutun ve meskenlerinizi onarın."
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Kişide Bulunması
Tavsiye Edilen Koku