m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Edeb

 

Uğursuzluk Hakkında Söylenenler

 

26919. Abdullah (b. Mes’ud); Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Uğursuzluk inancı şirktir, uğursuzluk inancı şirktir. İçimizde buna inananlar da bulunmakta; ancak Yüce Allah bu tür şeyleri tevekkülle yok eder.''

 

26920. Urve b. Amir el-Kureşı bildiriyor: Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) uğursuzluk soruldu. Buyurdu ki: "Bunun en iyisi fe'l (uğur çıkarma) dır. (Uğursuzluk inancı) bir müslümanı yolundan alıkoymasın. Biriniz, hoşlanmadığı bir şey görecek olursa şu duayı okusun: "Allahümme la ye'ti bi'l-hasenatı illa ente, ve la yedfa'u's-seyyiati illa ente vela havle ve la kuvvet e illa bike. (Allahım! Hayrı ancak sen verebilirsin, kötülüğü de ancak sen defedebilirsin. (İbadet, çalışma, korunma vs. için muhtaç olduğumuz) güç ve hareket de ancak senin sayende olur." 

 

26921. İbn Ömer bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Hastalığın kendiliğinden bulaşması yoktur. Uğursuzluk da yoktur" buyurunca bir kişi kalkıp: "Ya Resulallah! (Sürünün içindeki) bir devede uyuz hastalığı olur ve bütün sürü uyuz olur" dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bu, kaderdir. İlk deveye uyuzu bulaştıran kimdir o halde?" buyurdu.

 

26922. İbn Abbas'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Hastalık bulaşmaz. Eşyada uğursuzluk yoktur. Hame (baykuşun uğursuzluğu) diye bir şey yoktur. Safer ayının da uğursuzluğu yoktur."

 

Tahric: İbn Mace (3539 müelliften) ve Ahmed (1/269, 328)

 

 

 

26923. Mudarib b. Ham der ki: Ebu Hureyre'ye: "Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir şey duydun mu? Duyduğun şeyi bana anlat" dedim. Ebu Hureyre: "Olur; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Hastalık bulaşmaz. Eşyada uğursuzluk yoktur. Hame (baykuşun uğursuzluğu) diye bir şey yoktur. Uğurun en iyisi, bir şeye iyi tarafından bakmaktır. Nazar haktır." dedi.

 

Tahric: İbn Mace (3507 müelliften), sadece: "Nazar haktır" lafzını; Ahmed (21 387), İbn Ebi Asım, Sünne (276) ve Taberi, Tezhibu'l-Asar -MÜsned Ali- (14, 15)

 

 

 

26924. Ebu Hureyre der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir şeyi iyiye yormayı sever ve bir şeyde uğursuzluk görmekten hoşlanmazdı.''

 

Tahric: İbn Mace (3536; Busayri sahih olduğunu söyledi 1233), Ahmed (2/ 332) ve İbn Hibban (6121)

 

 

 

26925. Katade; Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Hastalık bulaşmaz. Eşyada uğursuzluk yoktur. Uğurun en iyisi bir şeye iyi tarafından bakmaktır (tefeüldür).''

 

Tahric: İbn Mace (3537 müelliften bu isnad ve lafızla); Tayalisi (1961), Ahmed (3/118, 130, 173,277,278,154,178,251), Buhari (5776, 5756), Müslim (4/1746: 112, 111), Ebu. Davud (3911) ve Tirmizi (1615)

 

 

 

26926. Abdullah (b. Mes’ud) der ki: "Bir şeyde uğursuzluk görmek, sadece buna inanana zarar verir."

 

26927. Ziyad b. Ebi Meryem der ki: Sa'd b. Ebi Vakkas bir sefere çıktı. (Yolculuk sırasında) ceylanlar ona doğru gitti ve ona yaklaşınca geri döndüler. Bunun üzerine bir adam: "Ey komutan! Geri dön (bu yolculuk uğursuz olacak)" dedi. Sa'd: "Bana neresinde uğursuzluk gördüğünü söyle? (Ceylanlar) Bize döndüklerinde boynuzlarından mı? Yoksa arkalarını döndüklerinde arkalarından mı?" diyerek şöyle devam etti: "Uğursuzluğa inanmak, şirkten bir şubedir."

 

26928. ikrime der ki: İbn Abbas cüzzamlı birisine çok yaklaşınca: "Cüzzamlı birisine bu kadar mı yaklaşıyorsun?" dedim. İbn Abbas: "Yoluna git; bu adam senden daha hayırlı olabilir" diye karşılık verdi.

 

26929. Ümmü Kurz, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Kuşları yuvalarında bırakın. (Araplar uğursuz olduğuna inandıkları kuşu uçurur ve kuşun uçtuğu yönün ters istikametine doğru giderlerdi)."

 

26930. Ümmü Said, Hz. Ali'nin cariyesine: "Hasan ve Hüseyn uğursuzluğa inanırlar mıydı?" diye sorunca; cariye: "Uğursuzluğu sezerler; ama geçip giderlerdi" dedi.

 

26931. Katan b. Kabısa'nın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "İyafe (kuşları ürkütüp isimlerinden, seslerinden ve hareketlerinden anlamlar çıkarmak), uğursuzluğa inanmak, taşları vurarak veya kum üzerine çizgiler çizerek geleceğe yönelik hükümler çıkarmak cibtten (bir çeşit sihir ve kehanet)dir."

 

26932. Ebu'd-Derda der ki: "Kimde şu üç şey bulunursa bu kişi münafıktır: Kahinlik yapan; oklarla fala bakan ve uğursuzluk inancıyla yolculuktan vazgeçen."

 

26933. Cabir, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Gul (gulyabani) ve Safer (ayının) uğursuzluğu diye bir şey yoktur" buyurduğunu bildiriyor.2

M. el-Kebir (25/407), Ebu Davud (2828), İbn Ebi Asım, el-Ahad ve'l-Mesani (3284), İbn Hibban (6126) ve Hakim (4/237 sahih olduğunu söyledi ve Zehebi de ona muvafakat etti) rivayet ettiler.

 

 

 

Uğursuzluğa inanmaya Ruhsat Verenler

 

26934. Şerıd naklediyor: Sakıf kabilesi heyetinde cüzzamlı birisi vardı.

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona haber gönderip: "Biatını kabul ettik; geri dön" dedi.

 

26935. İbn Abbas'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Cüzzamlılara uzun süre bakmayın."

 

26936. Ebu Hureyre, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Cüzzamlıdan; aslandan kaçar gibi kaç" buyurduğunu bildiriyor.

 

26937. Velid b. Abdillah der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cüzzamlı birisiyle karşılaşınca burnunu kapattı. Sahabe: "Ya Resulallah! ''Hastalık bulaşması ve uğursuzluk yoktur" demedin mi?" diye sorunca; Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Dedim" karşılığını verdi.

 

26938. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Hasta olan, sağlıklı olanın yanına gitmesin."

 

26939. Nafi b. Cübeyr der ki: Ka'b, Abdullah b. Amr'a: "Uğursuzluğa inanır mısın?" diye sorunca; İbn Amr: "Evet" karşılığını verdi. Ka'b: "Peki, ne dersin?" diye sorunca ise: "Allahım! Senin uğurundan başka uğur, hayrından başka hayır yoktur ve bizim Senden başka Rabbimiz yoktur" cevabını verdi. Ka'b: "Sen Arapların en bilginisin" dedi.

 

26940. Halid el-Hazza' der ki: "Ebu Kılabe, cüzzamlı olan kişiden uzak durulmasını beğenirdi."

 

 

 

Kendisine Soru Sorulmasını Sevenler ve: "Sorun!" Diyenler

 

26941. Said b. Yezid bildiriyor: ikrime: "Size ne oluyor da bize bir şey sormuyorsunuz. iflas mı ettiniz? (Sorularınız kalmadı mı)" dedi.

 

26942. İbn Abbas der ki: "Kim bana bir soru sorduysa; onun fakih olup olmadığını anladım."

 

26943. Said b. Cübeyr der ki: "Kimse bana bir şey sormuyor."

 

26944. Amr der ki: Urve bize: "Gelin ve bilmediklerinizi benden öğrenin" dedi.

 

26945. Zühri der ki: "Urve sohbetini halka sevdirirdi."

 

26946. Zadan der ki: "ibn Mes’ud'a öyle şeyler sordum ki; o soruları bana kimse sormuyor."

 

26947. Halid b. Ar'ara der ki: Rahbe denilen yere gittiğimde otuz ile kırk kişi arasında bir grubun oturduğunu gördüm. Ben de onlarla beraber oturdum. Bu sırada Hz. Ali çıktı. Benden başka, oradakilerin hepsini tanıyordu. Hz. Ali: "Bana soru sorup kendisine ve beraber oturduklarına faydalı olacak yok mu?" dedi.

 

26948. Said b. el-Müseyyeb der ki: Hz. Ali dışında; Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabından: "Bana (istediğinizi) sorun" diyen kimse yoktur.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Kitab Ehlinin Kitaplarına Bakmayı Kerih Görenler