|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Edeb |
Bilirkişilik /
Aracılık / Genel Danışmanlık Hakkında
27249. Galib el-Abdı,
Beni Numeyr'den bir adamdan, babasından, o da dedesinden veya babasının
dedesinden nakleder: Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ya
Resulallah! Babamın sana selamı var" dedim. Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem): "Allah'ın selamı, senin ve babanın üzerine olsun"
buyurdu. Ben: "Ya Resulallah! Kavmim beni (kendilerine) arıf (bilirkişi /
baş danışman) yapmak istiyor" dediğimde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Herkes bir arife ihtiyaç duyar, ancak arif cehennemdedir''
buyurdu.
27250. Enes der ki:
"Arıflere (baş danışmanlara) yazıklar olsun, kavminin idarecisi olanlara
yazıklar olsun, bu idarecilerin yardımcılarına yazıklar olsun. Kıyamet günü
bunlar (azap korkusuyla) yıldızlara asılmış olmayı temenni edeceklerdir.''
Tahric: Ahmed (2/ 352,
521), Ebu Ya'la (6189=6217), İbn
27251. HabTb b. Hayde
der ki: "On kişiye bir yıl boyunca ariflik (bilirkişilik / baş danışmanlık)
yapmak yerine parça parça doğranmayı tercih ederim."
Tahric: Müslim,
Munferidat (118).
27252. Abdullah b. Osman
bildiriyor: Selul oğullarından bir adamın bana anlattığına göre kabilesi onu
kendilerine arif yapmak üzere çağırmışlar; ancak kendisi bunu kabul etmemiştir.
Bunun üzerine konuyu danışmak üzere Abdullah b. Amr'ın yanına gitmiş ve
istişarede bulunmuştur. Abdullah b. Amr da ona:
"Sakın onlara arif
olma!" karşılığını vermiştir. Ancak sabah vakti kabilesi gelip ısrarlar
sonucu onu arifleri yapmışlardır. Tekrar Abdullah b. Amr'ın yanına gidip durumu
bildirmiş ve zorla onu bu göreve getirdiğini söylemiştir. Bunun üzerine de
Abdullah ona şöyle demiştir: "Bu işin başı aracılıktır, ortası hıyanet,
sonu ise Cehennem azabıdır!"
27253. Galib bildiriyor:
Bizler otururken adamın biri içeriye girdi ve şöyle dedi: Babamın dedemden
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"Bir toplulukta selamı ilk veren kişi, diğerlerinden on kat daha fazla
sevap alır." Adam yine şöyle dedi: "Babam beni Resulullah'a
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) gönderdi ve şöyle dedi: "Ona selamımı söyle
ve dedi ki: ''Babam, babasından sonra arifliğe kendisini getirmeni
istiyor!''" Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ise şöyle karşılık
verdi: "Ariflik haktır! Ariflik haktır! Ve mutlaka bir arife ihtiyaç
vardır. Ne var ki arif, pek kötü bir konumdadır (büyük sorumluluk
altındadır)."
Tahric: Ebu Davud (5189)
Taberani, M. el-Kebir (10/10391, 10392) rivayet ettiler.
27254. Ebu's-Sevvar der
ki: "Vallahi arif olacağıma gözlerimin kucağımda olmasını isterdim."
27255. el-Mehrı
bildiriyor: Ebu Hureyre bana dedi ki: "Ey Mehri! Vergi tahsildarı, arıf
veya polis memuru olma!''
Arif'lik Yapmaya Cevaz
Verenler
27256. Muhammed (b.
Sirin) bildiriyor: ''Abide (es-Selmani) kendi kabilesinin arıfi idi.''
27257. Kurra bildiriyor:
''Ebu's-Sevvar, (Zalim lakaplı vali) Haccac zamanında arıf (bilirkişi) olarak
görev yapıyordu.''
27258. Cabir bildiriyor:
''Hz. Ömer hilafete gelince mirastaki hakları kayda geçti, divanlar tertipledi
ve arrMları (bilirkişileri) de belirledi. Beni de arkadaşlarım arasında
bilirkişi (arıf) tayin etti.''
27259. Yunus b. Ebi
ishak bildiriyor: liSaid b. Vehb'i gördüğümde kendi kabilesinin arıfliğini
yapıyordu.''
27260. Merhum b.
Abdilazız, babasından nakleder. ''Ebu's-$evvar, Adiy oğullarının arifi idi.''
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |