m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Diyetler

 

Kişinin Kalabalıkta Sıkışarak Ölmesi

 

28434. İbn Ebi Leyla bildiriyor: "Müslümanlar, tavaf sırasında kalabalıktan ölen bir kişiyi Ata (b. Ebi Rabah)'a getirdiklerinde diyetini beytulmaldan ödedi.''

 

28435. Yezid b. Mezkur bildiriyor: Bir Cuma gününde Kufe'nin merkez camiinde Müslümanlar arasında bir izdiham yaşanınca aralarından bir ölü çıktı. Bunun üzerine Ali b. Ebi Talib adamın diyetini beytulmaldan ödedi.

 

28436. İbrahim(-i Nehai) bildiriyor: Adamın biri tavaf esnasında oluşan izdihamda öldü. Hz. Ömer bu konuda Müslümanlarla istişare edince Hz. Ali: "Diyetini tüm Müslümanlar (beytülmaldan) öderler" dedi.

 

28437. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: Mervan'ın yönetimi zamanında nerden geldiği ve kimin attığı belli olmayan bir taş İbn Nistas b. Amir b. Abdillah b. Nistas'a isabet etti ve öldü. Bunun üzerine Mervan, diyetini tüm Müslümanların üzerine yükledi.

 

28438. Eş'as bildiriyor: Birbirleriyle yarışan iki toplulukta, içlerinden birinin aldığı bir darbeyle ölmesi ancak kimin tarafından vurulduğu belli olmaması durumunda Hasan(-ı Basri): "Diyeti hepsi öderler" dedi.

 

 

 

Mukatebeli (Anlaşmalı) Kölenin Öldürülmesi (veya Öldürmesi) Durumunda Diyet

 

28439. İbn Abbas, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Öldürülen anlaşmalı kölenin diyeti, anlaşma bedelinden ödemiş olduğu meblağ oranınca hür diyeti, anlaşma bedelinden kalan miktar oranınca da köle diyeti olarak ödenir."

 

Tahric: Ahmed (1/222, 226, 260, 292, 363), Ebu Davud (4571), Nesai (5019, 5020, 7011, 7013), Taberani (11/11993), Beyhaki (10/326), Tahavi, Şerh Meani'l-Asar (3/111) ve Hakim (2/218) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

28440. Hz. Ali der ki: "Anlaşmalı kölenin diyeti, anlaşma bedelinden ödediği miktar oranında (hür diyeti gibi) ödenir."

 

28441. Yahya b. Ebi Kesır bildiriyor: Öldürülen anlaşmalı kölenin diyeti konusunda Hz. Ali ve Mervan şöyle derlerdi: "Anlaşma bedelinden ödemiş olduğu meblağ oranınca hür diyeti, anlaşma bedelinden kalan miktar oranınca da köle diyeti olarak ödenir."

 

28442. Ömer b. Abdilazız der ki: "Anlaşmalı kölenin yaralanması durumunda diyet, köle diyeti olarak ödenir.''

 

28443. ibrahim (-i Nehai) der ki: "Anlaşmalı kölenin yaralanmasında diyet, anlaşma bedelinden ödediği miktar oranınca (hür diyeti üzerinden) hesaplanıp ödenir.''

 

28444. (Kadı) Şureyh) der ki: "Anlaşmalı kölenin yaralanması durumunda diyet, köle diyeti olarak öçlenir.''

 

 

 

Kişinin, Birilerinin Evini Yakması

 

28445. Şu' be bildiriyor: Hakem (b. Uteybe) ile Hammad (b. Ebi Süleymanra, birinin bir eve attığı ateşle ev halkının yanması durumunu sorduğumda şöyle dediler: "Böylesi bir durumda ateşi atan adama kısas yapılmaz ve öldürülmez.''

 

28446. Yahya b. Yahya el-Gassanı der ki: Adamın biri çorak bir arazide bulunan kurumuş otları yakınca sıçrayan bir ateş parçasıyla komşusunun da arazisinden bir kısmı yandı. Bu durumu sormak üzere Ömer b. Abdilazız'e bir yazı yazınca o da bana cevaben şöyle yazdı: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Hayvanın yaralaması hederdir (diyeti gerektirmez)" buyurmuştur. Ben de ateşin verdiği böylesi bir zararı heder olarak görüyorum.

 

Tahric: Ebu Davud (4582), İbn Mace (2676), İbn Ebi Asım, Diyat (62), Darakutni (3/152:210) ve Beyhaki (8/344) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

28447. Şu'be bildiriyor: Hakem (b. Uteybe) ile Hammad (b. EblSüleyman)'a, birinin bir eve attığı ateşle ev halkından bazılarının yanması durumunu sorduğumda şöyle dediler: "Böylesi bir durumda ateşi atan adam (kısasen) öldürülmez."

 

 

 

Müslüman Biri ile Zimmi Biri Arasında Kısas Olur mu?

 

28448. Mekhul bildiriyor: Hz. Ömer yanımıza, Beytul-Makdis'e (Kudüs'e) geldiği zaman, Ubade b. es-Samit atını, tutması için oradaki zimmı adamlardan birine verdi. Ancak adam atı tutmak istemeyince Ubade adamın kafasına vurdu ve kafasında kemiğe kadar varan derin bir yara açtı. Sonra da mescide girdi. Ömer mescitten çıktığı zaman kafayı yarılan adam Ömer'e seslenip durumu anlattı. Hz. Ömer: "Bu adamın başını yaran kim?" diye sorunca, Ubade: "Benim I" karşılığını verdi. Ömer: "Bu adama bunu neden yaptın?" diye sorunca, Ubade: "Tutması için atımı ona verdim; ama tutmayı kabul etmedi ve çok öfkeliydim" karşılığını verdi. Bunun üzerine Ömer:

"Olmaz! Kısas için sen de otur!" dedi. Ancak Zeyd b. Sabit, Ömer'e: "Kulun (kölen) olan birine karşılık din kardeşine kısas yapamazsın!" diye çıkışınca, Ömer: "Vallahi sana nasıl katı davranıp kısas istediysem, bil ki diyette de katı davranacağım! Onun için bu yarasının diyetini iki katıyla ver!" dedi.

 

28449. Zühri der ki: "Hıristiyan biri ile hür olan Müslüman biri arasında kısas olamayacağı gibi Hıristiyan biri ile köle olan Müslüman biri arasında da kısas olmaz."

 

 

 

Kişinin Başına Aldığı Darbeyle Gözünü Kaybetmesi

 

28450. Halid en-Nılı bildiriyor: Birinin, bir adamın başını yarması neticesi adamın gözünü kaybetmesi hakkında Hakem (b. Uteybe) şöyle dedi: "Şayet adamın başına aldığı darbe sonucu gözünü kaybettiği ne şahitlik edilirse (her iki yaralama için diyet veya kısas) geçerli olur." Hammad (b. Ebi Süleyman) ise: "Şayet başını yardığı zaman o gözünün sağlam olduğuna şahitlik edilirse (her iki yaralama için diyet veya kısas) geçerli olur" dedi.

 

 

 

Birkaç Kişi Arasında Kuyuda veya Suda Olan Ölümlerde Karşılıklı Verilen Diyetler 

 

28451. Haneş b. el-Mu'temir anlatıyor: Yemen'de aslan yakalamak için bir çukur kazıldı. Aslan da bu çukura düştü. Ancak insanlar (seyretmek için) gelip kuyunun başında itişirlerken biri kuyuya düştü, düşerken de birine tutundu. Tutunduğu kişi de düşerken birine tutundu. Bu şekilde birbirlerine tutunarak kuyuya dört kişi düşüp öldü. insanlar da bu ölümler karşısında ne yapacaklarını şaşırdılar. Bunun üzerine Hz. Ali geldi ve şöyle dedi: "isterseniz aranızda bir hüküm vereyim, gidip bunu Peygamberimize (Sallallahu aleyhi ve Sellem) soruncaya kadar da aranızda geçerli olsun. Ölenlerin diyetlerinin ödenmesini kuyunun başında toplananlara (itişenlere) yüklüyorum." Sonra Hz. Ali, kuyuya ilk düşene tam diyetin dörttebirinin, ikinci düşene tam diyetin üçtebirinin, üçüncü olarak düşene tam diyetin yarısının, son olarak düşene de tam diyetin ödenmesine hükmetti. Hz. Ali'nin verdiği bu hükme de razı oldular. Peygamberimize (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelip de Hz. Ali'nin verdiği hükmü söylediklerinde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu hükmü geçerli saydı.

 

Tahric: Ahmed (1/77, 128, 152), Bezzar, Müsned (732), İbn Ebi Asım, Diyat (94), Veki', Ahbaru'l-Kudat (1/95, 97) ve Beyhaki (8/111) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

28452. Mesruk bildiriyor: Altı çocuk yüzmeye gittiler ve içlerinden biri boğularak öldü. Kalan beş kişiden üçü diğer ikisinin çocuğu boğduğuna şahitlik ederlerken, bu iki kişi de diğer üç kişinin onu boğduğuna şahitlik ettiler. Bunun üzerine Hz. Ali, boğdukları söylenen üç kişinin diyetin beşteikisini, diğer iki kişinin de diyetin beşte üçünü ödemelerine hükmetti.

 

28453. Şa’bi bildiriyor: Mesruk buna benzer (sekiz kişilik) bir olayda diyeti yediye ayırdı. Buna göre üç kişi diyetin yedide dördünü, dört kişi de yedide üçünü ödeyeceklerdi."

 

28454. Hilas der ki: Adamın biri, bir kuyu kazdırmak üzere dört işçi tuttu. işçiler kuyuyu kazdılar; ancak kuyu üzerlerine çökünce içlerinden biri öldü. Dava Hz. Ali'ye intikal edince hayatta kalan üç kişinin, ölene diyetin dörtte üçünü ödemelerine hükmetti ve kalan dörttebirlik kısmı düştü.

 

28455. Ali b. el-Akmar bildiriyor: Adamın biri bir duvarı yıktırmak üzere üç işçi tuttu. Her üçü de duvarın dibine vurduklarında duvar üzerlerine çöktü ve içlerinden biri öldü. Davayı Şureyh'e intikal ettiklerinde Şureyh, kalanların ölene diyetin üçteikisini ödemelerine hükmetti.

 

28456. Ma'mer bildiriyor: Zühri'ye, bir duvarı yıkmak üzere tutulan ve duvarın üzerlerine çökmesi ile içlerinden biri ölen işçilerin durumu sorulduğunda şöyle dedi: ''Karşılıklı birbirlerine diyet öderler. Böylesi bir durumda ise diyeti ödemek hayatta kalanların üzerine düşer."

 

28457. Musa b. Ali, babasının şöyle dediğini nakleder: Hz. Ömer zamanında körün birisi gelip insanlar içinde şöyle bir serzenişte bulundu: "By insanlar! Bana bir kötülük yapıldı! Hiç kör olan kişi, gözü sağlam ve gören kişiye diyet öder mi?

Hem de ikisi bir düşmüşken ve her ikisi de yaralanmışken?"

Vekl" der ki: "Öncekiler, sadece sağlam olan birinin kör olana diyet ödeyeceğini düşünürlerdi. Ancak bir sağlam ile bir kör kuyuya düştü. Bu düşmede sağlam olan altta kalırken kör olan da üzerine düştü ve onu ya öldürdü, ya da yaraladı. Bunun üzerine ölen sağlamın diyetinden kör olan kişi sorumlu tutuldu."

 

 

 

Kişinin, Karısının Yanında Bulduğu Bir Adamı Öldürmesi

 

28458. Said b. el-Müseyyeb bildiriyor: Şam ahalisinden Hayberı adında biri karısının yanında bir adam görünce karısını veya her kisini öldürdü. Dava Muaviye'ye intikal edince, Muaviye hüküm vermekte yetersiz kaldı ve Ebu Musa'ya: "Bu konuyu Ali'ye sor" şeklinde bir mektup yazdı. Ebu Musa da konuyu Hz. Ali'ye sordu. Hz. Ali:

"Böylesi bir şey bizim bölgede daha önce olmuş değil! Onun için bana olayı olduğu gibi anlat!" dedi. Ebu Musa olayı anlatınca Hz. Ali şöyle dedi: "Ben Ebu Hasan olarak derim ki: Kadının kocası, adamla karısını (zina ederken) gördüğüne dair şayet dört şahit getirmezse (kısas için) öldürdüğü kimsenin velilerine teslim edilir!"

 

Tahric: Malik (2/737:18), Şafii (6/137), Beyhaki (8/231) ve Abdurrezzak (17915) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

38459. Seleme der ki: "Mus'ab'a, karısının yanında gördüğü bir adamı öldüren kişinin davası intikal edince Mus'ab (b. ez-Zübeyr) öldürülen adamın kanını heder saydı."

 

28460. Şa’bi der ki: Ensar'dan, birinin adı Eş'as olan iki kardeş vardı. Eş'as müslümanların ordusu içinde savaşa çıktı. Bir ara kardeşinin hanımı kardeşine:

"Eş'as'ın karısına git bak! Yanında bir erkekle, konuşuyorlar" dedi. Eş'as'ın kardeşi yüksek bir yere çıkıp bakınca yengesinin yatağında bir adam gördü. Yengesi elindeki tavuğu yolmaya çalışırken adam da şöyle diyordu: "Vah sana Eş'as! İslam dini uğruna kendisi çekip giderken Kış gününün en uzun gecesini ben karısıyla geçiriyorum Ben karısının göğsünde gecelerimi geçirirken Kendisi savaşan kalabalıklar arasında geceliyor Kadının öyle baldırları var ki İçleri yumuşak şeylerle doldurulmuş yastıklar sanırsın. "

Bunun üzerine Eş'as'ın kardeşi, kılıcını çekip adamın üzerine atladı ve onu öldürdü. Cesedini de dışarıya attı. Sabah olduğunda Medine'de bir ölü vardı. Hz. Ömer: "Allah ması için bu adam hakkında bilgisi olan kalkıp söylesin" deyince, Eş'as'ın kardeşi kalktı ve olanları ona anlattı. Ömer de: "Geberip gitmiş!" dedi.

 

Tahric: İbn Abdilber, İstizkar (22/153); Abdurrezzak (17920) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

28461. İbn Cüreyc bildiriyor: Ata (b. Ebi Rabah)'a: "Kişi karısının üzerinde gördüğü bir adamı öldürse kanı heder sayılır mı?" diye sorduğumda: "Delilolmadan bir şey yapılamaz!" dedi. Ona: "Şayet adamın hanımımla zina yaptığına dair şahitlik edilirse?" diye sorduğumda: "Şahitlik etseler dahi delilolmadan bir şey yapılamaz. Delil olmadan herhangi bir şey yapılamaz!" dedi.

 

28462. Abdullah (b. Mes'ud) anlatıyor: Gecenin birinde Mescid'de iken adamın biri geldi ve şöyle dedi: "Kişi, karısının yanında birini görse ve onu öldürse, öldüreni (kısasla) öldürür, karısının zina ettiğini söylese onu iftira haddi ile cezalandırırsınız!

Bunu Peygamberimize (Sallallahu aleyhi ve Sellem) anlatacağım!" Sonra Hz. Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gidip bunu söyledi. Ancak Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) adama herhangi bir karşılık vermedi. Lian ayetleri nazil olduğu zaman da Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) O adamı çağırdı ve nazil olan bu ayetleri okudu. Adam daha sonra gelip karısının zina ettiğini iddia edince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) karı koca arasında lian yaptı ve: "Bu kadının siyah tenli kıvırcık saçlı bir çocuk doğurmasını (ve adamın söylediğinin, bir iftira olmamasını) dilerim!" buyurdu. Kadın da (zinadan) gerçekten siyah tenli ve kıvırcık saçlı bir çocuk doğurdu.

 

Tahric: Müslim (2/1134:11 öncesi) müelliften, başka kanallardan da İbn Mace (2068), Müslim (10), Ebu Davud (2247) ve Ahmed (1/421, 422, 448) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

28463. Muğire der ki: Sa'd b. Ubade'nin: "Karımın yanında bir adam görsem, kim olduğuna bakmadan kılıcımla vururum" dediği Peygamberimize (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ulaşınca şöyle buyurdu: "Sa'd'ın bu kıskançlığına şaşırıyor musunuz? Vallahi ben de Sa'd'dan daha kıskancım! Yüce Allah da benden daha kıskançtır. Yüce Allah, bu kıskançlığından dolayıdır Id gizli ve açık bu tür çirkinliklerin tümünü yasaldamıştır. ''

 

28464. Hani b. Hizam bildiriyor: Adamın biri karısının yanında bir adam görünce karısını öldürdü. Olay Hz. Ömer'e mektupla aktarılınca Ömer de cevaben iki mektup yolladı. Açıktan gönderdiği birinci mektupta, adamın öldürülmesini söylerken, gizliden gönderdiği ikinci mektupta ise kendisinden diyet alınması yazıyordu.

 

 

 

Kişinin, Karısı veya Cariyesine Bir Şey Fırlatması Sonucu Olan Ölümlerde Diyet

 

28465. Rabı b. en-Nu'man, annesinden bildiriyor: Leys oğullarından Ümmü Harun adında bir kadın oturmuş kurbanlıklarının etlerini kesiyordu. Evin içinde bir köpek ete saldırınca kadın elindeki bıçağı köpeğe fırlattı. Ancak bıçak köpek yerine karşısına çıkan çocuğa sert bir şekilde saplandı ve çocuk öldü. Bunun üzerine Hz. Ali çocuğun diyetini beytulmaldan ödedi.

 

28466. Hilas der ki: Adamın biri attığı bir taşla annesini öldürdü. Daha sonra kardeşlerinden annesinden kendisine düşen mirası isteyince kardeşleri ona: "Sana miras yok!" dediler. Dava Hz. Ali'ye intikal edince annesini öldüren bu adamı mirastan mahrum etti, diyet ödemesine hükmetti ve: "Annenden sana düşen payattığın o taştı" dedi.

 

28467. Mücahid, Abdullah b. Amr, Ebu'l-Melih ve Ata şöyle naklederler: Katade'nin, koyunlarını güden bir ümmü veledi vardı. Ondan olan oğlu bir defasında kendisine: "Annemi daha ne zamana kadar öyle cariyen olarak bırakacaksın? Vallahi bu zamana kadar onu cariye olarak edinmen yeter! Artık cariyen olarak kalmayacak!" deyince, Katade: "Yeteri kadar ileri gittin!" dedi ve ona doğru kılıcını savurup öldürdü. Suraka b. Cu'şum konuyu Ömer'e yazınca, Hz. Ömer: "Bana Katade'yi ve yanında da yüzyirmi deve getir" şeklinde bir cevap yazdı. (Ravi Haccac der ki: Bazıları sayının yüzkırk deve olduğunu söyledileL) Ömer getirilen develerin içinden otuz tane dört yaşına girmiş dişi deve, otuz tane beş yaşına girmiş dişi deve, kırk tane de hepsi gebe olacak şekilde altı-dokuz yaşları arasındaki deveyi ayırıp ölen çocuğun kardeşleri arasında paylaştırdı. Katade'ye de çocuğun mirasından bir şey vermedi.

 

28468. Avf der ki: Ömer b. Hayyan el-Himmanı at beslerdi. Bir defasında oğlunu ata bindirince çocuk atın bir tarafından düşüp öldü. Ziyad, Basra valisi iken çocuğun diyetinin ödenmesini babasının akrabalarına (akile) yükledi.

 

28469. Eş'as bildiriyor: Adamın biri oğlunu gezdirmek maksadıyla bir ata bindirdi.

Ancak atı koşturup kamçılayınca çocuk (düşüp) öldü. Bunun üzerine İbn Sirin, çocuğun diyetini adamın yakınlarına yükledi ve babasını bu diyete mirasçı kılmadı.

 

 

 

İki Kişinin Had Cezası için Birinin Aleyhinde (Yanlış) Şahitlikte Bulunmaları

 

28470. Hilas bildiriyor: iki adam Hz. Ali'ye gelerek bir adamın hırsızlık yaptığına şahitlik ettiler. Hz. Ali söz konusu adamın elini kesti. Ancak daha sonra başka bir adam gelince o iki kişi: "Hırsızlık yapan kişi buydu!" dediler. Bunun üzerine Hz. Ali, ikisinin, sonradan gösterilen adam konusunda iftirada bulunduklarını varsaydı ve eli kesilen adamın diyetini o ikisine yükledi.

 

 

 

Öldürülme Cezasını Hakeden Kişinin Öldürdüğü Kişinin Velilerine Teslim Edilmesi

 

28471. Huyey b. Ya'la bildiriyor: Adamın biri Ya'la'ya geldi ve: "Benim (kardeşimin) katil(i) şu adam" dedi. Ya'la da katil adamı öldürmek üzere ona teslim etti. Ölenin velileri adamı kılıçlarıyla kestiler ve öldüğüne kanaat getirdiklerinde de. bıraktılar. Ancak adamın ölmesine ramak kala ailesi onu aldılar ve tedavi edip iyileştirdiler. Ölenin velilerinden olan adam (iyileşen adamı istemek üzere) tekrar Ya'la'ya geldi. Ya'la: "Ben onu sana teslim etmemiş miydim?" diye sorunca adam olanları Ya'la'ya anlattı. Bunun üzerine Ya'la iyileşen bu adamı çağırttı; ancak üzerindeki yara izlerini gördü. Bunun üzerine kendisine diyet verilmesi gerektiğine kanaat getirip yaralarının diyetini hesapladı. Sonra ölenin o velisine: "istersen adamın yaralarının diyetini velilerine öde ve onu öldür ya da serbest bırak" dedi. Ancak adam Ömer'e gidip bu konu için Ya'la'yl ona şikayet etti. Ömer ve Hz. Ali, bu konuda Ya'la'nın, ya adamın yaralarının diyetini ödeyip onu öldürme veya serbest bırakma, şeklindeki hükmü üzerinde ittifak ettiler. Ayrıca Ömer, Ya'la'ya: "Doğru hükmü vermişsin!" dedi ve onu görevine geri yolladı.

 

Tahric: Abdurrezzak (17910) rivayet etmiştir.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Kişinin Kendi Oğlunu Öldürmesi