|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Hadler |
Şüpheli Durumlarda
Haddi (Şeri Cezayı) iptal Etmek
29085. Ömer b. el-Hattab
der ki: "Şüphe üzerine bir haddi (şeri cezayı) iptal etmem, benim için
şüphe üzerine bir haddi uygulamamdan daha hoş gelir."
29086. Amr b. Şuayb,
babasından naklediyor: Muaz, Abdullah b. Mes'ud ve Ukbe b. Amir şöyle dediler:
"Bir konuda haddi (şeri cezayı) uygulayıp uygulamama yönünde şüpheye
düşersen haddi iptal et."
29087. Tarık b. Şihab
naklediyor: Kadının biri zina edince Hz. Ömer şöyle dedi:
"Sanırım bu kadın
gece namazını kılıyordu. Huşu içinde rükusunu yapıp secdeye gidince yoldan
çıkmış olanlardan biri gelip üzerine çullandı." Daha sonra Ömer kadını
yanına getirtti. Kadın: "Olayaynen Ömer'in dediği gibi oldu'' deyince Ömer
onu serbest bıraktı.
29088. İbrahim(-i Nehai)
bildiriyor: Onlar (Sahabe ve Tabiun): "Elinizden geldiği kadar hadleri
(şeri cezayı) Allah'ın kullarından uzak tutmaya çalışın!'' derlerdi.
29089. Zühri der ki:
"Şüpheli olan her olayda haddi iptal edin!''
29090. Abdullah (b.
Mes'ud) der ki: ''Elinizden geldiği kadar Müslümanlardan öldürme (kısas) ile
kamçı cezasını uzak tutmaya çalışın!''
29091. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Haddi gerektiren bir suçu işlediklerini gelip itiraf edenleri
geri çevirin!''
29092, Ebu Musa
anlatıyor: Yemen'deyken (zina etti gerekçesiyle) bana hamile bir kadın
getirildi. Ona neden bunu yaptığını sorduğumda şöyle dedi: "Kocası olmayan
dul ve gebe bir kadına neyi soruyorsun? Vallahi Müslüman olduğumdan beri
(erkeklerden) ne bir dost ne de arkadaş edindim. Ancak evimin avlusunda
uyuyordum ki Vallahi adamın birinin beni kaldırıp indirmesiyle ve şimşek
hızıyla karnıma (rahmime suyunu) bırakmasıyla uyandım. Arkasından baktım, ama
Allah'ın hangi kulu olduğunu öğrenemedim," Bunun üzerine Hz, Ömer'e bu
konuda bir mektup yazdım. Ömer de cevaben: "Bana kadını alıp kabilesinden
de birkaç kişi ile beraber gel!" diye yazdı. Hac mevsiminde Ömer'in yanına
gittik. Kızmış gibi bana:
"Yoksa benden
habersiz kadın hakkında bir hüküm mü verdin?" diye sordu, Ben:
"Hayır! Kabilesinden birkaç kişiyle birlikte kadın yanımda" dedim.
Ömer kadına olayı sorunca, kadın bana anlattıklarını ona da anlattı. Ömer
kadının kabilesinden olan kişilere kadını sorunca onlar da kadın hakkında iyi
şeyler söylediler. Bunun üzerine Ömer: "Tihameli genç ve uykusu ağır bir
kadın ha! Elbette ki kendisine böyle yapılır!" dedi. Sonra kadına buğday,
giyecek verdi ve kabilesine ona iyi davranmalarını tembih etti.
29093. Nezzal b. Sebre
anlatıyor: Mina'da Hz. Ömer'le birlikteyken eşeği üzerinde irice bir kadının
ağladığını gördük. izdihamdan dolayı insanlar neredeyse onu ezip öldüreceklerdi
ve kadına: "Zina mı ettin?!" diyorlardı. Kadın, Ömer'in yanına
ulaştığında: "Neden ağlıyorsun?" diye sordu ve oradakilere:
"Belki de kadın buna zorlanmıştır!" diye çıkıştı. Kadın şöyle dedi:
"Uykum ağır olan bir kadınım. Gece namazlarından dolayı da Yüce Allah bana
rızıklar veriyordu. Bir defasında gece namazını kılıp uyudum. Vallahi
uyandığımda adamın biri üzerime binmiş (işimi bitirmiş)ti. Arkasından baktım;
ama Allah'ın hangi kulu olduğunu öğrenemedim." Bunun üzerine Ömer:
"Şayet bu kadını öldürsem, şu iki dağa ateş düşmesinden korkarım!"
dedi ve şehir valilerine: "Benden izin almadan sakın kimseyi
öldürmeyin!" şeklinde bir ferman yazdı.
29094. Hz. Aişe der ki:
"Elinizden geldiği kadar hadleri (şeri cezaları) Müslümanlardan uzak
tutmaya çalışın. Müslümanın cezadan kurtulabilmesi için bir çıkış yolu
bulursanız önünü açıp cezadan kurtarın! Zira siyasi liderin affetmekte
yanılması, cezalandırmada yanılmasından daha hayırlıdır,"
Tahric: Tirmizi (1424),
Hakim (4/384) ve Beyhaki (8/238)
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Hayvanla ilişkiye
Girene Haddin Olmayacağını Söyleyenler