m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Dualar

 

Dış Görünüm

 

30506. Humeyd bildiriyor: Said b. Ebi'I-Hasan şöyle dua ederdi: "Allahım! Bizi imanı vasıfları üzerinde taşıyanlardan kıl ve bizlere takva elbisesi giydir."

 

30507. Sabit bildiriyor: Bineklerimizin geçemeyeceği (ıssız) bir yerdeydim. Şu ayeti okumaya başladım: "O, günahı bağışlayan, tövbeyi kabul eden, cezası şiddetli, lütfu bol olandır."[Ğafir (Mü'min), 3] O esnada oradan gri bir katır üzerinde bir ihtiyar geçti. Bana dedi ki: "Şöyle de: ''Ey günahları bağışlayan! Günahlarımı bağışla. Ey tövbeleri kabul eden! Benim de tövbemi kabul et. Ey cezası çetin olan! Benim cezamı affet! Ey ihsanlarda bulunan! Bana da hayırlı şeyleri ihsan et.'' Bunun üzerine ben de bunları dedim; ancak daha sonra etrafı ma baktığımda onu göremedim.

 

30508. Ubeydullah b. Ubeyd bildiriyor: Cebrail, ihtiyaçları gidermekle görevlendirilmiştir. Mümin Rabbinden bir şey istediği zaman, dilekleri daha da fazla olsun diye (Yüce Allah'a): "Şimdilik verme! Verme!" der. Kafir biri bir şey istediği zaman da, dua etmesini sevmediği için (Yüce Allah'a): "Hemen ver! Ver" der.

 

30509. Sabit'in bildirdiğine göre Enes şöyle derdi: "Ardımda, çokça dua eden ve Yüce Allah'tan Muhammed'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (Cennetteki) havuzunun yanına gelmeyi dileyen ihtiyarlar bıraktım."

 

 

 

Fetih Mescidi (=Ahzab Mescidi)'nde Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Yaptığı Dua

 

30510. Musa b. Ubeyde bildiriyor: Ömer b. el-Hakem el-Ensari'ye: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem). adına Ahzab Mescidi de denilen Fetih Mescidi'nde namaz kıldı mı?" diye sordum. Ömer şöyle cevap verdi: Orada namaz kılmadı; ancak içinde dua etti. Ettiği dua içinde şu sözler de vardı:

"Allahım! Hamd ancak sanadır. Dalalete düşürdüğünü kimse hidayete erdiremez, hidayete erdirdiğini de kimse dalalete düşüremez. Yüceltiğini kimse aşağılayamaz, aşağıladığını da kimseler yüceltemez. Hüsrana uğrattığına kimse yardım edemez, yardım ettiğin kimseyi de kimse hüsrana uğratamaz. Zelil kıldığını kimse aziz kılamaz, aziz kıldığını da kimse zelil yapamaz. Mahrum ettiğine kimse rızıklar veremez, rızık verdiğini de kimseler mahrum bırakamaz. Verdiğine kimse mani olamaz. Mani olduğuna da kimseler bir şey veremez. Alçalttığını kimseler yüceltemez, yücelttiğini de kimseler alçaltamaz. Açığa vurduğunu kimse gizleyemez, gizlediğini de kimse açığa çıkaramaz. Uzaklaştırdığını kimse yakınlaştıramaz, yakınlaştırdığını da kimseler uzaklaştıramaz."

Sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlara (düşman gruplarına) beddua etti.

Medine'de sabah olduğunda düşman birliklerinden ve müşriklerden Huyey b. Ahtab ile Kurayza oğulları dışında (Allah onların canını alsın ve birliklerini dağıtsın!) helak olmayan kimse kalmadı.

 

 

 

Davud Peygamberin Duası

 

30511. Ebu Abdillah el-Cedeli bildiriyor: Davud peygamber şöyle dua ederdi:

"Allahım! Gözü beni gören, kalbi ise beni gözetleyen, bir iyiliğimi gördüğünde gizleyen, kötü bir şeyimi de gördüğünde ise bunu ifşa edip yayan bir komşudan sana sığınırım."

 

30512. İbn Ebi Müleyke bildiriyor: İbn Abbas'a if tar yemeği getirildiği zaman yemeden önce dua ederdi. Bize ulaştığına göre if tar yemeğinden önce yapılan dualar kabul görür.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Kişi Abdestini Bitirdikten Sonra Ne Demelidir?