|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Kur’anın Faziletleri |
Kur'an'a Tutunmak
30628. Ebu Şurayh
el-Huzai bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanımıza çıktı
ve: "Size müjdeler olsun! Size müjdeler olsun! Allah'tan başka ilah olmadığına
ve benim de onun Resulü olduğuma şehadet ediyor musunuz?" buyurdu. Ashab:
"Evet" dediler. Bunun üzerine de şöyle buyurdu: "Bu Kur'an, bir
tarafı Yüce Allah'ın elinde, diğer tarafı ise sizin elinizde olan bir sebeptir.
Onun için ona tutunun. Zira ona tutunduğunuz sürece ne dalalete düşer, ne de
helak olursunuz."
30629. Haris el-A'ver
bildiriyor: Hz. Ali şöyle dedi: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) şöyle buyurduğunu işittim: "Yüce Allah'ın Kitab'ında sizden
öncekiler ve sonrakiler hakkında bilgive haberler, aranızdaki meseleler için de
hükümler bulunmaktadır. İçindekiler boş sözlerden uzak, hak sözlerdir.
Kur'an'la arzular bozulmaz, alimler Kur'an'dan doymaz, çok tekrarlansa da
bıkkınlık vermez, şaşırtıcı yönleri de tükenmez. Her kim büyüklenerek onu
bırakırsa Yüce Allah onun işini bitirir. Doğru yolu Kur'an'dan başka bir yerde
arayanı Yüce Allah dalalete düşürür. Kur'an, Yüce Allah'ın kopmaz ipidir.
Hikmetli sözleridir, dosdoğru yoludur. Onunla amel eden sevap kazanır, onunla
hüküm veren adil davranmış olur, ona çağıran dosdoğru yola iletir." Sonra
Hz. Ali, bana: "Ey A'ver! Bunları akımdan çıkarma!" dedi.
30630. Abdullah (b.
Mes’ud), Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu
nakleder: "Şu Kur'an Yüce Allah'ın size bir ikramıdır. Onun için elinizden
geldiği kadar Yüce Allah'ın bu ikramından bir şeyler öğrenin. Bu Kur'an, Yüce
Alah'ın ipidir. O apaçık olan bir nur, yararlı olan şifa, kendisine tutunanlar
için bir korunak, ona tabi olanlar için de bir kurtuluştur. Asla eğrilmez hep
doğrultur, arzuları bozmaz; aksine kişinin kötülüklerden dönüp rızaya
yönelmesini sağlar, şaşırtıcı yönleri tükenmez ve çok tekrarlanma'da bıkkınlık
vermez.''
30631. Aban b. ishak,
Becile kabilesinden bir adamdan bildirdi: Cundeb el-Beceli bir yolculuğa çıktı.
Yanında da kabilesinden bir topluluk kendisiyle birlikte yola çıktılar.
insanların yolculuk için birbirlerini uğurladığı yere geldiklerinde Cundeb
topluluğa şöyle seslendi: "Eytopluluk! Yüce Allah'a karşı takvalı olun! Şu
Kur'an'a sıkıca tutunun. Elinizden geldiğince ve gücünüz yettiğince ona bağlı
kalın. Zira o, kapkaranlık gecede bir nur, gündüz ise bir hidayettir."
30632. Zeyd b. Cübeyr
bildiriyor: Ebu'l-Buhterl et-Tai bana: "Bu Kur'an'a sımsıkı sarıl; zira
seni doğru yola erdirir" dedi.
30633. Abdullah (b.
Mes'ud) der ki: "Şu kalpler bir kap gibidir. Onları Kur'an'la doldurun,
başka şeylerle meşgul etmeyin."
30634. Abdullah (b.
Mes'ud): "Bu Kur'an bir ikram yeridir. içeriye giren emin olur" dedi.
30635. Hz. Ömer: "Yüce
Allah'ın Kitab'ını öğrenin ki onunla tanınasınız. Onunla amel edin ki onun
ahalisinden olasınız" dedi.
30636. Ebu Musa der ki:
"Bu Kur'an sizin için bir zikir ve sevap vesilesi olduğu gibi sizin için
ağır bir yük de olabilir. Kur'an size tabi olmasın; aksine siz Kur'an'a tabi
olun. Bilin ki Kur'an'a uyan kişiyi Kur'an alıp Cennet bahçelerine koyar.
Kur'an'ı kendisine uyduran kişi ise sırtüstü yere savrulur; sonra da Kur'an onu
alıp Cehenneme atar.''
30637. Zubeyd el-Muradı
bildiriyor: İbn Mes'ud'u gördüm, hutbe vermek üzere kalktı ve: "Bu
Kur'an'a uyun ve ona sımsıkı sarılın!" dedi. Bunu derken de sanki bir şeyi
ipinden yakalamış gibi ellerini sımsıkı kapattı.
30638. Hayseme der ki:
Kadının biri Meryem oğlu isa'ya geldi ve ona: "Seni taşıyan karna ve seni
emziren göğse ne mutlu!" dedi. isa ise şu karşılığı verdi: "Kur'an',
okuyan ve içindekilerle amel edene ne mutlu!"
30639, A'meş der ki:
"Meryem oğlu isa'ya bir kadın geldi. .. " Sonra ravi bir öncekinin
aynısını nakleder.
30640. Muğire binti
Hassan der ki: Enes'in şöyle dediğini işittim: "O, sapasağlam bir kulpa
tutunmuş olur''[Bakara, 256] ayetinde (kulpta)n kasıt Kur'an'dır."
30641. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: "Her kim ilim öğrenmek istiyorsa Kur'an okusun. Zira
içinde öncekilerin ve sonrakilerin bilgi ve haberleri bulunmaktadır."
30642. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: "Şu iki şifalı olan şeyi elden bırakmayın: Kur'an ve
bal.''
30643. Abdullah (b.
Mes’ud) der ki: "Bal her hastalığa karşı devadır. Kur'an'da gönüllerdeki
(hastalıklara karşı) şifadır."
30644. Leys bildiriyor:
Mücahid, "Onda insanlar için şifa vardır"[Nahl, 69] ayeti hakkında:
"Sözkonusu şifa, Kur'an'dadır" dedi.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |